16 Mayıs 2021 - Pazar

Şu anda buradasınız: / İslamofobi Endüstrisi ve Müslümanlar
İslamofobi Endüstrisi ve Müslümanlar

İslamofobi Endüstrisi ve Müslümanlar Prof. Dr. Ejder Okumuş

İSLAMOFOBİ ENDÜSTRİSİ VE MÜSLÜMANLAR

İslamofobiyi Doğru Anlamak

İslâm ve Müslüman karşıtı önyargı, nefret, ırkçılık ve düşmanlığı ifade eden İslamofobinin tarihsel kökenleri aslında çok gerilere gider. Pratikte Hz. Muhammed’in (s.a.s.) Mekke’de İslâm’ı anlatmaya ve yaymaya başlaması, Endülüs’te İslâm’ın egemen hale gelişi ve Haçlı Seferleri’ne kadar gerilere dayandırılabilecek İslamofobi, günümüzde Müslümanlara yönelik ortaya çıkan karşıtlık, korku, nefret, diskriminasyon ve ötekileştirmeyle aynı anlama işaret eder. Kuşkusuz İslamofobinin bugünün dünyasında kurumsallaştığı ve endüstrileştiği söylenebilir. İslamofobi, Müslümanların Batı’da ve Batı dışında Batı için etkili, bilhassa toplumsal hayatta, kamusal alanda, gücü, görünürlüğü, bilinirliği, dikkat çekiciliği hissedilir düzeye gelmesiyle birlikte derinleştirilmiştir.  Hiç şüphesiz 11 Eylül Olayları’ndan sonra İslamofobi, çok daha derinleşmiş ve yaygın hale getirilmiştir.

İslamofobik süreçte Müslümanlar, gerçekte bir tür İslamofobi endüstrisinin ve İslamofobi oyununun parçası haline gelmektedirler. İslamofobik oyunun tarafları gayr-i müslimlerle, özellikle Batılı gayr-i müslimlerle Müslümanlar olarak görünmekle birlikte oyunu kuranlar, Batılı ve küresel aktörlerdir. Bundan dolayı İslamofobi oyun teorisi perspektifiyle ele alınabilecek içerik ve boyutlara sahiptir.

İslamofobi oyunu, Huntington öncesinden de sonrasında da çatışmacı zihniyet ve teorilere sahip olanların kurduğu bir oyundur. İslamofobi, çatışmacılar tarafından uygulamaya konulurken, İslamofobi oyunu da aynı kişiler tarafından kurgulanan çatışma ve şiddet temelli bir oyundur.  İslamofobi oyunu, yeni bir ilişki biçimi üretmektedir. Bu ilişkide Batı ve Batıcılar, kendini asıl/merkez, Müslümanları öteki olarak konumlandırmaktadır.

Belirtmek gerekir ki, Batı toplumlarında evvela 11 Eylül (ABD), daha sonra 7 Ocak (Fransa’da Charlie Hebdo olayı), İslamofobi zihniyeti, kültürü ve endüstrisini daha bir yayan ve köklüleştiren derin deprem dalgalarıdırlar. Batı’nın geliştirip piyasaya sürdüğü; bazı İslâmî grup ve örgütlerin yapıp ettikleriyle katkı sunduğu, fakat Batı’nın üretip geliştirerek derinleştirdiği İslamofobi, Batı ülkelerinde evvelemirde İslâm korkusunu yaydı. Ardından bu korkuyu nefrete evriltti ve ondan sonra da bu nefreti düşmanlığa, şiddete, saldırganlığa taşıdı. Denilebilir ki İslamofobi, film sektörü (birçok sinema filminde işaretlenir), medyası (gazete, dergi, televizyon, internet vs.), retoriği, akademik çalışmaları (Huntington’ın Medeniyetler Çatışması tezinde ile Lewis’in Müslümanları teröre bulaşmış gösteren çalışmalarında görüldüğü gibi), Afganistan’a, Irak’a, Suriye’ye askerî, siyasî, kültürel vb. müdahaleler, Batılı ülkelerde camiilere yapılan çeşitli boyutlardaki saldırılar, Ağustos 2014’te kurulan Almanya menşeli Pegida Hareketi (Batı’nın İslâmlaşmasına Karşı Vatansever Avrupalılar: Patriotische Europäer gegen die Islamisierung des Abendlandes: Patriotic Europeans Against the Islamization of the West), Hollanda, Danimarka vs. Avrupa ülkelerindeki İslâm karşıtı davranışlar, ABD’deki İslamofobik tutumlar gibi durum, sebep veya etkenlerle Müslümanlara karşı kurumsallaştı, piyasa malı haline getirildi, endüstrileştirildi.

Amerikan yönetimi, 11 Eylül terörist saldırılarından sonra ulusal güvenlik ve terörizmle savaş adı altında yasama, idare ve yargı ile ilgili birtakım iç tedbirler alma yoluna gitmiştir. Denilebilir ki ABD’de İslamofobi temelinde bir siyaset izlenmiştir.  Amerika’da resmî ve gayr-ı resmî düzlemde yönetici olan ve olmayan seçkinler tarafından izlenen İslamofobi politikasının bir sonucu olarak Amerikan halkı arasında gerçeklik bulan İslâm korkusu, Amerikan yönetiminin ve bazı Amerikalıların, antiİslâmist olmasını ve Müslümanları yaygın anlamda rahatsız etmesini, damgalamasını, tehdit etmesini, Müslümanlara karşı ayrımcılık (diskriminasyon) yapmasını, ırkçı tavrılar geliştirmesini ve kötü davranışlarda bulunmasını, örneğin camiilere saldırması, başörtülü insanlara hakaret etmesi, tâcizde bulunması, hatta saldırması, Müslüman komşularıyla ilişkileri kesmesi, çocuklarının Müslüman çocuklarla birlikte bulunmasına izin vermemesi gibi rahatsız edici davranışlar geliştirmesini intâc etmiştir. Denilebilir ki İslamofobinin en önemli sonucu Antiİslâmizmdir. İslâm karşıtlığının önemli bir boyutu başta Araplar olmak üzere Müslümanlara karşı ırkçılık olarak gözükmektedir. İslamofobi, resmî kurumlarda da Müslümanlara karşı diskriminasyonu ve kötü muamaleyi beraberinde getirmiştir. Amerika Birleşik Devletleri, Müslüman Amerikan vatandaşlarını ayrımcı muameleyle kayıt sistemi, parmak izi alma, vize süreci, takip altına alma, işten çıkarma, çalışma iznini iptal etme, ev ve iş yerlerini ziyaret, tutuklama ve kötü mülâkatlar gibi uygulamalarla veya tedbirlerle yüzyüze bırakmıştır. Özetle Müslümanlara karşı dinî, eğitimsel, ulaşımsal, askerî, polisiye, ekonomik, siyasal, sosyal vs. alanlarda ırkçılık ve ayrımcılık temelinde kötü tutum ve davranışlar geliştirilmiştir.

Amerika Birleşik Devleri’nden başka İsrâil ve Avrupa’da da İslamofobi oyun etkilidir. İsrâil’de, İsrâil devlet oldu olalı Müslümanlara ve Filistinlilere karşı izlenen politika, savaş siyaseti, kin ve nefret, düşmanlık, sürgünler, işgaller, arsa ve arazilere el koyma vs. Müslümanlara karşı nasıl bir İslamofobi kültürü, endüstrisi olduğunu gösterir.

Avrupa’ya gelince orada güçlü bir İslamofobi kültürü söz konusudur. İslâm nefreti ve karşıtlığı, Avrupa ülkelerinde çok ciddi düzeylerdedir.

 

İslamofobik Kavramlar      

İslamofobi endüstrisinin birer parçası ve unsuru olarak sahaya bırakılan bazı kavramlar vardır. Bu kavramlar, İslamofobiyi haklılaştıran, geçerli hale getiren bir meşrûlaştırma sürecinin üretilmeside işlevsel olmak üzere istihdam edilmektedirler. Bunun için İslamofobi kavramının bizzat kendisi ve fundamentalizm, köktendincilik, radikalizm, aşırı dincilik, İslâmî terörizm, İslâm terörü, İslâmofaşizm, cihadizm gibi kavramlar piyasaya sürülmüştür.           

 

İslamofobiyi Üreten ve Endüstrileştiren Merkez Olarak Batı

Gerçekte İslâm, değişik din, inanç ve kültürlerin bir arada/birlikte yaşamasına her zaman imkân vermiştir. Müslümanlar arasında Müslüman olmayanların ve özelde Batılıların İslâm’dan korkmasını besleyecek genel bir İslâmî söylem ve pratiğin olduğunu iddia etmek güçtür. Müslümanlardan gelen çok kısmî, çok lokal bazı olaylar olmuş olabilir. Ancak bu tür olaylarla İslamofobiyi izah etmek ve temellendirmek mümkün olmaz. Kaldı ki Batı’da, bilhassa Yahudi ve Hristiyanların Müslümanlara yönelik diskriminatif yaklaşımlarının çok yeni olmadığı bilinmektedir.

Denilebilir ki, İslamofobi adı altında Müslümanlardan korku yaratma üzerinden işleyen bir endüstri var, bir kültür var, belki bir kültür endüstrisi var. 

 

Bir Kötülük Problemi Olarak İslamofobi ve Onunla Baş Etme Sorumluluğu

Gerçekte İslamofobi hem Müslümanlar, hem de Batılılar için bir kötülük problemi, bir teodise konusudur. İslâm, birçok Amerikalı ve Avrupalının gözünde beladan başka bir şey değildir. Toplumsal bir âfettir. Batılılar bunu üretmek için ellerinden geleni yaptılar ve yapmaya da devam etmektedirler; fakat bu artık onların hesap ettiklerini çoktan aştı, hayatlarının kâbusu oldu. Batılılar ve herkes için İslâmsız bir dünya mümkün olmadığına göre Batı, İslamofobi patolojisinden kurtulmak için elinden geleni ve üzerine düşeni yapmak zorundadır. Müslümanlara yaşatılanlara bakıldığında bu; Müslümanlar için de büyük bir fitne, imtihan ve şer kaynağıdır. 

Müslümanların, bu kötülük problemini, Batılıların nasıl aşacaklarından çok, kendilerinin nasıl aşacakları üzerine düşünmeleri, strateji geliştirmeleri, bir zorunluluk olarak görünmektedir. Hz. Muhammed’e (s.a.s.) ve Müslümanların kutsallarına ve değerlerine hakareti hiçbir güç, anlayış ve siyaset savunamaz. Müslümanlar elbette teröre bulaşmadan, hukuksuzluklara başvurmadan değerlerine sahip çıkmak zorundadırlar. Ancak İslamofobi illeti ve kötülüğüyle de mücadele etmelidirler. Denilebilir ki, Müslümanların bugün en âcil işlerinden biri, küresel ölçekte İslamofobi âfetiyle nasıl baş edecekleri konusunda kafa yormalarıdır.

 

İslamofobi’ye Çözüm; Müslümanlarda

Sonuç olarak İslamofobi, yani kısaca İslâm nefreti, karşıtlığı ve düşmanlığı, Batı’da oldukça yaygın bir durum, kültür ve endüstridir. İslamofobi, dünyada birçok ülkede, hatta bazı İslâm ülkelerinde dahi etkili olabilmektedir.

İslamofobi, tarihsel temelleri itibariyle Hz. Muhamed’in (s.a.s.) Mekke’de ilk İslâm’ı anlatmaya başlaması, Medîne döneminden itibaren; “İslâm’ın Farklı Coğrafya ve Kültürlere Yayılması,” “Endülüs’ün İslâmlaşması”, “Haçlı Seferleri”, “Oryantalizm”, “Modern ve Postmodern Zamanlar” olarak dönemleştirilebilir.

Medya, sinema, kültür, sanat ve edebiyat eserleri, İslamofobinin en önemli ve en etkili araçlarındandır. Bu araçların bütünü üzerinden İslamofobiyle mücadele etmek Müslümanların sorumluluğundadır. Bu noktada İslamofobiyle mücadele noktasında bütün dünyada İslamofobinin bir suç olarak ilan edilmesi ve bütün ülkelerde mümkün olduğu ölçüde bu suça dâir yasal düzenlemelerin yapılması için çaba harcanmalıdırlar.

Batılılar da, İslamofobinin başta kendileri için ciddi bir kötülük problem olduğunu görmeli ve İslamofobiyle mücadele etmelidirler ve kendi ülkelerinde Müslümanlara İslamofobik yaklaşılmaması konusunda çaba harcamalıdırlar. İslamofobiyi önlemek ve kendi huzurları için bunu yapmalıdırlar.

Batı kaynaklı güçlerin kurduğu ve kurallarını belirlediği İslamofobik oyun, Müslümanlar için “yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal” türündendir. Bu oyunda kurallar öyle konulmuştur ki bir bakıma “tavşana kaç, tazıya tut” deyişiyle anlam kazanmaktadır. Öyleyse Müslümanların bu oyundan çıkışları, ancak oyunun kurallarını bozmakla ve kendi kurallarını koymakla mümkün görünmektedir.

Müslümanlar, oyuna karşı oyun oynarken İslamofobiye karşı bizzat İslâm’ı ortaya koyarak çözüm üretmeleri gerektiğini unutmamalıdırlar. Bu noktada şu âyetleri yeniden düşünmeli ve gereğini yerine getirmelidirler:

“Ey iman edenler! İman ediniz!...” (Nisâ, 4/136).

Bir toplum kendinde olanı değiştirmedikçe, Allah o toplumu değiştirmez.” (Ra’d, 13/11).

İslamofobiyle mücadelenin en önemli boyutlarından biri de Müslümanların birlik olmaları, kardeşlik hukukuna tâbi olmalarıdır.

 

 

* Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi

İslâmî İlimler Fakültesi Öğretim Üyesi

 

 

Başvurulan Kaynaklar

Abbas, Tahir, (2015). “İngiltere’de İslamofobi: 21. Yüzyılda Müslüman Karşıtı Irkçılığın Şekillenişi Konuusunda Tarihe ve Günümüzde Siyaset ve Medya Tartışmaları”. İslamofobi: 21. Yüzyılda Çoğulculuk Sorunu. Ed. J. L. Esposito ve İ. Kalın. Çev. İsmail Eriş. İstanbul: İnsan Yayınları, ss. 115-131.

Akram, Susan M. ve Johnson, Kevin R. (2002). “Race, Civil Rights, and Immigration Law after September 11, 2001: The Targeting of Arabs and Muslims”. NYU Annual Survey of American Law. 58/3, ss. 295-355.

al-Shaikh-Ali, Anas (2015). “Sanat ve Edebiyat Kılığına Girmiş İslamofobi Söylem: İlerlemeci Eğitim Yardımıyla Efsane ile Mücadele”. İslamofobi: 21. Yüzyılda Çoğulculuk Sorunu. Ed. J. L. Esposito ve İ. Kalın. Çev. İsmail Eriş. İstanbul: İnsan Yayınları, ss. 217-254.

Bayraklı, Enes ve Hafez, Farid (ed.) (2016).  European Islamophobia Report. Ankara: SETA.

Cainkar, Louise (2004). “The Impact of the September 11 Attacks and Their Aftermath on Arab and Muslim Communities in the United States”. 13 GSC Quarterly. Yaz/Sonbahar, 2004.

Cesari, Jocelyne (2015). “Batı’da İslamofobi: Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri Arasında Bir Mukayese”. İslamofobi: 21. Yüzyılda Çoğulculuk Sorunu. Ed. J. L. Esposito ve İ. Kalın. Çev. İsmail Eriş. İstanbul: İnsan Yayınları, ss. 63-92.

Cherribi, Sam (2015). “Bir Saplantının Canlanışı: Hollanda, Avusturya ve Almanya’da İslamofobi”. İslamofobi: 21. Yüzyılda Çoğulculuk Sorunu. Ed. J. L. Esposito ve İ. Kalın. Çev. İsmail Eriş. İstanbul: İnsan Yayınları, ss. 95-114.

Cole, David (2003). “The New McCarthyism: Repeating History in the War on Terrorism”. Harvard Civil Rights-Civil Liberties Law Review. 38/1. Kış, ss. 1-30.

Davidson, Lawrence (2003). Islamic Fundamentalism. Westport, London: Greenwood Press.

Elliot, Andrew (2006). “After 9/11, Arab-Americans Fear Police Acts, Study Finds”. The New York Times. June 12.

Hagopian, Elaine (1975-76). “Minority Rights in a Nation-State: The Nixon Administration's Campaign against Arab-Americans”. Journal of Palestine Studies. c. 5. No. 1/2. Sonbahar, 1975 - Kış, 1976, ss. 97-114.

Heck, Robert (2007). “Towards A Sociological Understanding of American Islamofobia”. 70th Annual SSS Meeting’de (Southern Sociological Society, 10-14 Mart 2007,  Atlanta, ABD) sunulan bildiri.

Lean, Nathan (2015). İslamofobi Endüstrisi. Çev. İbrahim Yılmaz. Ankara: DİB Yayınları.

Mazrui, A. (1998). “Globalization: Homogenization or Hegemonization”. The American Journal of Islamic Social Science. c. 15. Sayı: 3.

Okumuş, Ejder (2007). “ABD’de İslamofobi ve Anti-İslâmizm: 11 Eylül Öncesi ve Sonrası”. Batı Dünyasında İslamofobi ve Anti-İslâmizm. Ed. K. Canatan ve Ö. Hıdır. Ankara: Eski Yeni Yayınları, ss. 235-257.

Okumuş, Ejder (2008). “Küresel Durum-Problemi, Evrensel Barış ve İslâm”. Diyanet İlmî Dergi.  44/3. Temmuz-Ağustos-Eylül 2008.

Okumuş, Ejder (2015a). “İslamofobi: Bir Kötülük Problemi”. Yeni Şafak. 13.02.2015 http://www.yenisafak.com/hayat/İslamofobi-bir-kotuluk-problemi-2080240

Okumuş, Ejder (2015b). “Çağdaş Dünyada Birlikte Yaşama”. Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Ahlâkı. Koordinatör: Yunus Akkaya. Ankara: DİB Yayınları, ss. 101-112.

Okumuş, Ejder (2017). “İslamofobik Oyunda Müslümanlar”. Uluslararası İslamofobi ve Terör Sempozyumu, Bartın Üniversitesi İslâmi İlimler Fakültesi 01-02 Aralık 2016.  Ed. Azize T. Kaygın ve Cüneyd Aydın. Bartın: Bartın Üniv. İslâmi İlimler Fak. Yayınları, ss. 21-47.

Said, Edward W. (1998). Kültür ve Emperyalizm. Çev. Necmiye Alpay. İstanbul: Hil.

Said, Edward (2001). “The Essential Terrorist”. Blaming the Victims: Spurious Scholarship and the Palestinian Question 149. Ed. Edward Said ve Christopher Hitchens.

Said, Edward (2007). Medyada İslâm. Çev. Aysun Babacan. İstanbul: Metis Yayınları.

Stewart, Anne (2003). Report on Hate Crimes and Discrimination against Arab Americans: The Post-September 11 Backlash, September 11, 2001-October 11, 2002. Ed. Ibish Hussein. American-Arab Anti-Discrimination Committee.

Turner, Bryan S. (2002). Oryantalizm, Postmodernizm ve Globalizm. Çev. İbrahim Kapaklıkaya. İstanbul, Anka Yayınları.

Younes, Anna-Esther ( 2016). “Islamophobia in Germany”. European Islamophobia Report. Ed. Bayraklı, Enes ve Hafez, Farid. Ankara: SETA, ss. 182-198.

 

 

SPOT İÇİN

1-  İslamofobi oyunu, Huntington öncesinden de sonrasında da çatışmacı zihniyet ve teorilere sahip olanların kurduğu bir oyundur. İslamofobi, çatışmacılar tarafından uygulamaya konulurken, İslamofobi oyunu da aynı kişiler tarafından kurgulanan çatışma ve şiddet temelli bir oyundur. 

 

2-  Gerçekte İslâm, değişik din, inanç ve kültürlerin bir arada/birlikte yaşamasına her zaman imkân vermiştir. Müslümanlar arasında Müslüman olmayanların ve özelde Batılıların İslâm’dan korkmasını besleyecek genel bir İslâmî söylem ve pratiğin olduğunu iddia etmek güçtür

 

Yazar:
Prof. Dr. Ejder Okumuş
logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

0(216) 611 04 64

vuslat@vuslatdergisi.com

Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad.
Adalet Sok. No:11 P.K 34772
Ümraniye / İstanbul