24 Kasım 2017 - Cuma

Şu anda buradasınız: / ŞEHİD İSKİLİPLİ ÂTIF HOCA HAKKINDA ÖNEMLİ İKİ ESER!

ŞEHİD İSKİLİPLİ ÂTIF HOCA HAKKINDA ÖNEMLİ İKİ ESER!

ŞEHİD İSKİLİPLİ ÂTIF HOCA HAKKINDA ÖNEMLİ İKİ ESER!

Bu yazımda Şehid İskilipli Âtıf Hoca’yı anlatan, iki önemli eseri sizlere tanıtmaya gayret göstereceğim…

Şehid İskilipli Âtıf Hoca, kemalist zihniyetin katlettiği cesur bir İslâm âlimiydi… Duruşunu hiç bozmadan, tağutlara boyun eğmeden, ölüme yürüyen bu önder şahsiyet tüm yönleriyle öğrenilmeli ve Türkiye’de yetişen İslâm gençliğine de öğretilmelidir… Bu konuda Türkiye Cumhuriyeti’nin karanlık tarihine göz atılmalı ve gerçekler gün yüzüne çıkarılmalıdır…  

İşte bu konuda bizi aydınlatan iki önemli eser var:

Bülent Gökgöz ve Bahadır Kurbanoğlu’nun kaleme aldığı kitap, Ekin Yayınları tarafından basıldı. Kitabın ismi: İskilipli Âtıf Hoca ve (İstiklal Mahkemelerinin Tarihi Misyonu ve Şapka İnkılâbı) alt başlığını taşımaktadır.

Diğer eserimiz ise, Mehmet Sılay imzalı bir kitaptır. Kitap, Düşün Yayıncılık tarafından basıldı. Kitabın ismi: İskilipli Âtıf Hoca ve  (1876-1926) alt başlığını taşımaktadır.

İki kitabın daha iyi anlaşılması açısından, kitabın özeti mahiyetinde olan, arka kapak yazılarını aynı şekilde buraya aktarıyorum:

 İskilipli Âtıf Hoca / Bülent Gökgöz/Bahadır Kurbanoğlu / Ekin Yayınları

Âlim İskilipli Atıf hoca’nın idamı; İslam’la olan bağını sürdüren Osmanlı bakiyesi toplumu, Kemalist devlet eliyle idam, sürgün, cezaevleri ve hukuksuz yargılamalarla Batılılaşma kâbusunun sebep olduğu trajik vakıalardan yalnızca birisidir.

Ulusçuluk, laiklik, Batıcılık değerlerinden yükselen Kemalist ideoloji, Müslüman halkların seküler ulus kimlik doğrultusunda yeniden inşa edilmesi amacıyla önce âlim, kanaat önderi ve muhalif tüm şahsiyetleri etkisizleştirmeyi ve tasfiye etmeyi hedefledi. ‘Tek Adam’ tarafından atanmış ikinci meclisin sağladığı siyasi güçle acımasız, tedrici ve planlı bir şekilde ‘’Frenkleştirme’’ kanunlarını uygulamaya koyuldu.

Cumhuriyet’in ‘’Terakki/Frenkleştirme’’politikaları önündeki en büyük İslam ve İslamcılardı. 1925 tarihli istiklal mahkemeleri, Takrir-i Sükûn ve Hıyanet-i Vataniye Kanunu ile İslamcılar, muhalif siyasiler ve gazeteciler yasaklara tabi tutulup susturulacaktı. Ülke halkının da içine dâhil edildiği bu ideolojik süreç “İnkılâpların ruhu adına’’ işletildi. Halk tenkil, taktil, inkar, asimilasyon ve tehcirlerle “tedip” edildi!

Atıf Hoca, ‘Şapka İnkılâbı’ndan çok önce yazmış olduğu ‘’Frenk Mukallidliği ve Şapka’’ risalesi başta olmak üzere, geçmişe dönük sorgularla hukuksuzca yargılandı. Dün olduğu gibi, bugün de iftiralarla karalanmaya devam edilmekte. Bu çalışmada ona yönelik hadsiz suçlamalar ve karalamalara reddiyeler delilleriyle ortaya konulduğu gibi, İstiklal Mahkemelerinin tarihi misyonu ve Şapka İnkılâbı da mercek altına alınmaya çalışıldı. Kitap, Şehid Atıf Hoca’nın eserlerinin kritik edilip değerlendirilmesi hususunda bir ilki oluşturmaktadır.

İskilipli Âtıf Hoca / Mehmet Sılay / Düşün Yayıncılık

 

Avrupalıyı taklide tenezzül etmek, kendini inkâr etmektir. İdealsiz nesillerin bütün hayatı zalimi övmek ve mazlumu dövmekle heba olmuştur.

Millet tarihten ibarettir. Milleti tarihten sıyırın geriye insan sürüsü kalır. Soysuzlaşma bir şahsiyet hastalığıdır. Nesilleri ecdadından uzaklaştırmak isteyenler onları soysuzlaştırmaya iten millet hainleridir.

Bizim tarihimizin mayasında Malazgirt meydanında ve Hayber’de parlayan kılıç vardır.

Türkiye’de ısmarlama tarih kitapları kronoloji ve vaka ezberciliğinden ibarettir. Bir dönemi yüceltmeye gayret eden yalan tarih yazarlarının yalanlarının da ortaya çıkartılması gerekir. Bizdeki tarihçilik masalcı, efsaneci ve nakilcidir.

İstiklal Mahkemelerinde hâkim yoktur eşkıya vardır.

İstiklal mahkemeleri dürüst bir kalem tarafından mutlaka açıklanmalı ve aydınlanmalıdır. Düşünenlerin, nefsi muhasebe ile sorgulayanların, aklını kullananların ufukları, dünya ve ahiret anlayışları genişler. İstiklal Mahkemelerinin maksadı, fonksiyonu ve akıbeti bu millete mutlaka açıklanmalıdır.

İskilipli Atıf Efendi yazdığı bir kitap yüzünden idam edilmiştir. Atıf Hoca gibi Esat Erbili, Şeyh Said ve Müftü Ali Rıza Efendi millete gözdağı vermek ve sindirmek için zulmen idam edildiler. Cumhuriyet dönemindeki idamlar ve İstiklal Mahkemeleri mutlaka yazılmalıdır.

 

Yazar:
Ahmet Fehmi Akbaba
logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

0(216) 611 04 64

vuslat@vuslatdergisi.com

Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad.
Adalet Sok. No:11 P.K 34772
Ümraniye / İstanbul