“Ameller niyetlere göredir.” hadisinin Ömer(r. a.)’dan rivayet edildiği şekliyle bu konuda işlemeye gayret edeceğiz. Çünkü Ulemamız arasında bu hadisin, niyete dair diğer hadisler de konuya dâhil edilerek değerlendirildiğinde, manevi mütevatir olduğu konusunda bir ihtilaf mevcuttur. Biz öncelikle Ömer(r. a.)’ın nakletmiş olduğu hadisi zikredip sonrasında buna lafzen yakın olanları zikredelim:
عَلقَمَةَ بنَ وَقَّاصٍ اللَّيْثِي يَقُولُ: سَمِعْتُ عُمَرَ بنَ الخَطَّاب رَضِي الله عَنْهُ عَلَى المِنْبَرِ قَالَ: سَمِعْتُ رَسُولُ الله صَلى الله عَلَيْهِ وَ سلَّمَ يّقُولُ : إِنَّمَا الاَعْمَالُ بِالنِّيَّاتِ وَ إِنَّمَا لِكُلِّ امْرَءِ مَا نَوَى فَمَنْ كَانَتْ هِجْرَتُهُ اِلَى دُنْيَا يُصِيبُهَا أَوْ إِلَى امْرَأَةٍ يَنْكِحُهَا فَهِجْرَتُهُ إِلَى مَا هَاجَرَ إِلَيْهِ.
Alkame b. Vakkas el-Leysi diyordu ki: Ömer b. Hattab’ı minberin üzerinde şöyle derken işittim: “Rasulullah(s. a. s.)’ı şöyle derken işittim: ‘Ameller ancak niyetlere göredir. Herkesin niyet ettiği ne ise, eline geçecek olan şey ancak odur. Artık her kim nail olacağı bir dünya(malı) veya nikâh edeceği bir kadından dolayı hicret etmiş ise, onun hicreti hicret etmiş olduğu şeyedir.’”1
Buhari(rh. a.) bu hadisi şu lafızla da nakletmiştir:
العَمَلُ بِالنِّيَّةِ وَإِنَّمَا لِامْرِىءٍ مَانَوَى فَمَنْ كَانَتْ هِجْرَتُهُ إِلَى اللهِ وَ رَسُولِهِ فَهِجْرَتُهُ إِلَى اللهِ وَ رَسُولِهِ نَوَى فَمَنْ كَانَتْ هِجْرَتُهُ اِلَى دُنْيَا يُصِيبُهَا أَوْ إِلَى امْرَأَةٍ يَنْكِحُهَا فَهِجْرَتُهُ إِلَى مَا هَاجَرَ إِلَيْهِ.
“Amel niyetledir. Kişiye ancak niyet ettiği vardır. Kimin hicreti Allah’a ve Resul’üne ise onun hicreti Allah’a ve Resul’ünedir. Kimin hicreti elde edeceği bir dünyalık veya nikâhlayacağı bir kadınaysa, onun hicreti hicret ettiği şeyedir.”
Bu hadislerde niyet ve amel kelimelerinin hem tekil hem de çoğul olarak ifade edildiği görülmektedir. Birinci rivayette “ameller niyetlere göredir” denilirken; ikinci rivayette “amel niyet iledir” denilmektedir. Lafızların çoğul ve tekil olarak ifade edilmesi hariç tutulursa, bu farklılığın manaya bir etkisi yoktur. Ömer(r. a.)’dan gelen bu rivayetin benzeri Ebu Said el-Hudri(r. a.)’dan da gelmektedir. Hadis şöyledir:
أنا ذُو النُّونِ بْنُ أَحْمَدَ الْعَطَّارُ، نا أَبُو الْفَضْلِ، أَحْمَدُ بْنُ أَبِي عِمْرَانَ الْهَرَوِيُّ، بِمَكَّةَ، نا أَبُو حَامِدٍ، أَحْمَدُ بْنُ مُحَمَّدٍ الْقَنَادِكِيُّ الْهَرَوِيُّ، بِهَرَاةَ، نا الْحَسَنُ بْنُ سُفْيَانَ، نا نُوحُ بْنُ حَبِيبٍ، نا عَبْدُ الْمَجِيدِ بْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ، نا مَالِكُ بْنُ أَنَسٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عَلَيْهِ وَ سَلَّمَ:إِنَّمَا الأعَماَلُ بِالنِّيَّةِ وَلِكُلِّ امْرِىءٍ مَانَوَى فَمَنْ كَانَتْ هِجْرَتُهُ إِلَى اللهِ وَ رَسُولِهِ فَهِجْرَتُهُ إِلَى اللهِ وَ رَسُولِهِ فَمَنْ كَانَتْ هِجْرَتُهُ اِلَى دُنْيَا يُصِيبُهَا أَوْ امْرَأَةٍ يَتَزَوَّجُهَا فَهِجْرَتُهُ إِلَى مَا هَاجَرَ إِلَيْهِ.
…Ebu Said el-Hudri’den dedi ki: Rasulullah (s.a.s) dedi ki: “Ameller ancak niyet iledir. Her kişiye niyet etiği şey vardır. Kimin hicreti Allah’a ve Resul’üne ise onun hicreti Allah’a ve Resul’ünedir. Kimin hicreti elde edeceği bir dünya malı veya izdivaç edeceği bir kadına ise onun hicreti kendisine hicret ettiği şeyedir.”2
Rabi b. Habib(rh. a.) Musned’inde, İbn Abbas (r. a.)’dan bu hadis şöyle rivayet edilmiştir:
وَ بِهَذَا السَّنَدِ فِي رِوَايَةٍ أُخْرى عَنْهُ عَلَيْهِ السَّلَامُ ، قَالَ: إِنَّمَا الأَعْمَالُ بِالنِّيَّاتِ وَلِكُلِّ امْرِىءٍ مَا نَوَى.
“Bu senedle başka bir rivayette ondan, selam üzerine olsun (Nebi) dedi ki: “Ameller ancak niyetler iledir ve her kişiye niyet ettiği şey vardır.”3
أَخْبَرَنَا أَبُو النَّضْرِ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عَبْدِ الْجَبَّارِ بْنِ عُثْمَانَ، وَأَبُو الْحَسَنِ مُحَمَّدُ بْنُ عَلِيِّ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ الطَّبِيبِ، وَأُخْتُهُ حُرَّةُ، وَأَبُو الْقَاسِمِ عَبْدُ الرَّشِيدِ بْنُ أَسْعَدَ بْنِ إِسْمَاعِيلَ، وَأَبُو طَالِبٍ الْمُطَهَّرُ بْنُ يَعْلَى بْنِ عَوَضٍ الْعَلَوِيُّ بِهَرَاةَ، وَأَبُو الرِّضَا أَسْعَدُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ أَبِي عَاصِمٍ الْمَالِينِيُّ، بِأَوْبَرَةَ: قَرْيَةٍ مِنْ قُرَى مَالِينَ، قَالُوا: أنا الْفَقِيهُ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ مُحَمَّدُ بْنُ عَلِيِّ بْنِ مُحَمَّدٍ الْعُمَيْرِيُّ الْهَرَوِيُّ، أنا أَبُو مَنْصُورٍ مُحَمَّدُ بْنُ جِبْرِيلَ بْنِ مَاحٍ الْفَقِيهُ، أنا أَبُو الطَّيِّبِ مُحَمَّدُ بْنُ أَحْمَدَ بْنِ حَمْدُونَ بِنَيْسَابُورَ، أنا إِبْرَاهِيمُ بْنُ مَحْمُودٍ، نا أَبُو هُبَيْرَةَ مُحَمَّدُ بْنُ الْوَلِيدِ الدِّمَشْقِيُّ، نا أَبُو مُسْهِرٍ، نا يَزِيدُ بْنُ السِّمْطِ، نا الْأَوْزَاعِيُّ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ النَّبِيَّ (ص) قَالَ: « إِنَّمَا الْأَعْمَالُ بِالنِّيَّاتِ، وَلِكُلِّ امْرِئٍ مَا نَوَى، فَمَنْ كَانَتْ هِجْرَتُهُ إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ، فَهِجْرَتُهُ إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ، وَمَنْ كَانَتْ هِجْرَتُهُ إِلَى امْرَأَةٍ يَنْكِحُهَا أَوْ دُنْيَا يُصِيبُهَا، فَهِجْرَتُهُ إِلَى مَا هَاجَرَ إِلَيْهِ «.الْمَحْفُوظُ: حَدِيثُ مُحَمَّدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ وَقَّاصٍ، عَنْ عُمَرَ، وَهَذَا غَرِيبٌ جِدًّا
“…Enes b. Malik’den; Nebi (s.a.s) dedi ki: “Ameller ancak niyetler iledir. Her kişi için niyet ettiği şey vardır. Kimin hicreti Allah’a ve Resul’üne ise onun hicreti Allah’a ve Resul’ünedir. Kimin de hicreti nikâhlayacağı bir kadın veya elde edeceği dünya malına ise onun hicreti hicret ettiği şeyedir.”4
Bu konuda Ebu Hureyre(r. a.)’dan da böyle bir rivayet olduğu ifade edilmiştir. Ama Hafız Veliyuddin Ebi Zuraa’ el-Iraki(rh. a.) bunu reddederek şunları söylemiştir:
“Ebu Hureyre(r. a.) hadisini er-Raşid el-Attar bazı tahriclerinde rivayet etmiştir. O bir vehm(yanılgı)dir.”5
Ömer(r. a.)’dan gelen hadisin benzeri lafızlara sahip hadisler, yukarıda zikretttiğimiz hadislerdir. Ebu Said el-Hudri(r. a.) hadisinin hasen olması hadisin hükmünde bir değişiklik yapmayıp hadis yine ahad olarak gelmektedir. Lakin hadisin sahabeden sonra Yahya b. Said el-Ensariden 200 kişi, bir rivayette de 700 kişi tarafından rivayet edildiği ifadesinden hareketle hadis, Hanefi usulüne göre meşhur bir hadis olmuştur. Ama cumhur ulema bu hadise ahad haber demektedir.
İbni Mende(v.470/1077)(rh. a.) genel manada niyetle ilgili olarak sahabeden gelen hadislerin toplamına dayanarak niyet ile ilgili hadislerin manen mütevatir olduğunu söylemiştir. İbni Hacer(rh. a.) “Telhisu’l-Habir” de bu konuda şunları söylemektedir:
“Kitap ve (hadis) cüzlerini araştırdım hatta 3000’den fazla (hadis) cüzünü gözden geçirdim. Bu (hadisin) en çok 70 yoldan geldiğine vakıf oldum. Sonra İbni Mende’nin Mustahrecinde bendekileri de kapsayan tarikleri gördüm; onları da dâhil ettiğimde 300 tarik oldu.”6
Bu hadisilerin hepsinin niyetle ilgili olduğunu daha önce de belirtmiştir. Yalnız bu mana noktasında bir birliktelik sağlar, lafız olarak değil. Niyetle ilgili olarak gelen hadislerin bazılarının lafızlarını Kettani (rh. a.) şöyle kaydetmiştir:
İsmi daha önce anılan sahabilerin rivayet ettikleri diğer hadisler ise; ancak ﴿ يُبْعَثُونَ عَلَى نِيَّاتِهِمْ ﴾ “(Kıyamet günü) herkes niyetlerine göre diriltilirler” hadisi gibi, mutlak niyet konusundadır.
﴿ لاَ عَمَل لِمَنْ لَا نِيَةَ لَهُ ﴾ “Niyeti olmayan kimsenin ameli de yoktur” hadisi,
﴿ لَيْسَ لِلْمَرْءِ عَنْ عَمَلِهِ إِلاَّ مَانَوَاهُ ﴾ “Kişinin amelinden ancak niyet ettiği vardır” hadisi,
﴿ نِيَةُ الْمُؤْمِنِ خَيْرٌ مِنْ عَمَلِه ﴾ِ “Müminin niyeti, amelinden daha değerlidir” hadisi,
﴿ لَيْسَ لَهُ مِنْ غَزَاتِهِ إلاَّ ما نَوَى ﴾ “Kişinin, bir başka niyetle (katıldığı) savaştan sadece niyet ettiği vardır” hadisi,
﴿ وَلَكِنْ جِهَادٌ وَنِيَةٌ ﴾ “Artık cihad ve niyet vardır” hadisi,
﴿ رُبَّ قَتِيلٍ بَيْنَ الصَّفَّيْنِ اللهُ أَعْلَمُ بِنِيَّتِه ﴾ِ “Saflar arasında ölen nice insan vardır ki, Allah, onun niyetini daha iyi bilendir” hadisi,
﴿ لَكَ مَا نَويتَ ياَ يَزِيدُ ﴾ “Ey Yezid! Senin için niyet ettiğin vardır” hadisi ve buna benzer diğer hadisler...7
Bu hadisin Fıkıh alanında değerini ifade için şu sözler yeterlidir:
Şafii der ki: “ilmin üçte biri “Ameller yapıldığı niyete göre değerlendirilir” hadisi içine girer.”8
Bir amelden sevap almak için niyetin farz olduğu ifade edilmiştir. Hanefi ulemamız amellerde asıl olan şeylerle vesile olanları birbirinden ayırdığından dolayı, vesile konumunda olan yani şart konumunda olan ibadetlerde niyetin olmamasını ibadeti geçersiz kılan bir iş olarak görmemişlerdir. Lakin niyetsiz amelden ahiret noktasıyla sevap alınamayacağını ifade etmişlerdir. Örneğin abdeste başlarken niyet edilmemesi o abdestin olmadığını gündeme getirmez. O abdest ile namaz kılınır lakin ahiret noktasında bu abdestten sevap beklenmez. Cumhur, abdest ibadetini asıllardan gördüğü için niyet olmadan abdestin olmayacağını söylemişlerdir.
Ama muamelat, yani alış veriş ve borçlar hukukunda niyetin konumu başkadır. Kâğıt üzerinde yazılan ne ise kişinin niyetine bakmaksızın yazılana tabiyyet vardır. Yazıda ifade edilen ne ise kişi onu kabul etmiş demektir. Kişi şöyle bir itiraz ortaya koyamaz: “Benim bu anlaşmadaki niyetim şuydu.” diyerek yazılı metinde anlaşılandan farklı bir şey kast ettiğini ifade edemez. Etse bile bir hükmü yoktur. Bu yazılı belgelerde yazılana tabi olunduğunda adet üzere imza atılır. İmza sözlükte “uygulama, yapma, yerine getirme, bitirme ve tamamlama” manasına gelmektedir. İmzalanan metinlerde imzası bulunan şahsın buna razı olup olmadığına veya kalbinin niyetine bakılmaksızın metinde yazılan hükmün geçerli olduğu 4 mezhebimizce de ifade edilmiştir. Bundan dolayı Müslümanların yaptıkları sözleşmelere dikkat etmeleri gereklidir. Yazıştıkları şeylerin metinlerinde İslam’a aykırı bir şey varsa ve Müslüman bunların altına imza atıyor ise, metinde yazılan şeyin hükmü ne ise onu kabul ettiğinden, metindeki ibare günahsa, günah kazanmış olur, küfür ise küfür gündeme gelmiş olur. Bu ikisinden de tevbe etmesi gerekir. Küfür durumunda anlaşmadan geri dönmesi ve ayriyeten imanını yenileyip nikâhını tazelemesi gerekli olur. İşte bu muamelatla ilgili meselelerde niyet geçerli değildir. Bu gün Müslümanların genelinde amel kötü de olsa kalplerinde iyi niyetin olmasının onları kurtaracağına dair çok yanlış bir inanç mevcuttur. Bir örnek daha verip meseleyi açalım: Bir kişi düşünün ki kendisinin çok sevdiği bir yakını ağır hasta. O kişi bu yakınının hastalığından dolayı çektiği acıları görüp ona acıdığını ve daha fazla acı çekmemesi için ve acılarına son verme adına onu öldürse, bu öldürme olayından sonra kendisine neden öldürdüğü sorulup o da niyetinin ona merhamet etmek olduğunu ve onun acılara katlanamadığını gördüğünden ona acıyarak onu öldürdüğünü ifade edip niyetinin iyi olduğunu söylerse acaba mahkemede beraat alır mı? Elbette ki bu kişi işlemiş olduğu fiilin faili olarak (katil) tutuklanır ve cezası ne ise ona göre cezalandırılır.
Bundan dolayı hadisten anlaşılması gerekli olan, niyetin de Allah ve Resul’ünün istediği ölçüde olmasıdır. Kalpteki niyet doğru, amel de Allah’ın kanunlarına uymalı ki kişi doğru salih bir kişi olsun. Allah’ın kanunlarına karşı gelip sonra benim niyetim iyi demek mümkün değildir. Niyet şer’i, amel şer’i olmalıdır. Bir de ameller niyetlerle beraberdir. Yani zahire göre hükmetmekle emir olunan bizler kişilerin zahiren yaptıkları amellere bakmakla yükümlüyüz. Onların kalplerindekilere bakmakla değil!
Son söz olarak niyetlerimiz İslami, amellerimiz İslami olmalıdır. Allah(c. c.) ilmimizi, ferasetimizi arttırsın. Kalbi salih, amelleri salihlerden eylesin, daim hak üzere hidayet eyleyip sabit kılsın Âmin.
1-Buhari (1/143) K. Vahiy bab:- Hdsno: 1 & Buhari (11/209-10) K. İman Bab: 41 Hdsno: 47 & Buhari (5/2334) K. Itk Bab: 6 hdsno: 13 & Buhari (8/3649) K. Menakıbu’l-Ensar Bab: 44 Hdsno: 118 & Buhari (11/5164) K. Nikâh Bab: 5 Hdsno: 8 & Buhari (14/6562) K. Eyman Bab: 23 Hdsno: 64 & Buhari (15/ 6825) K. Hiyel bab: 1 hdsno: 1 & Muslim (9/ 116) K. İmare Bab: 45 hdsno: 155 & Tirmizi (3/198) K. Fedailu’l-Cihad bab: 16: hdsno: 1698 Hasen-Sahih & Ebu Davud (8/393) K. Talak Bab:10-11 Hdsno:2201 & İbni Mace (10/499-500) K. Zuhd bab:26 hdsno: 4227 &Nesai (1/75) K. Taharet bab:- 60 hdsno: 75 & Nesai (6/573) K. Talak Bab:24 Hdsno: 3420 & Nesai(7/20) K. Eyman Bab:19 Hdsno: 3774 & Nesai Sunenu’l-Kubra (1/15) K.Taharet bab:- Hdsno: 78= إِنَّمَا الاَعْمَالُ بِالنِّيَّةِ lafzıyla & Ahmed b. Hanbel Musned ( 1/393) Hdsno: 300 0 Şuayb Arnavut hadis için: Şeyhaynın şartı üzere sahihtir, demiştir. &Beyhaki Sunenu’l-Kubra (1/368) K. Taharet bab:- Hdsno:1062 = أَيُّهَا النَّاسُ “Ey insanlar “ibaresi hadisin başında yer almaktadır. & Beyhaki Sunenu’l-Kubra (1/502) K. Taharet bab:- hdsno: 1463 & Beyhaki Sunenu’l-Kubra (1/70) K. Taharet bab:- hdsno: 182-183 & Beyhaki Marifetu’s-Sunen ve’l-Asar /1/152) K. Taharet bab: 7 hdsno:- Hdsno: Bab başlığından hemen sonra numarasız olarak = الاَعْمَالُ بِالنِّيَّةِ”şeklinde kısa şekliyle rivayet etmiştir. “ Hdsno: 49 = Buhari’deki rivayetin aynısı yalnız hadisin başında = أَيُّهَا النَّاسُ”yer almaktadır. Hdsno: 50 = « الأَعْمَالُ بِالنِّيَّاتِ، وَإِنَّمَا لامْرِئٍ مَا نَوَى، فَمَنْ كَانَتْ هِجْرَتُهُ إِلَى اللَّهِ وَإِلَى رَسُولِهِ فَهِجْرَتُهُ إِلَى اللَّهِ وَإِلَى رَسُولِهِ، وَمَنْ كَانَتْ هِجْرَتُهُ لِدُنْيَا يُصِيبُهَا أَوِ امْرَأَةٍ يَتَزَوَّجُهَا فَهِجْرَتُهُ إِلَى مَا هَاجَرَ إِلَيْهِ «.& İbn Huzeyme Sahih (1/73) K. Vudu Bab:- 109 Hdsno: 142 ve 143= « الأَعْمَالُ بِالنِّيَّةِ، وَإِنَّمَا لامْرِئٍ مَا نَوَى & Beğavi Şerhu’s-Sunne (1/299) K. Taharet bab:- hdsno: 206 & Musnedi Humeydi (1/163) Hdsno: 28 & Tahir el-Makdisi Zahiretu’l-Huffaz (2/993) Hdsno: 2069 & Suneni İsfahani (1/21) K. İman Bab: - Hdsno: 2 ve (1/91) K. İman Bab:- Hdsno: 201 & Bezlu’l-Mesai fi cem’I ma Ravahu el-İmamu Evzai (sh/249) Hdsno: 334 ) & Musnedi Avvane (4/487) K. Cihad bab: 62 Hdsno: 7438-9-40 & Musnedu’ş-Şihab (1/35-6) hdsno:1-2 & Musnedu’ş-Şihab (2/196) hdsno: 1171-2 &İbni Munzir el-Evsat (3/211-2) K. Sıfatu’s-Salat bab:- hdsno: 1248 & Beyhaki Şuabu’l-İman (9/160) bab: 45 hdsno: 6419 & Veki b. Cerrah K. Zuhd (2/628) bab: 50 hdsnno: 351 & Abdulah ibn Mubarek k. Zuhd (sh/52 ) Hdsno: 188 & İbnu’l-Carud el-munteka (sh/58)hdsno: 64 &Bezzar Musned (1/380) Hdsno: 257 & Darekutni Sunen (1/33-4) K. Taharet bab: 14 hdsno: 128 & Darekutni İlel (1/621) 213.sual & Abdullah b. Esad el-Yafii et-Terğib ve’t-Terhib (1/64-5) Hdsno: 62-3 & İbni Hibban Sahih (1/304) K. Birr ve’l-İhsan Bab.- Hdsno: 389-90 & İbni Hibban et-Taksim ve’l-Enva ( 5/326) Hdsno: 4478 & Tahavi Şerhu Meani’lAsar (2/464) K. Talak bab: 8 hdsno: 4551 & İbni Huzeyme Sahih (1/232) K. Salat bab: 75 hdsno: 455 & Ebu Davud Tayalisi Musned (1/41-2) Hdsno: 37 & Tebarani Mucemu’l-Evsat (1756) Hdsno: 40 & Beyhaki el-Erbaunu’s-Suğra (103) Bab: 13 hdsno: 1 & Celaleddin es-Suyuti esbabu Vurudu’l-Hadis (sh/ 75) hdsno: 1 & Muhammed bin Kemaleddin el-Hanifi el-Beyan ve’t-Tarif fi esbabu vurudu’l-Hadisi Şerif (sh/11) hdsno: 1 & Elbani irvau’l-Ğalil(1/59) Hdsno: 22 & Beyhaki K.Zuhd (sh/53) hdsno: 1& İbni Kesir Camiu’l-Mesanid ve’s-Sunen ( 18/212-3) Hdsno:394-5 & Hâkim en-Nisaburi Şiaru Ashabu’l-Hadis (sh/40) Hdsno: 20 & İbni Kesir Musnedu’l-Faruk (1/103-108) hadisler bu sayfalarda numarasız olarak kaydedilmiştir. & İbn Kesir Tefsir (4/100) Nisa suresi 100. Ayetin tefsirinde & Şerhu Musnedi Ebu Hanife Aliyyu’l-Kari (sh/221-2) 1.bsm 1985/1405 Daru’l-Kutubu’l-İlmiyye Beyrut-Lubnan. & İmam Heysemi Takribu’l-Buğye bi Tertibi Ahadisi’l-Hilye (1/281) Hdsno: 740 & Muhtasaru’l-Muzeni (8/4) الاَعْمَالُ بِالنِّيَّاتِ şeklinde senedsiz bir şekilde Rasulullah (s. a. s.)’den geldiği ifade edilmiştir. Darul Ğadel Arabi Baskısı el-Umm ‘dan alınmadır. Bu hadisi İmam Beyhaki senediyle birlikte Marifetu’s-Sunen de (1/152)de bab başlığından hemen sonra zikretmiştir. Lakin onun lafzı şöyledir: الاَعْمَالُ بِالنِّيَّةِ & Deylemi Musnedu’l-Firdevs (1/118) hdsno: 401 & İmam Muhammed b. Hasen eş-Şeybani Muvatta (3/513-5) Ebvabu’s-Siyer Bab: 56 hdsno: 982 & Musnedi İbrahim bin Edhem (sh/416) Hdsno: 12 = Musnedu Sirac’ın arkasında yayınlanmıştır. 1.bsm 2005/1426 Daru’l-Kutubu’l-İlmiyye & İbn Arabi Mucem (1/340) Hdsno: 351-2 & İbn Arabi Mucem (3/936) Hdsno:1985 & İbn Mukri Mucem (sh/9 )Hdsno: 1 & İbn Mukri Mucem (sh/215 )hdsno: 1160 & İbn Mukri Mucem (sh/238 ) Hdsno: 1283 & Mucemu’s-Sefer (sh/ 14 ) Hdsno: 7 1993/1414 Daru’l-Fikr & Ravdatu’l-Besam (1/218) K. Taharet bab: 10 hdsno: 162 & İbn Mende Kitabu’l-İman (sh/23) bab: 10 hdsno: 17 & Beyhaki el-İtikad (295) & Beyhaki Adab (sh/315) bab: 289 Hdsno: 1038 & Taberi Tehzibu’l-Asar /sh/ 784) Hdsno: 30 Tahkik: Mahmud Muhammed Şakir. & Tahavi Müşkilu’l-Asar (13/106) Hdsno: 5107 Şuayb Arnavut hadis için: Şeyhaynın şartı üzere sahihtir. & Sunenu İbnu Hazm ez-Zahiri (1/166) K. Taharet bab: 1 hdsno: 98 & İbni Cevzi et-Tahkiku fi Mesaili’l-Hilaf (1/ 135) K. Taharet bab: 135 Hdsno: 121 & Ebu Nuaym İsbehani marifetu’s-Sahabe (1/77) Hdsno: 212 & Hennad es-Seri Kitabu’z-Zuhd (sh/438) Hdsno: 871 & İbni Ebi Asım K. Zuhd (sh/104) hdsno: 206.
2-Musnedi Şihab (2/196) Hdsno: 1173 = Cevamıul Kelim adlı hadis programında “Ravilerden biri olan Zunnun bin Ahmed el-Attari’nin mechulu’l-hal olmasından dolayı hadise zayıf hükmünü vermişlerdir. & Sunenu İsfahani (1/91) K. İman bab:- Hdsno: 200 =Bu rivayette de iki mechulu’l-Hal olan yani durumları bilinmeyen ravi mevcut olduğundan hadis zayıftır. Lafızda da farklılıklar mevcuttur. & Heysemi Takribu’l-Buğye (9/401) K. Salat Bab:- Hdsno:741 & İbni Asakir Tarihu Medinetu Dimeşk (62/235) Daru’l-Fikr baskısı. Ebu Abdullah Muhammed b. Fadil (sika)<Ebu Muhammed Hibetullah b. Sehl(makbul)<Ebu Osman Said b. Muhammed b. Ahmed el-Behiriy (sika)<Ebu Amr Muhammed b. Ahmed b.Hamdani(sika)< Hasan b. Sufyan en-Neseviy(Sika)<Nuh b. Habibel-Kumusiyyu(Sika)<Abdulmecid b. Abdulaziz(saduktur, hata eder) <Malik b. Enes(Muttakilerin başı sabit olanların büyüğü, İmam)< Zeyd b. Eslem(sika)< Ata b. Yesar (sika)< Ebi Said(sahabe) Bu isnad fena bir isnad değildir. Mutabaat ve şahidleriyle isnadının hasen olduğu Cevamiu’l-Kelim’de bildirilmiştir. & et-Tuyurat (3/977) Hdsno: 908 = “Ameller ancak niyetler iledir.” Lafzıyla. Kitabın tahkikçisi hadisin sahih Müellifin isnadının münker olduğunu ravi Abdulmecid b. Abdulaziz’in tek kaldığını onun da saduk ve hata eden biri olduğunu ifade etmiştir. Edvau’s-Selef Baskısı. Cevamiu’l-Kelim de hadis için: İsnadı hasendir. Ricali Abdulmecid b. Abdulaziz hariç sikattır. Oda saduk ve hatası olan biridir. Bu şahsı İmam Ahmed, İmam Ebu Davud, İmam Yahya b. Main sika olarak değerlendirmişlerdir. Onun irca görüşünde olduğu ifade edilmiştir. Onların değerlendirmesi baz alındığında hadis sahih olur.
3-Musnedi Rabi (1/ 25)Hdsno: 2 = Cevamiul-Kelimde bu hadisle ilgili olarak: İsnadı şiddetli zayıftır. Onda Rebi b. Habib el-Abbasi vardır. O Munkeru’l-Hadistir.” denilmektedir. Rebi b. Habib hakkında ihtilaf vardır. Yahya b. Main onu sika görmüştür. Ama çoğunluk onun Şii olduğunu ifade ederek hadislerini reddetmiştir.
4-İbn Asakir Tarihu Dimeşk (7/219) Daru’l-Fikr baskısı. Hadisin ardına İmam Asakir (rh. a.) şunları ifade etmiştir: “ Bu hadis Muhammed b. İbrahim< Alkame b. Vakkas< Ömer tarikiyle mahfuzdur. Bu cidden gariptir.” denilerek hadisin tarikinin zayıf olduğu vurgulanmıştır.
5-İmam Veliyuddin Ebi Zuraa’ el-Iraki Kitabu Tarhi’t-Tesrib fi Şerhi’t-Takrib (2/4) Daru İhyau’t-Turasil Arabi Beyrut-Lubnan.
6-Telhisu’l-Habir (1/218) 2.bsm.2006/1427 Daru’l-Kutubul İlmiyye Beyrut-Lubnan.
7-Mütevatir Hadisler Sh/412) çev: Hanifi Akın 2.bsk. 2007 Polen y.
8-Beyhaki Marifetu’s-Sunen ve’l-Asar (1/ 193) K. Taharet bab:- hdsno: 589 çev: Hüseyin Yıldız vdğ. Ocak y. & İmam Beyhaki Marifet’us-Sunen ve’l-Asar (1/153) K. Taharet bab: 7 hdsno: 51 Tahkik Seyyid Husrev Hasan 2001/1422 Daru’l-Kutubu’l-İlmiyye Beyrut –Lubnan.


