19 Ocak 2018 - Cuma

Şu anda buradasınız: / ÜÇ GÜNLÜK TATİL

ÜÇ GÜNLÜK TATİL


 


Bir telefondu onu heyecanlandıran. Hiç bu kadar heyecanlandığını hatırlamıyordu.

—Buyurun, dedi her zamanki nezaketiyle…

Karşıdaki ses,

—Tebrik ederiz, bizden bir tatil kazandınız, dedi.

Ne diyeceğini bilemedi. Hiç tatile gitmemişti. Onun için tatil anne ve babasının yaşadığı köydü. Arkadaşlarının bazılarından dinlemişti tatilin farklı anlamlara geldiğini. Kimisi denize gidiyordu, kimisi kaplıcalara…

Ne tatili diye soracak oldu, soramadan karşıdaki cevabı yetiştirdi.

— Kaplıca, dedi.

İçindeki kıpırtı arttı. Artık bir tatil yapacaktı. Adam gibi bir tatil…

— Akşam aile olarak otelde bir toplantıya katılmalısınız ilk önce. Orada bilgilendirme toplantısı yapılacak. Sonra gideceğiniz yerin bilgisi verilecek…

Ailesini aradı. Heyecandan sesi titriyordu kazandıkları tatili eşine anlatırken. Artık onun da "Herkes tatile gidiyor, biz olduğumuz yerde…" serzenişleri sona erecekti.

Akşam yemeğinde çocuklarındaki heyecanı görmek onu mutlu etmeye yetti. Hep birlikte çıktılar evden. Şunun şurasında üç günlük tatil için birkaç saat kalmıştı.

Otelin kapısından girerken yıldızları saydı, tam beş taneydi. Bu kadar lüks otelde bu toplantıyı neden yaptıkları aklına düştüğünde kapıdaki hostes kız onlara bakıyordu.

— Yıldız ailesi değil mi efendim, dedi.

Etem Bey heyecanla,

— Evet, dedi.

— Siz benimsiniz efendim, salondaki masalar dolu, sizi burada biraz bekleteceğim, çok özür diliyorum…

— Önemli değil, bekleriz derken bekleme salonunun ışıltıları gözlerini kamaştırıyordu. Her yer şatafatlıydı. Ne içersiniz, sorusuna cevap hafif bir sesle çay oldu. Başka bir şey de içebilirsiniz.

— Yok çay içelim, dedi ısrarla. Masraflı olmak istemediğini göstermek istedi belki de.

Çaylar yudumlanırken, sorular peş peşe geldi. Ne iş yaptığından, hayalindeki eve kadar... Hatta hangi kredi kartını kullandığını bile sordular. Bu sorulara cevap vermekten sıkıldı. Hiç haz etmezdi böyle sorulardan. Ama "sabır" dedi bir kez daha…

Sonra hostes kız çıtkırıldım sesiyle,

— Efendim beni takip edin lütfen, dedi. Kızın arkasından bir kavis çizerek ikinci kata yaslanan merdivenlerden yürüdüler…

Bir salona girdiler… Onlarca masa ve her bir masada aileler… Müzik gürültülü ve kafadan beyinden eden cinsten…

Kahkahalar yükseliyor bazı masalardan. Her aile ile ilgilenen kişiler var. Köşeye yakın bir yerdeki masaya oturdular…  Kız durmadan anlatıyor, onları rahatlatacak ne kadar cümle varsa kuruyordu. Ama Etem Bey rahat değildi. Masaya pastalar geliyor yanında içecekler… Zaman ilerliyor Etem Bey sıkılıyor. Sıkıntısı arttıkça boğuluyor gibi oluyor. Oradan bir an önce kaçmak istiyor.

Neden bu kadar şatafat, sorusunun cevabını buluyor zihninde. Etkilemek, sözleşmeyi kabul ettirmek. Bütün dertleri bir devre mülk satmak. Bunun için gereken her şey defalarca çalışılmış şekilde önlerine sunuluyor. Çocuklar tatil hayali kurarken Etem Bey kararını veriyor. Bir an önce bu sıkıntıdan kurtulmak için orayı terk etmek istiyor. Tam "Kalkın çocuklar!" dediğinde anlatıcı kız,

— Bir dakika, diyor ve şefimi çağırayım diyerek masadan kalkıyor. Etem Bey ayıp olmasın diye görevlinin geri dönmesini bekliyor. Bu bekleyiş çok uzun sürmüyor. Yakışıklı dalyan gibi biri geliyor. Aynı şeyleri bir de o anlatıyor… Etem Bey son noktayı koyuyor:

— Ben tatil falan istemiyorum…

Bu sefer de anlatıcı kız,

— Beni ekmeğimden mi edeceksiniz, bu benim işimin sonu olur, diyerek acındırıyor…

Etem Bey kafasında yaşadığı gelgitlerle boğuşurken şef,

— Biz alışveriş merkezindeki standa kaç lira ödedik, biliyor musun, diyerek Etem Bey'in buraya nerden geldiğini hatırlatıyor.

Bir alışveriş merkezinin kapısından girerken doldurduğu formu hatırlıyor.

— Bir anket çalışması diye doldurmuştum, diyor sessizce… Başına gelenlerin başlangıcını hatırlıyor… Binlerce kez pişmanlığı fayda vermiyor.

Sinirleri tepesine çıktığında her zaman yaptığını yapıyor. Ya sabır, çekiyor. Eliyle kalkın işareti yapıyor ve önden çıkıyor arkasından ailesi…

 

 

 

Yazar:
Duran Çetin
logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

0(216) 611 04 64

vuslat@vuslatdergisi.com

Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad.
Adalet Sok. No:11 P.K 34772
Ümraniye / İstanbul