21 Ocak 2022 - Cuma

Şu anda buradasınız: / GENÇLİK VE ÖNEMİ
GENÇLİK VE ÖNEMİ

GENÇLİK VE ÖNEMİ Seçiniz.. Talha Dede

Gençliğn tanımı sözlükte ‘tazelik’  orarak geçmektedir. Gençlik yaşla sınırlandırılmayan , bir yerden başlayıp sonuna     Varılmayan şeydir. Gençliğin bitimi yaşlılıkla olmaz.  ‘Gençler hayalleriyle yaşarken , ihtiyarlar ise anılarıyla yaşarlar. Genç bu dönemi bitirmeyi bir an önce yaşının büyümesini isterken , ihtiyarlar ise bu döneme geri dönmeyi arzulayıp duruyor. 
Günümüz’de gençler ve yaşlılar arasında büyük bir ayrılık söz konusudur. İhtiyarlar gençlerin kendi zamanlarındaki gençler gibi olmalarını isteler. Ancak bunun olması ne zaman  açısından , nede devir  açısından mümkün değildir. Öncelikle şunu untmamamız gerekiyor ; herzaman için bir toplumun geleceğini iyi yönde  ve kötü yönde tutacak olanda gençlerdir.  Eğitimde bilindiği üzere 1-6  yaş arası aile eğitimi , 6-14 yaş arası temel eğitim,  ve 15-25 yaş arası hayata hazırlık dönemidir.  Aile zamanın’da aile eğitimini islami bir şekilde yaparsa çocuk olan kişi gençlik çağına geldiği zaman ailesinin ona vermiş olduğu o eğitimi unutmayacak ve o eğitime göre şekillenecektir. Gençlere sahip olma, onlara iyi bir eğitim ve terbiye verme, onları kötü alışkanlıklardan koruma bakımından anne-babalara,  önemli görevler düşmektedir. İbâdet ile yetişen gençler, gençlik dönemlerini sıkıntısız ve problemsiz geçirirler, yetişkinlik dönemlerine Allah’ın rızasını kazanmış olarak geçerler. Ancak bu dönemi ibâdetle geçirebilmek ve günahlardan uzak durabilmek kolay değildir. Çünkü gençlerin yetişkin insanlar gibi ağır başlı ve sakin olmaları, nefsânî duygularına sahip çıkabilmeleri zordur. Bunun için de gençlik dönemlerinde yapılan ibâdetler daha değerlidir. Gençlik dönemi; insan hayatının ön önemli, en kritik ve en sorunlu Çünkü genç insan; ruhsal, duygusal, eğitim ve öğretim, edep ve ahlâk, kültür ve alışkanlık bakımından gelişim, değişim ve etkileşim sürecindedir. İnsan geleceğini bu dönemde kazanır, eğitimini bu dönemde alır, işine ve mesleğine bu dönemde sahip olur. Kimliğini, karakterini ve kişiliğini bu dönemde elde eder, iyi veya kötü alışkanlıkları, faydalı veya zararlı bilgileri bu dönemde edinir, yuvasını bu dönemde kurar. Temizlik, disiplinli ve düzenli çalışma, anne-babaya, büyüklere ve çevreye saygı, hoşgörü, sabır ve yardımlaşma, insan, Peygamber ve Allah sevgisi, kurallara uyma, doğruluk, haktan yana olma ve Allah›a saygılı olma bilinci gibi güzel erdemler bu dönemde kazanılır ve sonraki dönemlere taşınır.
Büyüklerin gençlere davranişlarıda bu konuda çok önemlidir , yaşı büyük olan bir kimsenin bu konuda çok ehemmiyet göstermesi gerekir çünkü genç o büyük olan kişinin ona karşı olan tavırları gencin çok dikkatini çeker onunla ilgilenmesı , onunla hasbihal etmesi , bi sıkıntısını gidermesi daha nice örnekler sayılabilir. Gençler bi hata yaptığın’da büyük kimselerin izleyeceği  yolda çok önemlidir, onları azarlamak yerine bu hatasını nasıl düzeltebilirim diye çaba sarfetmek gerekir, yoksa kızmak azarlamak bu işin en basit yönüdür,asıl marifet o genci güzellikle kaçırmadan kızrmadan düzeltmektir. Bu konuda en büyük örneğimizin peygamberimiz (s.a.v) olması gerekmektedir , örneğimiz o olsun ki Mus’ab bin Umeyr , Üsâme bin Zeyd , Zeyd bin Hârise , Câfer bin Ebî Tâlip , gibi gençlerimiz olsun.
PEKİ MÜSLÜMAN GENÇ KİMDİR ?
Müslüman genç: aklını heva ve arzulara göre değil vahye ve sünnete göre kullanandır. Mantığını değil aklını çalıştıran , aklını değil vahyı mutlak doğru kabul edendir,
Müslüman genç: Günahlardan sakındığı gibi hata ve kusur işlememek azami gayret gösterir. Bariz hatalar yapmaz.
Müslüman genç: Zamanını boşa harcamaz , boş işler ile ilgilenmez.
Müslüman genç: Gurur ve kibir şeytani duygular beslemez. İnsanlara karşı hata yaptığını anladığında özür dilemeyi bir erdem kabul eder.
Müslüman genç: Kul hakkı kosusunda hassastır. En ufak bir hak geçmesi konusunda bile titiz davranır , korkar , kardeşinin veya bir başkasının hakkını tastaman verir.
Müslüman genç: İslam dışı toplulukların yaşam tarzlarını özenmez. İslam dışı toplumların ne yaptığı , ne giydiği , ve ne tükettiği onu ilgilendirmez. O her konuda olduğu gibi bu konularda da islam’ın tarif ettiği yaşam tarzına göre hareket eder.
Müslüman genç: Daima kendisinin ve çevresinin islam’ın neresinde olduğunu sorgular. Surgulama şuuru her daim vardır. Etrafında dönen münkerlere karşı çok hassas ve uyarıcıdır. Devamlı hakkı söyler ve ayakta tutar.
Müslüman genç: Hayatı hep ilahi amaç gaye uğrunda yaşar. İdealleri , hedefleri vardır. Her zaman önüne bir hedef koyar ve o hedef doğrultusunda  hareket eder. Daima heycanlı ve şevklidir.
Müslüman genç:  Unutma ! işte Allah’ın c.c ve Resulü’nün razı olacağı Müslüman genç karakteri budur. Bu doğrultuda yaşadığın sürece sonuç inşALLAH cennet olacaktır.
GENÇLİĞİN İSLAM’DA YERİ
İslam gence her daim gerekli önemi vermiştir. Çünkü islam bilirki bu dava bu yol ancak onlarla sabit kalıcak ve devam edecektir. İslam tarihini takip edenler, ümmet tarihindeki çoğu değişim hareketlerinin gençlerin elleriyle gerçekleştiğini görürler aynı zamanda bu sadece İslam da değil tüm dünyada ideoloji denen yaşam biçimlerinde’de böyledir. Bu bir tesadüf değildir, bilakis bu devam edegelen bir yoldur..
Çünkü:Bir düşüncenin başarılı olabilmesi için o düşünceye sağlam bir şekilde iman etmek, ona karşı sadık ve samimi olmak, onun yolunda coşkuyla, şevkle çalışmak ve uğruna kendini feda edecek kadar gerçekleşmesi için çalışma eğilimine sahip olmak gerekir.
Bu dört esas; iman, sadakat, coşku ve çalışma gençlerin sahip oldukları özelliklerdir. Çünkü imanın aslı zeki bir kalp, sadakatin aslı temiz bir gönül, coşkunun aslı güçlü bir bilinç, çalışmanın aslı ise azimdir. Bu özelliklerin hepsi de gençlerde vardır.
Bu sebeple tarihte ve şimdi gençler halkların dirilişinin dayanağı, her dirilişin sırrı ve her düşüncenin sancağının taşıyıcısıdırlar.
Bunun delilleri Kur’an, tarih ve siyer kitaplarında oldukça fazladır, bu delilerden biri Ashabı Kehf gençleridir Allah teala onlar için diyor ki:“Onlar gerçekten de Rablerine yürekten inanan gençlerdi; ve biz de kendilerini doğru yolda derin bir bilinç ve duyarlıkla güçlendirdik.” (Kehf, 13)

Diğer taraftan islam davasının temellerinin atıldığı ilk yıllarda yine islam davasının taşıyıcıları gençlerdi, dikkat edin davanın en meşekkatli dönemlerinde gençler yiğitce meydanlarda hakkı haykırma cesaretini göstermişler.
Gençler !
Bilmeniz gerekir ki şehvetlerine düşkün, madde ve mide etrafında hayat sürdüren, kendisinden başkasını düşünmeyen, gençlerle dünya asla mutluluğa ulaşamaz. çünkü:toprağın gübreye ihtiyacı vardır. Beşeriyet toprağını münbit hale getirip orada Yüce İslam’ın yetişmesini sağlayacak olan gübre ise şehvetler ve ferdi tamahkârlıklar değildir. Müslüman gençler tüm bu istekleri İslam’ı yüceltmek ve tüm dünyada güveni temin etmek, insanlığı kendini cehenneme götüren yoldan cennete ulaştıracak yola döndürmek uğruna fedakarlıkları lazım.

Gençler!
Çevrenize bakın siz bu dinin ağır yükünü omuzlayacak kimselersiniz, cahiliye hayatı sizi aldatmasın, cahiliye zevkleri sizi davanızdan geri düşürmesin, çevrenizde olan cahiliye kalıntıları size sevimli gelmesin onlardan oldukça uzaklaşın, kiminle arkadaşlık kurduğunuza dikkat edin, kiminle sırdaş dost olup sırlarınızı paylaştığınıza dikkat edin, bu arkadaşlıklar ve sırdaşlıklar müslümallar dışında kimselerle olmamalı, çünkü arkadaş edindiğiniz kişiler er yada geç size kendinden bir şeyler bırakır Resulullah diyor ki: kiminle arkadaşlık kurduğunuza dikkat edin, kişi arkadaşının dini üzerinedir.(Ebu Davut)
Unutmayın: ‎”İnsanoğluna şu beş şeyden hesap sorulmadıkça onun ayakları kıyâmet gününde Rabbinin huzurundan ayrılmayacaktır: Ömrünü nerede tükettiğinden, gençliğini nerede yıprattığından, malını nerede kazanıp nereye harcadığından ve öğrendiği ilimle nasıl amel ettiğinden.» (Tirmizi, Sıfâtü-l Kıyâme: 1)
“Rabbimiz, unuttuklarımızdan veya yanıldıklarımızdan dolayı bizi sorumlu tutma. Rabbimiz, bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Rabbimiz, kendisine güç yetiremeyeceğimiz şeyi bize taşıtma. Bizi affet. Bizi bağışla. Bizi esirge, Sen bizim mevlamızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.” (Bakara 286)

Allahım,sen bize Hakkı Hak olarak göster,ve Ona tabi olmayı nasip et.Batılı batıl olarak göster ve ondan muhafaza olunmayı bize nasip et.Yarabbi bizi müslüman olduğumuz halde öldür ve salihlere ilhak eyle.Bizden zalimlerin şerrini def et.müminlerin duasına da bizi iştirak ettir.Ey Rabbimiz,hüküm ve kaza ettiğin şerlerden muhafaza et .Amin.

Yazar:
Seçiniz.. Talha Dede
logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

0(216) 611 04 64

vuslat@vuslatdergisi.com

Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad.
Adalet Sok. No:11 P.K 34772
Ümraniye / İstanbul