24 Kasım 2017 - Cuma

Şu anda buradasınız: / İKRİME SABRİ: “BİZLERİ OSMANLI TORUNLARI KURTARACAK”

İKRİME SABRİ: “BİZLERİ OSMANLI TORUNLARI KURTARACAK”

İKRİME SABRİ:  “BİZLERİ OSMANLI TORUNLARI KURTARACAK”

 

İslam ümmetinin mubarek şehir olan Kudüs hakkında, çok konuşmalı ve bir o kadar Kudüs’ün önemini Müslümanlara anlatmamız gerekmektedir. Elbette ki, bir konuyu anlatmak içinde o konu hakkında bilgi sahibi olmak gerekiyor. Biz de Kudüs dosyamız vesilesi ile Kudüs eski Müftüsü İkrime Sabri ile Kudüs üzerine bir mülakat gerçekleştirdik.

 

 

 

Ana başlıklarla kısaca Kudüs’ün işgalini intifadaya kadar anlatır mısınız?

Malumunuz Kudüs bir İslam beldesidir. Her ne kadar üç dinin kutsal mekanı denilse de bu söz manaya uygun olmakla birlikte maddeye terstir. Şöyle ki; İslam’dan önce gelen Hıristiyanlık ve Yahudilik de aslında İslam idi ve dolayısıyla İslam’dan önceki Hıristiyan ve Yahudiler de Müslümandı, İslam gelince geçerliliklerini yitirdiler. Bu mana itibariyle Kudüs ezelden ebede İslam’ındır… Kur’an’ın ifadesiyle bu bereketli belde 1917’ye kadar huzur dolu yıllar yaşadı. Belde ahalisi birbirlerine yan gözle bakmadan huzur içinde hayatlarını idame ettiriyorlardı Osmanlı hâkimiyetinde. Ta ki, Haçlı zihniyetli İngiliz ve Fransızların bölgeye bir karabasan gibi çökmesine kadar. 16 Mayıs 1916’da İngiltere ile Fransa arasında yapılan ve Ortadoğu’nun paylaşılması öngören Sykes-Picot anlaşması ile bölgede huzursuzluk başgöstermiş ve o eski günler aranır olmuştur. Bu durum Siyonist İsrail’in 1948’de Kudüs’ten başlayan işgal hareketinin 1967’de tamamlanması ile zirve yaptı. BM, İsrail’in Kudüs’ü işgalini 1968 tarih ve 252 sayılı kararıyla geçersiz ve yasadışı ilan etti. Ancak İsrail, BM’nin bu kararını tanımadı. Yani İsrail, sadece Müslümanlar nazarında değil, BM nezdinde işgalcidir.

İsrail, 1980’de tek taraflı olarak Kudüs’ü başkent ilan etti ve kimi önemli kurumlarının merkezini buraya taşıdı. Yani fiili işgal resmi olarak da devreye sokuluyor.

Doğu ve Batı Kudüs tanımlamaları 1948 savaşı sonrası ortaya çıkmış herhangi bir hukuki geçerliliği olmayan fiili tanımlamadır.

 

Kudüs intifadasının amacı neydi ve bu amacına ne kadar ulaşabildi?

İsrail, Kudüs’ü işgal ettikten sonra durmadı. Yayılmacı politikası Filistin’in bütün toprakları üzerinde devam ediyordu. 1987’ye gelindiğinde ise İsrail’in işgaline karşı Filistin topraklarında büyük bir patlama yaşandı halkta. İsrail, Filistinlilerin ayağa kalkması karşısında oldukça tedirgin oldu ve olayları şiddetli bir şekilde bastırma yoluna gitti. İntifada ilk olarak 9 Aralık’ta Cebaliye mülteci kampında başladı, İsrail burada Filistinlilerden bir kısmını öldürünce intifada diğer şehirlere ve Kudüs’e sıçradı. İntifadanın en önemli sonucu İsrail’in ne kadar korkak bir yapı olduğunu ortaya koyması olmuştur. Günümüze geldiğimizde bile her intifada söylentisinde İsrail’i korku sarmaktadır.

 

Filistin ve özelde Kudüs gençliği hakkında ne söylemek istersiniz?

Kudüs gençleri oldukça fedakar gençlerdir. Gençlerimiz Mescid-i Aksa ve Kudüs için adeta şehadet nöbeti tutmaktadırlar. Kudüslü gençler tüm imkânsızlık ve yokluklara rağmen ümmet adına Kudüs’te nöbettedirler. Bu gençlerin her birinin ümmet üzerinde hakkı vardır. Ümmet, bu gençlere sahip çıkmalıdır.

 

Filistin topraklarında yaşayan birisi olarak, Kudüs Müslümanlar için neyi ifade ediyor?

Kudüs bizim için vatan olmaktan öte ümmet için üç kutsal beldeden biridir. Ayet ifadesi çok sarihtir, “etrafı mübarek kılınan yer” Peygamber Efendimiz (s.a.s.) Mekke’den buraya gelmiştir ki bu olaya İsra denir. Mescid-i Aksa’da bütün peygamberlere namaz kıldırmıştır. Ve bugün Kubbetüs Sahra’nın içinde bulunan taşa basarak da semaya çıkmıştır, yani miraç olayı gerçekleşmiştir. Müslümanların Kudüs’e bundan farklı bir gözle bakmaları mümkün değildir. İlk kıble, ikinci mescid ve üçüncü haremdir Kudüs Müslümanlar için…

 

Filistin dışında yaşayan Müslümanlar Kudüs için ne yapmalılar ki, mesuliyetten kurtulsunlar?

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) Kudüs’ün ziyaret edilmesini, ziyaret edemeyenlerin de burada yakılmak üzere –aydınlatma için- yağ göndermelerini istiyor. Müslümanlar Kudüs’ü sıradan bir şehir olarak görmemelidirler. Kudüs’ün kendilerine ait olduğu şuuruyla hareket etmelidirler. Burada, kendileri adına nöbet tutan mazlum ve masum Müslümanlara maddi ve manevi yardımları esirgememelidirler, zira bu onların üzerine borçtur.

 

Kudüs intifadasının işgalci Siyonist Yahudilerine vermek istediği mesaj nedir?

Kudüs Müslümanlarındır ve öyle kalmaya devam edecektir. Biz rabbimize ne kadar yaklaşırsak, Allah da bize O kadar yaklaşır. Müslümanlar büyük bir dayanışma içinde olmalıdır. Biz bütün bu haddi aşmalara rağmen Kudüs'ü, Mescid-i Aksa'yı ve bu mukaddesleri savunmaya devam edeceğiz.

 

Kudüs işgali sonrası halkın manen ve maddeten durumu hakkında bilgi verir misiniz?

İşgalci İsrail, Müslümanların bu şehri terk etmeleri için her türlü baskıyı barbarlık derecesine vardırarak yapıyor. Evlerini satın almaya kalkıyor yüksek paralar ödeyerek; buna rağmen Müslümanlar yerlerini yurtlarını terk etmiyor. Camileri ve kadim evleri usulsüz olarak kamulaştırıyor ve Kudüs’ü Müslümanlardan arındırmak istiyor. Ama hamdolsun Kudüslü Müslümanlar buna canları pahasına direniyor.

 

Kudüs intifadasına Arap dünyasından yeteri destek geldi mi, gelemiyorsa nedenleri sizce nelerdir?

Yeteri kadar destek geldiği söylenemez. Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri nispeten Kudüs’e yardım ediyorlar; ama asıl yardım Türkiye’den gelmektedir. Türkiyeli Müslümanlar hamdolsun Osmanlı’nın torunları olduklarını her zaman göstermişlerdir ki Kudüs 400 yıl Osmanlı himayesinde huzur bulmuştur. Türkiyeli Müslümanları her zaman Kudüs’ün yanında olmuştur ve olmaya da devam ediyor. Onun için hep derim ki bizleri Osmanlı torunları kurtaracak.

Yeni bir intifadanın sinyallerini görebiliyor musunuz?

Filistinliler her an intifadaya hazırdır.

 

Mescid-i Aksa’nın altının kazılması meselesi hakkında Müslümanlara bilgi verir misiniz. Siyonist Yahudilerin amacı nedir?

İşgalci İsrail öncelikli olarak Mescid-i Aksa’yı ikiye bölmek istiyor. Buraya Müslümanların girişini engelleyerek hedeflerine adım adım ulaşmak istiyor. Ama hamdolsun Müslümanların uyanık olması, Mescid-i Aksa’yı boş bırakmamaları İsrail’in bu emeline ulaşmasını engelliyor. İşgalci İsrail, Mescid-i Aksa’yı yıkarak oraya Süleyman mabedi isimli bir yapı inşa etmek istiyor ki bunun tarihi hiçbir karşılığı yoktur. Mescid-i Aksa’yı yıkmak ve Kudüs’ü Müslümanlardan arındırmak İsrail’in nihai hedefi.

 

Son olarak hocam Kudüs için Türkiye’deki Müslümanlara ne gibi mesaj vermek istersiniz?

Türkiyeli Müslümanlardan Allah razı olsun. Bugüne kadar hep Türkiyeli kardeşlerimiz Kudüs’e sahip çıktı. Allah’ın izniyle de Kudüs ümmetin yeniden uyanışına vesile olacak ve ümmetin güç birliği ile de özgürlüğüne kavuşacak.

 

Yazar:
İlhami Pınar
logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

0(216) 611 04 64

vuslat@vuslatdergisi.com

Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad.
Adalet Sok. No:11 P.K 34772
Ümraniye / İstanbul