21 Ocak 2022 - Cuma

Şu anda buradasınız: / “SEN OLMASAYDIN ÂLEMLERİ YARATMAZDIM” SÖZÜ ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA
“SEN OLMASAYDIN  ÂLEMLERİ YARATMAZDIM”  SÖZÜ ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA

“SEN OLMASAYDIN ÂLEMLERİ YARATMAZDIM” SÖZÜ ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA Seyfulislam ÇAPANOĞLU

   yani uydurma hadisin ne olduğunu aktaralım. Abdulfettah Ebu Ğudde (rh.a) bu konuda şunları söylemektedir:
“Rasulullah (s.a.s)’e ait olmadığı halde bu uydurma sözlere neden hadis dendiğini İmam Hafız es-Sahavi “el-Makasidu’l-Hasene fi Beyani Kesirin mine’l-Ehadisid’Daire ale’l-Elsine ‘de şöyle açıklar: “…Lügat manası yönüyle o da hadistir (sözdür) aynı zamanda uyduranın iddiasına göre araştırıp halini ortaya koymadan önce zahiren her ne kadar istilahen hadis olmasa da, hadistir.” (Mevzu hadisler (sf/52) çev: Enbiya Yıldırım İnsan y.)
 Bu sözden anlaşılması gerekli olan şey, hali ortaya çıkmadan ve Rasulullah (s.a.s) adına söylendiğinden dolayı böyle sözlere “hadis” denmiştir. Ama bu hadis kelimesi sözlük manası olarak anlaşılmalı asıl anlamıyla Rasulullah (s.a.s) ait söz manasında İslam’da kullanılan manası kasd edilmemektedir.
 Hadis konusunda dikkat edeceğimiz diğer bir şey de şudur:
“…Abdan b. Osman’ı şöyle derken işittim: Abdullah b. Mubareği: “İsnad dindendir. Eğer isnad olmasa idi muhakkak her isteyen İstediğini söylerdi; derken işittim.”(Muslim (1/42) Mukaddime Bab: 5 Hdsno:- )
Bu girişten sonra bu sözü tahlil edebiliriz. Sözün metni şöyledir:
لَوْلاكَ لَمَا خَلَقْتُ الأَفْلاكَ 
= “Sen olmasaydın alemleri yaratmazdım.” (Aliyu’l-Kari el-Masnu Fi Marifetu’l-Hadisu’l-Mevdua (sh/212) Hdsno: 255 = Sağani uydurma demiştir. & İbn Cevzi Kitabu’l-Mevduat (1/288-9) Kitabu’l-Fedail ve’l-Mesâlib & İbn Cevzi Kitabu’l-Mevduat(2/ 18) Kitabu’l-Fadail ve’l-Mesalib Bab: 8 hdsno: 549 Tahkik : Nureddin Boyacılar & Şevkani el-Fevaidu’l-Mecmu’a fi’l-Ahadisu’l-Mevdua (sh/326) Hdsno: 18/1012 & İmam Suyuti el-Leali’l-Mesnuah fi Ahadisu’l-Mevdua (1/249) İbni Cevzi (rh.a)’nın naklini aynen aktarmıştır. & Elbani Silsiletu’l-Ahadisu’d-Daifa ve’l-Muevdua (1/450-1) Hdsno: 282 Mevzu uydurma demiştir. & Mevsuatu’l-Ahadis ve’l-Asar ed-Daif ve’l-Mevduah (8/367) Hdsno: 21071 ve 21072 Şu lafızla = 
لَوْلَاكَ مَا خَلَقْتُ الجَنَّةَ وَ لَوْلَاكَ مَا خَلَقْتُ النَّار 
= “Şayet sen olmasaydın cenneti yaratmazdım. Şayet sen olmasaydın Narı(cehennemi) yaratmazdım.” Hdsno: 21073 şu lafızla:
الدُّنْيَا لَوْلَاكَ مَا خَلَقْتُ 
= Şayet sen olasaydın dünyayı yaratmazdım” & Acluni Keşfu’l-Hafa 82/191) Hdsno: 2123 Şu lafızla: 
لَوْلَاكَ لَوْلاكَ مَا خَلَقْتُ الأَفْلاكَ
= Şayet sen kesinlikle sen olmasaydın alemleri yaratmazdım.” & Harun Ünal Uydurma hadisler (1/87) Hdsno: 29 Mirac y. & Kültürümüzü şekillendiren Hadisler (sf/ 178) Hdsno: 235 Nihat Dalgın-Yunus Macid Etüt y. & Ali Yardim Mesnevi Hadisleri (sf/223) Hdsno: 124 2008 Damla y. Deylemi Musnedu’l-Firdevs (5/ 227) Hdsno: 8031 =Şu lafızla: İbni Abbas: Allah Azz eve Celle dedi ki: İzzetime ve Celalime yemin olsun ki, şayet sen olmasaydın cenneti yaratmazdım. Şayet sen olmasaydın dünyayı yaratmazdım.” & İbni Hacer Firdevsu’l-Ahbar (5/338) Hdsno:8095)
Bu hadisi İbni Cevzi (rh.a) uzun bir şekliyle Mevzuatın da zikretmiştir. Onun lafzı şöyledir: 
الدُّنْيَا لَوْلَاكَ يَا مُحَمَّد مَا خَلَقْتُ 
= “Ey Muhammed şayet sen olmasaydın dünyayı yaratmazdım.” Şeklinde gelmektedir. Hadisi uzun şekliyle aktaran imam İbn Cevzi hadise dair şunları zikretmiştir:
“Bu hadis uydurmadır. Bunda şüphe yok. İsnadında meçhuller (yani kendilerinin adalet ve zabt noktasında tanınmayan kişiler) ve zayıflar vardır. Zayıflardan Ebu Sukeyn ve İbrahim bin Yesî vardır. Darekutni dedi ki: Ebu’s-Sukeyn zayıftır. İbrahim ve Yahya el-Basri metruk (rivayetleri alınmayan)tur. Ahmed b. Hanbel dedi ki: Biz Yahya el-Basri’nin hadislerini yaktık. Fellas dedi ki: O yalancı idi, uydurma hadisler rivayet ediyordu. Darekutni’de dedi ki: O Metruktur.” (İbn Cevzi Kitabu’l-Mevduat (2/ 19) Nureddin Boyacılar tahkiki. Edvau’s-Selef bsk.)
Bu hadis hadisi bilen âlimlerin gözünde ve ilmi gerçeklikte Rasulullah (s.a.s) adına uydurulmuş bir hadistir. Ama işi bilmemekte ısrar eden kişiler bunun hadis olduğunu da ısrar etmektedirler, ama delilleri olmadan bu konuda dayandıkları da İsmail Hakkı Bursevi’nin söyledikleridir.
Seyyid Avcı “Sufilerin hadis anlayışı Bursevi örneği” adlı çalışmasında şunları kaydeder:
“Bursevi “Levlake” hadisinin aslının olmadığını söyleyen muhaddis ve fakihlere karşı acı konuşur. onları ilahi sırlardan haberi olmayan maksuda ulaşamayan bir zümre olarak görür ve: “ İşte nazar eyle ulema-i zahirinin tuğyanlarına ki her mana-i latife ki havsala-i şuurlarına guncayiş (sığma) bulmayan hadleririni tecavüz edip redde musaraat ederler. (Kitabu’s-Suluk vr. 3a-b) (Seyyid Avcı Sufilerin Hadis anlayışı Bursevi örneği (Sf/103) Ensar y. 2004 Konya)
İsmail Hakkı Bursevi’nin hadisi anlamadığını ifade ettiği kişiler Aliyu’l-Kari, İmam Suyuti, İbni Cevzi, İmam Sağani gibi alimlerdir. Aliyu’l-Kari (rh.a) bunu “Masnu” adlı eserinde zikretmiştir ki bu şu manaya gelir ulema bu hadisin uydurma olduğu üzerinde icma etmiştir. Varın gerisini siz düşünün!
Seyyid Avcı kitabın başka bir yerinde konu ile ilgili olarak şunları kaydetmektedir:
1. Sen olamasaydın Felekleri yaratmazdım Hadisi:
Bütün âlemlere rahmet olarak gönderilen son peygamber Hz. Muhammed (s.a.s)’ın fazilet ve meziyyeti her şeyin üstündedir. Hz. Peygamberin yüce mertebesini, üstün şahsiyetini beyan eden sayısız ayeti kerimler ve hadisi şerifler vardır. Ne var ki bunlar içinde “Sen olmasaydın kâinatı yaratmazdım” şeklindeki kudsi hadis İslami Türk edebiyatında yukarıda olduğu gibi Müslüman şairlerin şiirlerini süslemede ayrı bir şöhret kazanmış, diğer yandan mutasavvıf âlimlerin Hz. Peygambere olan sevgilerini dile getirmede adeta bir darb-ı mesel halini almıştır.
“Lavlake” sözünün manasına bakanlar bu sözü kudsi hadis olarak ifade etmekten büyük bir haz duymuşlar, fakat aynı sözün Hz. Peygambere ulaşan isnadına nazar edenler bu kanaate ortak olamamışlardır. Zira Muhaddislere göre, bu hadisin sahih bir isnadı bulunamamıştır.
Hadisçilerden Sağani (ö.650/1252),Aliyyu’l-Kari (ö.1014/1605) ve Şevkani (ö. 1250/1834) hadisin mevzu olduğunu ifade ederken Acluni (ö.1162/1749) hadis olmasa da manasının doğru olduğunu belirtmiştir.
Sufilere özellikle Bursevi’ye göre “Levlake” mutlak surette hadistir. Nitekim Bursevi, Ferahu’r-Ruh adlı eserinde bu durumu şöyle açıklamaktadır:
“Levlake” hadis-i Kudsidir. Bu hadisi şerif eğerçi bazı huffaz ve fukaha katında sabitu’l-Asl değildir. Velâkin inde’l-cumhur şâyi ve mutevatirdir. (Ferah1,16)”
Bursevi aynı eserin bir başka yerinde Allah Teala’nın Mirac gecesi Rasulune bu sözle hitab ettiğini söylemiş ayrıca Beyhaki (ö. 458/106) ye atfen naklettiği benzer bir hadiste Allah Teala’nın, Adem (a.s)’e “Levla Muhammed ma halektuke: Eğer Muhammed olmasaydı seni yaratmazdım.” Buyurduğunu belirtmiştir (dipnot 1093:Beyhaki Delail V.489 Beyhakiye göre hadis zayıftır. İbni Main Ahmed b. Hanbel, Nesai gibi muhaddisler senedindeki ravilerden Abdurrahman b. Zeyd’in zayıf olduğunu söylemişlerdir. Beyhaki Delail V.489dp; Ruhh II 255 v 439) Aynı hadisi hakim (ö.405/1014) Mustedrikin de tahriç etmiş “İsnadı sahihtir” demiş olmasına rağmen Zehebi (ö.748/1347) bunu mevzu olduğunu söylemiştir. İbni Kesir (ö.774/1373)’in Tarihinde batıl olarak değerlendirdiği bu habere İbni Hacer (ö.852/1448) Lisanu’l-Mizan’nin da muvafakat göstermiştir.
Bursevi sıhhatinde hiç tereddüd etmediği “Levlake” hadisini değişik eserlerinde zikretmiş hemen hemen aynı manaya gelen sözleriyle hadise yorumlar getirmiştir. (…….)
Sonuç olarak “Levlake” hadisinin muhaddislere göre sahih bir isnadı bulunmamasına rağmen Bursevi’ye göre bunun sahih olduğunu bu hadiste Rasulullah’ın (s.a.s) Allah katındaki değerini ifade edildiğini görmekteyiz…” (Seyyid Avcı Sufilerin Hadis Anlayışı Bursevi Örneği (Sf/204-7) Ensar y. 2004 Konya & Ayrıva bakınız Seyyid Avcı İbn Arabî’nin Hadis Anlayışı (sf/147) 2005 Ensar y.)
Muhittin Uysal “Tasavvuf Kültüründe Hadis” adlı kitabında şunları kaydetmektedir:
“Sen olmasaydın bu kainatı yaratmazdım”
Haberin İbn Arabî (638/1240) tarafından nakledilen lafzı “Sen olmasaydın ey Muhammed; ne gökyüzünü, ne yeryüzünü, ne cenneti ne de cehennemi yaratırdım.” şeklindedir.
Ali el-Kari, Acluni ve Şevkani hadis hakkında Sağani’nin “Uydurmadır” hükmünü naklettikten sonra ibni Hacer, Ali el-Kari ve Acluni “Hadis değilse de manası sahihtir.” Açıklamasını yapmışlardır. Benzer bilgileri nakleden Leknevi ve Elbani de onun uydurma olduğuna hükmetmişlerdir. İzmirli İsmail Hakkı da onun hadisçiler tarafından Peygamber sözü kabul edilmediğini tesbit etmiştir.
Rivayetin mana olarak aynı olmakla birlikte küçük lafız farklılıkları ile çeşitli şekilleri nakledilmiştir:
Bu rivayetlerden İbn Abbas’a aid olduğu bildirilen ve Kaynağı itibariyle merfu olan birine göre Cibril Peygamber (s.a.s)’e gelmiş ve “Ey Muhammed sen olmasaydın ne cennet ne cehennemi yaratırdım” demiştir. Yine Ali- el-Kari’nin söylediğine göre İbni Asakir rivayeti, “Sen olmasaydın, dünya yaratılmazdı.” şeklindedir.
Lafızlarında farklılık bulunsa da mana itibariyle aynı olan hadislerin uydurma oldukları kesindir. Nitekim yukarıdakiler dışında kalan mevzuat kitapları da bu hadislere yer vermişlerdir. (Muhittin Uysal Tasavvuf Kültüründe Hadis (sf/280-1) Yediveren y. 2001 Konya)
Acluni, Aliyu’l-Kari, İbni Hacer (rh.a) gibilerin “hadis değilse de manası sahihtir” gibi sözlerinin hadis ilmi açısından bir değeri yoktur. Bu söylemler işi bilmeyen insanlarca sanki hadisin bir aslı varmış gibi algılanır, bu yanlış bir anlayıştır.
Kadi İyad (rh.a) Şifa-i Şerif adlı esrini Şerh eden Yaşar Kandemir orada şunu kaydetmektedir.
“Eş’arî kelâm âlimi Ebû Bekir İbni Furek’in (v. 406/1015) Müşkilü’l-hadis ve beyanihi adlı eserinde, hiçbir senedi bulunmayan uydurma rivayetleri açıklamaya çalışmasını, hakkı batıla karıştırmalarıyla bilinen Ehl-i Kitabtan nakledilen rivayetleri ele alıp tenkit etmesini âlimler yadırgamışlardır. Esasen o, bu tür rivayetlerden hiç söz etmemeliydi: onların zayıf olduğunu belirtip geçmesi yeterliydi. Çünkü bir rivayetin “Müşkil”i yani anlaşılması ve açıklanması zor olan yönü üzerine konuşmak demek, ondaki karışıklığı ve anlaşılmazlığı gidermek demektir ki, buna da gerek yoktu. Aslında böylesi rivayetleri kaldırıp atmak, ondaki karışıklığı gidermenin ve nefsi rahatlatmanın en iyi yoludur.” ( Şifa-i Şerif Şerhi(3/401) M.Yaşar Kandemir Tahlil y.)
İbni Furek (rh.a) Yaptığını alimler hoş görmemiştir. Bir diğer örnekte “Vatan sevgisi imandandır “ diye nakledilen sözün açıklamasında yer almaktadır. Onu da nakledelim:
“Vatan sevgisi imandandır.”
Zerkeşi dedi ki: Vakıf olamadım.
Es-Seyyid Muuniddin es-Safavi dedi ki: Sabit değildir. Ve denildi ki: O, seleften bazılarının sözüdür.
Es-Sehavi dedi ki: Vakıf olamadım, Manası sahihtir.
Menafi dedi ki: Manasının sıhhatine dair olan iddia acayiptir. Vatan sevgisi ile iman arasında bir birliktelik yoktur. O reddedilir.( Esraru Merfua’ fi Ahbarur mevdua (sf/189) Tahkik: Muhammed Latif es-Sabbağ 2.bsm 1986/1406 Mektebetu’l-İslami Beyrut)
 Menafi (rh.a) dediği gibi eğer hadis sabit değilse o reddedilir. Ölçü bu olmaz ise işi bilmeyen insanların kafası karışır.
Bu konuda Beyhaki (rh.a) “Delailu’n-Nubuvve” adlı eserinde nakledileni de aktaralım:
“… Ömer b. Hattab ‘dan dan dedi ki: Rasulullah (s.a.s) dedi ki:
“Âdem hata işlediğinde dedi ki: “Ya Rabbi senden Muhammedin hakkı için beni afv etmeni istiyorum.” Allah Azze ve Celle dedi ki: Ey Âdem onu yaratmamışken Muhammedi nasıl bildin? Dedi ki: “ Şüphesiz ki Sen Ya rab beni iki elinle yaratıp ruhundan üflediğinde başımı kaldırıp Arşın direkleri üzerinde “Lailahe illallah Muhammedu’r-Rasulullah” yazıldığını gördüm. Bunun üzerine bildim ki şüphesiz sen sana en hoş gelen yaratılmıştan başkasının ismini kendi isminin yanına ilave etmezsin.” Bunun üzerine Allah Azze ve Celle dedi ki: Doğru söyledin ey Âdem. Şüphesiz o yarattıklarım içerisinde bana en hoş gelendir. Onun hakkı ile benden istendiğin zaman seni affettim. Ve şayet Muhammed olmasaydı seni yaratmazdım.”( Beyhaki Delailu’n-Nubuvve (5/489) 1. Bsm 1988/1408 Daru’l-Kutubu’l-İlmiyye Beyrut Lubnan & Elbani Silsiletu’l-Ahadisu’d-Daifa ve’l-Mevdua /1/88) Hdsno: 25 mevzu & İbni Kesir el-Bidaye ve’n-Nihaye-Büyük İslam Tarihi- (1/108) çev: Mehmet Keskin Çağrı y.& Mustedrek (sh/837) K. Ayetu Rasulullah(s.a.s)…. Bab:1642) Hdsno:4286 & Hakim Mustedrek (6/277-8) K. Delailu’n-Nubuvve Bab: 1635 Hdsno:4286 Konevi y. & Hakim Mustedrek (3/1271-2) K. Ayatu Rasulullah (s.a.s)…. Bab:- Hdsno: 4281=Zehebi Telhisde dedi ki: Bilakis mevzudur….Daru Fikr 20022/1422 Beyrut Lubnan & İmam Suyuti ed-Durru’l-Mensur (1/256) ) ocak y.)
Hakim (rh.a) Mustedrik’ini Tahkik eden Ebu Abdullah Addusselam b. Muhammed b. Ömer Alluş bu hadise şu notu düşmüştür:
“Zehebi Telhisinde der ki: Uydurmadır, Abdurrahman da vahi bir ravidir. Ayrıca Abdullah b. Muslim el-Fihri’nin kim olduğunu bilmiyorum. Diğer taraftan Abdullah’ı Mizanu’l-İtidal’de zikrettikten sonra ona aid şu haberi de zikretmiş ve hadisi Beyhaki Delailu’n-Nubuvve’de rivayet etmiştir”demektedir.
Hafız İbni Hacer’de Lisanu’l-Mizan III,360’da şunları söylemektedir. Bunun kendisinden önceki kişi olduğunu uzak bir ihtimal görmüyorum. Daha önce zikrettiği kişi ise Abdullah b. Muslim b. Raşide’dir. Bununda İbni Hibban hadis uydurduğunu ve onun rivayet ettiği hadisleri yazmanın helal olmadığını belirterek zikretmiş, ayrıca onun İbn Hutbe’den uydurma bir nüsha rivayet ettiğini de zikretmiş bulunmaktadır.” (Hakim Mustedrek (6/278)Çev: M. Beşir Eryarsoy 2013 Konevi y. Konya)
 İmam Zehebi (rh.a) dediği gibi bu hadiste uydurmadır. Bu zıt olan bir hadisi de zikredelim:
“…Ebu Hureyre ‘den Rasulullah (s.a.s) dedi ki: Adem Hind (bölgesine) indiğinde ürktü. Bunun üzerine Cibril indi ve akabinde ezan okudu: Allahu ekber, Allahu ekber eşhedu en la ilahe illallah (ikikere) eşhedu enne Muhammeden Rasulullah (iki kere)okudu. Âdem dedi ki: “Muhammed Kim?” Dedi ki: Enbiyadan(a.s) senin en son çocuğundur.” ( İmam Heysemi Takribu’l-Buğye bi tertibi Ahadisi’l-Hilye (1/211) K. Salat Bab.- Hdsno 546 1. Bsm 1999/1420 Daru’l-Kutubu’l-İlmiyye Beyrut Lubnan &Hilyetu’l-Evliye (9/314) Hdsno: 546 Ocak y. &İmam Suyuti ed-Durru’l-Mensur(1/246) Bakara suresi 36.ayetinin tefsirinde & İbni Asakir Tarihu Medinetu Dımeşk (7/437) 1995/1415 Daru’l-Fikr bsm. & Elbani Silsiletu Ahadisu’daif ve’l-Mevdua /1/579) Hdsno:403 Zayıf. Demiştir.)
 Bu hadis bir öncekiden sıhhat açısından daha iyi durumdadır. Hadisin senedinde bulunanları zikredersek Suleyman b. Ahmed et-Tebarani hafız sikadır. Muhammed b. Abdullah el-Hadrami sika hafızdır. Ali b. Behram el-Muzeni hali meçhuldür. Abdulmelik b. Ebi Kerime el-Ensari sikadır. Amr b. Kays sikadır, mutkindir. Ata b. Ebi Rabah el-Kureyşi Sebt, mesellerde büyük İmam, hüccetinde razı olunandır. Ebu Hureyre (r.a) sahabidir.
Görüldüğü gibi senetteki Ali b. Behram el-Muzeni’nin durumunun bilinmemesinden dolayı hadis zayıf hükmünü almıştır. Bu haliyle bu hadis Âdem (a.s) Allah’ın katında iken Rasulullah (s.a.s) ismini görüp onun hürmetine bağış dilediği hadisten daha üstün bir konumdadır. Bu hadis onun geçersizliğini biraz daha artırmıştır. Hadisin zahirinden de anlaşılacağı üzere Âdem (a.s) yeryüzüne indikten sonra Muhammed (s.a.s) ismini öğrenmiştir. Eğer daha önce bunu bilip hatırına bağışlanma dilemiş olsaydı bu ismi hiç unutmazdı!!!
Sonuç olarak Rasulullah (s.a.s) övmek için uydurma hadislere ihtiyacımız yoktur. Hiçbir şey olmasa bile onun Allah’ın Rasulu olması yeterlidir. Allah’ın (cc) salat ve selamı onun üzerine olsun. Rasulullah(s.a.s) şu sözünü tekrar hatırlatıp meseleyi noktalıyalım:
Rib’î İbn Hıraş’tan ben Ali’den işittim şöyle diyordu: “Nebi (s.a.s)
dediki:
“-Benim üzerime (ağzımdan) yalan söylemeyin. Şüphesiz kim benim üzerime(ağzımdan) yalan söylerse ateşe(cehenneme)girsin!”(Buhari (1/262)K.İlm Bab: 39 Hdsno:47=hdsno:48 Zubeyr b Avvam(ra) dan şu lafızla: “Her kim benim ağzımdan yalan söylerse,cehennemdeki yerine hazırlansın.” Hdsno: 49 Şu lafızla: “-Enes(ra)’dan: Nebi (s.a.s) dedi ki: “- Her kim bilerek benim üzerime yala söylerse cehennemdeki oturacağı yerine hazırlansın.” Hdsno: 50 şulafızla: “... Seleme İbnu’l-Ekva(ra) dan; Nebi (s.a.s)’dan işittim şöyle diyordu: “- Benim söylemediklerimi her kim bana isnad ederse cehennemdeki yerine hazırlansın.” Hdsno: 51 şu lafızla : “... Ebu Hureyre (ra)dan ; Nebi (s.a.s) şöyle buyurdu: “........ Bir de her kim benim ağzımdan bilerek yalan uydurursa, cehennemdeki yerine hazırlansın.”)

Yazar:
Seyfulislam ÇAPANOĞLU
logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

0(216) 611 04 64

vuslat@vuslatdergisi.com

Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad.
Adalet Sok. No:11 P.K 34772
Ümraniye / İstanbul