22 Nisan 2026 - Çarşamba

Şu anda buradasınız: / / Çoraplar Üzerine Mesh Meselesi Üzerine Bir Çalışma
ÇORAPLAR ÜZERİNE MESH  MESELESİ ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA

Çoraplar Üzerine Mesh Meselesi Üzerine Bir Çalışma Seyfülislam Çapanoğlu

Mest: (Huff) üzerine mest konusunda gelen mütevatir haberlerden dolayı ümmetin icması vardır ki mestler üzerine mesh edilir. Mestlerin üzerine mesh edileceğine dair 67 sahabeden nakiller bulunmaktadır. Çoraplar üzerine mesh meselesine gelince; bu konuda İslam ulemasının icması altlarına deri kaplanmış, kalın dokunmuş çoraplara meshin caiz olduğudur. Altları deri Kaplanmamış, kalın çoraplara mesh meselesinde ise ihtilaf vardır.
İmam Azam, İmam Şafii’nin en son görüşü, İmam Malik, İmam Evzai (rh.a) görüşleri üzerine mesh yapılacak çorapların altlarının deri kaplı olması ve onlarla bir fersah yürüne bilmesidir. Bu şartları ileri sürmelerindeki birinci delil yukarda isimlerini verdiğimiz Sahabelerden nakledilen mestler üzerine mesh hadisidir. Eğer ayakların üzerindeki çoraplara mesh edilecek ise o zaman mestlere birkaç yanıyla benzemelidir. Kıyas açısından uygun olanda budur. Çorapların altı deri kaplı olup, dokunuşu da kalın olursa hem yürümeye elverişli olur, hem de mesh ederken eldeki suyun ayağa ulaşması engellenmiş olacağından deriden yapılan mestlere benzer; böylece kıyasi olarak ta bu çoraplara mesh edile bilinir. Asıl olarak ibadetlerde kıyas caiz değildir. Lakin bu şu demektir. Birbirinden farklı olan ibadetler de ibadetler birbirine kıyas edilmez. Yani namaz ile oruç birbirine kıyas edilmez. Ancak Hacc ile umre birbirine kıyas edile bilinir, hükümleri farklı olsa da ibadetin türü aynıdır. Mestler üzerine mesh ile çoraplar üzerine meshte aynı ibadet türü olduğunda birbirine kıyas etmek caizdir.
İkinci olarak bu konu da gelen şu eseri de onların  görüşlerine delil olarak zikredebiliriz; eser şöyledir:
“…Raşid bin Necih’den dedi ki: “Enes bin Malik’in helaya girdiğini gördüm. Üzerinde altları deriyle, üstlerinin haz ile (kaplı) iki çorap vardı (Akabinde tuvaletten çıkıp abdest aldığında) İkisinin (yani altları deri, üstleri haz ile kaplı çorapların) üzerine mesh etti.”(Beyhaki Sunenu’l-Kubra (1/482-3) K. Taharet bab:- Hdsno: 1399 & Talikatu ala İlelu İbni Ebi Hatim (sh/296) Hdsno:195/196 İmam Beyhaki (rh.a) isnadıyla)
Bu eserin isnadı “Hasen”dir. Bu eserden anlaşılan o ki çorapların altlarının deri ile kaplı olması halinde üzerlerine mesh etmek caiz olur. Sahabenin giydiği çorapta böyledir. Bu ilk delil olan mestlere kıyas etmeye de uymaktadır.
Üçüncü delil de “Cevreb” kelimesi üzerinde  lügat ulemasının ihtilaflarıdır. Bu konuda Mubarekfuri şunları kaydetmiştir: 
“Cevreb (çorap) kelimesinin tefsirinde ulema arasında ihtilaf vaki olmuştur. Mecduddin Firuzabadi “Kamus” da ve Ebu’l-Feyz Murtez “Tacu’l-Arus”da “ cevreb’in ayak giysisi olduğunu söylerken, et-Tayyibi “deriden bir  giysidir ve dize doğru kalkıktır ki, mest diye tanınır.” Diyor. Furuzabadi’nin tefsiri âam ve ayak giysisi olabilecek her şeye şamildir. İster deriden olsun, ister yünden veya kıldan veya herhangi bir şeyden. Sonra ister kalın olsun  ve ister ince olsun, hatta dikişli veya dikişsiz olan ayak giysilerine de şamildir. Et-Tayyibi, Şevkani ve şeyh Abdulhak’ın tefsirine göre “cevreb” cildden mamul olup mestin bir  çeşididir ve mestten daha büyüktür. Ebu Bekr İbnu’l-Arabi’nin tefsirine göre, yünden imal edilen ayak giysisine denir. Hanifi İmamlarından Şemsu’l-Eimme el-Hulvaniye göre “cevreb” beş çeşittir: tiftikten, yünden, kıldan, ince deriden ve pamuktan. Keten ve ipek iplikler, pamuk iplik çeşidinden sayılmıştır. İmdi “cevrab”in tefsirindeki ihtilaf iki yöndedir: biri cevreb’in hangi maddeden imal edildiği, öbürü de miktarı hakkındadır. Lugatçıların  bu kelime üzerinde ki ihtilafları, cevrebin şekil ve sanatının ülkelere göre değişmesinden ileri gelmiş olabilir. Bazı ülkelerde deriden, bazısında yünden ve kimi ülkelerde her çeşitten imal edilmektedir. Kimi de, Firuzabadi gibi her ülkede bulunan her çeşide şamil olacak şekilde tefsir etmiştir.” (Sunenu Tirmizi Tercemesi (1/90) çev: Osman Zeki Mollamehmetoğlu Yunus Emre y)
Eğer lugatçılar böyle bir ihtilaf içerisinde iseler o zaman mestlere en çok benzeyen tarifi almak daha doğru görünmektedir. O da çorap denilen şeyin altı deri kaplı olan pamuk, keten, Kadınlar için ipek den olabilen şeklidir.
 Bu konuda Muğire b. Şube  hadisi ve Ebi Musa el-Eşari’den gelen , “Nebi (s.a.s) abdest aldı, çoraplarının ve naleyn (=sandelet)’lerinin üzerine mesh etti.” Hadislerini delil olarak çok açık görmemişlerdir. Muğire b. Şube hadisini şaz görmüşlerdir. İmam Ebu Davud bu hadislerle ilgili olarak şunları söylemiştir:
“Abdurrahman b. Mehdi bu hadisten hiç bahs etmezdi. Çünkü, Muğire’den (gelen) maruf hadis “Muhakkak ki Nebiyyi Ekrem (s.a.s) mestler üzerine mesh etti” şeklindedir….. Bu hadis Ebu Musa el-Eşari tarafından: “Rasulullah (s.a.s) çoraplar üzerine mesh etti.” (şeklinde) raviler zincirinden (bazı raviler) atlanarak ve zayıf senetle rivayet edilmiştir.  (Ebu Davud Terceme  Şerhi (1/292) H. Kayapınar & N. Yeniel Şamil y.)
İmam Beyhaki (rh.a) bu hadisle ilgili olarak şunları kaydetmiştir:
“Muslim b. Haccac bu haberin zayıf olduğunu söyleyerek şöyle dedi: “Ebu Kays el-Evdi  ve Huzeyl b. Şurahbil’in daha  önce Muğire’den rivayette bulunarak: “Mestlerinin üzerine mest etti.” Demelerine  muhalif olmalarından dolayı bunun doğru olma ihtimali yoktur. Kays ve Huzeyl gibi kişilerin söylediğiyle Kur’an’da açık olan bir şeyi terk edecek değiliz. Muslim kanalıyla  rivayet edilen bu hikayeyi Ebu’Abbas Muhammed b. Abdurrahman ed-Delaği’ye zikrettiğim de onun  şöyle dediğini işittim: “ Ali b. Mahled b. Şeyban’ın Ebu Kudame es-Serahsi kanalıyla bildirdiğine göre Abdurrahman b. Mehdi, Sufyan es-Sevri’ye: “Eğer bana Ebu Kays’ın, Huzeyl kanalından olan hadisini anlatsaydın bunu senden kabul etmezdim.” deyince Sufyan: “Bu, zayıf bir hadistir.” veya buna  benzer bir şey demiştir……”(Beyhaki Sunenu’l-Kebir (2/500) çev: Hüseyin Yıldız vdğ. Ocak y)
Ulemanın büyüklerinden bir kısmı bu hadisi şaz saymış veya zayıf görmüştür. Bundan dolayı bu hadisle amel etmemiş onların Kur’an’ı ikinci kıraatinin açıklaması olan ayaklara meshin, deriden yapılan mestler üzerine tevatüren gelen haberlerde ki gibi olması gerektiğine kani olmuşlardır. Çorapları da buna kıyaslamış altları deriden olan çorapların ,sıkı dokunmuş olmaları şartı ile üzerlerine mesh edileceği içtihadında bulunmuşlardır.
Muğire b. Şu’be (r.a) hadisinde anlatılan bir fiildir. Fıkıhtaki kaidelerden biri de şudur ki: Fiili olayları delil olarak kullanmak için o olayın geçtiği şartları ve bağlantılı olduğu meseleleri bilmek gereklidir. Muğire (r.a) hadisinde çorabın özelliklerinden daha  ziyade Rasulullah (s.a.s) yaptığı bir fiil anlatılmaktadır.
Çorap kelimesinden hareketle her türlü çoraba mesh edileceğini  söyleyen kişilere, çağımızın hadisçilerinden Nureddin Itr “Buluğul Meram” şerhinde şöyle demektedir:
“Gerçekte onların bu  görüşlerini desteklemek üzere bu hadisi delil olarak kullanmaları doğru değildir. Böyle yapmak, aşırı gitmek  ve şeriat hakkında ihmalkar davranmaktır. Daha önce açıkça ortaya konulduğu gibi, mestlerin üzerine mesh etmek mütevatir sünnetle ve caiz olduğuna dair icma ile sabit olmuş bir hükümdür. Mest dışındaki bir şey üzerine mest etmenin caiz olduğunu  söylemek doğru olmaz. Bu, ibni Abdilberr’in mestler üzerine meshin müddeti hakkında ifadesidir. Cumhurun, meshin  müddeti hakkında varit olan hadisleri anlamada takip ettikleri yöntem, bu hadisi anlamada araştırmacıyı aydınlatacak ve onu çoraplar üzerine mesh etmenin kayıtsız olarak caiz olmadığına dair delil olarak kullanmanın doğru olmadığını ortaya koyacak derecededir. …….İmamlar, çoraplar üzerine mesh etmek hakkında Muğire’nin hadisiyle amel etmemişledir….”(Nureddin Itr Buluğu’l-Meram Şerhi (1/168-9) çev. Ahmet Efe vdğ. Tahlil y.)  
İmam Tirmizi (rh.a)  Muğire b. Şu’be hadisinin hemen ardına şunları kaydetmiştir:
“Salih b. Muhammed et-Tirmizi’den işittim: Ebu Mukatil es-Semerkandi’den işittiğini söyledi diyor ki: “Vefatı ile sonuçlanan hastalığında Ebu Hanife’nin yanına girdim. Su getirtti ve abdest aldı. Ayakları çoraplı idi; çoraplarının üzerine mesh etti ve sonra şöyle dedi: “Daha önce yapmadığım bir işi bu gün yaptım, tabansız oldukları halde çoraplarımın üzerine mesh verdim.” (Tirmizi Sunen (1/90) Çev: Osman Zeki MollamehmetoğluYunus Emre y.)
Ahmed Muhammed Şakir (rh.a) Tirmizi (rh.a) Suneni’ne yaptığı tahkik de (1/169) Tirmizi nushalarının çoğunda bu sözlerin yer almadığını vurgulamıştır. Hanifi fıkıh kitaplarında bu sözlerin İmama nisbetiyeti “ruviye” rivayet olunur ki” gibi kesin olmayan bir dille ifade edilmiştir. O zaman Hanifi kitaplarının asıllarına  müracaat etmek gereklidir. Dr. Mehmet Boynukalın  İmam Muhammed (rh.a) “el-Asl” adlı eserini telif tarihini en erken hicri 155 senesinde olduğunu ifade etmektedir. Bu şu demektir; İmam Azam (rh.a) vefat ettikten 5 sene sonra “el-Asl” adlı eseri yazmıştır. Bu eserinde imam Azam (rh.a) altları deri kaplı çoraptan başkasına mesh olmayacağını belirtmiştir. İmam Muhammed bu tarihten sonra eserlerinin bir çoğunu yeniden gözden geçirmiştir. Yani iki kez gözden geçirdiği “el-Asl” adlı eserinde İmam Azam (rh.a) bu görüşünden döndüğünü ifade etmemiştir.(Bknz. Dr. Mehmet Boynukalın İmam Muhammed b. Hasan eş-Şeybani’nin Kitabu’l-Asl adlı eserinin tanıtımı ve Fıkıh usulü açısından Tahlili (sf/83-4) 1. Bsm 2009 Ocak y)
İmam Muhammed  İmam Azam (rh.a) görüşleri  Kitabu’l-Asl (1/81)’de zikretmiştir. İmam Tahavi (rh.a) Şerhu Meani’l-Asar da  konu ile ilgili olarak şunları kayd etmiştir:
“Ebu Hanifi’ye-yüce Allah’ın rahmeti üzerine olsun-gelince; o çoraplar sık dokunmuş, üstüne deri geçirilmiş ve böylelikle mestlerin durumuna gelmiş olmadıkça, çoraplara mesh edileceği görüşünde değildi.” (İmam Tahavi Şerhu Meani’l-Asar/Hadislerle İslam Fıkhı (1/313) çev. M. Beşir Eryarsoy Kitabi y)
 Bu konuda ayrıca İmam Cessas (rh.a)’da aynı görüşü dile getirmektedir. (Bknz Ahkamu’l-Kur’an (5/364-5) çev: Mehmet Keskin İ’tisam y)
 İmam Tirmizi (rh.a) Sunenin’de (1/90) 99 nolu Muğire b. Şube hadisinde İmam Şafii (rh.a) görüşünü şöyle kaydetmiştir:
“…Şafii, Ahmed ve İshak’ın kavli budur: “Kalın çoraplar üzerine tabansız bile olsa mesh edilir.”(Tirmizi Sunen (1/90) Çev: Osman Zeki Mollamehmetoğlu Yunus Emre y.)
İmam Tirmizi (rh.a) bu fıkhı konuları kimden aldığını “İlelu’s-Sağir” adlı eserinde şöyle ifade etmektedir:
“Şafii’nin görüşlerinin çoğunu ise; Hasan b. Muhammed ez-Zaferani, Şafii’den bize aktarmıştır. Abdest ve namazla ilgili konuları ise Ebu’l-Velid el-Mekki bize Şafii’den aktarmıştır. Ebu’l-İsmail et-Tirmizi ve Yusuf b. Yahya el-Kuraşi el-Buveyti’de Şafii’den aktarmıştır. Ve o, Yusuf b. Yahya, Rebi’nin Şafii’den rivayet ettiği bir çok şeyi nakletmiştir. Rebi bu konuda bize icazet verdi ve rivayet ettiği şeyleri bize yazdı.”(Suneni Tirmizi Tercemesi (3/326) çev: Abdullah Parlayan 1.bsm 2004 Konya Kitapçılık)
İmam Tirmizi (rh.a) Şafii Fıkhını güvenilir kişilerden öğrenmiştir. Lakin İmam Beyhaki (rh.a) İmam Şafii (rh.a) görüşlerinin öncesi ve sonrasını topladığı eseri “Marifetu’s-Sunen ve’l-Asar” adlı esrinde İmam Şafii (rh.a) bu görüşünden hiç bahis etmemektedir. Gözünden kaçtığını varsaysak bile İmam Şafii (rh.a) Mısırdaki fetvası tabanları deri kaplı olmayan çoraba mesh edilmeyeceği yönündeydi. İmam Şafii (rh.a) görüşleri için Buruc yayınlarının çıkardığı “el-Umm” (2/83-4) safyalarına bakınız.
Netice itibariyle bu imamlarımız altları deri ile kaplı olmayan kalın çoraplara mesh olmayacağını ifade etmişlerdir.
İbni Munzir (rh.a) çoraplar kalın olduktan sonra üzerine mesh edileceği görüşünde olanları şöyle zikretmiştir:
“Bu konuda Ata, Hasan ve İbnu’l-Museyyeb’in de kavli budur. İkisi (Hasan ve İbnu’l-Museyyeb): (Çoraplar) Sık dokulu olduğu zaman böyle (olacağını) söylemişlerdir.
Bu en-Nehai, İbni Cubeyr, Ameş, Sufyan, İbn Hayy, İbni Mubarek, Zufer, Ahmed ve İshak’ında dediğidir.
Ahmed dedi ki: Nebi (s.a.s) ashabından yedi veya sekiz (kişinin) fiilidir.
İshak dedi ki: Çoraplar üzerine mesh konusunda Nebi (s.a.s) ashabı ve onlardan sonra (gelen) tabiinden kimselerin önceki (devam edegelen) sünnetidir. Onların arasında bu konuda ihtilaf yoktur.
Ebu Sevr dedi ki: ikisiyle yüründüğü zaman ikisinin üzerine mesh edilir.
Yakub (İmam Ebu Yusuf) ve (İmam) Muhammed (b. Hasan eş-Şeybani). İkisi şeffaf olmayıp kalın oldukları zaman (üzerlerine mesh olur) dediler.(İbn Munzir el-Evsat (2/116-7) 2.bsm 2101/1431 Daru’l-Felah)
Ulema bu görüşe sahabenin  fiili olduğu için kani olmuştur. İmam Ebu Davud (rh.a) 9 sahabe ismi zikretmiş, İmam İbni Munzir (rh.a)’de 9 sahabe ismi vermiştir. Ortak isimler çıktığı zaman 13 sahabe ismine ulaşmış oluruz. Bizim tespitlerimize göre bu sayı 19’dur. İsimleri şöyledir:
“Muğire b. Şu’be, Ebu Musa el-Eşari, Ali b Ebi Talib, Ömer b. Hattab, Enes b. Malik, Bera b. Azib, Ebu Mes’ud el-Ensari (Ukbe b. Amr), Ammar b. Yasir, Bilal b. Rebah, Sad b. Ebi Vakkas, Ebu Umame el-Bahili, Sehl b. Sad, İbni Ebi Evfa, Abdullah b. Ömer, Ebu Hureyre, İbni Abbas, Amr b. Hureys, Abdullah ibn Mes’ud, Sevban (radiyallahu anhum)’dur.
Çoraplar üzerine mesh edilebileceğini savunan alimlerimiz adlarını zikrettiğimiz sahabelerin uygulamasını almış, çorapların yalnız kalın olmasını şart koşmuşlardır. Bunlarda sahabenin çoraplarının özelliklerini böyle bellediklerinden dolayı çorapların kalın olmasını şart koşmuşlardır. Çünkü Rasulullah (s.a.s) ve ashabı hiçbir zaman çıplak ayağa mesh etmemişlerdir. Ayaklarına giydikleri mestler deridendi. Mesh işlemi gerçekleştirildiğinde eldeki su deri mestten emilip ayağa ulaşmazdı. İşte çoraplarda bu özellikte olmalı eldeki suyu ayak derisine ulaştırmamalıdır. Eğer çorap kalın olursa bu sağlanır. İnce çoraplarda bu sağlanmaz, sanki çıplak ayağa mesh edilmiş gibi olur. Bu da abdestin gerçekleşmemesini ve kıldığımız namazların batıl olmasını gerekli kılar!!!
Bu aşamada günümüzdeki ince çorapların üzerine mesh meselesi de aydınlanmış olur. Çünkü bu işe cevaz verenler hadislerin ilk görüldüğünde anlaşılan manasını alarak sözde sünnetin esasına uymuş olduklarını iddia ederler. Halbuki Zahirilerin kabul ettiği adına kıyas demekten çekinip “delil” dedikleri usulü işletsek bile onların dediği gibi sonuç çıkmaz. O da şudur; Rasulullah (s.a.s) eğer çoraplara mesh etmiş ise o zaman deve, koyun, tiftik keçisinin yününden yapılan çoraplar giymiş olmalı. Peki bu gün giydiğimiz adına çorap dediğimiz ayak giysileri ile Rasulullah (s.a.s) zamanındakiler aynı olabilir mi? Kesinlikle hayır.
Bir de bu konuda İslam alimlerinin icma ettiği bir konu vardır ki oda çorapların kalın olmasıdır. Bunun delili de Ehli Sunnet ulemasının iki büyük aliminin ihtilaflara dair yazdığı kitaplarda ince çorap tabirinin kullanılmadığıdır. İmam Tahavi (rh.a) Hicri 321 de, İbni Munzir (rh.a) hicri 318’de vefat etmişlerdir. İmam Tahavi (rha) “İhtilafu’l-Ulema” İbni Müzir “el-Evsat Mine’s-Sunen ve’l-İcma ve’l-İhtilaf” adlı eserlerinde ulemanın bu konuyu konuştuğunu zikretmemişlerdir. İki müellifte çoraba mesh görüşünde olanların görüşlerinin şartı olarak “çorapların kalın” olma şartını zikretmişlerdir. Bu  da şunu göstermektedir ki, çorapların kalın olduğu üzerinde icma hicri 3. asır fakihleri ve muhaddisleri arasında gerçekleşmiştir. Dolayısıyla bu şartın dışında kalan her çorap üzerine mesh edilemeyecek bir konuma gelmektedir.
Ahmed el-Osmani et-Tahanevi (rh.a)’de hakkında  iki hüküm ortaya çıkmış bir fıkhi hüküm hakkında şunları kaydetmektedir:
“….Bir asrın müctehidleri herhangi bir mes’elenin hükmünde iki görüşe ayrılmışlarsa bir üçüncü görüşü benimsemek caiz değildir. Zira bu icma’ya aykırıdır…” (Ahmed Osman et-Tahanevi Hadislerle Hanifi Fıkhı (11/491) Çev: Huseyin Kayapınarı & İbrahim Tüfekçi Misvak y.)
Bu konuda Said Havva (rh.a) şunları söylemektedir:
“Peygamberimiz Sallahu Aleyhi ve Sellem zamanında ise çoraplar kalın idi. Öyle ise sadece çorap isminde ortak oldukları için ince çoraplar üzerine meshin caiz kılınmasında büyük sakıncalar vardır. (Eğitim Risalesi (sf/116-7) çev:Abdillah yıkılmaz Petek y. 1990 İst)WMüctehid imamlarımız çorapların üzerine belli şatlarla mesh edileceğini  söylemişlerdir. Daha önce de vurguladığımız gibi İmam Azam, İmam Şafii, İmam Evzai (rh.a) göre altları deri ile kaplı ve kalın  olan çoraplara mesh etmek caiz kabul edilmiştir. İmam Ebi Yusuf, İmam Muhammed, İmam Ahmed, İmam İshak, İmam Sufyan es-Sevri (rh.a) çorapların kalın olması kaydı ile çoraplara mesh edileceğini söylemişlerdir. Bu şu demektir ki İmamlarımız çorapların kalın olması meselesinde görüş birliğine (icma’ya) varmışlardır. Yalnız çorapların altına deri kaplanmış olma şartında ihtilaf etmişlerdir. Dolayısıyla İki tarafında kabul ettikleri görüşten hareketle ince çoraplar üzerine kesinlikle mesh etmenin olmayacağı ortaya çıkmış olmaktadır. Eğer böyle ince bir çorap üzerine mesh edilirse kişinin çorapları üzerine mesh edilecek çorapların özelliklerini üzerinde barındırmadığından çoraplar üzerine yaptığı mesh kabul olup yerini bulmaz ve kişi abdestte farz olan bir ameli yerine getirmediğinden abdestsiz sayılır. Bu şekilde kılmış olduğu namazların hepsi batıl olmuştur. Eğer kişi dini ve dini direği mesabesinde olan namazlarını korumak istiyorsa ince çoraplara mesh etmeyi terk etmelidir. Çünkü hiçbir fakihimiz bu işe cevaz vermemiştir. Fakihin onaylamadığı bir işi yapmakta dinde yoktur. Rasulullah(sas) şu sözüne kulak verelim: 
...عَن أَبِي هُرَيرَةَ،عَن رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ: مَنْ يُرِدِ اللهِ بِهِ خَيْرًا يُفَققِهُ فِي الدِين
“.....Ebu Hureyre(r.a)’dan, Rasulullah (sas) dedi ki: “-Allah kimin hayrını dilerse onu dinde fakih kılar.” ( Musnedi İshak b. Rahuveyh (sh/186) Hdsno: 435 &Beğavi Şerhu’s-Sunne(1/228) K.İlm Bab:- Hdsno:132 &Ahmed b. Hanbel(12/121)Hdsno:7194 Şuayb Arnavut: Şeyhayn’nin şartı üzerine  sahihtir.”demiştir. & Beyhaki Şuabu’l-İman (2/264)17.BabHdsno:1702=Muaviye(r.a)’dan & İmam Munziri Terğib ve Terhib (1/117) Hdsno: 100=Muaviye (r.a)’dan & Ebu Ya’la el-Mavsili (6/252)Hdsno:7343 Muaviye(r.a)’dan  uzun bir  hadisin arasında. & Ebu Davud  Tayalisi (2/314) Hdsno:1059Hadis sahih Muaviye (r.a)’dan  & Abd.b. Humeyd(1/334)Hdsno:412 Muaviye (r.a)’dan & İbn Mace (1/381) Mukaddime Bab:17 Hdsno:220 Ebu Hureyre(r.a)’dan & Hdsno: 221 Muaviye(r.a)’dan & Buhari(1/231) K İlm Bab:14 hdsno:13=Muaviye(r.a)’dan uzun bir hadistir.bknz. & Muslim (5/438) K.Zekat bab: 33 hdsno:100=Muaviye (r.a)’dan. & Ebu Avane(4/506)K.Cihad bab:- hdsno:7504/5 Muaviye (r.a)dan  uzun bir hadistir.  & İbn Hibban sahih et-Takasim ve Enva’ (5/407) Hdsno:4644 Muaviye  (r.a)dan. & Suneni İsfahani (1/148) hdsno:  360 Abdullah İbn Mes’ud(r.a)’dan Hdsno 362 Muaviye (r.a)’dan & Veki’ bin Cerrah Kitabu’z-Zuhd(2/481) Bab:32 Hdsno: 229 ( Ubeyd bin  Umeyr’den. & Bezzar Keşfu’l Estar (1/84)  K.İlm Bab. – Hdsno:138 Abdullah ibn Mes’ud(r.a)’dan & İbn Ebi Şeybe Musannef(7/325) K. Faraid Bab:2 hdsno: 1& Hdsno: 2 Muaviye(r.a)’dan Uzun bir hadistir. &Hdsno: 3 Abdullah İbn Mes’ud(r.a)’dan& Hdsno: 4  Ubeyd b Umeyr(Rh.a)den. &Abdurrezzak Musannef(10/338) K.İlim Bab:246 Hdsno: 21015 Ebu Hureyre(r.a)’dan. & Musnedi Şihab(1/224)Hdno: 253=Ebu Hureyre(r.a)’dan &Musnedi Şamiyun(1/99) Hdsno: 26 Muaviye(r.a)’dan. & Heysemi Mecmeu’z-Zevaid (1/339) K.İlim Bab: 9 Hdsno: 537 & İbn AbdilBer Camia beyanil ilm vel fadlihi (Sh/32)  hdsno: 70= İbn Ömer&Hdsno:71 Ömer b. Hattab (r.a)’dan  Farklı bir lafızla. & Hdsno: 72 Ebu Hureyre & hdsno: 73-74-75-76 Muaviye )
 Hadislere uymaktan daha ziyade hadisleri doğru anlayacak ondan hüküm çıkarma yetkisine sahip olanlara uymak esastır. İnce çoraplara meshi gündem yapanlar hadisle amel ettiklerini söylemektedirler ama bu hadislerden hüküm çıkaracak ilme ve yetkiye sahip değiller. Bu konu ile ilgili olarak Muhammed Avvame -Allah ömrünü uzatsın ayaklarını İslam üzere sabit kılsın- İbni Receb el-Hanbel (rh.a) şunları aktarmaktadır:
Hafız ibn Receb el- Hanbelî (v, 795) de “Fadlu İlmu-s’Selef  alel Halef”  adlı kıymetli risalesinin 9. sayfasında şöyle demiştir: “İmamlara ve hadisçilerin fakihlerine gelince, onlar sahih hadis ile ancak, o hadis ile sahabe ve ondan sonrakiler veya onlardan bir kısmı, tarafından amel edildiği takdirde amel ederlerdi. Ama onlarca, terkedilmesinde ittifak edilmiş olan hadîslerle amel etmek caiz değildir. Çünkü onlar hadisi, onunla amel etmemeyi gerektiren bir bilgiye sahip oldukları için terk etmişlerdir. Ömer b. Abdilaziz (v. 101) şöyle demiştir: “Sizden öncekilerinkine muvafık olan ictihadlara uyunuz, çünkü onlar sizden daha âlim idiler!”
Sonra 13. sayfada şöyle demiştir: “insan onlardan -imamlardan; eş Şafii (150-204), Ahmed (164-241) ve diğerlerinden sonra ortaya çıkan şeylerden sakınmalıdır. Çünkü onlardan sonra, yeni pek çok şey ortaya çıktı. Zahirîler ve benzerleri gibi, hadîs ve sünnete tâbi olma iddiasında olanlar çıktı. Halbuki onlar, farklı anlayışları sebebiyle imamlardan ayrıldıkları ve kendilerinden önceki imamların amel etmedikleriyle amel ettikleri için, sünnete son derece muhaliftirler.( Muhammed Avvame İmamların Fikhi İhtilaflarında Hadislerin Rolu (sf/50-1) çev:Hayri Kırbaşoğlu Kayıhan y.)
İmam Sufyanb. Uyeyne (rha)’nin şu sözüne kulak verelim o diyor ki: “Fakihlere tabi olmak dinin selametidir.” .( Muhammed Avvame İmamların Fikhi İhtilaflarında Hadislerin Rolu (sf/55) çev:Hayri Kırbaşoğlu Kayıhan y.)
 Neticede kardeşlerim İslam’ın Müctehid alimleri İnce çorap üzerine mesh edilmeyeceği üzerine İcma etmişlerdir. 1 milyon hadis bilen bir Muhaddis  ve fakih olarak İmam Ahmed mestlerin üzerine mesh edilmesi için çorapta kalınlık şartını aramıştır. Şimdi soruyoruz ince çorapların üzerine mesh konusunda fetva verenler İmam Ahmed (rh.a)’den daha çok mu  hadis biliyor? Ya da ondan daha mı fakihler? Kesinlikle İmam Ahmed’e yetişemedikleri gibi onu hadisçiliğinin yanından dahi geçemezler…
İnce çoraplara mesh kesinlikle caiz değildir. Çorap kalın olursa İmamlarımız; İmam Ebu Yusuf, İmam Muhammed, İmam Ahmed vdğ. göre üzerine mesh caiz olur. Bu gün bu şartları üzerinde taşıyan Kalın termal çoraplar imamlarımızın görüşüne uygun çoraplardır.
Eğer imamlarımızın ölçüleri alınmaz da çorap çoraptır anlayışı ile hareket edilirse ince kadın çorapları, fileli arası açık çoraplarda onların anlayışında mesh için kullanıla bilinir ki sapmanın ve selefin yolunu tahrifin açık bir ameli olur. Allah (c.c) bizi  böyle bir sapmadan korumasını dileriz.
 Bu yazıya İbni Kayyim (rh.a) İmam Ahmed (rh.a) şu sözlerle son verelim:
“ Ahmed b. Hanbel, oğlu Abdullah’ın rivayetine göre şöyle demiştir: “Bir kişinin elinde Resul-i Ekrem’in sözleri, sahabe ve tabiûnun ihtilaflı görüşleri olan eserler varsa o kişinin, ilim ehline sorarak, bu görüşlerden tercih edilmesi gerekeni öğrenmeden, dilediği gibi hareket etmesi, görüşlerden istediğini seçmesi caiz olmaz.”(İbn Kayyim İlamu’l-Muvakkiin (1/69) çev. Pehlül Düzenli Pınar y.)

 

 

 

logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

vuslatdergisi@gmail.com

Ihlamurkuyu Mahallesi Çakırlar Sokak No:11
Ümraniye / İstanbul