18 Ocak 2018 - Perşembe

Şu anda buradasınız: / TOPLUMLARI HELAK EDEN BÜYÜK GÜNAHLAR: ALLAH’A ŞİRK KOŞMAK

TOPLUMLARI HELAK EDEN BÜYÜK GÜNAHLAR: ALLAH’A ŞİRK KOŞMAK

Sakınılması gereken büyük günahların en büyüğü: şirktir. Nitekim konuyla ilgili Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurmaktadır:

“....Bize el-Guveyrî, Abdurrahmân ibn Ebî Bekir'den tahdîs etti. Babası Ebû Bekir (r.a.) şöyle demiştir:

Peygamber (s.a.s.) üç kere:

— Büyük günahların en büyüğünü size haber vereyim mi?” buyurdu.

 

Sahâbîler:

             

— Evet, haber ver yâ Rasûlallah! dediler.

 

Rasûlullah:

 

— Allah'a şirk koşmak ve ana-babaya eziyet vermektir bu­yurdu.

 

Dayanmakta iken oturdu da:

 

— İyi dinleyin! Bir de yalan yere şâhidlik etmektir buyurdu.

 

Râvî dedi ki:

 

Rasûlullah bu son sözü tekrar etmekte o kadar de­vam etti ki, nihayet biz (kendisine acıyarak) keşke sussa diyorduk.”1

 

Nisa suresi 48. ayetinde ise:

“Allah kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz” buyrulmaktadır.

Muhakkak ki Allah, O'na şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki şeyleri dilediği kimse için bağışlar. Ve kim Allah'a şirk koşarsa, o takdirde büyük bir günah işleyerek iftira etmiştir.

 

Kurtubi (rh.a.) tefsirinde:

 

“Şirk, affolmaz bir günahtır. Yüce Allah'ın: Şüphesiz Allah, kendisine şirk koşulmasını mağfiret etmez buyruğu ile ilgili olarak, rivayete göre, Peygamber (s.a.s.): Muhakkak Allah,'bütün günahları mağfiret eder’ (Zümer, 39/53) âyet-i kerimesini okudu. Bir adam ona: Ey Allah'ın Rasulü, peki ya şirk? diye sorunca, bunun üzerine: Yüce Allah: ‘Şüphesiz Allah, kendisine şirk koşulmasını mağfi­ret etmez. Ondan başkasını da dilediğine bağışlar’ buyruğunu indirdi.”

 

Hükmün böyle olduğu ümmet arasında görüş ayrılığı söz konusu olmak­sızın ittifakla kabul olunmuş muhkem hususlardandır. “Ondan başkasını da dilediğine bağışlar” buyruğu ise, ilim adamlarının hakkında çeşitli şekilde söz söylediği buyruklar kapsamına girer. Muhammed b. Cerir et-Taberî der ki: Bu âyet-i kerime büyük günah işlemiş herkesin, yüce Allah'ın meşîetine kaldığını açıkça ortaya koymaktadır. Diler­se Allah, onun günahını affeder, dilerse onun işlediği bu büyük günahtan do­layı -bu günahı Allah'a şirk koşmak olmadığı sürece- onu cezalandırır.

Kimi ilim adamı da şöyle demiştir:

Yüce Allah bunu;

"Size yasaklanan büyük günahlardan kaçınırsanız, (diğer) günahlarınızı mağfiret ederiz" (Nisa, 4/31.) buyruğu ile beyan etmektedir.

Böylelikle yüce Allah'ın, büyük gü­nahlardan uzak duran kimselerin, küçük günahlarını mağfiret etmeyi dileye­ceğini, fakat büyük günahları işlemiş olan kimselere bunları mağfiret etme­yeceğini bildirmektedir.

Bu açıklamaları yaptıktan sonra şimdi de kişiyi ebedi cehennem azabı gibi büyük bir helaka sürükleyen şirk ve küfür çeşitlerinin bazılarını, itikad, söz ve amel konuları olmak üzere ayrı ayrı başlıklarda incelemeye çalışalım.

İtikad Yönünden Düşülen Şirk ve Küfürler:

1- Allah’ın varlığını inkâr veya şüphe etmek. Allah’ın kâinatta rububiyetinde bir ortağının olduğuna inanmak, ulûhiyetinde kendisinden başka ibadet edilecek veya yasa koyma yetkisine sahip olacak bir varlığa inanmak, isim ve sıfatlarından herhangi birini başka bir varlığa vermek. Mesela; Allah’ın, rızık verici, şifa verici, tevbeleri kabul edici, dualara icabet edici, kullarının her zaman üzerinde gözetleyici ve koruyucu vs. gibi isim ve sıfatlarını mutlak manada başkasına vermek.

2- İmanın veya İslam’ın şartlarından birini inkâr etmek. (Allah’a, Meleklerine, Peygamberlerine, Kitaplarına, Ahiret Gününe, Kadere, Allah’tan başka İlah’ın olmadığına ve Muhammed (s.a.s.)’in kıyamete kadar bütün insanlara gönderilmiş Allah’ın Rasulu olduğuna şahadet etmemek, Namaz, Oruç, Zekât ve Haccın farz olduğuna inanmamak.)

3- İslam’dan başka bir şeriate veya ideolojiye inanmak veya denk tutup amel etmek. (hıristiyanlık, yahudilik, mecusilik, sosyalizm, laiklik, demokrasi vs. gibi.)

4- Kur’an’dan bir ayeti inkâr etmek, onun eksik veya ilave yapılmış olduğuna inanmak, Kur’an’ı zahiri ve batini olduğuna, batıni hükmünün zahiri hükmüne tamamen zıt ve muhalif olduğuna, bu batini hükümlerinde herkese değil, sadece bazı tarikat şeyhlerine mahsus olduğuna inanmak.

5- Peygamberimizin vahiy’den bazı şeyleri gizlediğine inanmak.

6 - Küfrü veya müşrikliği hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde açık ispatlanmış olan bir kimsenin hala müslüman olduğuna inanmak ve onlarla müslümanların aleyhine olacak bir şekilde, gittikleri yolun doğru olduğuna inanarak dostluk kurup işbirliği içinde bulunmak. Aynı zamanda da küfrü ve şirki hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde tam olarak ispatlanmamış olan bir kişiyi tekfir etmek.

7- Allah’ın indirdiği hükümlerden başka anayasalarla hükmedilebileceğine inanmak veya bu batıl ve küfür anayasaları ile hükmeden tağutların muhakemelerine müracaat etmek.

8- İslam dini geldikten sonra, yahudilik ve hıristiyanlık dininin devam ettiğine ve hala İslam’a teslim olmamış, Muhammed (s.a.s.)’ı tastik etmemiş bu insanların kilise ve havralarda yaptıkları ibadetlerin Allah katında kabul olduğuna ve bu inanç ve amelleriyle cennete gireceklerine inanmak.

9- Nassla sabit olan herhangi bir peygamberi tasdik etmemek.

 

Nitekim Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:

 

“Onlar, Allah'ı ve peygamberlerini inkâr ederler, Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak isterler. "Peygamberlerin kimine inanırız, kimini inkâr ederiz" derler. Bu ikisinin (imanla küfrün) arasında bir yol tutmak isterler. İşte onlar gerçek kâfirlerdir. Biz de kâfirlere alçaltıcı bir azab hazırlamışızdır.” (Nisa, 4/150-151)

 

10- Ve İman ve İslam’a ait diğer çirkin inanışlar.   

 

                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                     Sözlerle Düşülen Şirk ve Küfürler:

 

1-Allah’a, Peygamber’e, Din’e, Kitab’a vs. gibi şeriatın bildirdiği değerlere sövmek veya alay etmek. Mesela; “ben Allah’ı sevmem veya korkmam, Allah bana cenneti verse bile girmem” Peygamberlerin doğruluğu, güvenilirliği, iffet ve namuslarına saldırmak; “şehvetine düşkündü, siyah renkliydi” şeriatla ilgili olarak; “sana namazın ne faydası oldu ki? Hırsızın elini kesmek tiksindirici bir şeydir, zina edeni recm etmek zulümdür” dinin simgeleriyle alay etmekle ilgili olarak; “şu sakal ne kadar pis bir şey, örtünmek gericiliktir, müslümanların geri kalmasının sebebi şeriattır” vs. gibi.

2- Kur’an öğretilen ve öğrenilen ilim meclisleriyle alay etmek ve oraya gidenleri sebepsizce engellemek.

3- Haram yerken kasten besmele çekmek veya ne kadar güzelmiş diyerek övmek.

4- Kabirler’den veya putlardan yardım isteyip, dua ve ibadet etmek.

5- Dinle devlet işleri birbirinden ayrıdır. Artık İslam çağın problemlerini çözemiyor demek.

6- Bir iş yapacağı zaman “İnşallah” diyen birine; ben inşallahı maşallahı bilmem bu iş olacak demek.

7- Kendisine vahiy geldiğini söyleyerek peygamberlik iddiasında bulunmak, Cebrail (a.s)’ın vahyi Hz. Ali yerine yanlışlıkla Hz. Muhammed’e getirdiğini söyleyerek Hz. Ali’nin peygamber olduğunu iddia etmek.

8-Hz Aişe (r.a.) ayetle temize çıkarıldığı halde O’na hala zina iftirasında bulunmak.

9- Allah’ı, Peygamberi, Melekleri vs. dini bütün simgeleri fıkralarda kullanmak.

10- Gaybı bildiğini iddia etmek veya iddia edeni doğrulayıp inanmak.

11- Kâfirlere tebliğ ederken; “Allah ve ahiret eğer ki yoksa ben namaz kıldım spor yaptım, oruç tuttum perhiz yaptım, ya Allah varsa sen ne yapacaksın?” demek

12- Def ve çalgılar eşliğinde Kur’an okumak, zikir ibadeti yapmak.

13-.  İman ve İslam’a ait diğer çirkin sözler

Fiillerle Düşülen Şirk ve Küfürler:                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                             

1- Allah’tan başkalarına secde etmek, kurban kesmek, adakta bulunmak veya putlara, küfrün simgelerini tasdik edercesine saygı gösterip tazimde bulunmak.

2-Allah’ın şer’i hükümlerine iman ettiği halde, onunla hükmetmeyi bırakıp kâfirlerin anayasalarıyla hükmetmek veya Allah’ın şeriatına aykırı kanunlar çıkarmak, onları uygulamak ve onlara bağlı kalmak.

Nitekim Rabbimiz Maide suresinde şöyle buyurmuştur:

“Kim Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmetmezse kâfirlerin ta kendileridir.” (Maide, 5/44)  

Günümüz müslümanları bu ayeti sağa sola çekeceklerine, birazda yaşadıkları toplumları, devletleri sağa sola çekselerdi acaba İslam’i ahkâm her yerde daha kolay gelmez miydi? Evet gelirdi. Bu yüzden biz diyoruz ki; Kim Allah’ın indirdikleriyle hükmetmezse, onu beşeri hükümlerle değiştirirse, onu etkisiz kılarsa, onun hükmünü hâkim kılmaya çalışan müslümanları desteklemeyip de, Allah’ın hükümleriyle hükmetmeyen ve hükmetmek isteyenleri hoş görmeyip onlarla savaşan tağutları her ne şekilde olursa olsun destekler iseler büyük bir küfür ile dinden çıkmış olur.

3- Mushafı şerifi hafife almak, ayağıyla çiğnemek, pisliklerin içine atmak.

4- Din ve devlet büyüklerinin kabir ve türbelerine gidip, tevbe veya dua kastıyla bir şey istemek, onların kabirlerini tavaf edip çaput bağlamak.

5- Hıristiyanların haçı, zınharı, mecusilerin veya yahudilerin dini başlıkları vs. gibi kâfirlerin dinlerine veya batıl inanışlarına ait olan simgeleri kasten razı olarak takmak. Aynı zamanda da onların ibadet ettikleri gibi ibadet etmek. Mesela; istavroz çıkarmak, ağlama duvarında belirli hareketlerle ağlamak.

6- İslam’ın sembollerini yıkmak. Kâbe, camii gibi.

7- İnandığını söylediği halde, İslam dininin amellerinden tamamıyla umursamayarak yüz çevirmek, hiçbiriyle amel etmemek.

8- İslam düşmanı kâfirlerle dost olmak, müslümanların aleyhine olacak şekilde onlara destek vermek, müslümanlara karşı savaşlarında kâfirlerin yanında yer almak veya bizzat onların safında savaşmak.

 

Nitekim Rabbimiz Nisa suresinde ikrah, kadın ve çocuk olmak, hastalık veya yaşlılık gibi bir mazereti olmaksızın Mekke’den hicret etmeyen ve bedir savaşına kâfirlerin ordusunda müslümanlara karşı savaşa katılan müslümanların mazeretini ve imanlarını kabul etmemiş ve onlarla ilgili olarak şöyle buyurmuştur:

 

“Kendilerine yazık edenlerin (bedir’de)  melekler canlarını aldıkları zaman onlara: "Ne yaptınız bakalım?" deyince, "Biz yeryüzünde zavallı kimselerdik" diyecekler, melekler de: "Allah'ın arzı geniş değil miydi? Hicret etseydiniz ya!" cevabını verecekler. Onların varacakları yer cehennemdir. Orası ne kötü dönülecek yerdir! Çaresiz kalan, hicret etmeye yol bulamayan zavallı erkek, kadın ve çocuklar müstesnadırlar.” (Nisa, 4/97-98)

 

9- Müşrik ve kâfirlerin bayramlarına katılıp onları kutlamak. Mecusilerin nevruzu, hıristiyanların noeli veya laiklerin şeriatı kaldırdıkları için kutladıkları bayramlar gibi.

 

10- Allah’a Cebrail’e ve bütün meleklere, peygamberlere, şeriata, dininden dolayı bütün müslümanlara düşman olmak ve buğz etmek.

 

11- İslam’ın hükümlerinden herhangi birinden yüz çevirmek.

 

12- İman ve İslam’a ait diğer çirkin fiiller.

 

Rabbimiz Nahl suresinde şöyle buyurmaktadır:

 

“Kim imanından sonra Allah'a (karşı) inkâra sapıp da, -kalbi imanla tatmin bulmuş olduğu halde baskı altında zorlanan hariç- inkâra göğüs açarsa, işte onların üstünde Allah'tan bir gazab vardır ve büyük azab onlarındır.”  (Nahl,16/106

 

Kim buraya kadar saydığımız hususlarda veya saymadığımız benzeri hususlardaki birtakım suçlara ikrah, hata, unutmak veya meşru olan bir bilgisizlik dışında kasten bulaşırsa, o kişi İslam dininin dışına çıkarak mürted olmuştur. Kendisi derhal tevbeye davet edilir. Eğer ki yine de dönmezse öldürülür. Ahirette de Allah O’nu bağışlamayacağını beyan ettiği için ebedi cehennem azabına çarptırılır. Rabbimizden bizleri böyle bir sondan muhafaza etmesini diliyoruz.

 

Dipnot

1- Buhari, Şahadet, B:10,Hds:19,Müslim, İman, Hds:87

 

 

 

 

    

 

 

 

 

Yazar:
Nasruddin Yasin
logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

0(216) 611 04 64

vuslat@vuslatdergisi.com

Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad.
Adalet Sok. No:11 P.K 34772
Ümraniye / İstanbul