22 Kasım 2017 - Çarşamba

Şu anda buradasınız: / ATEŞ VE BARUT

ATEŞ VE BARUT

                                                 

 

                                                                                                 

     

Ülkemizde gündem o kadar sık değişmekte ve sudan sebeplerde bu alanda oldukça cömert kullanılabilmekte. Çok önemli toplumsal sorunlar, kolayca ötelenirken eften püften meseleler ise gündemi gereksiz yere işgal etmektedir. Bunlardan bir tanesi de, gençlerin özellikle üniversiteli gençlerin aynı mekânda ikamet ediyor olması meselesi. Kız ve erkek öğrencilerin, bir kısmı zaten birlikte aynı ev ortamını paylaşarak, yaşamlarına devam ediyorlar. Böyle bir fiili durumdan bazı sorunlar oluşmasa konu gündeme bile gelmeyecekti. 

     

Mahalle baskısının etkin olmadığı kalabalık şehirlerde bu yaşam tarzını tercih eden gençlere ne denir nasıl karşılanır bu ayrı bir tartışma konusu. Son günlerde yazılı görüntülü ve sosyal medyamızda koca koca adamlar bu mesele üzerinde durumdan vazife çıkarma peşindeler adeta. Kafaların oldukça karışık olduğu da bir gerçek! Yıllardır mesleğim nedeni ile gençlerin sorunları ile ilgilenen biriyim. Görev yaptığım üniversitede öğrenciler üzerinde yaptığım ankette çıkan sonuç tecrübelerimle örtüşüyor. İlmi olarak araştırılarak daha derli toplu bir sonuç üzerinden tartışılması gereken önemli bir toplumsal sorunumuz maalesef yine sen ben kavgasına dönüştürülerek içinden çıkılması zor hale getirilecek diye korkuyorum.  

     

Halk arasında ateşle barut darbı misalinin ne anlama geldiği açık. Mıknatısta zıt kutupların çekiciliği fizik kanunlarına göre belli. Fizyolojik olarak evlenme çağında olan gençlerimizin aynı mekânı evlilik dışı paylaşmak istemeleri ruh beden ve zihin sağlığı açısından birçok sakıncaları içinde barındırır. Sosyolojik ve psikolojik bakış açısından ruhen tam olgunlaşmamış gençlerimize bu özgürlüğün yolunu sonuna kadar açmak ise ayrı bir tartışma konusu.

   

Cinsel haz ve dürtülerin kontrol altına alınmasının zorlukları bu yaş gurubunda hepimizin malumu. Toplum ve aile baskısı gençlerimizi bu dönemindeki haz ve dürtülerinden kısmen de olsa koruyabilir. Toplumsal ahlak ailenin koruyucu şemsiyesi ve gençlerimizin manevi sermayesi çoğunlukla galip geldiğinden olsa gerek henüz ülkemiz batıdaki rezaletler arenası değil. Cinsel özgürlük teranelerini vaaz edenler duygudaşlık yaparak meselenin edebiyatından kendilerini soyutlayabilirlerse ortak doğruda buluşma umudumuz da artacaktır.

    

Özellikle aile ortamında ruh sağlığı yeteri kadar beslenememiş yavrularımız daha da bir risk altındalar. Üniversite gençliğinin yaş aralığında sağlıklı düşünmek duygulara dürtülere fren olabilmek kısmen mümkün olabilir. Sonucun nerelere varacağı bilinci de henüz gelişmemiş. Bir anlık hatanın bedelinin faturasını da maalesef kızlarımız ödemek durumunda. Çünkü sosyolojik olarak erkeğe biçilen toplumsal rol de yapılan hatanın adı erkeklik. Kızlarımızda ise maalesef ismini zikredemeyeceğim bir yafta var.

  

Feministlerin dümen suyuna düşmemek gerekir diye düşünüyorum. Fıtratımıza muhalefet ederek oluşturduğumuz yaşam tercihleri hiç kimseyi mutlu etmediği gibi toplumsal algılarımızdaki safiyaneliği de bozacaktır. Ailede yuvanın temel çatısını güven örer. Çatıları zayıf olan yuvalarda sağlıklı mutlu huzurlu ortamlar sanal ve geçici olur. Buralarda yetiştirilmek zorunda kalınan çocuklarımız ise psikolojik sorunları ile kendilerine ebeveynlerine ve toplumlarına bedel ödetir. Domino taşı etkisi gibi...

     

Sağlıklı insanlar sağlıklı toplumların yapı taşlarıdır. Ruh ve zihin sağlığının sağlamlığında nikâh akdine dayalı evlilikler önemli role sahiptir. Nikâhtaki kerametten yoksun hiçbir kuralı olmayan birliktelikler ise saman alevi gibidir. Yuvadaki sıcaklığa hiçbir katkısı yoktur. Sonu ise genellikle ihanet ve hüsrandır. Ar damarını çatlatan güven ortamına katkı sağlamayan birliktelikler yukarda ki etkilerini nesilden nesile yayar.

    

Aman dikkat sevgili gençler. Sizin üzerinizden durumdan vazife çıkarmak isteyen hainler var içimizde. Mutlu ve mesud olmak arzusundaysanız her şeyin bir zamanı var kavramına göre sıralı ve tutarlı olun. İş aş eş sıralamasına uymakta zorlansanız bile yukarda aktardıkları kulaklarınıza küpe olsun diyorum. Sağlık ve mutluluk dileklerimle…

Yazar:
Ali Akben
logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

0(216) 611 04 64

vuslat@vuslatdergisi.com

Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad.
Adalet Sok. No:11 P.K 34772
Ümraniye / İstanbul