Ümmetin evladları, okyanuslarda kayıp giden balık misali mi?
Ya da Allah'ın hidayet verip hidayetini artırdığı yiğitler mi? ...
Asrın gençliğinin imanını koruma imtihanı çok ağır.
"Rabbimiz Allah" dedikleri için zulme maruz bırakılan ümmet asırlardır vâroldu, vârolmaya devam ediyor...
Asırlar önce yaşanmış olay… Kehf suresi ümmete mesaj veriyor.
İman ettikleri yolda sabırla yürümeleri kıyamete kadar bütün gençlere örnek teşkil etmektedir.
“İçlerinden biri şöyle dedi:
‘Mademki onlardan ve Allah'tan başkasına tapmakta olduklarından yüz çevirip ayrıldınız, o hâlde mağaraya çekilin ki, Rabbiniz size rahmetini yaysın ve içinde bulunduğunuz durumda yararlanacağınız şeyler hazırlasın."1
Allah'a iman etmiş yiğit gençler, yalnız Allah'a sığınıyor ve dua ile yardım istiyor, işte iman, işte teslimiyyet...
“Hani o gençler mağaraya sığınmışlardı da, ‘Ey Rabbimiz, bize katından bir Rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır" demişlerdi.”2
Bu iman ve teslimiyyet onlara mağaranın yolunu açtı, onları korumakla, saklamakla görevlendirilmiş mağara...
Asırlar sonra hikmet verilmiş el-Emin Muhammed (s.a.s.)'in Rabbiyle baş başa kalıp dua ile yöneldiği Hirası, ardından Allah'ın emri ve himayesiyle saklayan Sevr mağarası var, Allah'ın Rasûlü'nü cahiliyyeden erişecek her türlü zulümden saklayan mağara...
İman ile teslimiyyetin hakkını veren yiğitlere açılan himaye kapısı...
“Bunun üzerine Biz de nice yıllar onların kulaklarını (dış dünyaya) kapattık (Onları uyuttuk).”3
Dış dünyadan gelecek bütün kötü, olumsuz her şeye kulakların, gözlerin, bedenin kapatılması, korunması, bizatihi yaradan Allah tarafından gerçekleştiriliyor...
“Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler. O zaman da bir daha asla kurtuluşa eremezsiniz."4
İslâm düşmanları, ele geçirdikleri mü'minleri ya eziyet ederek madden, öldürür, ya da imanını çalarak manen öldürür, maneviyatını kaybeden gençlik bir daha hidayete kavuşması zor hale gelir...
Bu asrın anne babalarına verilen mesaj oldukça fazla, ya yavrularınızın mağarası olun, onları koruyun, ya da tamamen kaybetmeyi göze alın, hesap vermeye hazır olun...
21. asrın cahiliyyesi ve tağutları, özellikle gençlerin imanını yok etmek için metodlar üretiyor ve uyguluyorlar, istedikleri tek şey İslâm'ın yiğit gençleri, İslâm'ın kızları olmasınlar diye...
Aynı Kehf suresinde Allah Teâlâ, Musa (a.s.)’ın kıssasından örnek veriyor.
“Hani Mûsâ, beraberindeki gence şöyle demişti: ‘İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım, ya da uzun zaman gideceğim."
Onlar iki denizin birleştiği yere varınca, balıklarını unuttular. Balık denizde yolunu tutup kayıp gitti.
Oradan uzaklaştıklarında Mûsâ beraberindeki gence, ‘Öğle yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzdan dolayı çok yorgun düştük" dedi.
Genç, "Gördün mü! Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. Doğrusu onu sana söylememi bana ancak şeytan unutturdu. Balık şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti.’ dedi”5
İki gencin yolculuk hikâyesini anlatan bu kıssadan çıkarılacak ibretlik ders nedir?
Anne ve babalar dünya yolculuğa çıkıyor, dünyevî meşakkatler, koşuşturmacalar onlara tıpkı Musa (a.s.)'a ve beraberindekine balığı unutturduğu gibi çocuklarını unutturuyor, sanki hiç yoklarmış gibi, oysa Allah yolunda yetiştirmeleri gereken evlatlar Allah Teâlâ' ın emanetidirler.
Lakin yıllar geçip de onlara ihtiyaç duymaya başladıklarında, geriye dönüp bakıyorlar ki evladlar yol almış uzaklaşıp gitmiş...
“.........Balık şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti"
Tıpkı balık gibi, kayıp giden ümmetin evlatları ve unutan, ilgilenmeyen ebeveynler var, şaşılacak derecede...
Ancak, Allah'dan başka ilah olmadığına iman etmek, gençleri şaşkınlık içinde kayıp gitmekten kurtaracak yegane iman şartıdır, tevhit bilinci ve bu uğurda ödenecek bedeller, gençliği kurtarıp yiğitlerden kılacaktır.
“Mûsâ: ‘İşte aradığımız bu idi" dedi. Bunun üzerine tekrar izlerini takip ederek gerisin geri döndüler”6
Geriye dönüp, arayıp bulmak ümmetin yitirilmiş evlatlarını kurtarmaya yetecek mi?
“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun”7
Babanın vazifesi, kendisine Rabbi tarafından emanet edilen yavrusunu cehennem ateşinden korumaktır, İslâm'ın yiğit gençleri olsunlar diye yetiştirmektir. Kaybolan her bir evlat ümmetin yitiğidir, kayıp giden balık misali belki de bir daha kazanılması zor şekilde...
Ancak Allah'ın dilediği, hidayet verdiği, koruduğu yiğitlerden kıldığı gençler müstesna..
“Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, Biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik”8
Ashabı Kehf'in yiğitleri de Allah tarafından kendilerine Hikmet verilmiş, imanları kablerin de sağlamlaştırılmış ve ümmetin öncülerinden, örneklerinden kılınmışlardır kıyamete kadar.
“.....Şüphesiz onlar Rablerine inanmış birkaç genç yiğitti. Biz de onların hidayetlerini artırmıştık.”9
Allah'ın hidayet verdiği, hidayetlerini, samimiyetleri artırdığı ve şirkten şiddetle uzaklaşmış olarak salih amelleri işlediklerinden dolayı yüceltildiği gençler, yiğitler var yeryüzünde elhamdülillah… her daim, örnek olarak var olacaklar…
Kehf suresinde bahsedilen yiğit gençler gibi olanların, o hidayeti artırılan yiğit gençlerin peşinden gitmek, ders almak bize verilen mesajlardan bir tanesi mi acaba?
“Mûsâ ona, ‘Sana öğretilen bilgilerden bana, doğruya iletici bir bilgi öğretmen için sana tabi olayım mı?" dedi.”10
Yeni yetişen gençler tevhidin savaşçısı olursa, ilim yolunda hak üzere yürürlerse, tek ve bir ilâhın Allah'ın dışında bütün başka sahte ilahlara yüz çevirirlerse, Allah da onların hidayetini artırır, yüceltir, ümmete önder yapar, örnek yapar, izinde yürüttüğü kullarından kılar, biz yaşı büyükleri de onların ilminden, irfanından faydalanacak hâle getirir. Bu Allah Teâlâ için çok kolaydır, zira Din Allah'ındır, kıyamete kadar koruyucusu, tamamlayıcısı Allah'dır...
Netice olarak
“De ki: ‘Ben de ancak sizin gibi bir insanım. (Ne var ki) bana, 'Sizin ilâhınız ancak bir tek ilâhtır" diye vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa yararlı bir iş yapsın ve Rabbine ibadette kimseyi ortak koşmasın."11
Uzun bir hadis-i şerifin bir kısmında Allah'ın Rasûlü şöyle buyurdular;
"Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivayetle göre Rasûlullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:
“Başka bir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde Allah Teâlâ, yedi insanı, arşının gölgesinde barındıracaktır........ (bu gölgeleneceklerden biri)
Rabbine kulluk ederek temiz bir hayat içinde serpilip büyüyen genç(tir).........."12
Arşın Gölgesinde Gölgelenen Genç Olabilmek
Genç sahabîlerden birisi olan Abdullah b. Abbas (r.anhuma) Allah Rasûlü'nün yaptığı nasihat günümüz gençleri için de önemli nasihattir:
“Delikanlı! Sana bazı sözler öğreteceğim: Allah’ın hakkını koru ki Allah da seni korusun. Allah’ın hakkını gözet ki O’nu hep yanında bulasın. Bir şey istediğinde Allah’tan iste. Yardım dilediğinde Allah’tan yardım dile. Şunu bilmelisin ki, bütün toplum (varlık âlemi) bir konuda senin yararına bir şey yapmak için bir araya gelse, ancak Allah yazmışsa sana destek verebilirler. Yine bütün toplum sana zarar vermek için bir araya gelse ancak Allah yazmışsa sana zarar verebilirler. Zîrâ kâlemler kaldırılmış, sayfalar kurumuştur.”13
Sonuç Olarak “İnsanlar içinde Yüce Allah’ın en sevdiği kimse, kötülükleri terk edip, iyiliklere yönelen gençtir.”14
--
Dipnot;
1-Kehf,18/16
2-Kehf,18/10
3-18/11
4-18/20
5-18/60-64
6-18/64
7-Tahrim,66/6
8-Kehf,18/65
9-Kehf,18/13
10-Kehf,18/66
11-Kehf,18/110
12-Buhâri, Ezan 36, Zekât 16, Rikak 24, Hudûd 19; Müslim, Zekât 91. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd 53; Nesâî, Kudât 2
13-Tirmizi, Sıfatu’l-Kiyame, 59.
14-Ebu Davut,kitâbu's Salât, 26.


