23 Ocak 2026 - Cuma

Şu anda buradasınız: / / İnsanın Var Oluş Sebebi: Yaratan Allah’a Kuluk!
İnsanın Var Oluş Sebebi: Yaratan Allah’a Kuluk!

İnsanın Var Oluş Sebebi: Yaratan Allah’a Kuluk! Editör

 

 

 

Şeriat dilinde ibadet/kulluk, niyete bağlı olarak yapılmasında sevap olan ve yüce Allah'a yaklaşmayı ifade eden özel itaattır. Allah'a yaklaşmak niyete bağlı olmasa bile, yapılması hayırlı olan ameli, kime yapıldığını bilerek, yani yaklaşmak istediği zatı tanıyarak yapmaktır. Bundan dolayı her ibadet, Allah'a bir yaklaşma ve her yaklaşma bir itaattır.

Fakat her itaat yaklaşma sayılmaz ve her yaklaşma ibadet olmaz. Meselâ, Allah'ı tanımak için düşünmek bir itaattır. Fakat kendisine yaklaşmak istenilen yüce Allah, düşünce durumunda henüz tanınmış olmadığından bu düşünce bir yaklaşma değildir. Ve niyete bağlı olmadığından ibadet de değildir.

 

İslâm Şehidi Abdullah Azzam (rh.a.) bu konuda söyle demektedir:

“Bilinmelidir ki, İbadet/kulluk kanunlar, yasalar, haramlar ve helâllerden meydana gelmektedir. Bu kanun ve yasalar, şayet Allah’tan alınırsa o zaman ibadet/kulluk Allah için yapılmış demektir. Şayet bu yasalar, beşer tarafından düzenlenmiş ise ubudiyyet, yani ibadet/kulluk beşeredir. Velev ki insanlar namaz kılsalar, oruç tutsalar ve dinî vecibelerini yerine getirse de dahi... Bu çok açık ve kesin olan konudur. İçinde tereddüd yoktur. Tüm âlimler bu konuda ittifak etmişlerdir. “Kim ki, haramı helâl yaparsa kafir olur ve yine kim ki, helâlı haram yaparsa da yine kafir olur.”

 

Şehid Seyyid Kutub (rh.a.) söyle demektedir:

“Dilleri ile Allah’tan başka ilah olmadığını ve Muhammed (s.a.s.)’in Allah’ın kulu ve Rasulü olduğunu

söyleyip bireysel davranışlarda, arınma, evlenme, boşanma ve miras gibi konularda Allah’ın vahyine tâbi oldukları için kendilerini müslüman diye isimlendirenler, bununla beraber bunun dışındaki konularda Allah’ın Kitabı’na göre şekillenmemiş kanun ve nizâmlara itaat edenler… Allah kitabında, izin vermediği halde, Allah’ın Kitabı’na muhalif olan yasalara ve kanunlara itaat edenler… İsteyerek veya istemeyerek bu çağdaş putlarının kendilerinden istedikleri görevleri yerine getirme noktasında tüm değerlerini fedâ edenler…. Bu kutsal değerleri ile çağdaş tağutların istekleri çeliştiği zaman, Allah’ın emirlerini kulak arkası yapıp, bu çağdaş tağutların emirlerini yerine getirenler… Evet, kendilerini müslüman ve Allah’ın dinine mensup zannedip de tüm bu fiilleri yapanlar, kafalarını yastıklarından kaldırıp bir ân önce uyanmak ve ne kadar büyük bir şirk bataklığının içinde olduklarını görmek zorundadırlar.

 

Şunu iyi bilmemiz gerekir ki, ibadet/kulluk sahih bir akîdenin gıdasıdır. Nasıl ki susuz kalmış bir ağaç kurumaya mahkûmsa Akidesiz ve ibadetsiz toplumların sonu da benzer olacaktır. Zira ibadet, kişiyi yaratılış gayesi gereği aslî kimliğine döndürür. Bunun için bizlere düşen, ibadet/kulluk kavramını en sahih anlamıyla öğrenip, Allah’ın istediği şekilde, O’na layıkıyla ibadet/kulluk etmemizdir. Fertlerin ve toplumların kurtuluşu ancak bu şekilde mümkün olacaktır.

 

“Vuslat Dergisi”, Mayıs sayısında “Kabe’nin Rabbine kuluk et” serlevhasıyla kulluk konusunu dergimizin sayfalarına taşıdık. Kulluğun/ibadetin İslâm ümmeti nazarındaki hali malumunuzdur. Kulluk tam mânasıyla yapılamadığı zaman, İslâm ümmetinin perişan durumu kaçınılmaz olur. Dergimize yazılarıyla katkıda bulunan kıymetli hocalarımıza müteşekkiriz, Rabbim say-ı gayretlerini meşkur eylesin.

Selâm ve duâ ile. 

Yazar:
logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

0(216) 611 04 64

vuslatdergisi@gmail.com

Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad.
Adalet Sok. No:11 P.K 34772
Ümraniye / İstanbul