21 Mayıs 2026 - Perşembe

Şu anda buradasınız: / / Kardeşlik Sözleşmesi
Kardeşlik Sözleşmesi

Kardeşlik Sözleşmesi Faruk Köse

 

Allahu Teala, Müslümanların hayat programı olan Kur’an-ı Kerim’de, Hucurat Suresi 10’uncu ayetind buyuruyor ki:

“Mü’minler ancak kardeştirler. O halde kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’ın emirlerine uygun yaşayın ki rahmete nâil olasınız.”

Madem ki biz kardeşiz ve hakikattir ki kardeşler daima birbirlerinin hem salâh, felâh, refah, ferah ve hem de saadet, adalet, karâbet, selamet bulmasını esas alırlar; o halde bu niyetle kardeş olduğumuzu asla unutmamalı, ihmal etmeyelim. Başka bir şey değil, sadece kardeşler olduğumuzun şûuru içinde olalım da; “hâl”i­mizi ve “kâl”imizi, “iş”imizi ve “gidiş”imizi buna göre ayarlayalım. O halde bunun gereklerini de tam anlamıyla benimseyelim; bütün mü’minleri Allah yolunda kardeş edinelim. Beşeri düzenimizi “İslam Kardeşliği” esası üzerine kuralım ve o hal üzere yaşayalım.

 

KARDEŞLİĞİN GEREKLERİ

Kardeşliğin gereklerini bilip muhakkak riayet edelim. Bunun için;

• “Kardeşlik Sevgisi” ile donanalım, kardeşlik sevgisinin ihyasına çalışalım.

• “Kardeşlik Hukuku”na riayet edelim.

• “Kardeşliğin Bedelleri”ni bilelim, idrak edelim, kabullenelim ve bu bedellere katlanalım.

• Her durumda ve her ne olursa olsun, muhakkak “Kardeş” olalım ve kardeş kalalım.

• “Kardeşlik Medeniyeti”ni kurmak için gayret edelim.

• Mü’min kardeşler olarak kardeşlerimizle “hemhal” olalım.

• Mü’min kardeşler olarak birbirimize karşı asla ve kesinlikle husumet beslemeyelim.

• Mü’min kardeşler olarak birbirimize kin tutmayalım, buğzetmeyelim.

• Mü’min kardeşler olarak birbirimizden ilgimizi kesmeyelim.

• Mü’min kardeşler olarak birbirimizden ayrılmayalım, kardeşlik bağlarını devam ettirelim.

• Günahlarından ve kusurlarından ötürü mü’min kardeşimizi terketmeyelim.

• Mü’min kardeşimize arkamızı dönmeyelim.

• Kardeşlerimiz arasında tefrika yapmayalım, tefrikaya yol açacak her şeyden kaçınalım.

• Kardeşlerimizin arasına fitne sokmayalım; fitneye sebep olacak yolları kapatalım.

• Birleşelim, birlik olalım; kardeşlerimizin birlik ve beraberlikleri için çalışalım.

• Dargın kardeşlerimizi barıştıralım, onları bir araya getirelim.

• Birbirimize zulmetmeyelim.

• Birbirimizi mahrum etmeyelim.

• Birbirimize külfet yüklemeyelim.

• Birbirimizi müşkil durumlara sokmayalım; müşkil durumlarda yalnız bırakmayalım.

• Birbirimizi kıskanmayalım.

• Birbirimize iftira etmeyelim.

• Birbirimize küsmeyelim.

• Birbirimizin şeref ve itibarını çiğnemeyelim, yere düşürmeyelim.

• Birbirimize hıyanet etmeyelim; birbirimiz hakkında fenalık düşünmeyelim.

• Birbirimizi yalanlamayalım.

• Birbirimizin ardından iş çevirmeyelim.

• Birbirimizi sevelim, dost ve yoldaş olalım.

• Birbirimize selam verelim.

• Birbirimize faydalı olalım.

• Birbirimizin üzüntülerini giderelim.

• Birbirimizle iyi geçinelim, kavga etmeyelim.

• Birbirimizin ayıplarını örtelim; ayıp, kusur, hata vs. araştırmayalım.

• Birbirimizle hediyeleşelim.

• Birbirimizin işleriyle ilgilenelim.

• Daima birbirimizin yardımına koşalım.

• Birbirimize daima merhametle yaklaşalım.

• Birbirimiz için daima dua edelim.

• İyilik etmede yardımlaşalım; iyiliği yaymada dayanışma içinde olalım.

• Fenalıklardan korunmada yardımlaşalım.

• Birbirimizi doğrularla bilgilendirelim.

• Birbirimize asla yalan söylemeyelim.

• Birbirimize nasihat edelim.

• Hastalanan kardeşimizi ziyaret edelim; hasta kardeşimizi tedavi ettirelim.

• Birbirimizi açıktan açığa ve rencide edici tarzda eleştirmeyelim, hedef almayalım.

• Birbirimizi kaçırmaya değil, yanımızda tutmaya, kazanmaya çalışalım.

• Birbirimizin yanlışlarını eleştirmek yerine doğrularını destekleyelim.

• Birbirimizi yanlışları hususunda incitmeden, nasihat edip aydınlatalım.

• Birbirimizin hatalarından uzaklaşmasını ve yanlışlarını tashih edip düzeltmesini sağlayalım.

• Birbirimizin sosyal, siyasal, iktisadi, itikadi, ameli, hukuki hayatta ve hayatın diğer tüm alanlarında hatalarıyla değil doğrularıyla, zayıflıklarıyla değil başarılarıyla anılan bireyler olması için çalışalım.

• Birbirimizi yüceltip onurunu, haysiyetini, değerini koruyacak doğru tutumu takınalım.

• Birbirimizin aleyhinde konuşmayalım; yıkıcı ve incitici eleştiri kapısını açmayalım.

• Her birimiz, diğerimizi, kendimizden üstün ve faziletli sayan bir bakış açısıyla görelim; öncelikle kusurlara değil, faziletlere bakalım.

• Birbirimize hiçbir zaman haksızlık yapmayalım, onun haklarını gasbetmeyelim.

• Birbirimizin aleyhinde faaliyet yürütmeyelim.

• Özür dilediğinde birbirimizin özrünü kabul edelim; hata yaptığımızda hatamızdan dönelim.

• Sadece Allah için sevip Allah için nefret edelim.

• Sadece Allah için birleşip Allah için terkedelim.

• Sadece Allah için kardeş olup Allah için düşman olalım.

• Sevgimizin de, nefretimizin de ölçüsü “Allah rızası” olsun.

• Birbirimizde kusur ve ayıp aramayalım; hatta birbirimizin kusurlarını ve ayıplarını örtmeye ve telafi etmeye gayret sarfedelim.

• Kardeşliğin gereklerini, kardeş olmanın getirdiği yükümlülükleri, kardeş olmanın kazandırdığı hakları, kardeşliğe zarar verecek hususları, kardeşliği pekiştirecek unsurları, dünya müslümanlarının çektiği zulüm, ölüm ve sıkıntıları; ezilen İslam coğrafyasında yaşananları, ittifakımızın temel esaslarını, ihtilafımızın ahlâki temellerini, “Kardeşlik Medeniyeti”nin temel niteliklerini, kardeşlik ekseninde birlikteliğin temel esaslarını... İşte bütün bunları çok iyi tahsil ve tatbik edelim.

• Allah’a “Kul”, Rasulullah’a “Ümmet”, mü’minlere “kardeş” olalım ve bu hal üzere kalalım.

Tüm bunlar için de, aramızda bir “Kardeşlik Sözleşmesi” imzalayalım. Kalemle olmasa da, kalple ve beyinle, akılla ve şuurla; böyle bir sözleşmeye hayatiyet kazandıralım. İşte bu kapsamda, tüm Müslüman kardeşlerime, aramızda ortak tutum olarak belirleyeceğimiz bir “Kardeşlik Sözleşmesi” metni öneriyorum. Bu metni hep birlikte geliştirelim ve nihai şeklini verip, muhakkak hayatiyet kazandıralım.

Şimdi sizi örnek “Kardeşlik Sözleşmesi” ile başbaşa bırakıyorum.

 

KARDEŞLİK SÖZLEŞMESİ METNİ

Bütün mü’minlerin ancak ‘kardeşler’ olduğunu farz kılan ilâhi hükmün ışığı altında, mü’min kardeşlerimi sevmeden iman etmiş sayılmayacağım gerçeği karşısında; kardeşliğin farz olduğunu ve ahirette kardeşlik hukukundan hesap vereceğimi bilerek; mü’minlerin, kardeşliklerinin zayıflayarak bölünmesinin dinin yok olmasına veya toplumsal hayattan uzaklaştırılmasına yol açacağını idrak ederek;

Kardeşlik sevgisinin imandan kaynaklandığına inanarak, iman kardeşliğinin kan kardeşliğinden daha ileri derecede olduğunu unutmadan, kardeşlik sevgisinin Rasulullah’ın ümmetine bıraktığı mirasın en önemlilerinden biri olduğunu idrak ederek, İslam toplumunun ve İslam devletinin altyapısının kardeşlik sevgisi olduğunun şuurunda olarak, İslam düşmanları karşısında zafere giden yolun kardeşlik sevgisinden geçtiğini bilerek, kardeşlik sevgisinin küfür cephesi karşısında İslam Ümmetini ayakta tutan Rabbani bir kuvvet olduğunun şuuru içinde, İslam ümmetinin varlığının ve sağlığının kardeşlik sevgisiyle mümkün olduğunu unutmadan, tefrikayı önleyecek tek yolun kardeşlik sevgisi olduğundan kuşku duymadan, kardeşlik sevgisini Allah için kardeşimi sevip saymakla kazanacağımı bilerek, imanın kemale ermesinin kardeşlik sevgisine bağlı olduğunu unutmadan, kardeşlik sevgisinin ihmali ve istismarı olmayan bir sevgi olduğunun şuuruyla, kardeşlik sevgisinin ihmalinin ve istismarının itikadi ve ameli bir iflas olduğuna dair hakikatin çerçevesi içinde, İslami kimlik ve kişiliğin kardeşlik sevgisiyle sıhhat ve selamet bulacağını bilerek;

Kardeşliğin bir bedeli olduğunu, bu bedelin mü’minlerin sulh ve selametleri için çalışmak, Allah’ın hukuku ile mü’minlerin hukukuna İslam Cemaatinin hudutları dahilinde ibadet niyetiyle riayet etmek, toplu halde ve sımsıkı Hablullah’a sarılmak suretiyle tefrikaya düşmekten kaçınarak parçalanıp ayrılmamak, mü’minlere nasihat etmek ve mü’minlerin nasihatlerini dinlemek, Mü’min kardeşime yardım etmeyi Mü’min kardeşimin kabul etmesini onun bana bir lütfu olarak telakki etmek olduğuna kani olarak;

Allah düşmanlarının çalışma alanlarının başında, mü’minlerin kardeşliklerini tahrip ederek onları parçalamak olduğunu unutmadan, kardeşlik esaslarına aykırı olarak tefrikaya düşmenin mü’minlerin can, mal, nesil, akıl ve din emniyetleriyle oynamak olduğunu bilerek;,

Din kardeşliğinin korunmaması durumunda din tarafından korunmayacağımın bilinci içinde; küfürden, şirkten, tuğyandan vazgeçip tevbe eden, kullara kul olmayı reddedip Allah’ın hakimiyetine boyun eğerek namaz kılan ve zekatını veren her mü’minin kardeşim olduğunu kabul ederek, inanç açısından tevhidi korumak ne ise sosyal hayat açısından da din kardeşliğini kollamak ve asli ölçüleri içinde yaşamanın o olduğunun idrakiyle;

Fer’i meselelerdeki ihtilafların mü’minlerin arasındaki kardeşlik ve uhuvvet hukukuna halel getirmeyeceğinin şuuruyla; kardeşliğin, savaşmayı değil barışmayı, hak ve hukuku çiğnetmeyi değil ihya etmeyi, kin ve nefreti değil sevgili ve saygılı olmayı, kuru kuruya görüşmeyi değil ruhen kaynaşmayı ve bedenen de yardımlaşmayı gerektiren rahmani bir düstur olduğunun farkında olarak, Şer’i kimlik ve kişiliğe kavuşmam için kendimi mü’min kardeşimin emniyet sigortası olarak görmem gerektiğini bilerek,

Bütün bir dünyadan vazgeçmeyi göze alsam da mü’min kardeşimden vazgeçmeyi göze almayacağımı ilân ederek;

Mü’min din kardeşimden kardeşlik hususunda hiçbir karşılık ve karşılıklılık da beklemeden;

• Bütün mü’minleri kendime Allah yolunda kardeş edineceğime,

• Kardeşlik sevgisinin ihyasına çalışacağıma,

• Kardeşlik hukukuna riayet edeceğime,

• Mü’min kardeşimi kendimle eşit haklara sahip göreceğime,

• Kardeşliğin bütün bedellerini kabulleneceğime ve bunlara katlanacağıma,

• Mü’min kardeşimle selamı kesmeyeceğime, ondan selamı eksik etmeyeceğime ve mü’min kardeşimle aramda selamı yayacağıma,

• Gerek ittifak halinde, gerekse ihtilaf halinde kardeşlik hukukuna saygılı ve riayetkâr olacağıma, kardeşlik hukukuna riayet etmediğim müddetçe Allah’ın rahmetine nail olamayacağım gerçeğini bir an bile hatırımdan çıkarmayacağıma,

• Mü’min kardeşimin gizli hallerini araştırmayacağıma ve bildiklerimi açığa vurmayacağıma,

• Mü’min kardeşimin daima “sahih iman” ve “salih amel” üzere olmasını gözeteceğime,

• Mü’min kardeşimden hakkı asla gizlemeyeceğime, ona daima “hakkı ve sabrı” tavsiye edeceğime,

• Mü’min kardeşim için meşru haklarımdan bile gerekirse vazgeçeceğime,

• Mü’min kardeşim aleyhinde konuşmayacağıma, ona hiçbir zaman haksızlık yapmayacağıma ve onun haklarını gasbetmeyeceğime, mü’min kardeşim aleyhinde faaliyet yürütmeyeceğime, mü’min kardeşime karşı yaptığım hatalarımdan döneceğime, özür dilediğinde mü’min kardeşimin özrünü kabul edeceğime ve hatalarımdan ötürü mü’min kardeşimden özür dileyeceğime,

• Sevgi ve nefretimde ölçüyü “Allah rızası” olarak belirleyeceğime,

• Mü’min kardeşlerime karşı sevgi ve saygı besleyeceğime, onların yüzüne daima sevgi, muhabbet ve tebessümle bakacağıma, mü’min kardeşlerime olan sevgimde onların sosyal ve iktisadi durumlarına göre farklı tavırlar takınmayacağıma,

• Mü’min kardeşimin gıybetini yapmayacağıma,

• Mü’min kardeşlerim arasında koğuculuk yapmayacağıma,

• Mü’min kardeşim hakkında kötü zan beslemeyeceğime,

• Mü’min kardeşimi kıskanmayacağıma, onu çekememezlik yapmayacağıma,

• Mü’min kardeşlerim arasında tefrika yapmayacağıma, tefrikaya yol açacak en küçük şeylerden dahi kaçınacağıma; mü’min kardeşlerimin arasına fitne sokmayacağıma, mü’min kardeşlerimin birlik ve beraberlikleri için çalışacağıma, dargın mü’min kardeşlerimi barıştıracağıma, onları bir araya getirmek için bütün gücümle gayret sarfedeceğime, daima mü’min kardeşlerimle birlikte bulunacağıma,

• Mü’min kardeşlerimle bir ve beraber olacağıma, aramdaki birlik ve beraberlik bağlarını asla koparmayacağıma ve parçalanıp ayrılmaya sebep olacak hiçbir yola girmeyeceğime,

• Mü’min kardeşlerimden ayrılmayacağıma, onlara sırt çevirmeyeceğime, onlara arka dönmeyeceğime, onları terketmeyeceğime, onlarlala aramı açmayacağıma,

• Mü’min kardeşlerimle birlikte olmanın rahmet, ayrı düşmenin ise azap olduğu gerçeğini asla unutmayacağıma, mü’min kardeşlerimle arama nifak sokacak, mü’min kardeşlerimi birbirinden ayırmaya sebep olacak hiçbir hal ve kal’de bulunmayacağıma ve buna yol açacak hiçbir şeye müsaade etmeyeceğime,

• Mü’min kardeşim benden ilgisini kesse de onunla ilgimi kesmeyeceğime, benden ayrılsa da mü’min kardeşimin ardından gidip kardeşlik bağlarını devam ettireceğime, günahlarından ve kusurlarından ötürü mü’min kardeşimi terk etmeyeceğime ve onu günahlarından vazgeçirmek için çabalayacağıma, mü’min kardeşime arkamı dönmeyeceğime,

• Hangi zamanda, hangi zeminde ve hangi durumda olursam olayım, mü’min kardeşimden ilgiyi asla kesmeyeceğime, mü’min kardeşime küsmeyeceğime,

• Mü’min kardeşimle önce kalbimi ve ardından da fiillerimi birleştireceğime;

Bütün mü’minlerin bir vücudun uzuvları gibi olduklarını bilip kardeşlerimin dertlerini, acılarını his ve idrak edeceğime ve gereğine uygun olarak davranacağıma;

Aralarında kırgınlık olan kardeşlerimin aralarını bulup kardeşlik çizgisi üzerinde onları barıştırmaya gayret sarfedeceğime; kardeşlerimle iyi geçineceğime, kardeşimi daima ziyaret edeceğime;

Kardeşimi sevinçlerinde ve üzüntülerinde yalnız koymayacağıma, kardeşim üzüntülüyken sevinçli olmayacağıma, onun üzüntüsüyle üzüleceğime ve sevinciyle sevineceğime, kardeşimin kalbine sevinç koymayı kendime borç bileceğime, kardeşimin uğradığı musibete sevinmeyeceğime, kardeşimin dertleriyle dertleneceğime, sorunlarına çözüm arayacağıma;

Kardeşimi sevmenin “güzel ahlak”ın bir parçası olduğu şuurundan ayrılmayacağıma ve yine kardeşimi sevmenin Allah’ın hükümlerine tâbî olmak demek olduğunu hatırımdan çıkarmayacağıma, kardeşime küsmenin Allah’a asi olmak anlamını taşıdığını unutmayacağıma;

Kardeşimin yanılmalarını düzelteceğime, kardeşimde kusur ve ayıp aramayacağıma ve kusurlarını ve ayıplarını örtmeye ve telafi etmeye gayret sarfedeceğime, kardeşimin ayıplarını yüzüne vurmayacağıma, kardeşimi düştüğü hatalarda bırakmayacağıma;

Kardeşimin tekliflerini dinleyip en güzeline uyacağıma, kardeşim aç iken kendim tok olmayacağıma, kardeşim hastayken kendi esenliğimin sefasını sürmeyeceğime, kardeşim açıkken kendi giyinmemin zevkini tatmayacağıma;

Kardeşimin hal ve hatırını sorup, sıkıntı ve esenlikleriyle hemhal olacağıma, kardeşimin borcunu ödemeye veya bir sıkıntısını gidermeye azami gayret sarfedeceğime, kardeşim bana vermese de ona vereceğime, kardeşim için gerektiği yerde malımı ve canımı feda etmekten çekinmeyeceğime, malımı kardeşime değerinden fazla fiyata satmayacağıma;

Kardeşimi asla hor ve hakir görmeyeceğime, kardeşime hakaret etmeyeceğime;

Kardeşimin itibarını daima koruyacağıma, kardeşimin aleyhinde söylenenlere itibar etmeyeceğime ve söylenmesini önlemeye çalışacağıma, kardeşim aleyhinde şahit olduğum hiçbir kal ve hal karşısında sessiz kalmayacağıma;

Kardeşimi olduğu gibi kabul edip güzelliklere onunla beraber gitmeye gayret edeceğime, zalim olsun mazlum olsun, kardeşime yardım edeceğime, kardeşimin ma’ruf üzere ve münkerden uzak olarak yaşamasına yardımcı olacağıma ve bunu kendime görev bileceğime, kardeşimle çatışmayacağıma, kardeşim bana sataşsa da ona sataşmayacağıma, kardeşimden gelecek kötülüğü iyilikle karşılayacağıma, kardeşimi arkadan vurmayacağıma, kardeşimin daima yardımına koşacağıma;

Kardeşimin kanının, malının, ırz ve namusunun bana haram olduğu hükmüne daima riayet edeceğime, kardeşimin şeref ve haysiyetini koruyacağıma;

Kardeşimi daima güler yüzle karşılayacağıma, kardeşime karşı yumuşak davranacağıma, ayrıldığım zaman kardeşimi ardından çekiştirmeyeceğime;

Kardeşime husumet beslemeyeceğime ve onunla husumetleşmeyeceğime, kardeşime kin tutmayacağıma ve ona buğzetmeyeceğime, kardeşimle dargın durmayacağıma, onunla aramda mevcut olan küskünlükleri kaldıracağıma, kardeşimi daima affedeceğime;

Kardeşime zulmetmeyeceğime, kardeşimi mahrum etmeyeceğime, kardeşlerime külfet yüklemeyeceğime, kardeşimi müşkil durumlara sokmayacağıma ve müşkil durumlarda yalnız bırakmayacağıma, kardeşimi kıskanmayacağıma, kardeşime iftira etmeyeceğime;

Kendim için istediğim şeyi kardeşim için de isteyeceğime, kendim için istemediğim şeyi kardeşim için de istemeyeceğime;

Kardeşlerimle olan ilişkilerimde onların fakirliklerini veya zenginliklerini, ırklarını veya renklerini değil, takvalarını esas alacağıma;

Kardeşimi daima kendi nefsime tercih edeceğime, kardeşimin durumunu kendi durumumdan üstün tutacağıma, kendim ihtiyaç sahibi olsam da, öncelikle kardeşimin ihtiyacını gidereceğime, kardeşime her türlü yardımda bulunacağıma, bütün darlıklara rağmen kardeşime karşı geniş olacağıma;

Kötülükleri iyiliklerini geçinceye kadar kardeşime buğzetmeyeceğime ve bu durumda da iyiliklere çekmeye gayret edeceğime;

Kardeşimle hediyeleşeceğime, kardeşimin işleriyle ilgileneceğime, daima onun işlerine koşacağıma, kardeşime daima merhametle yaklaşacağıma, kardeşim için daima dua edeceğime;

İyilik etmek, iyiliği yaymak ve fenalıklardan korunmak hususunda kardeşlerimle birleşip yardımlaşacağıma;

Kardeşime asla yalan söylemeyeceğime, kardeşimin davetine icabet edeceğime, istediğinde kardeşime nasihat edeceğime, hastalandığı zaman kardeşimi ziyaret edip tedavisine yardımcı olacağıma, vefatı halinde kardeşimin cenazesine katılacağıma;

Bütün bunlara sadece Allah rızası için riayet edeceğime ve mü’min kardeşimi sadece Allah için seveceğime,

Allah’ı şahit tutarak söz veriyorum!

 

SONUÇ

Evet, benim hazırladığım örnek metin bu. Kalbiyle ve beyniyle, aklıyla ve şuuruyla imzalayacak kardeşler aranıyor. Çünkü, başta zikrettiğim ayet-i kerimenin hükmü açık: “Mü’minler ancak kardeştirler. O halde kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’ın emirlerine uygun yaşayın ki rahmete nâil olasınız.” (Hucurat/10)

Evet; mü’minler kardeştir. Mü’minler ancak kardeştir, başka birşey değil. Mü’minler ancak birbirleriyle kardeştir, başkalarıyla değil. O halde, haydin, hep birlikte;

• “Kardeşler” olalım!

• “Kardeşler Toplumu”nu oluşturalım!

• “Kardeşlik Medeniyeti”ni kuralım!

• Ahirete göçünceye kadar “Kardeşler” olarak kalalım!

logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

vuslatdergisi@gmail.com

Ihlamurkuyu Mahallesi Çakırlar Sokak No:11
Ümraniye / İstanbul