11 Mayıs 2026 - Pazartesi

Şu anda buradasınız: / / Unuttuk Allah’ım
UNUTTUK ALLAH’IM

Unuttuk Allah’ım M. Said Özdemir

Bir sloganımız vardı bir zamanlar, cânı gönülden söyler, inanarak yumruklarımızı sıkar, sallayarak haykırırdık. Allah (c.c.) için haz alır zevkle tekrarlardık. .”Muhammed (s.a.s.) ordusu kâfirlerin korkusu” derdik . Çok mutlu ederdi Hz. Muhammed (s.s.a.)’in ümmetinden olduÄŸumuzu  bilmek ve uÄŸurda mücâdele etmeye inanmak. Neyimiz vardı ki korkacak .? Çok, çok bir canımız vardı. Oda fedâ olsundu Âlemlerin Rabbi (c.c.)’nun yoluna. İkinci sloganımızda geliverirdi arkadan, canı gönülden göz bebeklerimiz dolarak yüreÄŸimiz titreyerek söylerdik. ” Madem ölüm bir defa gelecek, oda neden Allah (c.c.) için olmasın” var mıydı ötesi. Bir canımız vardı ve oda zaten emânetti. Verilecekti, ebedî kalmayacaktı bizde. Onun da son nefesi Allah (c.c.) için olmalıydı. Hep böyle inandık, böyle büyüdük sevdâmızı da böyle büyüttük. Hüseynî duruÅŸumuz söyletirdi bizi.”Hayat îman ve cihad” Îman ettikten sonra cihâd edip verecektik tatlı canımızı. Bu hayatı ÅŸehâdetle süsleyecektik. 

Allah (c.c.) için olup, Allah (c.c.) için öldükten sonra ne önemi vardı bedenimizin nerede düÅŸüp çürüdüÄŸünün. Hubeyb (r.a.)’ler dik bizler, onlardan öÄŸrenmiÅŸtik ÅŸanlı kıyâmı. Ne diyordu Hz. Hubeyb (r.a.): “Allah için öldükten sonra bedenim ha o tarafa düÅŸmüÅŸ ha bu tarafa ne önemi var”. Böyle inanmış böyle yaÅŸamıştık. Allah (c.c.) içindi her ÅŸeyimiz. Korkmayacaktık. İnanmıştık “Lillâh “ olana dayanmıştık. Lillâhi Rabbil Âlemine” O’nun için vazgeçmiÅŸtik canımızdan. Biliyorduk ki, ölsekte kalsakta biz kazanacaktık. Son nefesimizde  “Vallâhi ben kazandım.Kâbe’nin Rabbi’ne yemin olsun ki ben kazandım “ diye haykıracaktık.

Can dediÄŸin neydi ki.! Can dediÄŸin neydi ki, Allah (c.c.) için vermeyince. Canını malını Allah (c.c.) için satıp bedel ödemeyince. Anadan ,evlattan,  yardan, dünyâdan  geçemeyince. Zulme ses çıkaramayıp, zalime dur demeyince. Can dediÄŸin neydi kardaÅŸ Allah (c.c.) için vermeyince. 

Seyyid Kutup (r.h.) gibi ipe gitmeyince. Hasan el Bennâ’lar gibi ölmeyince. Ölmeyecek ve bitmeyecek bir hayata tâlip olmayınca. Can dediÄŸin neydi ki kardeÅŸ. Musab (r.a.) gibi Uhud’un meydanına bir bomba gibi düÅŸmeyince. Kollarını gül fidanı gibi doÄŸratmayınca.. Can dediÄŸin neydi ki kardeÅŸ…

EÄŸer adın anılınca seneler sonra, yürekleri titretemiyorsan. EÄŸer adın anılınca seneler sonra, tüyleri diken diken edemiyorsan, kelimeleri boÄŸazlara düÄŸümleyemiyorsan. En önemlisi de torunun dan sonra seni kimse anmayacak, hatırlamayacaksa can dediÄŸin neydi, ne iÅŸe yarardı. Ha yaÅŸamışın ha yaÅŸamamışın ne önemi vardı.

Mustazaflarla el ele yürümeli, kıyâm etmeli. Öyle ÅŸanlı olmalı ki bu yürüyüÅŸ, cennette de devam etmeli. İdrâk etmeli ve bilmeli ki mahpuslarda yatıp eriyip çürümeyince, tâÄŸûtlar yıkılsın diye , tabutlara girmeyince can dediÄŸin nedir.? Nedir kardeÅŸ? Allah (c.c.) için vermeyince….

Unuttuk Allah’ım. Her ÅŸeyimizi  unuttuk . Gâyemizi unuttuk. Amacımızı , geliÅŸ sebebimizi unuttuk. Sloganlarımızı unuttuk. Åžiarlarımızı unutup , ÅŸuurlarımızı kaybettik. Muhammed (s.a.s.) ordusundan korkmaz oldu kâfirler. Bir birimize düÅŸtük. Rüzgarımız kesildi . Heybetimiz gitti Allah’ım. Darmadağın olup savrulduk.

Kâfirlerin ne topu, ne tüfeÄŸi yendi bizi. Ne komüzimleri ne sosyalizmleri yendi bizi. Kapitâlizmi yendi Allah’ım. Demokrasisi yendi. “Allah (c.c.)’ı red etmiyoruz. Allah (c.c.) hepimizin Allah (c.c.)’ı ama o yeryüzüne karışmaz. Biz yönetiriz. Biz de müslümanız Allah (c.c.)’ta hepimizin Allah (c.c.)’ı” diyen anlayışları yendi bizi.  Tankla geçmediler üzerimizden Allah’ım kurÅŸuna dizmediler bizi. Lüks jeepleri geçti üzerimizden . Gaz bombası ile zehirlemediler bizi ama parfümleriyle büyülediler. Moda ile yendiler bizi Allah’ım. Hemde mahvettiler. Kapitâl Müslümanlar  olduk. Asfaltlara mahkûm ettiler bizi. Asfaltlı yollar olmasa lüks arabalarımız hastalanır mahvolurduk. Rızık endiÅŸemiz hiç olmadı hamdolsun ama lükslerimizi kim garantileyecekti.. Lüks hayat tuzakları sildi dilimizden dârul harp söylemini. “ Harp mı vardı ki memlekette” deÄŸimli.  Yollarımızı ÅŸaşırdık Allah’ım. Yollarımızı..

 Hâlbuki yolumuz belliydi. Sırat-ı Mustakîm üzereydi. Onunda asfaltı, çamuru fark etmezdi. Bilemedik Allah’ım. Unuttuk, kaybettik her ÅŸeyimizi. 

Unuttuk Allah’ım  kinimizi. Unuttuk dînimizi. YaÅŸadığımızı din sandık. 

Unuttuk hâlâ yaÅŸadığını Ebu Leheb’lerin, onun için eksildi “Tebbet Yedâ” larımız.

Åžimdi  gücümüz  ancak “İyyâke” demeye yetiyor Allah’ım. Senden umûd etmeye yetiyor gücümüz. Sen de unutma bizi Allah’ım. Güç verde haykıralım. “İyyâkena’budu ve iyyâ kenestaîn” sırrına mazhâr olalım. Güç ver de yalnız sana kul olalım. 

Güç kuvvet, izzet ver Allah’ım, geçmiÅŸimizi hatırlayalım. İstek ver, arzu ver de gene yolunda olalım. Olalım ve ölelim. Tatlı canımızın tadı senin yolunda olunca tatlansın. En tatlı ânında vurulup  düÅŸelim o tertemiz topraÄŸa. 

Abdullah bin CaÅŸh gibi uzuvlarımızı fedâ edemesekte yoluna, lükslerimizi feda edebilenlerden eyle Allah’ım. Herhâlde bizim de imtihanımız bu sanırım.

 Hanzala gibi melekler yıkasın bizi. ……. Ve en sonunda sen bize “Radî’tu” de . Râzıyım de. 

Yeter Allah’ım. Yeter Allah’ım.

logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

vuslatdergisi@gmail.com

Ihlamurkuyu Mahallesi Çakırlar Sokak No:11
Ümraniye / İstanbul
ArÅŸiv