Merkezi İstanbul’da bulunan ve mazlum coğrafyalara yardım, faaliyetlerini devam ettiren sadakataşı derneğinin başkanı Sayın Kemal beyle yaptıkları faaliyetler hakkında bir röportaj gerçekleştirdik. Kemal bey halkımızın yardımlarını din, dil, ırk ayrımı yapmadan, bütün mazlum ve mustazaf bırakılan insanlara bu yardımları ulaştırma sorumluğunun bilincinde olduğununu söyledi. Sadakataşı ile yaptığımız röportajı beğeninize sunuyoruz.
1 – SADAKATAŞI’NIN KISACA FALİYETLERİNİ ANLATIRMISINIZ?
Derneğimiz 2010 yılında kurulmuş, insani yardım alanında faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşudur. Sadakataşı olarak din, dil, ırk ayırt etmeksizin tüm garipler, mazlumlar, ötelenmişler ve geride kalmışların yüreklerinde ‘yalnız değiliz’ duygusunu oluşturabildiğimiz bir dünya düzeni için yardım çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Naif ve estetik yardımlaşma kültürü, ‘sadaka taşları’ modelini örnek alarak isim ve vizyonumuzu oluşturduk. Yoksullar, garipler, yetimler için kalıcı projeler yapıyoruz. Kuraklığın hüküm sürdüğü, yer altı ve üstü sularının kirli olduğu coğrafyalarda temiz, içilebilir su kuyuları açıyoruz. Savaşlar, felaketler, hastalıklar gibi nedenler ile ailesini kaybetmiş yetimlere sahip çıkarak hayata kazandırıyoruz. Kötü sağlık koşulları, beslenme, coğrafi koşullar ve yaşlılık gibi nedenlerin körlüğe yol açtığı katarakt hastalarını tedavi ederek gören gözleri olmak için çabalıyoruz. İnsanı, insanca yaşamaktan alıkoyan engelleri kaldırmak için mücadele veriyoruz. Afet ve savaş hallerine hazırlıklı olarak, ihtiyaç anında sıkıntılı bölgelere acil olarak yardım ulaştırıyoruz. Zulme uğrayan insanların onur ve itibarını da korumaları için uluslararası politikalara etki etmeye çalışıyoruz. Kime yardım sorusuna, ihtiyacı olan herkese diyebilmek için çalışmalarımıza profesyonel ekibimiz ve gönüllülerimizle beraber aralıksız devam ediyoruz.
2 - FALİYET ALANLARINIZDA KALICI FALİYETLERİNİZ VAR MI? VARSA NASIL BAHSEDERMİSİNİZ?
Elbette kalkınmaya yönelik çalıştığımız bölgelerde kalıcı faaliyetler gerçekleştiriyoruz. Bu faaliyetleri yaparken bölgenin asıl ihtiyaçlarını gözetip ona göre bir strateji geliştiriyoruz. Bunlara örnek vermek gerekirse başta Tanzanya’da 2017 yılında açılışını yaptığımız Külliyeyi örnek verebiliriz. Bu külliyede hem camii hem su kuyusu hem okul hem de yetimhane olmak üzere büyük bir kompleks olarak inşa ettik. Sri Lanka’da Şehit Halil Kantarcı Yetimhanesi, Vietnam’daki Hz. Aişe (r.a.) İslami Eğitim Merkezi, Burkina Faso’da 30 bin kişi için hizmete açtığımız Şimal Vakfı Sağlık Merkezi ve Dünya’nın çeşitli noktaların da aralıksız yaptığımız camiler ve su kuyuları kalıcı projelerimize örnek olarak verebiliriz. 2019 Yılında Bangladeş’te başladığımız Gelir Temini Projesi ise ihtiyaç sahibi ve işsiz ailelere rikşa (bisikletli taksi) ve dikiş makinası (kumaşla beraber) yardımında bulunarak iş ve istihdam imkânı oluşturmaya başlamış bulunmaktayız.
3- BÖLGELERDEKİ ÇALIŞMALARINIZDA NEGİBİ ZORLUKLARLA KARŞILAŞIYORSUNUZ?
Sadakataşı Derneği olarak, 40 civarında ülke de yardım faaliyetleri sürdürüyoruz. Bu faaliyetlerin planlanması ve eksiksiz bir şekilde uygulanması bir yana faaliyetlerin yürütüldüğü çoğu ülke içerisinde savaş, siyasi karışıklık, fakirlik ve istikrarsızlık gibi negatif faktörlerde oluyor. Bu sebepten çalışmalarımızda zorluklarla karşılaşa biliyoruz. Kriz ve savaş bölgelerinde yeri geldiğinde güvenlik, iletişim ve ulaşım gibi birçok zorluğu göze alarak ihtiyaç sahiplerine ulaşıyoruz. Afrika’nın altyapı yetersizliğinden dolayı patika ve engebeli yolları kullanıyoruz. Bulaşıcı hastalıklar riskiyle karşı karşıya kalabiliyoruz. Zaman zaman bazı ülkelerin değişen politikaları ve siyasi ortamları nedeniyle izinler almada sorunlar yaşayabiliyoruz. Dernek olarak yılların vermiş olduğu birikim ve saha tecrübesi ile uzman personelimizin de katkılarıyla bu riskleri minimuma indirerek üstesinden geliyoruz.
4- ÇALIŞMA YAPTIGINIZ ÜLKELERİN HÜKÜMETLERİ ARANIZDA İLİŞKİNİZ NASIL OLUŞUYOR?
Yardım faaliyetlerimizi partner kuruluşlar aracılığıyla yapmaktayız. Çalıştığımız köklü ve alanında önde gelen kuruluşlar sayesinde açılışını yapmış olduğumuz projelere ülkenin mülki ve idari yöneticileri ile siyasilerini getirebiliyoruz. Çalıştığımız ülkelerde insani yardım alanında yapılan seminer ve programlara davet edilerek yaptığımız projeleri resmi makamlara göstererek ikili ilişkilerimizi geliştirip birçok konuda destek görebiliyoruz. Ayrıca ülkemizin bu bölgelerde görevlendirmiş olduğu büyükelçilerimiz ve TİKA sorumlularıyla, yapmış olduğumuz projeler hakkında istişarede bulunmaya özen gösteriyoruz.
5- ÇALIŞMA YAPILAN BÖLGELERİN TESPİTİNİ NASIL BELİRLİYORSUNUZ?
2010 yılından itibaren derneğimiz birçok coğrafyada insani yardım faaliyetleri sürdürüyor. Öncelikli olarak insani krizin yoğun yaşandığı yerlerde yardım çalışmalarına yöneliyoruz. Bazen derneğimize gelen talepler üzerine hareket ediyoruz. Yılların vermiş olduğu tecrübeyle bölgelerde ne gibi sorunların yaşandığına vakıf oluyoruz. Ayrıca ekiplerimiz gittikleri bölgelerde raporlar hazırlıyorlar. Bu raporlar doğrultusunda yardımlarımızın yönelimini sağlıyoruz.
Yardım faaliyetlerimizi 3 ana başlık adı altında düzenliyoruz. Birincisi savaşlar ve krizler sebebiyle zor günler geçiren Suriye, Arakan,Yemen gibi bölgeler. İkincisi doğal afetler ve kuraklığın baş gösterdiği Afrika ülkeleri ve deprem, sel gibi felaketlerin sık sık yaşandığı Güney Asya bölgeleri. Üçüncü bölgeyse unutulmuş İslam Coğrafyaları olarak nitelendirdiğimiz Balkanlar, Kafkaslar ve Uzak Asya ülkeleri diyebiliriz.
6- BÖLGELERDEKİ PARTNERLERİNİZ HER ZAMAN YARDIM DERNEKLERİMİ OLUYOR?
Bölgelerde yapmış olduğumuz yardım çalışmaları genellikle bölgede bulunan köklü ve saygın yardım kuruluşları ile birlikte oluyor. Bazen derneğimize gelen talepler üzerine ülkelerle irtibata geçiyoruz. Ülkelerden gelen STK’lardan ve resmi makamların talepleri üzerine bölgelere gidip değerlendirme yapıyoruz. Derneğimizin bünyesinde bulunan profesyonel ekiplerimiz de yardım faaliyetlerine katılıyor. Ayrıca Balkanlar ve Kafkasya’da yardım kuruluşları haricinde Müftülükler aracılığıyla da yardım ulaştırabiliyoruz.
Derneğimiz Körfez ülkeleri ve Avrupa’dan STK’lar ile beraber bazı bölgelerde ortak projeler gerçekleştiriyor. Örneğin Belçika’dan bir yardım kuruluşuyla birlikte hayata geçirdiğimiz, Bangladeş’te Arakan’lı yetimler için bir yetimhane projesinin açılışını önümüzde ki günlerde gerçekleştireceğiz.
7- DİĞER YARDIM DERNEKLERİYLE YARDIM FALİYETİ YAPACAĞINIZ YERLERDE İSTİŞARENİZ OLUYORMU?
Gerek kamu kurumları gerekse Türkiye’den değişik STK’lar ile beraber bölgelerde yapmış olduğumuz çalışmalarda ihtiyaç halinde istişareler ve ortak faaliyetler yapabiliyoruz. Derneğimiz özellikle TİKA, Yurtdışı Türkler Başkanlığı (YTB), Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Türkiye Maarif Vakfı kurumlarıyla yurtdışında özellikle kalıcı projelerde birçok faaliyete ortak olarak imza atmıştır. Ayrıca Türkiye’deki STK’lar ile geçtiğimiz ay Kızılay’ın öncülüğünde Sudan’da sel felaketi sebebiyle ortak bir yardım dağıtımı da gerçekleştirerek bölgeye yardım ulaştırdık.
8- MADDİ YARDIM YANINDA MANEVİ YARDIMLAR KONUSUNDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
Unutulmuş İslam Coğrafyalarında ulaştırmış olduğumuz yardımlarla, azınlık durumunda yaşayan kardeşlerimize yalnız olmadıklarını hissettiriyoruz. Asimilasyon ve kimlik kaybı yaşamamaları için kardeşlerimize ramazan ve kurban dönemleri dışında da düzenli yardım ulaştırıyoruz. Dini vecibelerini yerine getirmeleri ve eğitim görmeleri için kalıcı projeler inşa ediyoruz. Dini kaynak yetersizliği çeken ülkelerde yerel dillere çevirdiğimiz Kur’an-ı Kerim’leri ve dini bilgiler kitaplarına kardeşlerimize dağıtarak İslamiyet’i içselleştirerek öğrenmelerine yardımcı oluyoruz.
9- İSLAM COĞRAFYASINDA YETİMLER HAKKINDA ÇALIŞMANIZ VARMI KISACA BAHSEDERMİSİNİZ?
Kendisi de bir yetim olan Peygamber efendimizin tavsiyesiyle hareketle dernek olarak yetimler için yardım faaliyetleri gerçekleştiriyoruz. İslam Coğrafyasında yaşanan savaşlar, yoksulluk ve doğal afetler sebebiyle ailesini kaybeden yüz binlerce korunmasız çocuk var. Bizler 8 ülkede yürüttüğümüz yetim yardımları kapsamında yaklaşık bin çocuğumuzun düzenli bakımlarını üstlenerek onlara eğitim, sosyal faaliyet, barınma, giyim gibi alanlarda destek oluyoruz. Yetimlerimize anne, babası olamasak ta veliliklerini ve koruyuculuklarını üstlenerek onları geleceğe hazırlıyoruz. Düzenli yetim bakımlarımız dışında yıl içerisinde yapmış olduğumuz projelerle birlikte on binlerce yetime dolaylı olarak yardım ulaştırıyoruz. Dünya genelinde ilgilendiğimiz yetim çocuklarımıza vermiş olduğumuz eğitim çalışmaları yanında psikolojik destek vererek, gezi programları düzenleyerek ve kültürel aktiviteler düzenleyerek ve meslek edindirme projeleriyle yetişmelerine katkıda sağlıyoruz.
10- SAVAŞ BÖLGELERİNDEKİ FALİYETLERİNİZ NASIL SAĞLIYORSUNUZ?
İnsani yardım çalışmalarının en zor ve meşakkatli yapıldığı yer olan savaş noktalarında bulunan partner kuruluşlarımızın bölgeyi iyi bilmeleri, yaşanan savaşla birlikte halkın öncelikli olarak neye ihtiyaç duyulduğunu bize bildirmesiyle faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Kriz bölgelerinde anında ulaşarak o bölgedeki ihtiyaca cevap vermeye gayret ediyoruz. Savaş bölgelerinin getirdiği riskler var. Irak’ta, Filistin’de, Yemen’de ve Suriye’de partnerlerimizin de desteğiyle ulaşarak o bölgelerde zor koşullar altında bu çalışmaları sürdürmeye gayret ediyoruz. Doğal olarak savaş bölgelerine girişlerde zaman zaman sorunlarla karşılaşıyoruz ama bu sorunları bütün alternatifleri şartları zorlayarak mutlaka bu bölgelere ulaşma konusunda inatçı ve ısrarcı davranarak çözüyoruz. Bizim vazifemiz o insanlara yardım ulaştırmak. Savaş bölgelerinde yaşanan çatışmalar sebebiyle ölüm tehlikesi geçirmiş, yapılan bombalı saldırılardan son anda kurtulmuş veyahut çatışma bölgelerindeki kontrol noktalarından geçerken tutuklanmış sorguya çekilmiş arkadaşlarımız var. Ancak bütün bu çalışmaları bu zor şartlara rağmen sürdürmeye gayret ediyoruz. Diplomasinin tıkandığı yerlerde bölgedeki yerel dinamiklerin desteğiyle sorunları aşmaya çalışıyoruz. Bölgedeki köklü geçmişi olan camialar ve kanaat önderleri aracılığıyla buradaki sorunları aşmaya çalışıyoruz.Ayrıca bölgeye daha önceden giden ekiplerimizin hazırlamış oldukları rapordan istifade ederek bölgeye yardım ulaştırıyoruz.
11-Son olarak Vuslat Dergisi okuyucularına ne söylemek istersiniz?
Siz değerli Vuslat camiasına özellikle İslam Coğrafyasında devam eden krizler sebebiyle göstermiş olduğunuz duyarlılıktan dolayı teşekkür ediyoruz. Yaşadıkları göçler, savaşlar, salgın hastalıklar ve siyasi krizler gibi sebeplerle milyonlarca kardeşlerimizin mülteci olduğu, şehid düştüğü, büyük sorunlar yaşadığı dönemlerde siz değerli okurlarınızla birlikte yapmış olduğunuz gayretli yardımlar ve desteklerle kamuoyu oluşmasına katkı sağladınız. Yapmış olduğunuz değerli desteklerin devamını temenni ediyoruz.


