24 Kasım 2017 - Cuma

Şu anda buradasınız: / RAMAZAN KIYAMI TERAVİH NAMAZI

RAMAZAN KIYAMI TERAVİH NAMAZI

RAMAZAN KIYAMI TERAVİH NAMAZI

“… Rasulullah’ın Hanımı Aişe (r.a.)’dan:

Rasulullah (s.a.s.) zorlamaksızın, halkı ramazanın hakkını vermeye teşvik eder ve:

“Kim, Allah’a inanarak ve ecrini Allah’tan bekleyerek, Ramazan ibadetlerini yaparsa, geçmiş günahları af olunur” buyurdu.1       

Diğer bir hadiste de şunlar söylenmektedir:

“… en-Nadr bin Şeyban (r.a.)’den şöyle demiştir:

“Ben Abdurrahman (bin Avf)’ın oğlu Ebu Seleme(r.a.)’ya rastladım ve:

“Ramazan ayı hakkında babandan dinlediğin bir hadisi bana zikret, dedim. Ebu Seleme (r.a.) Peki babam bana anlattığına göre Rasulullah (s.a.s.) Ramazan ayını anlatarak şöyle buyurmuştur:

“(Bu) ay, Allah Teâlâ, onun orucunu üzerinize farz kıldı. Bende onun kıyamını size sünnete kıldım. Kim iman ile karşılığını ahirette almayı düşünerek orucunu tutar ve onunun kıyamına kalkarsa tıpkı annesinin kendisini doğurduğu günkü gibi olup günahlarından çıkar.2

Rasulullah (s.a.s.) Ümmetine Ramazan kıyamını sünnet olarak bırakmıştır. Ashab (r.anhum) hemen Rasulullah (s.a.s.) bu emrine ittiba etmiş ve Ramazanı hayırlı amellerini çoğaltarak ve Rasulullah (s.a.s.)’ın sünnet kıldığı Kıyamını yerine getirme gayreti içine girdiler. Bu konu ile ilgili olarak da şu hadisi okuyalım:

“…. Salebe Bin Kurayzi’den bize rivayet edilen bir hadis de dedi ki:

“Bir Ramazan gecesinde Rasulullah (s.a.s.) (mescide) çıktı. Mescidin bir köşesinde namaz kılanları görüp dedi ki:

“Onlar ne yapıyorlar?” Biri dedi ki:

“Onlar yanlarında Kur’an (okuyucuları) olmayan insanlardır. Ubey bin Kab onlara okuyor ve onlarda onunla beraber namaz kılıyor.”

(Rasulullah) dedi ki:

“Gerçekten güzel ve doğru yapıyorlar.”(Ravi dedi ki): onların bu yaptıklarını kerih görmedi.3

Rasulullah (s.a.s.) ümmetine tavsiye ettiği Ramazan kıyamını yani teravih namazını kendi de kılmıştır. Bu namazın rekat sayısı, şu hadiste ifade edilmektedir:

“….İbni Abbas’dan dedi ki: Rasulullah (s.a.s.) Ramazan da yirmi rekat ve üç (rekatta)vitir namazı kılıyordu.”4

Rasulullah (s.a.s.) Ramazan ayında sünnet olarak bıraktığı ramazan kıyamını İbni Abbas’ın dediği üzere 20 rekat olarak kılmıştır. İmam Beyhaki (rh.a.)’nin rivayetinde ise cemaat olmaksızın yani tek başına  yirmi rekat kıldığı ifade edilmiştir. Hadis zayıf olarak kabul edilse bile, ileride geleceği üzere sahabenin uygulaması da bu noktadadır.

Rasulullah (s.a.s.)’ın bu Ramazan kıyamını sahabesine cemaaten kıldırdığı da olmuştur. Bu konu ile ilgili olarak şu hadisi okuyalım:

“Bize Zekeriyya b. Adiyy rivayet edip (dedi ki), bize Yezid b. Zurey1, Davud b. EbiHind'den, (O) el-Velid b. Abdirrahman'dan, (O)  Cübeyr b. Nufeyr'den, (O da)   Ebu Zerr'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi”:

"Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber Ramazan ayı orucunu tutmuştuk." (Ebu Zerr, sözünün devamında) şöyle dedi: "Ama, yedi (gün) ka­lıncaya kadar bize bu aydan hiçbir şey, (hiçbir nafile namaz) kıldırmamıştı." (Ebu Zerr) dedi ki, "sonra (Ramazanın bitimine yedi gün kaldığında) bize, gecenin üçte biri geçinceye kadar nafile namaz kıldırmıştı." (Ebu Zerr) dedi ki, "(Ramazanın sondan) altıncı (gecesi) ol­duğunda bize nafile namaz kıldırmamıştı. (Ramazanın sondan) be­şinci (gecesi) olduğunda ise bize, gecenin son yarısı geçinceye kadar nafile namaz kıldırmıştı. (O zaman) biz;

"Ya Rasulullah, bu gecenin geri kalan kısmında da nafile kılsaydık" demiştik. O da şöyle bu­yurmuştu:

 

"Şüphe yok ki, bir adam imamla beraber, o namazından ayrılıncaya kadar namaz kıldığında, (bu) onun için, (bütün) gecesini namazla geçirme sayılır!" Sonra (Ramazanın sondan) dördüncü (ge­cesi) olduğunda (yine) bize nafile namaz kıldırmamıştı. (Ramazanın sondan) üçüncü (gecesi) olduğunda ise ailesini, kadınlarını ve halkı toplamış ve bize, "felah'ı kaçırmaktan korkuncaya kadar nafile namaz kıldırmıştı." (Cübeyr dedi ki, Ebu Zerr'e);  "felah nedir?" dedik. 

 

"Sahurdur" karşılığını verdi. (Ebu Zerr sözüne devamla) dedi ki, "sonra (Hz. Peygamber) bu ayın geri kalan kısmında bize (gece) nafile namaz kıldırmamıştı.5       

 

Rasulullah (s.a.s.) Ramazan da sünnet kıldığı bu namazı cemaatle devam ettirmemesinin bir sebebi vardı. O da Aişe (r.a.) annemizin rivayet ettiği şu hadiste ifade edilmiştir:

           

... Âişe (r.a.) şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.s.) bir gece mescid de namaz kıldı. Bir takım insanlar da O'nun namazına uyup gece na­mazı kıldılar. Sonra ikinci gece de namaz kıldı. Bu sefer O'na uyan insanlar çoğaldı. Sonra üçüncü yâhud dördüncü gecede insanlar top­landılar. Fakat Rasûlullah onların yanına çıkmadı. Sabah olunca: "Yaptığınız işi gördüm. Beni sizin yanınıza çıkmaktan, ancak üzeri­nize farz kılınmaktan korkmuş olmaklığım men' etmiştir" buyurdu. Bu da ramazânda olmuştu.6

 

Hadisin açık ifadesidir ki,  Rasulullah (s.a.s.)’ın  ramazan kıyamı olan teravihe mescid de cemaatle devam etmemesinin sebebi ümmetin üzerine farz olma korkusudur. İşte bundan dolayı, cemaatle teravih namazını mescid de kılmamıştır.                                                                                                                    

 

İmam Zuhri diyor ki:

 

“Nihayet Rasulullah vefat etti, Ramazan namazı işi, evlerde kılınmak üzere devam edip durdu.”7

 

Rasulullah (s.a.s.) vefatından sonra Sahabe Ramazan kıyamını evlerinde kılmaya devam etti. Ebu Bekir (r.a.) zamanında kendi Riddet olayları ile ilgilendiğinden bu ibadet ve daha birçok şeye düzenleme getirememiştir. Daha sonraları Halife olarak göreve gelen Ömer (r.a.) Ramazan kıyamını ayrı ayrı imamlar arkasında kılan Müslümanları görünce onları bir imam arkasında toplamaya karar verdi zaten Rasulullah (s.a.s.)’ın vefatından sonra Ramazan kıyamının ümmete farz olacağı endişesi de kalmamıştı. Bu konu ile ilgili olarak şu hadisi zikredelim:

 

“…Abdurrahman b. Abdülkâri anlatır: Ramazan'da Hz. Ömer'le beraber mescide gittik. Cemaat dağınık vaziyette, kimi kendi başına, kimi birkaç kişilik cemaate imam olarak teravih kı­lıyorlardı. Bu vaziyeti gören Ömer (r.a.) ‘Vallahi bunları bir ima­mın arkasında toplasam, daha iyi olur’ dedi. Hemen Übey b. K'âb'ı imam yaparak cemaatle kılmalarını emretti. Daha sonra başka bir gece onunla mescide gittim, teravihi cemaatle kılıyor­lardı. Bunun üzerine Ömer (r.a.) ‘Bu ne güzel bid'attir. Sabaha karşı uyuyakalıp teheccüdü kaçırmanız, akşam geç vakte kadar uyanık kalıp sabah namazını kaçırmanızdan daha hayırlıdır,’ de­di, insanlar akşam ibadetini uzatarak sabah erken kalkamıyorlardı.”8

 

Ömer (r.a.) burada “Bu ne güzel bid'attir.”sözü bazılarının kafasını karıştırmıştır. Halbuki İmam Ömer (r.a.) dinde bidat çıkarmaktan çok uzak ve bu konuda Allah (c.c.)’dan en çok korkan bir kişiydi.Yukarıdaki Hadislerde görüldüğü üzere uygulama olarak Rasulullah (s.a.s.) sünnetin de bulunup yalnızca Rasulullah (s.a.s.) ümmete farz olacak korkusuyla terk ettiği Ramazan kıyamını artık bu korku kalmadığından Rasulullah (s.a.s.) istediği gibi bir İmam arkasında toplayarak Rasulullah (s.a.s.)’ın da razı olmuş olduğu bir şekle getirdi. Konunun başında İmam Beyhaki (rh.a.)’nin Ebu Hureyre (r.a.)’dan rivayet ettiği Kur’an okumasını bilmeyenlerin Ubeyb.Kab (r.a.) arkasında ona tabi olarak namaz kılmalarını Rasulullah (s.a.s.)’ın görüp olayın güzelliğini ve  doğruluğunu tasdik etmeside ayriyeten bir delildir. Hem de Rasulullah (s.a.s.) zamanın da Ramazan da İnsanlara imamlık yapan Ubeyb.Kab  (r.a.) tekrar bu işin başına getirmesi bir tesadüf olamaz. Olsa olsa bir takriri sünnetin diriltilmesi olur.

Böylece İmam Ömer İnsanlara 20 rekâtlık bir Ramazan kıyamı kıldırmıştır. Şu eseri okuyalım:

 

“…Yezid b. Rûmân rivayet eder: Müslümanlar Hz. Ömer'in (r.a.) hilafeti zamanında, Ramazan'da 23 rekât teravih namazı kılıyorlardı.”9

 

Ali (r.a.)’da onun gibi 20 rekâtlık bir ramazan kıyamı kıldırmıştır. Bu konu ile ilgili olarak şu eserleri okuyalım:

 

“….Abdurrahman es-Sulemi Ali(r.a)’dan dedi ki:

 

“ Karileri Ramazanda çağırıp onlardan bir adama insanlara 20 rekat namaz kıldırmasını emretti.Ali (r.a.)’da onlarla beraber vitr kıldı.”10

 

“…Ali bin EbiTalib bir adama insanlara beş tervihatlı 20 rekat namaz kıldırmasını emretti.”11

 

Rasulullah (s.a.s.)’dan sonra İki Raşid Halifenin uygulaması Ramazan kıyamını 20 rekat olarak kılmak olmuştur. Raşid Halifelerin uygulamaları da bizler için sünnettir. Bu konu da şu hadisi okuyalım:

 

“Bize Ebû Asım haber verip (dedi ki) bize Sevr b. Yezîd haber verip (dedi ki) bana Hâlid b. Ma'dân, Abdurrahman b. Amr'dan, (o da) Irbâd b. Sâriye'den (naklen) rivayet etti (ki Irbâd) şöyle dedi:

“(Bir gün) Resûlullah -sallallahualeyhi ve sellem- bize sabah namazını kıldırdı. Sonra bize öyle güzel, fasîh bir va'z verdi ki (cemaatin) gözlerinden yaş boşandı, kalpler ürperdi. Bunun üzerine birisi şöyle dedi:

 

“Ya Rasûlallah! Sanki bu veda va'zıdır. O halde bize tavsiyede bulunun!". Şöyle buyurdu:

 

"Size Allah'dan korkmayı, Habeşli bir köle de olsa (başkanınızı) dinleyip ita­at etmeyi tavsiye ederim. Çünkü durum şu ki sizden, benden sonra yaşayacak olan kimseler, yakında çok ihtilâf görecekler. Binaenaleyh benim sünnetime; doğru yolu bulan, hidayete erdirilmiş halifelerin sünnetine sarılın. Bunlara azı dişlerinizle (yapışır gibi sımsıkı) yapı­şın. Sonradan çıkarılmış şeylerden sakının. Çünkü sonradan çıkarıl­mış her şey bid'attır." (Râvi) Ebû Asım, bir defa da (hadisin bu kıs­mını) şöyle nakletmişti: "İşlerin sonradan çıkarılmışlarından sakı­nın. Çünkü her bid'at sapıklıktır.12

 

Bu naklettiklerimiz Sahabenin Ramazan kıyamının 20 rekât olduğu üzerinde icmaya vardıklarını gösterir. Bu konuda şu eseri de zikredelim:

 

“Yunus bildiriyor:

 

İnsanları Ramazan ayında İbnu’l-Eş’as vakasından önce(teravih)konusunda şu halde gördüm. Allah’ın Rasulu’nun (sas) sahabisi Abdurrahman b. Abi Bekr,Said b.Ebi’l-Hasan ve  Mervan el Abdi cemaate imamlık yapıyor,onlara 20 rekat teravih namazı kıldırıyorlardı. Fakat ayın ikinci yarısından itibaren onlara kunut duası okutturmuşlardır(yani vitri de cemaatle kılmışlardır)Bu suretle(bütün bir ay içinde)Kur’an’ı iki defa hatmediyorlardı.”13

           

Buraya kadar naklettiğimiz şeyler, dört mezhep imamının da içinde bulunduğu alimler topluluğunun görüşünü yansıtmaktadır. Teravih namazının rekat sayısı hakkında ihtilaf vardır. Âlimlerden bazıları 8,bazıları 11,bazıları 13,bazıları 36,39 ve 43 rekat sayılarını vermişlerdir. Her birinin kendi indinde delilleri vardır. Bizim nakletmeye çalıştığımız mesele üzerinde görüş çoğunluğu olan 20 rekat sayısının delillerini sunmak ve Sahabenin konu hakkındaki icmaını göstermekti. Tabi ki burada ümmet arasında farklı şekillerde teravihi kılacak olanlar çıkacaktır. Kişisel bazda ne kadar hayra ulaşmak istiyorlarsa kendilerinin hayrını düşündükleri ölçüde bir kaville amel edebilirler. Ama İslam devleti veya cemaati bu namazı kıldırırken 20 rekat olarak kıldırması gereklidir. Çünkü Ümmetin uygulaya geldiği sünnet budur. Bu konudaki kişilerin benimsediği şahsi görüşleri ümmetin arasında bir ayrılık oluşturmamalıdır. Ümmetin kardeşliği Farzdır. Teravih Rasulullah (s.a.s.)’ın Ümmetine bıraktığı bir sünnetidir. Onun (s.a.s.) sünnetine kişiler elinden geldiği kadar ittiba etmelidir. Neticede bu bir cennet yarışıdır. Yani farklı sayıda teravih kılıyor diye bir Müslüman’ın diğerine yan bakması dahi caiz değildir. Ama temennimiz o ki delillerin gösterdiği 20 rekat sayısını uygulamaları daha güzeldir. Çünkü Ashab-ı Kiram’ın bu konuda icması vardır.

 

Konu ile ilgili olarak şu eseri de aktaralım:

 

“Zekeriya b. Ebi Meryem el-Huzai,sahabi Ebu Umame el Bahili’nin şu sözünü işittiğini söylemiştir:

 

Ramazan ayında teravih kılmanızı tavsiye ederim. Her ne kadar oruç farz kılınmış ve teravih namazı farz kılınmamış olsa da gücünüz yettiğince buna devam edin, sakın terk etmeyin. İsrailoğullarından bazıları Allah’ın rızasını umarak, Allah’ın kendilerine farz kılmadığı bazı ibadetleri yapıyorlardı. Ancak hakkıyla yerine getiremediler.(bu İbadetlerini)terk ettikleri için Allah onları cezalandırdı. “…Üzerlerine bizim gereklikılmadığımız fakat kendilerinin güya Allah’ın rızasını kazanmak için ortaya  attıkları  ruhbanlığa bile gereği gibi riayet etmediler….”(Hadid 27) ayetinde ifade edildiği gibi.”14

 

Ebu Umame el-Bahili (rh.a.)’nı söylemek istediği israiloğullarının bir ibadet ihdas ederek Allah’a yaklaşmak istemeleri ve  netice de kendilerinin çıkardıkları bu Allah’a yaklaşma ameliyesini başaramadıklarından Allah (c.c.) tarafından kınanmaları idi. Ama teravih  Rasulullah’ın ortaya koyduğu sünnet bir ameliye olarak Allah’a yaklaşmanın sahih bir yolu iken bırakıp da, Yahudiler gibi kınanmayalım demektir. Çünkü Ramazan da, Allah’a yaklaşma sayılan bu Ramazan kıyamını biz sonradan ortaya çıkarmadık bilakis Rasulullah (s.a.s.)  uyulması gereken bir davranış olarak bıraktı…

 

Dipnot

 

1- Nesai (2/587) K.Siyam Bab:39 Hdsno:2192

2- İbni Mace(4/107) K. İkametu’s-Sala Bab:173 Hdsno:1328& Nesai (4/589) K.Siyam Bab: 40Hdsno: 2210& Nesai Sunenu’l-Kubra (1/411) K. Siyambab:- Hdsno: 2031 Tahkikçi Ebu Enes Carullah Hadis için: Zayıf demiştir. Tabii bu değerlendirme kitabın tahkikçisine göre böyledir. İmam NesaiSunenu’l-Kubranın içerisindeki zayıflardan ayıklıyarakMüctebasını oluşturduğundan ve bu hadisi Muctebasında zikrettiğinden İmam Nesai’ye göre hadis sahihdir.Ahmed el-Osman et-Tahanevi (rha) ise İlaus Sunen (5/83)’de Hadisin hasen olduğunu Nesai’nin hadisin sıhhati hakkında bir açıklama yapmadığını belirtir.& İbni Huzeyme Sahih (3/335) K.Siyam bab:235 hdsno: 2201 dsnoHhhhhhhhh

3- (Beyhaki Marifetu’s-Sunenve’l-Asar (2/303) K.Salat bab:236 Hdsno: 1362 nolu hadisin açıklama kısmında numarasız olarak.&Beyhaki Sunenu’l-Kubra (4/58-9) K. Salatbab: Hdsno:4715 Hadisin ardına İmam Beyhaki (rha) şöyle demiştir: “Bu Murseldir Hasendir. Salebe bin Ebi Malik el-Kurazi tabinin ilklerinden  Medine ehlidir…. Aynı hadis Ebu Hureyre (r.a.)’dan da rivayet edilmiştir. İmam Bu hadis 4717 nolu hadis olarak kayd ettikten sonra şunları zikretmektedir: Ebu Davud Dedi ki: Bu hadis Muslim bin Halid’den dolayı kavideğildir.Zayıftır.&Ebu Davud (5/243) K.Şehru Ramadan Bab:1 Hdsno: 1377& Heysemi Mevaridu’z-Zaman ila Zevaidi İbni Hibban (1/521) K.Siyambab:- Hdsno:921 İsnadı Hasendir.& Elbani Daifu Mevariduz’ Zaman (Sh/63) K.Siyam bab:19 Hdsno:921/108 Zayıf& Heysemi Mevaridu’z-Zaman (3/227) K.Siyam bab:19 hdsno:921 Tahkik ve tahriçHuseyin Selim Esed. Hadis için: muslim bin Halid’den dolayı İsnadı hasendir….& İbni Hibban Sahih(4/107)K.Salat Bab:- Hdsno:2532 & İbni Huzeyme Sahih (3/339) K.Siyam bab:242 Hdsno:2208&Ahmed el-Osmani et-Tahanevi (rha) İlausSunen (5/86)’da hadisi zikrettikten sonra şunları söylemiştir: Asaru’s-Sunen’de (II,49-50)zikredildiği üzere hadisi Beyhaki el-Marife’de rivayet etmiştir. Hadisin İsnadı sağlamdır. Hadisin Hz.Peygamberin(sas)’in teravih namazının cemaatle kılınmasını onayladığına dair delaleti açıktır. Dolayısıyla teravih namazının cemaatle kılınması takriri sünnetle sabittir. )

4- (Abd b. Humeyd Musned(1/492-3)Hdsno:652 Tahkikçi Abdullah Mustafa bin El-Adevi hadis için zayıf demiştir.&Beyhaki, Sunenu’l-Kubra(4/60)K.Salatbab:- Hdsno: 4720 Şu lafızlarla “Nebi (sas) Ramazan ayında cemaatsiz olarak yirmi rekat ve vitr namazı kılıyordu.” İmam Hadisle ilgili olarak: Ebu Şeybe İbrahim bin Osman el-Abbasi el-Kufi teferrud etmiştir. O zayıftır."& İbni Hacer AskalaniMetalibu’l-Aliye(1/146) K.Nevafil Bab:- Hdsno:534 &Busuriİthafu’l-Hayra(2/139) K. Nevafil Bba:17 Hdsno: 2389 & Heysemi Mecmeu’z-Zevaid (3/402) K.Siyam Bab:25 hdsno:5018& Heysemi Mecmeu’l-Bahreyn (3/171) K.Siyam bab:58 Hdsno: 1625& Bu konuda İmam Ahmed el-Osmani et-Tanevi (rha) şunları kaydetmiştir:… Yaptığımız araştırmada Ebu Bekir b.Ebi Şeybe ‘nin Musannef’in de (II,394) Yezidb. Harun> İbrahim b. Osman>Hakem>Miksem İsnadıyla İbn Abbas  (ra)’ın bir açıklamasını tesbitettik. Buna göre o, “Hz. Peygamber (sas) Ramazan ayında yirmi rek’at namaz ve vitir namazını kılardı.”demiştir. Hadisi Keşşi Musned’inde, Beğavi Mu’cem’inde, Tebaranimu’cemu’l-Kebir’in de,Beyhaki es-Sunenu’l-Kubra’sında (II,496) rivayet etmişlerdir. Hadis et-Ta’liku’l-hasen’de (II,56) de bulunmaktadır. İsnad da bulunan Ebu Bekir b. EbuŞeybe’nin dedesi İbrahim b. Osman dışındaki raviler güvenilirdir. Âlimlerin çoğu onun zayıf olduğunu söylemiştir. İbnAdiy’in onunla ilgili açıklaması şöyledir: Onun delil olabilecek rivayetleri bulunmakatadır. O, İbrahim b. Ebu Hayye’den daha iyidir. Yezidb. Harun’un verdiği bilgiye göre o zamanının en adil kadısı idi. Yezid b. Harun onun kadılığı döneminde hadis yazmaktaydı (Tehzibu’t-Tehzib,VI,138).Tesbitlerimize göre hakkında ihtilaf edilmesine rağmen İbrahim b.Hayye rivayetleri hasen bir ravidir. Osman ed-Darimi’nin nakline göre Yahya b. Main onu şeyh, sika lafızlarıyla nitelemiştir. (Lisanu’l-Mizan I,53) Bu durumda ondan daha iyi olan İbrahim b.Osman de en azından rivayetleri hasen bir ravi olmalıdır. Dolayısıyla diğer sahih hadislerde Hz. Peygamber (sas) ramazan gecelerinde daha fazla namaz kıldığı genel olarak ifade edilirken bu hadiste açıkça belirtilmektedir. İlausSunen(Hadislerle Hanifi Fıkhı) (5/100)  çev.Ahmed Yücel vdğ. Misvak y.

5- Darimi (4/93) K.Savm bab:54 Hdsno:1784 &Ebu Davud (5/238-9) K. Şehru Ramadan Bab:1 Hdsno:  1375& Nesai (3/119-20) K Sehv Bab:103 Hdsno:1364 &Tirmizi(2/84)K:Savm bab:80 Hdsno:803 hasen-sahih& İbniMace (4/101) K.İkametu’s-Sala Bab:173 Hdsno: 1327

6- (Buhari (3/1085) K.Teheccud Bab:5 Hdsno: 9 &Muslim(4/276) K.SalatilMusafirin Bab:25 Hdsno:177& Muvatta (1/145) K.Salatu Fi Ramadan bab:1Hdsno:1&Ebu Davud (5/232) Şehru Ramadan bab:1 Hdsno: 1373&Nesai(3/299)Kıyamu’l-Leyl bab:4 Hdsno:1604)

 

7- Buhari(4/866)K.Salati’t-Teravih Bab:1 Hdsno:4

8- Muvatta (1/146)SalatuRamadan bab:2 Hdsno: 3 &Buhari(4/1863-4)K.Salatu’t-Teravih Bab:1 Hdsno:2

9- Muvatta(1/147)K.Salatu fi Ramadan Bab:2 Hdsno:5&Beyhaki Sunenu'’-Kubra(4/61)K.SalatBab:- Hdsno:4723&Beyhaki Marifetu’s-SunenVe’l-Asar(2/305) K.Salat Bab: 236 Hdsno:1366& Beyhaki Sunenu’l-Kubra (4/61) K.Salatbab:- Hdsno: 4724

10- BeyhakiSunenu’l-Kubra(4/62)K.salatbab:-Hdsno:4725

11- BeyhakiSunenu’l-Kubra(4/62)K.Salatbab.- Hdsno:4726 İmam eserle ilgili olarak: Bu isnad zayıftır. AllahuAlem.

12- DarimiSunen (1/200) Mukaddime Bbaa.16 Hdsno:96&Tirmizi(4/417) Ebvabu’l-İlm Bab:16 Hdsno:2815 Hasensahih & İbniMace (1/66-7) Mukaddime Bab:6 Hdsno: 42-3

13- İbni Ebi’d-dünya Ramazana ayının Faziletleri (sf/46) Hhdsno: 50 isnadı hasendir.

14- İbnİEbi’d-Dunya Ramazan ayının Fazileti (sf/49) Hdsno: 54 & Busiri

ithafu’l-Hayre (3/138) K.Nevafil bab:17 hdsno: 2385 Hadis hakkında imam Şunları söylemiştir: Ahmed b. Meni rivayet etmiştir. Ricali Sikattır. & Sunenu Said b.Mansur (8/42)Hdsno:2183 Tahkikçiler hadis için: Senedi zayıftır. Daha önceden geçtiği üzere Zekeriyya bin Ebi Meryem el-Huzai’y’nin halinden dolayı. Tahkikçiler İmamBusuri’nin hadisle ilgili değerlendirmesini kaydetmemişlerdir.&İmam Suyutied-Durru’l-Mensur (14/269) Ocak y.

 

 

 

 

 

 

 

 

Yazar:
Seyfulislam ÇAPANOĞLU
logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

0(216) 611 04 64

vuslat@vuslatdergisi.com

Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad.
Adalet Sok. No:11 P.K 34772
Ümraniye / İstanbul