24 Kasım 2017 - Cuma

Şu anda buradasınız: / NİSYANOĞLU

NİSYANOĞLU

NİSYANOĞLU

Sen şehit oldun, bunlar arar fetvanda ikrah.
Hallerini görseydin derinden çekerdin bir ahh.

Sorsan her biri cennete susamış bir er.
Her işleri merdut, her niyetleri münker.

Kabul etmezler hiçbir delili akıllarıyla etmeden teyit.
Zannedersin her biri molla, her biri mutlak müctehit.

Ne ders görmüş, ne edep bilir, ne usûl.
Kimseyi beğenmez, kendisi bilmez gusûl.

Buhari kimmiş, sıradan bir insan.
Kendisi nerdeyse ismini edecek nisyan.

Kime ne, bir milyon hadis bilmiş Ahmet
Ne gerek! Kur’an var, boşuna etmiş zahmet.

Nefsi göklerde şaha kalkmış bir at.
Mütevazı görün, sözlerine 'bu fakir'i kat.

Nerde çürümüş bir fikir varsa dirilt,
Gerekirse okunur küflenmiş bin cilt.

Ebu Hanife haksız, Şafi haksız, bir tek O haklı.
Yeter ki söyleyeceği olsun tüm ümmetten farklı.

Mezhep neymiş, dindeymis bu bir tefrika.
Sanki kendisi tüm hatlarıyla sika.

Din bina edilmez hadisin üstüne, çünkü rivayet.
Bilmez rivayet dediği hepsi birer ayet.

Dolaşsa da kafanda zındıklık için kırk tilki.
Unutma sen değilsin böylelerin ilki.

Ümmet gömdü bedenleriyle beraber böyle fikri.
Kaybolmaz kâinattan Allah’ın bozulmaz zikri.

Herkese hümanistsin, ta ki dokunsun nefsine.
Engel yoktur artık, benzetmek için tuvalet bezine.

Önce Ebu Zer'i ağlayarak yaz.
Sonra tatile çık, mübarek bir yaz.

Ne kaypaksın bilinmez avam tarafından.
Nasıl kaçacaksın Allah'ın gazabından.

Bugün uyutursun milleti böyle,
Yarına bir planın var mı söyle.

Yarını düşünen kim, sen bana reytingten ver haber.
Düşükse, koyalım yanına mantolu bir dilber.

Yeri gelir sembolik olur mucize.
Adamların  bu söylemle gelir ancak dize.

İpte sanardık en yetenekli cambaz.
Yanilmişiz, ipte televizyondan daha az.

Makbulmuş kadersiz bir iman.
Allah bilmezmiş o gelecek zaman.

Uydurmaymış şefaat, mehdi, azab-ı kabir.
Unutma duyuyor bunları el Habir.

En büyük iftiharın demokratik eğitim.
İtiraf et deki ben bu iste bit'im.

Dinde hüccettin en necis bir oryantalist.
Düşmanın Buhari, dostun devrimci bir sosyalist.

Entelektüeller beğenir dilini biraz daha kıvır.
Tek gerçek akıl, gerisi ıvır zıvır.

Dayanmış koltuğa Kur’a’da yoksa inanmam der.
Kur’an getirirsin hemen tevil eder.

Nasıl bu hale gelinir Allah’ım! bilmem.
Ey Levent git bir ağacın kökünü em.

Resul haber vermişti kâfirini, boyle bidat ehlini.
Ey fasık vazgeç, çek bu dinden elini.

Müslümanlar zillet içinde. Sadece izliyoruz.
Yoksa sana ne yapılacağını çok iyi biliyoruz.

Rabbim güç kuvvet ver, verme bunlara fırsat.
Ya hidayet ver ya ölülerin arasına kat.

Garip kaldık, sesimiz çıkmıyor yüksekten.
Ne olur meleklerini gönder o yüce gökten.

Ya Rabb! batıl zayi olsun, adalet etsin neşet.
Bu topraklarda bizi bununla muzaffer et.

 

Yazar:
Levent Selçuktekin
logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

0(216) 611 04 64

vuslat@vuslatdergisi.com

Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad.
Adalet Sok. No:11 P.K 34772
Ümraniye / İstanbul