23 Şubat 2024 - Cuma

Şu anda buradasınız: / SAHİH-İ BUHÂRÎ NÜSHALARI
SAHİH-İ BUHÂRÎ NÜSHALARI

SAHİH-İ BUHÂRÎ NÜSHALARI Osman Aydın

 

İslâm’ın iki temel kaynağından biri olan Sünnet; bizatihi müslümanların yaşantıları ve bunları adeta yazılı olarak tanzim eden hadis musannefatı ile asr-ı saadetten günümüze değin taşınmıştır. Bu bağlamda Hanefî ulemânın mütevatir haber kapsamına dahil ettikleri namazın kılınışı, rekatleri ve vakitleri ya da haccın ifâsı gibi örnekler dini ahkâmın doğrudan mü’minin hayatı olması gerektiğine güzel birer örnektir.

Aynı şekilde Tirmizî’nin Sünen’inde bir hadisin senedi için “وَهُوَ ضَعِيفٌ عِنْدَ أَهْلِ الْحَدِيثِ” dedikten hemen sonra “وَالْعَمَلُ عَلَى هَذَا عِنْدَ أَهْلِ الْعِلْمِ” ifadelerini[2] kullanması aslında hadis alimlerinin sünnetin uygulama kısmına ne derece önem verdiklerini göstermektedir. İmam Malik’in Medine ehlinin tatbikatına atfettiği değer de benzer bir kaygının yansımasıdır. Bununla birlikte Allah Resûlü’ne (s.a.v.) ait; söz, fiil, takrîr, ahlakî ya da yaratılıştan gelen vasıflar ve hatta kendisinin peygamberliğinden evvel yaşadıklarını işleyen hadis musannefâtı da Kur’ân ile birlikte müslümanın hayatına yön veren yazılı yasalardır. Dolayısıyla yaşayarak aktarılan sünnetin ahkâmı kadar yazılı rivayet metinlerinin nakli de son derece önemlidir.    

Tam ismi Ebû Abdillâh Muhammed b. İsmâîl b. İbrâhîm el-Cu‘fî el-Buhârî (ö. 256/870) olan İmâm Buhârî de; Allah Rasûlü’nün (s.a.v.) muradını kendisinden sonraki nesillere  dosdoğru yansıtacak şekilde çaba göstermiş önde gelen ilim insanlarından biridir. Kendisi henüz on yaşına gelmeden hadis ezberine başlamış, on yaşından itibaren bir ilmî mesaî ile hadis meclislerine dahil olmuş, on altı yaşında rıhleye çıkmış, on sekiz yaşında hadisle ilgili ilk eserini yazma yeterliliği göstermiş[3] fakîhu’l-ümme (ümmetin fakihi),[4] emîru’l-mü’minîn fi’l-hadîs (hadîs alanında mü’minlerin lideri),[5] seyyidü’l-muhaddisîn (hadîsçilerin efendisi), nâsıru’l-ehâdîsi’n-nebeviyye (Resûlullah’ın hadîslerinin hâmisi)”, tabîbu’l-ilel fi’l-hadis (hadîslerdeki kusurları tanımada uzman) gibi isimlerle anılmış müstesna bir şahsiyettir. Tüm ilmî donanımı bir yana; Sahîh ismiyle müsemmâ tam ismi el-Câmiʿu’l-müsnedü’ṣ-ṣaḥîḥu’l-muḫtasar min umûri Resûlillâh ṣallallāhü ʿaleyhi ve sellem ve sünenihî ve eyyâmih olan hadis eseri ise kendisinin en önemli ilmî eseridir.

Alimlerin büyük bir kısmına göre sadece sahîh hadisleri derleyen ilk çalışma olarak kabul edilen[6] el-Câmiu’s-Sahîh; bizzat müellifin ifadesiyle altı yüz bin rivayet arasından seçilmiş, her hadîs için gusl abdesti alınıp iki rekât namaz kılınarak ve istiharede bulunularak on altı senede oluşturmuştur.[7]  Tamamlandığı günden itibaren de hak ettiği değeri görebilmiş çok kıymetli bir eserdir. Buharî Sahîh’i bitirince devrin en önde gelen üç hadis alimine[8] eserini takdim etmiş ve onların haklı takdirlerini kazanmıştır.[9]

Buhârî’nin gerek eserini telif ederken gerekse eserini bitirdikten sonraki gösterdiği hassasiyet, kendisinden sonra el-Câmiu’s-Sahîh’in okunması ve nakledilmesi hususunda da aynı şekilde devam etmiştir. Buhârî’den Sahîh’ini dinleyen doksan bin kişinin olduğuna dair bilgi[10] sözkonusu rakamın büyük bir cemaati ifade ettiği düşünülse bile, eserin ne kadar rağbet gördüğünü göstermeye yeterlidir.

el-Câmiu’s-Sahîh’in şifahî bir biçimde ezberlenmesi ya da içerisindeki rivayetlerin ümmet tarafından benimsenip hayata aktarılması elbette onun günümüze ulaşmasında önemlidir. Ancak bu meselede asıl kıymetli olan Buhârî’nin ilk talebeleri ile başlayan ve kesintisiz bir biçimde devam eden eser rivayeti faaliyetleridir. Yani bizzat el-Câmiu’s-sahîh’in semâ ve kıraat gibi sağlam yollarla Buhârî’den alınıp, istinsah edilerek sonraki kuşaklara kesintisiz bir biçimde aktarılmasıdır. Bu çalışmada Buhârî’nin bu kıymetli eserinin nakil serüveni gözler önüne serilecek ve Sahîh’in meşhur rivayet kanalları tablolar eşliğinde sunulacaktır.

Kısaca Buharî’nin nüsha ve rivayetleri şeklinde ifade edebileceğimiz bu husus, birçok kıymetli müstakil çalışmanın konusu olmuştur. Bizim bu mütevazı çalışmamızın farkı; çözüme kavuşturulmuş bazı ihtilafların zikrinden kaçınarak meselelerin muhtasar bir surette ele alınması ve tablolar eşliğinde Buhârî nüsha ve rivayetlerini daha müşahhas bir biçimde gözler önüne sermesidir.

1. BUHÂRÎ’NİN İLK NESİL RÂVİLERİ

1.1.        Firebrî (v. 320/932) Rivayeti

Tam ismi Ebû Abdillah Muhammed b. Yusûf b. Matar b. Salih b. Bişr el-Firebrî’dir. Kendisi Buhârî’den el-Câmiu’s-sahîh’i biri Firebr şehrinde 248/862 tarihinde, diğeri de 252/866 yılında Buhâra’da olmak üzere iki defa semâ yöntemi ile dinlemiştir.[11]

Firebrî’nin bu iki nüshası arasında bulunan bazı farklılıkların muhtemel sebebi, musannif Buhârî tarafından gerçekleştirilen değişikliklerdir. Zaten kaynakların ifade ettiğine göre Buhârî “yazdığı eserlere karşı taşıdığı dikkat sebebiyle” gün be gün bazı değişiklikler yapabiliyordu.[12] Firebrî’nin söz konusu semâlarından biri, “asıl” olarak nitelenmiş yani Buhârî’ye ait nüshaya sahip olabilmiş[13] ve bu asıldan talebeleri el-Câmiu’s-sahîh’i nakletmişlerdir.[14]

Firebrî rivâyetinin bazı özellikleri şunlardır:

Firebrî, hadis râvî olarak son derece güvenilir bir râvîdir. Buhârî’ye ait asıl nüshaya sahiptir. Bu nüshada eksiklik bulunmamaktadır. Buhârî’den Sahîh’i birkaç defa dinlemiştir. Nüsha, ezber yapmayı kolay kılmaktadır.[15]

Hiç şüphe yoktur ki Buhârî rivayetleri içerisinde en meşhuru Firebrî rivayetidir.[16] Firebrî’den Buhârî’yi dinleyen râvileri şu şekilde tanıtmak mümkündür:

1.1.1.el-Müstemlî (v. 376/986)

• el-İmâm Ebû İshâk İbrâhîm b. Ahmed b. İbrahim b. Ahmed b. Davud el-Balhî el-Müstemlî

• Firebrî’deki “Asıl”dan rivayet etmiştir.

• Altında hadis bulunmayan babları ve başlık bulunmayan bazı hadisleri önceki babla birleştirmiştir. 

• Buhârî’nin ikinci derece râvilerinden gelen nüshalardaki bazı rivayetleri Firebrî nüshasına ekleyebilmiştir.

 

1.1.2.es-Serahsî el-Hammûyî (v. 381/ 991)

• el-İmâm Ebû Muhammed Abdullah b. Ahmed b Hammûyeh b. Yusûf b. Ayan es-Serahsî el-Hammûyî

• Bu kişi daha çok el- Hammûyi olarak bilinir.

• Son nesle ulaşabilen nüshalardandır.

• Meşhur Sağanî nüshası da bu nüshaya dayanmaktadır.

 

1.1.3.el-Kuşmîhenî (v. 389/999 )            

• el-Muhaddis Ebü’l-Heysem-Heysem Muhammed b. Mekkî b. Muhammed b. Mekkî b. Zura el-Kuşmîhenî

• Nizâmülmülk’ün Sahîh’i okutmak için seçtiği isimlerdendir.

 

1.1.4.İbn Şebbûyeh (v. 378/988)            

• eş-Şeyh Ebû Alî Muhammed b. Ömer b. Şebbûyeh eş-Şebehî el- Mervezî.

• İbn Hacer’in tercih ettiği nüshalardan biridir.

 

1.1.5.Ebû Zeyd el-Mervezî (v. 371-380)

• eş-Şeyh Şeyhu’ş-Şafîiyye Ebû Zeyd Muhammed b. Ahmed el-Mervezî el-Faşânî

• Nüshanın bir bölümü elimizdedir.

• Günümüze ulaşan en eski Buhârî nüshasıdır.

 

1.1.6.Ebu Alî el-Mısrî (v. 353/964 )        

• el-İmâm Ebû Alî Saîd b. Osman b. Saîd b. es-Selman el-Mısrî

 

1.1.7.Ebû Ahmed el-Cürcanî (v. 373/983)          

• el-İmâm Ebû Ahmed Muhammed b. Muhammed b. Yûsuf b. Mekkî el-Cürcanî

• Cürcân şehrinde Sahîh okutmuştur.

 

1.1.8.İbnü’s-Seken (v. 353 /964)            

• Ebû Alî Saîd b. Osman b. es-Seken el-Bağdâdî

• Buhârî’nin Sahîh’ini Mısır’a getiren ilk kişidir.

• Bu nüshanın günümüze ulaşıp ulaşmadığını tespit çok zordur.

• Şerhlerdeki bilgilerden hareketle çok tercih edilen bir nüsha olduğu anlaşılmaktadır

 

1.1.9.Hafîdü’l-Firebrî (v. 371/981)        

• Ebû Muhammed Ahmed b. Abdillah b. Muhammed b. Yusuf el-Firebrî

• Meşhur Firebrî’nin torunudur.

 

1.1.10.Ebû Hamid en-Nuaymî (v. 378/988)

• Ahmed b. Abdullah b. Nuaym b. Halil en-Nuaymî

Sahîh’i kıraat yoluyla dinlemiştir.

• Ebû Muhammed el-Begavî eserlerinde bu nüshadan istifade etmiştir.

 

1.1.11.el-İştihanî (v. 381/991)

• Ebû Bekir Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Mett es-Semerkandî el-İştihanî

• Firebrî’den Sahîh’i 23 yaşında dinlemiştir.

• Nüsha elimizde değildir.

 

1.1.12.Ebû Alî el-Küşşânî (v. 391/1001)

• Ebû Ali İsmail b. Muhammed b. Ahmed el-Hacîb b. Muhammed b. Ahmed b. Hamâne el-Küşşânî

• Hatîb el-Bağdâdî ve Kâdî Iyâz gibi isimler bu nüshadan rivayette bulunmuşlardır.

 

1.1.13.Ahsiketî (v. 346/957)    

• Ebû Nasr el-Ahsiketî

• Buhârî râvileri arasında zikredilmesi ciddi tartışmalıdır. Muhtemelen ismi tam bilinmeyen bir ravi ile karışmış olabilir.

 

1.1.14.Muhammed b. Hâlid (v. 362/973)

• Muhammed b. Hâlid b. el-Hasen.

• Hattâbî’nin şerhini yazarken esas aldığı nüshadır.

• Varlığı kesin olan bu râvinin kimliğini tespit noktasında sıkıntı mevcuttur.

 

1.1.15.Yahya b. Ammâr (v.?)

• Ebû Lukmân Yahyâ b. Ammâr b. Mukbîl b. Şahan el-Hüttelânî

• Uzun yaşamış bir ravi olması dışında hakkında bilgi çok azdır.[17]

 

1.2. en-Nesefî Rivayeti

Tam adı, Ebû İshâk İbrahîm b. Ma’kil b. el-Haccâc en-Nesefî (v. 295/908)’dir. Kendisi Nesef şehrinin kadısı olup hafız ve müctehid gibi sıfatlarla anılan güvenilir bir râvidir.[18] Kendisi Sahîh’i Buhârî’den dinleyen ilk isim olmakla birlikte rivayeti henüz gün yüzüne çıkarılamamıştır.[19] Bununla birlikte meşhur muhaddis Hattabî, Buhârî üzerine kaleme aldığı A‘lâmü’l-hadîs isimli şerhinin büyük bir kısmını Nesefî rivayetinden teşekkül ettirmiştir.[20] Yine Buhârî râvilerinden Ceyyânî (v. 498/1105) de açık bir şekilde bu rivayeti hocası Nesefî’den aldığını ifade etmiştir. İbn Hacer Fethu’l-Bârî’de, Kastallanî de (v.923/1517) İrşâdü’s-Sârî’de Nesefî’nin el-Ceyyânî tarikini kullanmıştır.  Nesefî’nin rivayeti aslında son derece sağlam bir nakildir. Ancak Sahîh’in son kısmında semâ yöntemi yerine bizzat Buhârî’nin izniyle icazet usulü kullanılması sebebiyle Firebrî nüshası daha üstün kabul edilmiştir.[21]

 

Nesefî (295)

 

 

 

 

 

Ebû Sâlih  (361)

 

 

 

 

el-Herevî (434)

Hattâbî (388)

Ebû Ali el-Gassânî

 

 

 

 

Hakem b. Muhammed (447)

 

 

 

 

 

Ebû Ali el-Ceyyânî (498

 

 

 

 

 

el-Bâhılî  (512)

 

 

 

 

 

ed-Dibâcî (572)

 

 

 

 

 

Cafer b. Ali el- Hemedânî (636)

 

 

 

 

 

Yahyâ b. Muhammed

 

 

 

 

 

Mehdevî (797)

 

 

 

 

 

İbn Hacer  (852)

 

İbn Hacer Hattâbî’nin Nesefî’ye uzanan tariki

1.3. en-Nesevî Rivayeti

Tam adı el-İmâm Ebû Muhammed Hammâd b. Şâkir b. Sevvîye en-Nesevî (v. 311/ 923)’dir. Devrinin büyük hadis alimlerinden hadis dinlemiş, “sika” ve “me’mûn” gibi sıfatlarla anılan güvenilir bir ravidir. Buhârî’nin tamamını sema ile tahammül etmemiştir. Rivayetin bir kısmı icazet ile nakledilmiştir.[22] Ayrıca bazı görüşlere göre Firebrî’nin nüshasından iki yüz civarı hadis eksik olduğunu söyleyenler olsa da İbn Hacer nüshada bir eksikliğin olmadığını ifade etmektedir. Bu rivayeti ilerleyen süreçte Dârekutnî (v. 385/995), Hâkim en-Neysâbûrî (v. 405/1014), meşhur mutasavvıf Sülemî (v. 412/1022),[23] İbn Hacer (v. 852/1448) ve Kastallânî gibi alimler kullanmışlardır.[24]

 

Nesevî

(311)

 

 

 

 

İbn Rumeyh (357)

Bekr b. Muhammed b. Cafer

Kâdî Ebû Ahmed

Ahmed b. Muhtâc (375)

 

 

 

 

Hakîm

(405)

Dârekutnî

(385)

 

 

 

 

 

 

İbn Halef

(487)

 

 

 

 

 

 

 

İbn Tâhir

(507)

 

 

 

 

 

 

 

Seyyid

el-Alevî

 

 

 

 

 

 

 

İbn

Kudâme

 

 

 

 

 

 

 

Ahmed

b.

Ebî Bekir (798)

 

 

 

 

 

 

 

İbn Hacer (852

 

 

 

İbn Hacer’in Nesevî Nüshası ve diğer râvîleri

1.4. el-Bezdevî Rivayeti

Tam adı eş-Şeyh Ebû Talha Mansûr b. Alî b. Karîne b. Seviyye el- Bezdevi en-Nesefî (v. 329/941)’dir. Bazı ihtilaflar olsa da kendisi Buhârî’den rivayette bulunan son isim olarak değerlendirilir.[25] Kendi beldesindeki talebeler onu nakletmişlerdir. Ayrıca devrin yöneticisi Dihkân Tûben'nin azadlısı Ca'fer b. Muhammed'in hattıyla yazıldığı bilinmektedir. Bu rivâyet Nesefî’nin Sahîh’i dinlediği sırada küçük yaşta olması sebebiyle şöhret kazanmamıştır.[26]

Bezdevî (329)

 

Ahmed b. Abdilazîz

 

el-Müstağfirî (432)

 

el-Haddâd (515)

 

Ebû Bekir er-Remlî (537)

 

Ebû Mûsa Muhammed b. Ebî Bekir er-Remlî

 

Muhammed b. Abdulhâdî el-Makdisî (658)

 

Süleymân b. Hamza b. Ebî Ömer

 

ed-Dımeşkî (803)

 

İbn Hacer (852)

1.5. Mehâmilî Rivayeti

Tam adı, el-İmâm el-Kadî Ebû Abdullah el-Huseyn b. İsmaîl el-Mehâmilî (v. 330/ 942)’dir. On yaşında ilim tahsiline başlamış Kûfeli muhaddis ve fakihtir.[27] Vefatı sırasında sokaklarda ondan daha güvenilir kimsenin olmadığına dair sesler duyulmuştur. Kendisinin Buhârî rivayetine bakılacak olursa ilk söylenmesi gereken şey Sahîh’in tamamını rivayet etmediği ve sema yöntemiyle nakilde bulunmadığıdır.[28]

 

 

Mehâmilî (330)

 

 

 

 

 

Zekeriyyâ

el-Müeddib  (408)

 

 

 

 

 

Ebû’l-Hattâb (494)

 

 

 

 

 

Ebû Tâhir b. Ahmed (576)

 

 

 

 

 

Rüknüddîn Ebi’l-Haremeyn (645)

 

 

 

 

 

Radıyyüddîn

et-Taberî (722)

 

 

 

 

Cemâlüddîn (775)

İbnü’l-Muzaffer (760)

ez-Zerendî (772)

 

 

 

 

Kirmanî (786)

 

2. BUHARÎ’NİN SONRAKİ DÖNEM MEŞHUR BAZI RİVAYETLERİ

Buharî’nin sonraki dönem meşhur bazı rivayetleri şunlardır:

2.1. Mingana Nüshası

Bu nüsha; Alphonse Mingana’nın (ö. 1937) kendi topladığı eserlerden oluşturduğu yazma eserler kütüphanesinin Mingana Arab. (İsl.) 225 katalog numarasında yer alan bir eserdir. Yapılan bilimsel tespitler neticesinde 360-390 seneleri arasında yazıldığı tespit edilmiştir. Bizzat Mingana tarafından bu nüshanın aidiyeti noktasında bazı şüpheler dile getirilmiş olsa da Ahmed b. Fâris es-Sellûm son derece akademik izahlarla Mingana’nın iddialarını çürütmüştür.[29] Bu nüshada oruç, zekat ve hac kitapları mevcuttur.

 

2.2. Sadefî Nüshası

Ebû Ali el-Hüseyin b. Muhammed b. Firrûh b. Heyyûn b. Sükkere es-Sadefî (514/120)’ye ait olan bu nüsha, İbn Hacer başta olmak üzere birçok âlimin istifade ettiği bir nüshadır. Ebû Zerr -  Bâcî kanalıyla Sadefî’ye ulaşmıştır. Sadefî, bu nüshayı bizzat iki defa kendisi yazmıştır. Hicrî 1347 tarihine kadar mevcut olduğu anlaşılmaktadır.

 

2.3. İbn Sa‘âde Nüshası

Bu nüsha aslına bakılırsa İbn Sa‘âde’nin (v. 566/1170), Sadefî nüshası ile bizzat Sadefî’den kendisinin semâı neticesinde oluşturulmuş karşılaştırmalı bir Buhârî nüshasıdır. Elimizde bulunan bu nüsha, şu an Rabat’ta Mektebetü’l-Medreseti’l-Ulyâ’da yer almaktadır.[30]

2.4. Sağanî Nüshası

Radıyyüddîn es-Sagânî’nin (v. 650/1252) kendi nüshası; Ebû Zerr rivayeti ile Firebrî’nin tashih notunu içeren Buhârî devri bir Sahîh nüshasını esas alınarak oluşturulmuştur. Bu eski nüsha sayesinde nüshalar arası farklılıklara bizzat ilk dönemden cevaplar verebilmektedir. Bu nüshasın bir diğer güzel yanı da Buhârî’nin esere dair sorulan bazı sorulara verdiği cevapları içermesidir. Şu an için en azından Türkiye’deki nüshalarda Saganî’nin asıl nüshası bulunmasa bile talebelerinin yazdığı yirmiden fazla kopyası mevcuttur.[31]

 

2.5. Yûnînî Nüshası

Ebü’l-Hüseyn Şerefüddîn Alî b. Muhammed b. Ahmed el-Yûnînî (ö. 701/1302) bu nüshayı; Ebû Zerr, Asılî, İbn Asâkir, Ebu’l-Vakt, Hamevî, Müstemlî ve Küşmîhenî nüshalarını bir araya getirip bunların tenkidli neşrini yaparak oluşturmuştur. Bu sebepe çok kıymetlidir. Kastallânî kendi şerhinde bu nüshayı esas almıştır. Osmanlı sultanı Abdulhamid, Yunînî nüshasını İstanbul’dan Mısır’a göndermiş ve bu nüsha esas alınarak Ezher alimleri tarafından Buhârî’nin es-Sahîh’inin sağlam bir baskısını yaptırmıştır. Bulak ya da Sultaniyye baskısı olarak bilinen bu baskı 4 ciltten oluşmaktadır.[32]

SONUÇ

el-Câmiu’s-Sahîh, gerek müellif karizması gerekse elde ettiği haklı konum itibarıyla İslâm ümmetinin en fazla müracaat ettiği ve en değer verdiği hadis eseridir.  Kaleme alındığı dönemden başlayıp hem ezberlenerek hem de yazılı bir biçimde nakledilerek günümüze ulaşmıştır. Elimize ulaşmayan ya da kaynaklarda zikredilmeyen nüshaları bir kenara bırakıldığında dahi mevcut rivayetleri ile varlığı ve aidiyeti ispat edilmiştir.

Sahîh’in birinci nesil ve sonraki aktarımları birlikte düşünüldüğünde birçok nüsha sahibinin birbirlerinden haberdar olması, Buhârî şarihlerinin de bu nüshalardan istifade ettiklerini bizzat kendilerinin belirtmesi, el-Câmiu’s-Sahîh’in otoritesini bir kat daha artırmaktadır. Yazım ve basım imkanlarının günümüzle kıyaslanamayacak kadar gelişmemiş olduğu bir dönemi düşündüğümüzde Buhârî’nin Sahîh’inin bu kadar fazla ve farklı tarikle bizlere ulaşıyor olması ne denli değerli bir eser olduğunu bir kez daha göstermektedir.

Kaynakça

AYDIN, Arafat. Ali Albayrak, Sahîh-i Buhârî Nüshalarına Dair Yeni Bulgular: Bulak Baskısı, Yûnînî Yazmaları ve Abdullah b. Sâlim el-Basrî Nüshası, İslâm Araştırmaları Dergisi (2016) 35, 1-39.

AYDIN, Arafat. “Sahîh-i Buhârî Nüshalarına Dair Yeni Bulgular II: es-Sagânî Nüshası ve Türkiye Kütüphanelerindeki Yazmaları”, Hadis Tetkikleri Dergisi (2016) 14/1, 7-50.

CUMA Fethî. Rivayâtu’l-Câmii’s-Sahîh ve Nusehuh. Mısır: Daru'l-Felah, 2013.

EBÛ YA’LÂ. Tabakâtu’l-hanâbile. Mekke: y.y. 1999.

HATÎB el-Bağdâdi. Târîhu Bağdâd. Beyrut: Dâru’l-kutubi’lilmiyye, t.s..

HATTÂBÎ. A’lâmü’l-hadîs. Mekke: Câmiatü Ümmi’l-Kurâ, 1988.

EL-HUSEYNÎ. el-İmâmü’l-Buhârî. Kahire: y.y., t.s..

İBN ABDİ’L-KERÎM. Rivâyâtu ve Nusehu’l-Câmii’s-Sahîh. Mekke: Mektebetu'l- Melik Fahd, 1426.

İBN HACER. Tağlîku’t-ta‘lîk. Beyrut: el-Mektebetu’l-islâmiyye, 1405.

İBN HACER. Tebsîru’l-Müntebih. Beyrût: y.y., t.s.

İBN HAYR el-İşbilî. el-Fehrese (Beyrut: Dâru’l-kütübi’l-ilmiyye, 1998.

İBN MAKULÂ. el-İkmâl fî ref‘î’l-irtiyâb. Beyrut: y.y., 1990.

KÂTİB ÇELEBÎ. Keşfu'z-Zunûn. Beyrut: Dâr İhyâi't-Turâsi'l-A'rabî, t.s..

EL-MEHÂMİLÎ. Emâli’l-Mehâmilî. Ammân: Mektebetü’l-İslâmiyye, 1991.

MİZZÎ. Tehzîbu’l-Kemâl. Beyrut: y.y. 1996.

KÂDÎ IYÂZ. Meşârikü’l-envâr. Kahire: Mektebetü’l-atîka, 1978.

KASTALLÂNÎ. İrşâdu ’s-Sârî. Mısır: Matbaatu’l-Kubrâ el-Emîrîyye, 1914.

ÖZSOY, Abdulvahap, Buharî Nüshaları ve Nüsha Farklılıklarının Mahiyeti Üzerine. Kayseri: Fenomen Yayıncılık, 2016.

ÖZŞENEL, Mehmet. "Sahîh-i Buhârî Neşirleri: Sehârenpûrî Neşri ile II. Abdülhamid Neşrinin Karşılaştırılması". Türkiye Araştırmaları Literatür Dergisi / 21 (Mayıs 2013), 459-460.

ES-SELLÛM, Ahmed b. Fâris , Risâle fi’r-red alâ şübehi Mincânâ havle Sahîhi’l-Buhârî

SÜLEMî. Âdâbu’s-suhbe. Tanta: Dâru’s-sahabe li’t-türâs, 1990.

YILDIRIM, Sedat. “Muhammed B. İsmaîl El-Buhârî’ye (v.256/870) Ait el-Câmiu’s-Sahîn’in Râvîleri ve Nüshaları”, Adıyaman Üniversitesi İslami Bilimler Fakültesi İslami İlimler Araştırmaları Dergisi, (2018) 2/3, 111-141

ZEHEBÎ. Siyeru a’lâmi’n-nübelâ. Beyrut: Müessesetü’r-risâle 1982.

ZEHEBÎ. Tarîhu’l-İslâm. Beyrut: Dâr'ul-Kitâb'ul-Arabî, 1987.

 


[1]    Dr., Öğ. Üyesi, Hitit Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, Hadis Anabilim Dalı

[2]        Tirmizî, “Salât” 26; “Zekât” 13.

[3]        Hatîb el-Bağdâdi, Târîhu Bağdâd, 2/7.

[4]        Zehebî, Siyeru, 12/420-422.

[5]        el-Huseynî, el-İmâmü’l-Buhârî, 2/152.

[6]        Ebû Ya’lâ, Tabakâtu’l-hanâbile (Mekke: y.y. 1999), 2/248.

[7]        Buhârî’nin bu hadîsleri topladığı eserinin ismi kaynaklarda, “el-Mebsût” olarak geçmektedir. Kâtib Çelebî, Keşfü'z-Zunûn, 1/541.

[8]        Bu isimler; Ahmed b. Hanbel (v. 241/855), Yahyâ b. Ma‘în (v. 233/847) ve Ali el-Medînî (v. 233/847)’dir.

[9]        İbn Hacer, Tağlîku’t-ta‘lîk, 5/423.

[10]      Mizzî, Tehzîbu’l-Kemâl, 24/438. Zehebî, Tarîhu’l-İslâm, 23/614.

[11]      İbn Hayr el-İşbilî, el-Fehrese, 83.

[12]      Sedat Yıldırım, “Muhammed B. İsmaîl El-Buhârî’ye (v.256/870) Ait el-Câmiu’s-Sahîh’in Râvîleri ve Nüshaları”, Adıyaman Üniversitesi İslami Bilimler Fakültesi İslami İlimler Araştırmaları Dergisi, (2018) 2/3, 118.

[13]      Kâdî Iyâz, Meşârikü’l-envâr, 1/66.

[14]      İbn Abdi’l-Kerîm, Rivâyâtu ve Nusehu’l-Câmii’s-Sahîh, 20.

[15]      Cuma Fethî, Rivayâtu’l-Câmii’s-Sahîh ve Nusehuh, 1/195-199.

[16]      İbn Mâkulâ, el-İkmâl, 7/65.

[17]      Tüm bu isim ve nüshalar hakkında ayrıntılı bilgi için bk. Özsoy, Buharî Nüshaları, 82-152.

[18]      Zehebî, Siyer,13/493

[19]      Özsoy, Buharî Nüshaları, 50.

[20]      el-Hattâbî, A’lâmü’l-hadîs, 1/106

[21]      Cuma Fethî, Rivayatu’l-Câmiu's-Sahîh, 1/126, 131. Ayrıntılı bilgi için bk. türkçe makale ….

[22]      İbn Hacer, et-Tağlîku’t-ta‘lîk, 5/435.

[23]      Sülemî, Âdâbu’s-suhbe, 41.

[24]      İbn Hacer, Tebsîru’l-Müntebih, 4/1246; Kastallânî, İrşâdu ’s-Sârî, 1/39.

[25]      Zehebî, Târîhu’l-İslâm, 24/274.

[26]      Cuma Fethî, Rivayatu’l-Câmiu's-Sahîh, 1/207-213.

[27]      el-Mehâmilî, Emâli’l-Mehâmilî, 15.

[28]      Özşenel, "Sahîh-i Buhârî Neşirleri, 459-460.

[29]      Ahmed b. Fâris es-Selûm, Risâle fi’r-red alâ şübehi Mincânâ havle Sahîhi’l-Buhârî

[30]      Bu ilk üç nüsha hakkında ayrıntılı bilgi için bk. Özsoy, Buhârî Nüshaları, 153-190.

[31]      Ayrıntılı bilgi için bk. Arafat Aydın, “Sahîh-i Buhârî Nüshalarına Dair Yeni Bulgular II: es-Sagânî Nüshası, 7-50.

[32]      Ayrıntılı bilgi için bk. Arafat Aydın, Ali Albayrak, Sahîh-i Buhârî Nüshalarına Dair Yeni Bulgular: Bulak Baskısı, Yûnînî Yazmaları ve Abdullah b. Sâlim el-Basrî Nüshası, 1-39.

logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

0(216) 611 04 64

vuslat@vuslatdergisi.com

Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad.
Adalet Sok. No:11 P.K 34772
Ümraniye / İstanbul