29 Temmuz 2021 - Perşembe

Şu anda buradasınız: / Batı, Kendi Korkusunu Kendi Oluşturdu!
Batı, Kendi Korkusunu Kendi Oluşturdu!

Batı, Kendi Korkusunu Kendi Oluşturdu! Editör

BATI, KENDİ KORKUSUNU KENDİ OLUŞTURDU!

İslâmofobi'nin küresel bir eğilim olduğu malumdur. İslâm düşmanlığı ve ‘‘İslâmofobi,’’ 21. yüzyılın ideolojisi haline geldi. Dünyadaki hakim güçler, her zaman kendilerine bir ‘‘ötekileştirme ve düşman’’ ilan ederler. Orta Çağdaki Batı'nın iç düşmanı Yahudîler, dış düşmanı ise Müslümanlar olarak görüldü.

Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle İslâm dünyası, hedef tahtasına koyuldu ve özellikle ABD'deki 11 Eylül terör saldırıları bu bağlamda bir dönüşüm oluşturdu. Batı dünyasının gözünde  Müslümanların şeytanlaştırıldığını ve terörle mücadele çerçevesinde İslâmiyet'in terörle özdeşleştirildiğini gördük. Bunun ardından, İslâm'ın görünür tezahürlerine yönelik bir "cadı avı" başlatıldı. Bunun yansımaları medyada, siyasetin dilinde ve yasalarda görüldü.

 Avrupa'da başörtüsü, cami ve minarelere ilişkin yasakların gündeme gelmeye başlaması, "Esasen küresel bir eğilimi var olan İslâmofobyanın Fransa özelinde baktığımızda da bu ülkenin, laikliği daha radikal yorumladığını görmekteyiz. Laikliği, devletin dine müdahil olduğu, şekillendirdiği bir şey olarak okuyorlar ve İslâmiyet'i de bir forma sokmak istiyorlar." Çıkarılan son yasa da bunun göstergesi.

"Birincisi, Fransa ekonomik bir kriz yaşıyor. Sosyal bir patlama olarak bunu Sarı Yelekliler hareketinde gördük. İkincisi, korona krizi, üçüncüsü, kimlik krizi. Bunun temelinde de Avrupa kaçınılmaz bir şekilde 'esmerleşiyor' ve bunu kabul etmek istemiyorlar. 'Protestan, Katolik, beyaz Avrupa'yı' korumak istiyorlar. Doğum oranlarının düşmesinin etkisini mültecilerle gidermeye çalışıyorlar. Ancak mültecileri de istedikleri gibi asimile edemiyorlar."

Artan İslâmofobi'nin toplumsal ve sosyal hayatta birçok yansımaları olduğu bir gerçek. "Her şeyden önce Müslümanların dinî özgürlüklerinin gün geçtikçe kısıtlandığını, İslâmofobi'nin yasallaştığı ve meşrulaştırıldığını görüyoruz.

Öte yandan Müslümanların, “Batîya kendimizi anlatamadık” argümanları karşısındaki ezilmişlik psikolojisinin verdiği refleksle, neredeyse af dileyecek duruma gelindi. Ancak ırkçılığın çalışma mekanizması böyle değil. Irkçı, zihnin inşa ettiği mantık, Müslüman'a düşmandır. Müslümanlar kendini anlatmalı ama özür dileyici tavırdan vazgeçmeli. Meselenin siyasi olduğunu anlamak gerekiyor.

Batîda” İslâmofobi” artarak devam ederken yaşadığımız bu topraklarda Batîyı aratmayacak tarzda İslâm düşmanlığı görmezden gelinmekte. Batıdaki uygulamalara verilen tepki, nedense içimizdeki İslâm düşmanlarına gelince verilmiyor ve insanların kılı kıpırdamıyor? Vuslat Dergisi olarak Müslümanları ilgilendiren bu küresel nefreti, sayfalarımıza taşımak ve bir nebze de olsa değerli okuyucularımızı bilgilendirmek şuurlarını diri tutmak adına “İslamofobi” (İslâm düşman)lığını işlemek istedik. Gelecek sayıda buluşmak üzere Allah’a emanet olun.

Selâm ve duâ ile

Yazar:
Editör
logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

0(216) 611 04 64

vuslat@vuslatdergisi.com

Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad.
Adalet Sok. No:11 P.K 34772
Ümraniye / İstanbul