18 Ocak 2018 - Perşembe

Şu anda buradasınız: / SINAV


 


 

Salona girdiğinde beklediğini göremediğini düşündü. Yanlış salona gelebileceği aklına geldi. Belki de evraklardaki bir karışıklıktı.

 

Sınav için yapılan toplantıda gireceği sınıfta görme özürlü bir tek kişi olduğu söylenmiş, okuma ve cevaplama da yardımcı olmaları gerektiği özellikle hatırlatılmıştı.

 

Yanına gitti. Gözlerine baktı. Gözlük vardı ve normaldi her şey.

 

Kızın giriş kartına eli uzandı. Ayşegül’dü ismi. Sarı başörtüsü vardı başında.

 

— Görme engelli olduğun söylenmişti, dedi ağzında geveleyerek.

 

— Evet hocam! Doğru.

 

Elindeki kocaman merceği göstererek:

 

— İşte benim en önemli dostum, dedi.

 

Çok konuşkandı, hayatla barışıktı. Espriler yapıyordu. Sanki kaybolmaktan kurtulmuştu. Ben de varım, diyordu her haliyle.

 

— Sol %25, sağ %10 görüyor, onun için bunu kullanıyorum, dedi elindeki merceği tekrar göstererek.

 

Nasıl olmuş diyecekti ki düşündükleri içinde kaldı. Ayşegül merak ettiğini düşünerek sorulmayan sorunun cevabını verdi:

 

— Ben 14 yaşındayken tamamen kapandı gözlerim. Hiçbir şey görmüyordu…

 

Salon görevlisinin merakını celbeden bu konuşmadan sonra Ayşegül’ün devam etmesini istercesine baktı.

 

Ayşegül devam etti:

 

— Sonra babam olacak o adam benimle ilgilenmedi. Zengindi. Ayakkabıcıydı. Bir şey olmaz, dedi ve beni doktora götürmedi. Yoksa bu hale gelmeden kurtarılabilirmiş.

 

— Neler oldu?

 

— Neler olacak doktor doktor gezdik. Sonunda olabilecek en güzel hali buymuş. Allah’a şükürler olsun…

 

Sınavın başlamasından önce konuşmalar sürdü gitti:

 

— Babanı bu kadar suçlama! Belki de imkânı olmadı.

 

— Doğru, çok parası vardı ama bize ayrılacak hiç vakti yoktu.

 

— Şimdi?

 

— Şimdi babam yok; ayrıldılar.

 

— Zaten babama inat kazanmak istiyorum. Kazanmalıyım, dedi ikinci kez.

 

İstekliydi, moralliydi ama korkuyordu, ürküyordu kazanamamaktan.

 

— 65 netim olsa tamam, dedi. Öyle gözüm yükseklerde değil. Din Kültürü öğretmenliği istiyorum…

 

— 14 yaşında gözlerinin kapanma sebebi neymiş Ayşegül, dedi salon gözetmeni genç adam.

 

— Neden olacak, stresten tabi ki. Babamın bize yaptıkları dayanılır gibi değildi.

 

Biraz soluklandıktan sonra konuşmasını sürdürdü:

 

— Dershane paramı teyzemin kızı verdi. Kazanamazsan ona da ayıp olacak. Onun için de kazanmalıyım. Bir de babama gördün mü, nasıl kazandım, demek benim için ulaşılmaz güzelliklerden olacak.

 

Salon başkanı, bu sıcak ve içten konuşmanın ardından Ayşegül’ün samimiyetine “inşallah” diye cevap verdi.

 

Sınav başlama saati geldiğinde Ayşegül neşesinden bir şey kaybetmemişti:

 

— Geçen gün telefon kulübesinin içine girmişim arkadaşlar çıkardı, diyerek moralinin yüksek olduğunu gösterdi. Güldü, güldürdü...

 

— Hocam dedi. Uzağı hiç görmediğim için caddelerden geçerken şahadet okuyarak geçiyorum…

 

Salon görevlileriyle birlikte gülşümeler bir süre devam etti.

 

Bu ne biçim iş der gibi baktı.

 

— Ben yardım istemiyorum. Arkadaşımla bu işi hallederim, diyerek tekrar merceği eline aldı. Çözmeye başladı. Bir soru bir soru daha… bir saat, iki saat, üç saat…

 

Hayat dolu bir genç, pırıl pırıl, neşeli, cıvıl cıvıl ve hayatla barışık…

 

Az gören gözlerine inat hayattaki bütün renkleri üzerinde taşımak istercesine üzerindeki gömleğe inat ayaklarında sade bir spor ayakkabısı, markalı bir çorapla bütünleşiyordu. Saçlarını arkadan bağlamış uzun uzun salınan altın küpeleri ile saçlarının tel tel olmuş kâkülleri Ayşegül’ün neşesine eşlik ediyordu.

 

Bir soru ile yüzü burulan kızın bir başka soru ile yüzünde güller açıyordu.

Nihayet bitiş saatiyle sınav atmosferinden kurtulmuş rahatlamıştı.

 

— Çok şey istemiyorum. Ayaklarımın üzerinde durmak istiyorum. Kendime bakabilmek istiyorum, maaşlı bir iş istiyorum…

 

— Hayırlısı.

 

— Elbette ki. Zaten ben kendimle barışığım. Benden de beter olanlar var. Ben kör halimle elimden geleni yaptım. Sonrası Allah kerim…

 

Yazar:
Duran Çetin
logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

0(216) 611 04 64

vuslat@vuslatdergisi.com

Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad.
Adalet Sok. No:11 P.K 34772
Ümraniye / İstanbul