18 Kasım 2017 - Cumartesi

Şu anda buradasınız: / KİRLİ ADAMLAR

KİRLİ ADAMLAR


Kirli bir rüzgâr esti batıdan

İçinde şarap kusmukları kokan

Ardında kadın hıçkırıkları,

Çocuk çığlıkları bırakan

 

Kirli bir esintiydi bu aklımızı saran

Felsefenin korkaklığı ve acımasızlığıyla

Kara yüzlü bin yalan oldu uygarlık

Ve işgal edildi tüm ülkelerim

Ve irtica ilan edilen dinim

 

Ve bir iğrenç ses duyuldu,

“Terakkiye Manidir İslam” diye;

O kirli rüzgârlardan,

Kusmuklara bulaşmış ağızlardan

İnkârın ve şirkin çarpıttığı dillerden…

 

Şeytanın vahyi pozitivizm ve madde ve lezzet

Paris’te kadın, şarap ve adına aşk denen zina

Sanki yeni bir dindi.

Koştular adamlar aç gözleriyle,

Kadın yüzleriyle medeniyete meftun

Paris’e doğru şımarıkça,

Kadınlarına batının

Yolculuğuyla şarabın.

 

Günahlarla sevişmeye, koklaşmaya

Gül kokulu seherlerden kaçışmaya

Ezan sesleri olmayan kuytuluklara

“Hürriyet, adalet, müsavat”

Derken kalmadı hiçbiri,

Tekmili elden gitti, artık gelmez geri

Adamlar Paris’i ve kadınları istiyordu

Günde beş vakit,

Yıkıcı, çekici, yosma ve aldatıcı bir şevkle

 

 

 

Sabah aydınlıklarında

Yüzleri nurla yıkanmış kadınlarımız

Hâyâ ve iffet libasını hürriyet, adalet

Müsavat şarkısı uğruna

Savurup attılar sokaklara

Benzemek için Paris’li madamlara

Şarap, çıplaklık ve inkâr

Medeniyetin yeni tanrıçalarıydı

Kadınlarımızın kana bulandı haysiyeti

Şarap kadehlerinin kırıklarıyla,

 

Paris’ li bir züppe bir kadını öpüyordu!

Dudaklarından kan gibi şarap damlayan

Kirli, iğrenç kusmuk kokan ağzıyla

Yüreği çalınmış

Hürriyeti, elinden alınmış

İffeti ucuzlatılmış bir kadını

Adamların önce misvakları vardı,

Zemzemle açarlardı oruçlarını.

Ezanlar ilahî bir tad katarken İstanbul akşamlarına

Helâl ve temiz yemeklerden bile yıkanırdı ağızlar

Kadınlar güller kadar zarif ve nazik,

Çocuklar kadar masum ve sevgiliydi.

Kadınlar adamların örtüsüydü…

 

Adamlar da kadınların

Işıklarda!!! cümlesinin alnı şafaklarda

Secdelerde buluyorlardı hürriyeti

Zaten adalet ve müsavat diniydi onların

 

Çocuklar büyütürlerdi

Kur’ an ve Salavât okunan evlerde

Bir fidan büyütürcesine merhametli

Bir çiçek severcesine şefkatli

 

Yasak çocuklar taşımıyordu kadınlarımız

Rahimlerinde haramdan arta kalan

Çöplüklere atılan, sokaklara bırakılan

Günahsız yere, babaları anneleri olmayan

 

Kadınlar bilirdik!

Meryem kadar temiz arı ve duru

Zevk veren beyaz et borsalarında

Pazarlanmazdı onlar

Şeytan çarmıha geremezdi onları aç gözlere

Kudurmuş şehvetlere…

Takvaydı, kanaattı azıkları,

Acıkınca yerlerdi rızıklarını.

Vakarlarıydı güzelliği onların

 

Sonra adamlar kadınlaştılar

Kadınlarsa Parislileştiler

Haykırdılar ellerinde kadehler;

Yaşasın özgürlüğü kadının diyerek

 

Sonra adamlar kirletmeye başladılar kadınları,

Özgürlük adına, çağdaşlık adına

Önce loş odalar da

Sonra sinema ve ekranlarda

Banka hesaplarına tahvil edildi;

Güzelliği kadınların

Anneliği kadınların

Ve saygınlıkları

 

Para, güzellik ve şöhret diyordu adamlar

Mübahtı uğrunda her şey,

Kadınları özgür kılmışlardı

İffetlerinden, hayâlarından

 

Artık annelik bile ayıptı,

Vücutlarının güzelliğini bozuyordu

Efendisi oldu patronlar özgürlüklerinin

Kimilerini “hayat kadını” yaptı adamlar

Ucuzlarını köylüye, işçiye ve fakire

Pahalılarını kendilerine ayırdılar

 

 

 

Ne de olsa para ve hayat kutsaldı

Hayat için para, para için hayat kutsaldı.

Değerdi uğrunda rezil olmaya

Mademki para kutsaldı artık

Onu kazandıran da kutsaldı

 

Adamlar kadınları satın alamıyordu,

Adamlar kadınları satamıyordu;

Paris’li olmadan,

Şaraba harama âşık olmadan kadınlar.

 

Helâlden guslediyorlardı!

Kadınlar da öyle, temiz ve utangaç

Sonra çoğaldı o adamlar

Şaraba paraya satın alınamayan

Kadınlara uzattılar iğrenç ellerini

 

Tiksinmeye başladılar iffetlerinden,

Beyaz hicablarından,

Vakarlı duruşlarından,

Paha biçilemez oluşlarından.

 

Paris’li adamlara yetmemişti

Daha çok kadın istiyorlardı

Özgür olacak “hayat” (!) bulacak

Şarap kokan, günahı seven

 

Bugün, Paris’li bir adam

Bir de para kazandıran hayat kadını

Ve bir de kirli bir adam

Öldüler,

Konuldular musalla taşlarına

Cemaat-i  Müslimin önünde

Günahlarını çıkardılar cemaat ve hoca…

 

 

 

Yazar:
Mehmet Emin Akın
logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

0(216) 611 04 64

vuslat@vuslatdergisi.com

Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad.
Adalet Sok. No:11 P.K 34772
Ümraniye / İstanbul