22 Kasım 2017 - Çarşamba

Şu anda buradasınız: / KUR’AN DIŞINDAKİ BÜYÜK KİTAPLARIN DURUMU HAKKINDA

KUR’AN DIŞINDAKİ BÜYÜK KİTAPLARIN DURUMU HAKKINDA


                                                                                                             

                                                                                                                         

 

 

Soru 165: Musa’ya (a.s.) verilen “levhalar” sahifelerden bir bölüm müdür, yoksa Tevrat’ın kendisi midir?

 

Cevap 165: Allah (c.c.) Kur’an’da bu konu hakkında şöyle buyuruyor:

 

“Bir de O’na levhalarda her şeye ait bir öğüt ve her şeye dair açıklamayı yazdık. Haydi, bunları kuvvetle al. Kavmine de bunları en güzel şekilde tutmalarını emret. Yakında size fasıkların yurdunu göstereceğiz.”(Araf 7/145)

 

Levhalar kelimesi bu ayetin haricinde Araf süresi 150 ve 154 de geçmektedir. İmam İbn Kesir (rh.a.) Araf süresi 145. ayetin tefsirinde şunları kaydetmektedir:

 

“Yüce Allah daha sonra kendisinin levhalara her türlü nasihat ve her şeyin ayrıntılı açıklamasını yazdığını bildiriyor. Levhaların cevherden olduğu, Allah’ın onlarda Musa’ya (a.s.) nasihatler, helali ve haramı detaylı olarak açıklayan ve beyan edilen hükümler yazdığı söylenir. Bu levhalarda Allah’ın (c.c.) hakkında: ‘Andolsun biz, ilk nesilleri yok ettikten sonra Musa’ya, -düşünüp öğüt alsınlar diye- insanlar için apaçık deliller, hidayet rehberi ve rahmet olarak o Kitab’ı (Tevrat’ı) vermişizdir’(Kasas 43) buyurduğu Tevrat vardır. Bir görüşe göre ise bu levhalar Musa’ya (a.s.) Tevrat’tan önce verilmiştir...”1

 

Said Havva (rh.a.) “el-Esas fi’t-Tefsir” adlı eserinde bu konuda şunları söylüyor:

 

“Biz ona levhalarda burada sözü geçen levhalardan kasıt, Tevrat mıdır, yoksa Tevrat’tan önce Hz. Musa’ya verilmiş olan bir takım levhaların varlığı söz konusu mudur? İlim adamlarının bu konu da iki görüşü vardır. Tercih edilen görüşe göre bu levhaların da, Tevrat’tan olduğudur. Çünkü normalde Tevrat’ın nitelendirildiği sıfatlarla bu levhalar da nitelendirilmiş bulunmaktadır.”2

 

İki müfessirimizin de işaret ettiği üzere bir görüş levhaların Tevrat’tan önce Musa’ya (a.s.) verildiği de ifade edilmiştir. Ama Tercih edilen görüş levhaların esasen Tevrat olduğudur.

 

Yeri gelmişken levhaların yapısı ve nasıl yazıldığına dair bilgileri de zikredelim. Bu konuda Mevdudi (rh.a.) şunları kaydetmektedir:

 

“İncil bu iki levhanın kalın taş kalıpları halinde olduğunu söyler. Kur’an-ı Kerim ve İncil, her ikisi de levhadaki yazıyı Allah’a atfederler. Yine de, elimizde bu yazı işinin nasıl yapıldığını anlatan açık bir kaynak mevcut değildir. Binaenaleyh, levhalar üzerindeki yazının doğrudan doğruya Allah tarafından aracı bir melek vasıtasıyla mı, yoksa Hz. Musa (a.s.) eliyle mi yazıldığını kesinlikle bilmemekteyiz.”3

 

Soru 166: Allah (c.c.) kaç kitap göndermiştir?

 

Cevap 166: Allah (c.c.) Kur’an-ı Kerim’de bu konu da şunları zikretmektedir:

 

“Elif Lam, Mim Allah... O’ndan başka hiçbir ilah yoktur, diridir ve Kayyumdur. O, sana Kitabı Hakk ile ondan öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. Tevrat’ı ve İncil’i de indirdi; Bundan önce insanlara (birer) yol gösterici olarak Furkan’ı da indirdi. Muhakkak ki Allah’ın ayetlerini inkâr edenler için çetin bir azab vardır. Allah Azizdir, intikam alıcıdır.”(Al-i İmran, 3/1-4)

    

“ Gerçek şu ki, biz Tevrat’ı, içinde bir hidayet ve nur olarak indirdik. Teslim olmuş peygamberler, Yahudilere onunla hükmederlerdi. Bilgin-yöneticiler (Rabbaniyun) ve yüksek bilginler de (Ahbar), Allah'ın kitabını korumakla görevli kılındıklarından ve onun üzerine şahitler olduklarından (onunla hükmederlerdi.) Öyleyse insanlardan korkmayın, benden korkun ve ayetlerimi az bir değere karşılık satmayın. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, kâfir olanlardır. (Maide, 5/44)

“Onlar: ‘Allah, beşere hiçbir şey indirmemiştir’ demekle Allah'ı, kadrinin hakkını vererek takdir edemediler. De ki: ‘Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği ve sizin de (parça parça) kâğıtlar üzerinde yazılı kılıp (bir kısmını) açıkladığınız ve çoğunu göz ardı ettiğiniz kitabı kim indirdi? Sizin ve atalarınızın bilmediği şeyler size öğretilmiştir.’ De ki: ‘ Allah.’ Sonra Onları bırak, içine 'daldıkları saçma uğraşılarında' oyalanıp dursunlar”(En’am, 6/91)

“Onların (peygamberleri) ardından yanlarındaki Tevrat'ı doğrulayıcı olarak Meryem oğlu İsa'yı gönderdik ve ona içinde hidayet ve nur bulunan, önündeki Tevrat'ı doğrulayan ve muttakiler için yol gösterici ve öğüt olan İncil'i verdik.”(Maide, 5/46)

“Rabbin, göklerde ve yerde olan herkesi en iyi bilir. Andolsun, biz peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık ve Davud'a da Zebur verdik.”(İsra, 17/55)

Bu ayetlerde de dört büyük kitabın ismi zikredilmektedir. Bunların İsmi; Tevrat, Zebur, İncil ve Kur’an-ı Kerim’dir. Bunların büyük kitaplardan olduğunu Rasulullah (s.a.s.) açıklamıştır. Ona dair hadisi zikredelim:

“...Ebu Zer’den dedi ki:

- Mescide girdim Rasulullah (s.a.s.) tek başına oturuyordu.

Dedi ki:

-Ya Ebu Zer! Muhakkak ki mescidin bir tahiyyesi (selamlaması) vardır. Şüphesiz tahiyye iki rekâttır. Kalk ikisini kıl.

Dedi ki:

Kalktım ikisini kıldım sonra geri dönüp O’nun yanına oturdum.

Dedim ki:

(…………..) Ya Rasulallah! Enbiyalar kaç tanedir?

Dedi ki:

-120 bindir.

Dedim ki:

-Bunlardan kaçı Rasuldür?

Dedi ki:

-313(kişilik) büyük bir kalabalıktırlar.

Dedim ki:

-Ya Rasulallah! Onların ilki kim idi?

Dedi ki:

-Âdem (a.s.)’dır.

Dedim ki:

-Ya Rasulallah! Yani (o) mürsel (midir?)

Dedi ki:

-Evet. Onu Allah eliyle yaratmış ve ona ruhundan üflemiş ve ilk olarak onunla konuşmuştur.

Sonra dedi ki:

-Ya Ebu Zer dördü Süryani’dir. Âdem, Şis, Uhnuh (ki) O İdris’tir. O kalemle ilk kez yazı yazandır. Ve Nuh… Ve dördü Arap’tır. Hud, Şuayb, Salih ve senin Nebin Muhammed.

Dedim ki:

-Ya Rasulallah! Allah kaç kitap indirmiştir?

Dedi ki:

-Yüz kitap ve dörtte (büyük) Kitap. Şis’e elli sahife indirilmiştir. Uhnuh’a otuz sayfa indirilmiştir. İbrahim’e on sahife indirilmiştir. Musa’ya Tevrat’tan önce on sahife indirilmiştir. Ve Tevrat, İncil, Zebur ve Furkan indirilmiştir. (.................)”4

Bu hadis İbn-i Hibban’ın (rh.a.) hadis anlayışına göre sahihtir.

Soru 167: Kur’an-ı Kerim’in dışındaki büyük kitapların bugünkü durumu nedir?

Cevap 167:Kur’an-ı Kerim dışındaki diğer kitaplar kendi âlimlerinin elleriyle tahrife uğramıştır. Allah’ın sözlerini tahrif etmiş ve eklemelerde ve kelimelerde yer değişikliğine giderek, kitabın orijinalliğini bozmuşlardır. Bu konuda Allah (c.c.) Kur’an’da şunları söylemektedir:

“Siz (Müslümanlar,) onların size inanacaklarını umuyor musunuz? Oysa onlardan bir bölümü, Allah'ın sözünü işitiyor, (iyice algılayıp) akıl erdirdikten sonra, bile bile değiştiriyorlardı.”(Bakara, 2/75)

               

“Artık vay hallerine; kitabı kendi elleriyle yazıp, sonra az bir değer karşılığında satmak için ‘Bu Allah katındandır’ diyenlere. Artık vay, elleriyle yazdıklarından dolayı onlara; vay kazanmakta olduklarına”(Bakara, 2/79)

               

“Kimi Yahudiler, kelimeleri 'konuldukları yerlerden' saptırırlar ve dillerini eğip bükerek ve dine bir kin ve hınç besleyerek: ‘Dinledik ve karşı geldik. İşit, -işitmez olası- ve 'Raina' bizi güt, bize bak’ derler. Eğer onlar: ‘İşittik ve itaat ettik, sen de işit ve 'Bizi gözet' deselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat Allah, onları küfürleri dolayısıyla lanetlemiştir. Böylece onlar, az bir bölümü dışında, inanmazlar.” (Nisa4/46)

               

“Andolsun, Allah İsrailoğullarından kesin söz (misak) almıştı. Onlardan on iki güvenilir gözetleyici göndermiştik. Ve Allah onlara: Gerçekten ben sizinle birlikteyim. Eğer namazı kılar, zekâtı verir, elçilerime inanır, onları savunup-desteklerseniz ve Allah'a güzel bir borç verirseniz, şüphesiz sizin kötülüklerinizi örter ve sizi gerçekten, altından ırmaklar akan cennetlere sokarım. Bundan sonra sizden kim inkâr ederse, cidden dümdüz bir yoldan sapmıştır.”(Mâide, 5/12)

 

Sözleşmelerini bozmaları nedeniyle, onları lanetledik ve kalplerini kaskatı kıldık. Onlar, kelimeleri konuldukları yerlerden saptırırlar. (Sık sık) kendilerine hatırlatılan şeyden (yararlanıp) pay almayı unuttular. İçlerinden birazı dışında, onlardan sürekli ihanet görür durursun. Yine de onları affet, aldırış etme… Şüphesiz Allah, iyilik yapanları sever.

 

“Ve: ‘Biz Hıristiyanlarız’ diyenlerden kesin söz (misak) almıştık. Sonunda onlar kendilerine hatırlatılan şeyden (yararlanıp) pay almayı unuttular. Böylece biz de, kıyamete kadar aralarında kin ve düşmanlık saldık. Allah, yapa geldikleri şeyi onlara haber verecektir.

 

Ey Kitap Ehl-i, Kitaptan gizlemekte olduklarınızın çoğunu size açıklayan ve birçoğundan geçiveren elçimiz geldi. Size Allah'tan bir nur ve apaçık bir Kitap geldi.”(Mâide 5/13-15)

               

İşte Rabbimizin bu kesin sözleri Kur’an’dan önceki kitapların tahrif olduğuna ve bu tahrifi Ehl-i Kitabın âlimlerinin kendi elleriyle yaptığına dair en açık delildir. Allah’ın bu sözleri onların ihanetini ispatlama noktasında yeterlidir.

 

Dipnot

 

1- İbn-i Kesir Tefsiri (4/489) çev: Savaş Kocabaş Polen y.

2- Said Havva el-Esas fi’t-Tefsir (5/313) çev: Beşir Eryarsoy Şamil y.

3- Tefhimul Kur’an(2/92) çev: Heyet İnsan y. 

4- Sahihi İbn-i Hibban Musnedu’s-Sahih  ala et-Takasim ve’l-Enva’ (1/5334) Hdsno:807& el-İhsan Bi Tertibu Sahihi İbni Hibban (1/286-9) Hdsno: 361&İbni Hibban Tahkik Şuayb el-Arnavuti (2/76-81) Hdsno:361 Muessetu’r-Risale 2.bsm 1993/1414 Beyrut Şuayb el-Arnavuti  hadis hakkında “cidden zayıf” demiştir. Sahihu Mevaridu’z-Zaman ila Zevaidi İbni Hibban (1/126) K.İlm Bab:13 Hdsno:81 Elbani (rh.a.) bu hadisin parçalarını parça parça incelemiş: “Ya Rasulallah! Kaç Enbiya vardır” dedim: Dedi ki: 120 bin” bölümüne cidden zayıf demiş geri kalan kısımlar hasen li gayrihi den aşağı inmemektedir. Yalnız İbrahim’e (a.s) şu kadar sayfa diğer  nebilere şu kadar sayfa bölümleri yoktur.” & Elbani Sahihu Mevaridu’z-Zaman ila Zevaidi İbni Hibban (2/297) K. Alametu’n-Nubuvvet Bab:1 Hdsno:1745 Sahihli gayrihidir. Ancak Et-Tahiyyet cümlesi dışında bundan önceki (4/Salat 23 bab)da ayrıntısı ile beyan edildiği üzere Hasenli gayrihidir. & Süneni İsfahani (1/136) K.İlm Bab:- Hds no:336 = Bu hadiste lafız değişiklikleri vardır. Mesele; 120 bin Nebi yerine 124 bin diye geçmektedir. & Hâkim Mustedrek (sh/825) K. Tevarihi’l-Mutekaddimeyn Min Enbiyai ve’l-Murselin Bab:1619 Hdsno: 4222 = Burada da Nebilerin sayısı 124 bin olarak ifade edilmiştir. & Elbani Silsiletu’l-Ahadisu’s-Sahiha (6/358-69) Hdsno:2668 (Bu hadis şöyledir: Adem (kendisi ile) konuşulan bir Nebi idi. Onunla Nuh’un arasında on Karn (on asır) vardı. Rasullerde 315 (kişi) idi. Bu hadisin açıklamasında bu hadisi desteklemek için İbni Hibban’ın (rh.a) hadisini de delil diye getirmiştir. Hatta sh/363’de: Ebu Zer’in hadisi üç tarikten gelmiştir. Sahih ligayrihidir.” demiştir. & İbn-i Kesir el-Bidaye ve’n-Nihaye (Büyük İslam Tarihi) (1/130) Çev: Mehmet  Keskin Çağrı y. İbni Kesir (rh.a) Hadis hakkında burada bir şey zikretmemiştir. & İbn-i Kesir Camiu’l-Mesanid ve’s-Sunen (13/756-7) Hdsno:11404-5 = “Kaçı Murseldir? dedi ki: 310 kusur (Bidatun lafzı 3 ile 9 arasındaki sayıları ifade etmek için kullanılır) kalabalık bir cemaat” İkinci rivayette 315 sayı verilmiştir. Diğer Nebilerin suhuflarına dair bölüm yoktur. İbn-i Kesir Age (13/764) Hds no: 11417  Rasullerin sayısı 315 olarak verilmiştir. Hadisin geri kalanı yoktur. & Ebu Davud Tayalisi Musned (1/384-5)Hds no:480 et-Turki hadis hakkında isnadı zayıf demiştir. Rasullerin sayısının 315 olarak kaydedilmiştir. Hadisin geri kalan bölümleri yoktur. & Bezzar Keşfu’l-Estar (1/93) K.İlm Bab:- Hds no:160 = Rasullerin sayısı 315 olarak belirtilmiştir. Hadisin geri kalanı yoktur.)

Yazar:
Nasruddin Yasin
logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

0(216) 611 04 64

vuslat@vuslatdergisi.com

Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad.
Adalet Sok. No:11 P.K 34772
Ümraniye / İstanbul