24 Kasım 2017 - Cuma

Şu anda buradasınız: / İSLÂMÎ KIYAMIN ÖNDERİ ŞEHİD ŞEYH SAİD

İSLÂMÎ KIYAMIN ÖNDERİ ŞEHİD ŞEYH SAİD

İSLÂMÎ KIYAMIN ÖNDERİ ŞEHİD ŞEYH SAİD

Tarih boyunca, İslâm Ümmeti içerisinde, birçok yiğit dâvâ adamları çıkmıştır. Bu dâvâ adamlarından birisi de, hiç şüphesiz  şehid Şeyh Said (rh.a.)’dır. Şeyh Said, ilmiyle, takvasıyla âlim, muvahhid ve mücahid bir şahsiyettir. Bu muvahhid şahsiyet, Hilafetin İlgası, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması ve İslâmî değerlerin yerle bir edildiği bir dönemde, gerçek bir İslâm âliminin yapması gereken net tavrını ve duruşunu ortaya koyarak, hem o dönemin Müslümanlarına, hem de ondan sonra gelen nesillere bir ışık, bir umut ve gerçek bir önder olmuştur.  

Şeyh Said de, bazı saray mollaları gibi köşesine çekilip,  Osmanlı topraklarında Müslümanlara yapılan tarihin en büyük zulmü karşısında, birçok kişinin yaptığı gibi sessiz kalabilirdi. O bunu yapmak yerine, hayatı pahasına,  bütün Peygamberlerin ortak mücadelesi olan, Tevhid Mücadelesi’ni seçti. Zaten gerçek bir Peygamber varisine yakışan da, zulme ve zalime karşı kıyam etmekti! İşte böyle bir önderi gerçek kaynaklardan tanımak ve tanıtmak bütün muvahhid mü’minlerin vazifesidir.

 

Kemalist tarihçilerin, Şeyh Said hakkında ortaya attıkları vatan haini, bölücü, O’nun dâvâsı Kürdistan’ı kurmak,  O’nun kıyamı, bir Kürt kıyamıdır, iddiaları asla gerçeği yansıtmadığı gibi,   Şeyh Said’e atılan iftiralardır.  Halen bu asılsız iddiaların peşinde gidenler var. 

Kürt milliyetçileri de yıllarca Şeyh Said’i, Kürt isyanını başlatan ilk önder olarak Kürtlere tanıtma gayreti içerisinde oldular. Kürt milliyetçileri halen, Şeyh Said’i kendi bâtıl dâvâları için bayraklaştırmayı sürdürmektedirler.  

Yine aynı şekilde, Kemalistler de Şeyh Said’,i hain olarak ülkenin insanlarına tanıtmaya, O’nu karalama kampanyalarını var güçleriyle sürdürmektedirler. Şu bir hakikattir ki:  “Küfür, tek milletir!”

Peki, gerçek böyle midir?

Şeyh Said’in gayesi neydi?

Şeyh Said’in mücadelesi şüphesiz ki, İslâm’ın yeniden bu topraklarda hâkim olmasıydı. Şeyh Said, Türkiye topraklarında, Hilafetin kaldırılması, Müslümanların İslâm’dan, İslâmî değerlerden uzaklaştırması karşısında, Müslüman halkını ve kardeşlerini bir Tevhid Mücadelesi’ne çağırıyordu.  

“Vuslat Dergisi” olarak, Aralık sayımızın dosya konusunu âlim, mücahid ve şehid Şeyh Said’e ayırmayı uygun bulduk. Kıymetli yazarlarımız, Şeyh Said’in asıl mücadelesini doğru bilgi ve kaynaklardan hareketle siz okurlarımız için kaleme aldılar.

Şeyh Said, 29 Haziran 1925 tarihinde 60 yaşında, Diyarbakır Dağkapı Meydanında idam edilerek şehadet mertebesine ulaşmıştır. O’nun izinde giden binlerce Müslüman, mazlum bir şekilde dönemin hükümeti tarafından şehid edilmişlerdir.   Zalimler, Şeyh Said’in mezarının izlerini dahi kaybettiler.

Ve biz inanıyoruz ki:

 “Onlar, Allah'ın nûrunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa Allah, kendi nûrunu tamamlayıcıdır; kâfirler hoş görmese bile.” (Saff, 61/8)

Gelecek sayıda buluşmak ümidiyle, Allah’a emanet olunuz.

Selâm ve duâ ile… 

Yazar:
Ziya Gündüz
logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

0(216) 611 04 64

vuslat@vuslatdergisi.com

Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad.
Adalet Sok. No:11 P.K 34772
Ümraniye / İstanbul