22 Kasım 2017 - Çarşamba

Şu anda buradasınız: / “YETİM KARDEŞLERİMİZİ MİSYONER KURULUŞLARIN AĞINA BIRAKMAK BÜYÜK BİR VEBALDİR”

“YETİM KARDEŞLERİMİZİ MİSYONER KURULUŞLARIN AĞINA BIRAKMAK BÜYÜK BİR VEBALDİR”


 

Dünya genelinde 200 milyon yetim var. Bu yetimler; organ, fuhuş, dilenci mafyaları ve misyoner örgütlerin kıskacında bulunuyor. İslam ümmetinin mensupları olarak, İslam coğrafyasında böyle bir tehditle karşı karşıya kalmış, ‘yetim’  kardeşlerimize yardım eli uzatmak, biz Müslümanların müşterek görevidir. Bu vesile ile ‘yetim’ çocuklar konusunda gayretli çalışmaları olan, İHH Yetim Birimi Başkanı Murat Yılmaz ile ‘yetim’ konusunu konuştuk.

 

                                                                                                                                             

 

Öncelikle yetim hakları konusunda bilgi alabilir miyiz?

 

Kur’an-ı Kerim’de tam 23 farklı yerde, ayet-i kerimeyle bize yetim çocuklar bahsi anlatılıyor. İslam dini yetim çocukların, mallarını yememek, yetim çocukların mallarını haksız yere kendi mallarımıza karıştırmamak, yetim çocukları itip kakmamak, yetim çocuklara kol kanat germek, onları barındırmak noktasına çok büyük önem vermiştir. Duha suresinde Rabbimiz, Hz. Muhammed’e (s.a.s.) hitaben “Seni yetim bulup barındırmadık mı?” şeklinde buyuruyor. Dolayısıyla yetim çocuklarla ilgili çok farklı surelerde Müslümanlar, Allah tarafından uyarılıyor. Kur’an-ı Kerim, aslında yetim çocuklarla ilgili çok ciddi bir başvuru kitabıdır. Yetim ile ilgili aradığımız her şey Kur’an’da mevcuttur.

 

Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (s.a.s.) yetim olması nedeniyle Müslümanlar için yetimlerin çok önemli olduğunu söyleyebilir miyiz?

 

Efendimizin (s.a.s.) bir yetim olarak dünyaya gelmesi, babasını hiç görememiş olması yine küçük yaşta öksüz kalması, sonra dedesini kaybetmesi, bu konuda Hz. Muhammed’in yaşadığı sevgi, şefkat ve yalnızlık gibi mahrumiyetler, yetimlik konusunu anlatmaya bir örnektir. Dolayısıyla efendimiz yeryüzüne gelen son peygamberdir. Son dini getiren elçidir. Peygamberimizin yetim olarak dünyaya gelmesi aynı zamanda Allah’ın özel bir yetiştirme biçimi olduğu şeklinde yorumlanabilir. Çünkü efendimiz özel bir insandır. Peygamberlerin son halkasıdır. Yeryüzüne gelen ve kıyamete kadar geçerli olacak son dinin taşıyıcısıdır. Hz. Peygamberin yetim olması yetimleri ayrıca özel kılmaktadır. Yetimlik aynı zamanda bir bereket vesilesidir.

 

Hadis-i şeriflerde yetimden nasıl bahsediliyor?

 

Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurmaktadır: “Ben ve yetime bakan kişi cennette bir aradayız” diyor. Bunu söylerken iki parmağını bir araya getiriyor ve “bu kadar yakınız diyor.” Yine efendimiz bir başka sözünde: “Kim sırf Allah rızası için şefkatle yetimin başını okşarsa, elinin değdiği saçlar sayısınca ecir ve sevap kazanır.” Ayrıca başka bir hadis-i şerifte: “Kalbinin yumuşamasını ve muhtaç olduğun şeye kavuşmanı arzu ediyorsan, yetime merhamet et, başını okşa ve yemeğini ona yedir…”

 

İHH olarak hangi duygu ve düşüncelerle yetimlere sahip çıkmaya karar verdiniz?

 

İHH, 20 yıldır yeryüzü coğrafyasında, Allah’ın izniyle her yerine sevgiyi, merhameti ve yardımlaşmayı taşıyan bir kuruluştur. Dünya üzerinde 200 milyon yetim var. Afrika, Asya, Ortadoğu, Balkanlar, Kafkasya, cihad bölgelerinde, savaş bölgelerinde ve bunların dışında doğal afetlerin yaşandığı bölgelerde yetim çocukların olduğunu biliyoruz. Bizim temel ışığımız efendimizin, “Ben ve yetime bakan kişi cennette bir aradayız” sözüdür. Biz bu sözün ışığında bu çalışmaları yapıyoruz. Hamdolsun bunun bereketini de biz görüyoruz. Biz sponsor destek sistemiyle yetim çalışmamıza başlayalı beş yıl oldu. Beş yılda İHH’nın desteklediği yetim çocuk sayısı 30 bin 200… Yani 42 ülkede 30 bin 200 çocuğa Türkiye’deki hayırseverler desteğiyle bakıyoruz.

“GAZZE’DE 22 BİN YETİM VAR”

İHH olarak ağırlık verdiğiniz bir bölge var mı?

 

Filistin coğrafyası en çok ağırlık verdiğimiz bir bölgedir… Gazze’de şu anda 11 bin 200 yetim çocuğumuz var. Yani 30 bin 200 çocuğumuzun, 11 bin 200’ü Gazze’de… Özellikle de 2007- 2008 Furkan savaşı akabinde sizde biliyorsunuz, 1500 civarında insan şehid oldu. Yine 30 bine yakın ev, işyeri yıkıldı. Biz bu yıkım sonrasında, özellikle çok ciddi bir şekilde Gazze’deki yetim çocuklara yöneldik. Hayırseverlerimiz bu anlamda çok ciddi destek verdiler. Bütün Gazze’de 22 bin yetim var. Bugün bile bütün Gazze’deki yetimlerin yarısından fazlasına bakıyoruz.

 

Peki, bunun dışında nerelerde çalışmalarınız var?

 

Özellikle Afrika boynuzu diye tabir edilen, Doğu Afrika’da çalışmalarımız var. Bu coğrafyada özellikle Somali, Cibuti ve Etiyopya gibi ülkelerde çok ciddi miktarda yetim çocuğumuz var. Örneğin; Somali’de 3500 civarında, Etiyopya’da 1500 civarı, yine Cubuti’de 300 civarı yetim çocuktan bahsediyorum. Bu çocuklarımıza düzenli bir şekilde destek veriyoruz.

 

Dünyada ne kadar yetim var?

 

Bugün UNICEF rakamlarına göre dünya üzerinde 200 milyon yetim var. Bu 200 milyon yetim çocukların yarısından fazlası sokaklarda yaşıyorlar. Sokakta yaşayan çocuk şu demektir: Her türlü suç örgütüne karışabilecek, organ mafyalarının, fuhuş çetelerinin, savaş ağlarının, en yoğun olarak da misyoner örgütlerin kıskacındaki çocuk demektir.

“HER GÜN DÜNYA ÜZERİNDE 10 BİN ÇOCUK YETİM KALIYOR”

Bu meseleyi rakamlarla biraz daha açabilir misiniz?

 

Her gün dünya üzerinde 10 bin çocuk yetim kalıyor. Bu sayı senede 3.5 milyona yakın çocuğun yetim kalması demektir. Bu 3.5 milyondan fazla yetim çocuğun sadece 2 milyon 100 bini Afrika kıtasındadır… Afrika kıtasındaki yetim konusunun sebeplerinden bir tanesi ise yüzde 30’u AIDS yani anne babası hiv virüsü nedeniyle vefat ettiği içindir. Şunu da hatırlatalım; bu hastalık illa cinsi ilişki ile olmuyor.

 

Bir örnek verebilir misiniz?

 

Örneğin; Tanzanya’da öyle iki yetim çocuğumuz var. Babalarına Tanzanya’da hastanede kan verilirken, hiv virüsü taşıyan bir kan vermişler ve çocukların babası bu durumdan dolayı vefat ediyor. Şimdi Afrika’da 2.1 milyon yetim çocuğun 600 bini yani yüzde 30’u AIDS nedeniyle yetim kalıyor. Bunun dışında yine birkaç istatistik verebilirim. Devletler her gün yaş sınırını geçtiği için 40 binden fazla yetimhane olarak tabir ettiğimiz kurumlarından yetimleri, dışarıya bırakıyor. Bu çocukların çok ciddi bir kısmının, sevgi, şefkat ve merhamet görememelerinden dolayı suça bulaşıyorlar. Örneğin suç olarak, fuhşa bulaşıyorlar ve intihar ediyorlar. Çok az bir kısmı normal bir hayata sahip oluyor. Bunun dışında sadece Irak’ta 5 milyon yetim çocuk olduğunu biliyoruz. 1.5 milyon dul hanım olduğunu biliyoruz. ABD işgalinden sonra, 2 milyona yakın insan Irak’ta hayatını kaybetti. Yine sadece Afganistan’da 3 milyon yetim çocuğun olduğunu biliyoruz. Yani baktığınız zaman dünya üzerinde çok ciddi bir yetim var ve bu yetimlerin önemli bir kısmı İslam coğrafyasında olan yetimlerdir…

 

Şimdi bu yetim çocuklara biz Müslümanlar olarak sahip çıkmadığımız zaman bu yetim çocukların ellerinden ilk tutanlar misyoner örgütler oluyor. Misyonerler sıkı bir şekilde iki asırdır ciddi bir çalışma gösteriyorlar ve özellikle de, seçmiş oldukları coğrafyalar cehaletin, fakirliğin, savaşların, kargaşaların çok olduğu coğrafyalardır… Yani İslam coğrafyasıdır… 

“HIRİSTİYANLAR, AFRİKA’YI KENDİ RENGİNE ÇEVİRDİ”

Misyonerlerin sıkı bir şekilde çalıştığını söylediniz. Bunu biraz daha açabilir misiniz?

 

Yine birkaç rakamla misyonerlerle olan tezimizi güçlendirelim. Geçtiğimiz yüzyılın başında yani 1900 yıllarında başında Afrika’da Hıristiyanların oranı yüzde 6’ymış… Bugün baktığımız zaman Hıristiyanların oranının yüzde 55’e ulaştığı görüyoruz. Bunun dışında yirmi yıl öncesine kadar Afrika Müslümanlarının hâkim olduğu, nüfusunun kalabalık olduğu tek kıtaydı. Şimdi Müslümanlar bu özelliklerini de yitirdiler. Yani Müslümanlar dünya üzerindeki 6 kıtada hiç birinde artık nüfusun çoğunluğunu oluşturmuyor. Afrika’da oluşturuyorlardı ama artık o bölgede de Hıristiyanlık Müslümanlığın önüne geçmiştir. Bunu sayı olarak söylüyorum. Şu anda baktığımızda Hıristiyanlar, Afrika’yı kendi rengine çevirdi. 425 milyon Müslüman nüfusu var. Geri kalanlarda farklı dinlere mensup insanlar. Buradan şunu görüyoruz, misyonerlik açısından çok ciddi bir koşu var. 

 

Bu misyonerlerin hedefinde öncelikle kimler var?

 

Öncelikle 0-6 yaş arası çocukları seçerler. Sahipsiz kimsesiz çocuklar yine misyonerlerin hedefindedir. Yani dünya üzerinde yetim olan çocukların tamamı misyonerlerin ilgi alanına giriyor.   

 

0-6 yaş çocuk tercihinin sebebi nedir?

 

Çünkü 0-6 yaş çocukların şahsiyeti henüz oluşmaktadır. Bu çocukları alıyorlar, eğitiyorlar. Eğitimlerine çok ciddi yatırım yapıyorlar. Diğer fiziki ihtiyaçlarını karşılıyorlar. Eğer çocuğun babasının bir işi yoksa ona iş buluyorlar. Çocuğun ailesinin gıda ihtiyacı varsa, onu karşılıyorlar. Bütün sağlık ihtiyaçlarını karşılıyorlar. Ben bunları birebir gördüm.

 

Peki, bu misyonerler nasıl çalışıyorlar?

 

Misyonerler bizim külliye mantığıyla çalışıyorlar.  Örneğin; Malavi’de görmüş olduğumuz Anglikan kilisesinin yapısına gittik… Malavi’nin Blantyre şehrinde Güney Malavi’de gittiğimiz yer bir külliye gibi… Büyük bir meydan var. Bu meydan en az beş bin kişi alacak büyüklükte, meydanın tam önünde bir Anglikan kilisesi var. Büyük eski tarihi bir kilise. Bu şunu gösteriyor Malavi’de Hıristiyan misyonerler yeni çalışmıyor. Malavi’ye Hıristiyanların girişi 1820’dir. Yani tam 200 yıl önce Malavi’ye girmişlerdir. Malavi’nin 1950’deki nüfusunun yüzde 75 Müslüman’dır. 2008’de bir nüfus sayımı yapıldı. Bu Müslümanların oranı yüzde 13 düşmüş. Buradan çalışmanın ne kadar hızlı yapıldığını görüyoruz. Şimdi Anglikan kilisesinin yanında bir Anglikan Okulu, onun yanında bir Anglikan meslek okulu, onun yanında bir Anglikan misafirhanesi, onun tam karşısında da bir Anglikan hastanesi var. Yani tam bir külliye şeklinde inşa edilmiş. Oraya giren insan eğer eğitim alacaksa işte iki tane okul. İbadet yapacaksa devası bir kilise… Yatacaksa misafirhane var. Hasta ise hastane var… Oraya girdiğinizde her türlü ihtiyacınız görülür. Hıristiyanlar dünya genelinde böyle çalışıyorlar.

 

Müslüman çocukların Rahip ya da Rahibe olduğu doğru mu?

 

Gittiğim her yerde şu örneği anlatıyorum. Sierra Leone’de Muhammed isminde bir Rahip ile karşılaştım. Muhammed, aslında Müslüman bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş. Büyük ihtimalle Muhammed küçükken bir ihtiyacı oldu. Bu ihtiyacını da misyonerler karşıladı ve Muhammed neticede Hıristiyan oldu. Biz Müslümanlar olarak, İslam dünyası olarak, İHH olarak, Muhammed’in elinden tutmuş olsaydık Muhammed Hıristiyan olmayacaktı. Muhammed gibi binlerce çocuk var. Ve bunların elinden Hıristiyanlar tuttuğu için bu çocuklar Hıristiyan olmuşlar. Biz tutsaydık bu çocukların ellerinden Müslüman olacaklardı. Kardeşlerimizi misyoner kuruluşların ağına bırakmak büyük bir vebaldir. Bugün Afrika’da 10 milyon Müslüman çocuk Katolik okullarda okuyor. Ben Müslüman olarak gitseydim. Okullar inşa etseydim ve bu Müslüman çocuklar, Müslüman olarak kalıp bu okullarda okusaydılar. Ben açtım da çocuklar gelmedi mi? Misyonerler açtılar çocuklar oraya gittiler. Bugün ismi Ayşe, Fatma, Hatice, Ali, Mustafa olan çocuklar, İncil’den dersler okuyorlar. İncil yazıları ile derslerini yapıyorlar. Dolayısıyla bu basit bir mesele değil… İslam dünyası olarak takkemizi önümüze koyup iyice düşünmemiz gerekiyor. Biz İHH olarak bu gerçekleri gördüğümüz için olaya şöyle bakıyoruz. Bizim ulaştığımız her bir çocuk, misyonerlerin ulaşamadığı bir çocuktur. Bizim elinden tuttuğumuz, gıdasını verdiğimiz her bir çocuk, Allah’ın izniyle Müslüman olarak kalacaklardır.

 

İslam coğrafyasında başka kimler bu konuda çalışıyor?

 

 

Bu konuda çalışma yapan birçok kuruluş var. Size bir örnek vereyim; World Vision Amerika merkezli bu kuruluştur. World Vision’un amblemi Haç şeklinde... Bu kuruluş dünyanın her yerinden yetim ve kimsesiz çocuklara yardımlarda bulunuyor. Tam 2 milyon çocukla ilgileniyorlar. Biz İHH olarak 30 bin çocuğa bakıyoruz. Tüm İslam dünyasının yetimlerle ilgili çalışmasını üst üste koysak World Vision yarısının çeyreği yapmaz.  Biz İHH olarak hedefimiz gelecek yıl 40 bin yetim çocuğa ulaşmaktır. Bununla ilgili de çalışmamızı sürdürüyoruz.

 

İHH yetim çocuklara yardım ederken sadece gıda, eğitim, sağlık konularıyla mı ilgileniyor yoksa kalıcı bir çalışmanın içerisinde mi?

 

Şimdi biz çocuklarımıza üç temel saç ayağında destek veriyoruz. Birincisi; çocuğun şartlarının değişmesi, ekonomilerinin gelişmesi gibi fiziki olarak destek veriyoruz. İkincisi; çocukların manevi anlamda desteklenmesidir. Üçüncüsü ise çocukların rehabilite edilmesidir. Yani psikolojik sorunları varsa bu anlamda çocuklarımıza destek veriyoruz.

 

Maddi olarak yetim çocuklara nasıl destek oluyorsunuz?

 

Türkiye’de 20 bin sponsorumuzun desteklediği 30 bin çocuk var. Bu 30 bin çocuğa biz her ay 90 TL nakli yardım yapıyoruz. Bu nakli yardım çocuklarımızın hayatını ciddi bir şekilde değiştiriyor. Çünkü Türkiye’den baktığımızda belki 90 TL küçük bir rakam olarak gözüküyor ama örneğin; Bangladeş’te bir öğretmen ayda 35 Dolar maaş alıyor. Öğretmen 35 Dolar alırken, biz yetime yaklaşık 50 Dolar gönderiyoruz. Dolayısıyla bu gönderdiğimiz miktar çok ciddi bir rakamdır. Biz kundakta aldığımız çocuğu evleninceye kadar destekliyoruz. Yâda Üniversite tahsilini görene kadar destek oluyoruz.

 

Diyelim ki bağışçısı yetim çocuğu bıraktı. O yetim çocuk ortada mı kalıyor?

 

Hayır. Siz diyelim örneğin iki çocuk aldınız. İki yıl sonra dediniz ki maddi olarak ben sıkıntıdayım ve birini bırakacağım. Sizin bıraktığınız o bir çocuğu biz bırakmıyoruz. Biz o çocuğumuza, yeni başvuran bir hayırseverimize veriyoruz. 

 

Ya o da yoksa?

 

Eğer o da yoksa İHH’nın yetim havuzu var. Oradan finanse edebiliyoruz.

 

İHH’nın kaç tane yetimhanesi var?

 

İHH’nın dünya üzerinde 15 tane yetimhanesi var. Yetimhanelerimizde çocuklarımız namazlarını cemaatle kılıyorlar. Takip ettikleri Kur’an dersleri var. Hafız olan çocuklarımız var. 15 yetimhanede kalan yetim sayımız bin yüz civarındadır… Bu çocukların ortak özellikleri anasız ve babasız olmalarıdır… Biz çocuklarımızı mümkün mertebe annelerinin yanında desteklemek istiyoruz. Çünkü o şefkat ortamı çocuğun ihtiyaç duyduğu bir ortam…

 

Organ mafyalarının yetimlere ne tür zararları dokunuyor?

 

Bugün baktığımızda dünya üzerinde her gün 2.5 milyon çocuğun kaçırılıp satıldığı görüyoruz. Türkiye’de 27 bin çocuğun kayıp olduğu söyleniyor. Bu çocukların büyük bir kısmının organ mafyaları tarafından kaçırıldığı tahmin ediliyor. Şimdi organ mafyaları bu çocukların organlarını çalıyorlar. Maalesef bu çocukların büyük bir çoğunluğu ölüyor. Özelikle bu çocukların organlarını Batı ülkelerine satıyorlar. Bu şekilde maalesef çok büyük bir ticaret var. Bu ticaretin büyük çoğunlu çocuklar ve yetim çocuklar üzerinde yapılıyor.

 

İHH olarak Türkiye’de baktığınız yetim çocuklar var mı?

 

Türkiye’de 41 ilde 3 bin 407 yetimimiz var. Bu çocuklara da yine bir nakit akışı sağlıyoruz. Yazın bu çocuklarımızı yaz kamplarına götürüyoruz. Çocuklarımıza İslami eğitimini veriyoruz. Hafızlık yapan çocuklarımız var. Zaten eğitim şartımız var. Dersleri zayıf olan öğrencilerimize üniversiteli ağabey-ablaları vasıtasıyla ders desteği sağlıyoruz.   Çocuklarımıza, mümkün mertebe ailelerin yanında bakıyoruz. Çünkü Türkiye’de kurumlar yetimhane açamıyor.

 

Son olarak bu konuda Vuslat Dergisi okurlarına neler söylemek istersiniz?

 

Vuslat Dergisi ilk sayısından itibaren İslam ümmetinin sorunlarıyla ilgilenen bir yayın organıdır. Hayırlı, faydalı bir dergimizdir. İHH’nın bütün kampanyaları Vuslat Dergisi’nde yer buluyor. Yetim konusunda ise Vuslat okuru kardeşlerime şunları söylemek isterim. Eğer maddi anlamda gücünüz el veriyorsa 90 TL vererek bir yetime bakabilirsiniz. Maddi gücü yoksa iki kişi bir araya gelip 90 TL verebilir. Bir yetime destek olmak çok zor değil. Yetimin bereketini, duasını evlerimize taşıyalım. Aylık 90 TL verebilecek maddi durumu olanlar ihh.org.tr/yetim adresinden formu doldurmak suretiyle ‘yetim sponsoru’ olabilirler. Vakfımızın Fatih’teki merkezine gelerek ya da 0212 631 21 21  No’lu telefondan bilgi alabilirler. Ayrıca ‘yetim’ yazıp 3072 SMS hattına mesaj gönderilmesi durumunda da yetim yardım havuzumuza 5 TL’lik yardım yapabilirsiniz. Bu 5 TL’de herhangi bir kesinti olmadan yetimlerin hesabına geçiyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yazar:
İlhami Pınar
logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

0(216) 611 04 64

vuslat@vuslatdergisi.com

Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad.
Adalet Sok. No:11 P.K 34772
Ümraniye / İstanbul