24 Kasım 2017 - Cuma

Şu anda buradasınız: / İNSANLIĞI BEKLEYEN BÜYÜK TEHLİKE: KOLESTEROL İLAÇLARI!

İNSANLIĞI BEKLEYEN BÜYÜK TEHLİKE: KOLESTEROL İLAÇLARI!


 


Modern tıbbın en önemli yanlışlarından biri, hastaları değil laboratuvar bulgularını tedavi etmeyi hedeflemesi. Bu, aslında bilinçli yapılan bir hata; çünkü bu sayede hiç gerekmediği halde milyonlarca insanın ilaç kullanması için kapılar açılmış oluyor.

İlaçların faydasızlığı bir tarafa bunların telafisi mümkün olmayan yan tesirlerinin birçok insanın hayatını karartması da işin cabası!

Gereksiz yazılan ilaçların başında da tıpta statinler olarak bilinen kolesterol düşürücü ilaçlar geliyor. Her gün 40lı hatta 30lu yaşlarda, hiçbir kalp hastalığı veya kalp hastalığı riski olmayan ama kolesterol hapı içen sapasağlam insanlarla karşılaşıyorum.

“Hemen bırakın bu hapları! dediğimde birçoğunun gözleri ışıldıyor: “Hocam Allah sizden razı olsun. Aslında ben de bunları almak istemiyorum ama gittiğim doktor bu ilaçları almazsam her an kalp krizi geçirip ölebileceğimi söyleyerek beni öyle bir korkuttu ki! İlaç içmediğim zaman çok huzursuz oluyorum, aniden öleceğim sanıyorum.”

Kolesterol Fobisi Bilerek Yapıldı

İlaç firmalarının müthiş pazarlama taktikleri ile kolesterol fobisi tüm dünyayı sarmış durumda. Maalesef, birçok doktor da kolesterol yüksekliğinin mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğunu sanıyor. Oysa yüksek kolesterol tek başına bir hastalık değil, gelecekte kalp hastalığı veya inme ihtimallerini artırabilecek birçok risk faktöründen sadece biri!

Kolesterol haplarının sadece daha önce kalp krizi veya felç geçirmiş ve ileride geçirme riski yüksek olan bazı hastalarda işe yarayabileceğini gösteren kanıtlar var. Bu ilaçların kadınlarda ve 69 yaşın üzerindeki erkeklerde faydası olduğunu gösteren güvenilir hiçbir bilgi olmadığı gibi kan kolesterol seviyeleri yüksek olan 70 yaşın üzerindeki kişilerin daha uzun ömürlü oldukları unutulmamalı.

Kolesterol ilaçlarının yıllık satış rakamları 25 milyar doların üzerine çıkmış olmasına rağmen, satışları daha da artırmak için pazarlama oyunlarının sonu gelmiyor. Bir taraftan kan kolesterol düzeyleri giderek aşağı çekiliyor. Bir taraftan ilkokul çağındaki çocuklara bile ilaç yazılması için zemin hazırlanıyor. Hamburger menülerine kolesterol haplarının eklenmesini, bu ilaçların şehir şebeke suyuna katılmasını tavsiye edecek kadar ileri giden bilim adamları bile var.

İyi Kolesterolün Yükseltilmesi İşe Yaramıyor!

Kalp ve damar hastalığı olan ve kötü kolesterolü düşürmek için statin kullanan 3.414 kişi iki gruba ayrılarak bunların yarısına iyi kolesterolü artıran ve trigliseritleri düşüren niasin (B3 vitamini) yarısına ise plasebo verildi. Niasin kullananlarda HDL’nin yükseldiği trigliseritlerin azaldığı tespit edildi ama bunlarda ne kalp krizleri ve felçlerin ne de bunlara bağlı ölümlerin azalmadığı ortaya çıktı. Hatta niasin alan grupta felçlerin daha fazla olduğu belirlendi.

Oysa bugüne kadar beyinler hep kalp sağlığının HDL kolesterol yüksekliği ile LDL kolesterol ve trigliserit düşüklüğüyle ilgili olduğu yalanıyla yıkanıyordu.

Bu araştırma modern tıbbın aslında bilerek yaptığı mühim bir yanlışı bir kez daha gözler önüne sermiş oldu. Nasıl her zaman kemik yoğunluğunun ilaçlarla artırılması kırık riskini azaltmıyorsa; nasıl kan şekerinin çok düşürülmesi kalp-damar hastalıklarına bağlı ölümleri etkilemiyorsa HDL-kolesterolü artırmak da bir işe yaramıyor.

Ultra Kötü Kolesterol

Son dönemlerde bir de “ultra kötü kolesterol” çıktı piyasaya. Meğerse bizim kötü bildiğimiz LDL kolesterol masummuş ve tüm olaylar bu kötülerin kötüsü kolesterol molekülünün başının altından çıkıyormuş.

Warwick Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada özellikle şeker hastaları ve yaşlılarda kalp krizi riskini artıran en önemli etkenin yapışkan özelliği çok fazla olan kolesterol türü olduğu iddia ediliyor. Araştırmaya göre kısaca MGmin-LDL adı verilen bu çok kötü kolesterol, kanda birikerek damar sertliğinin ilerlemesine yol açıyor.

Her ne kadar ultra kötü kolesterolden söz edilse de asıl kötü olan kolesterol molekülü değil, daha küçük olan ve hücre alıcıları tarafından tanınmayan ve böylece kanda biriken LDL kolesterol tanecikleridir. Ultra kötü kolesterol yerine ultra kötü LDL kolesterol taneciği demek daha doğrudur.

Kolesterol İlaçlarının Yan Etkileri Gözden Kaçırılıyor

Kolesterol ilaçlarının yan etkileri içinde karaciğer ve kas hasarı ile akut böbrek yetersizliği başta geliyor. Beynin gelişimi ve işlevleri için çok önemli bir madde olan kolesterolün kan düzeylerinin azalmasının sinirlilik, saldırganlık, hafıza kaybı, unutkanlık, iktidarsızlık, intihara teşebbüs gibi çeşitli nörolojik ve zihinsel belirtilere yol açtığı da biliniyor. Şeker hastalığına sebep oldukları, enfeksiyon ve kanser riskini artırdıkları da dikkate alınmalı.

Büyük Tehlike İlaç Sağlık İçin Değil Para İçin Üretiliyor

Kalp hastalığı, damar sertliği dendi mi, endüstrinin emrinde çalışan uzmanların ağzından “kötü kolesterol düşürülmeli”  ve “iyi kolesterol artırılmalı” sözleri düşmez.

Ateroskleroz yani damar sertliği denen ve kalp krizlerinin de felçlerin de esas sebebi olan bozukluğun, sadece bir “iyi-kötü kolesterol meselesi” olmadığı her geçen gün daha iyi anlaşılıyor.

Bu hastalıkların kötü kolesterolü düşüren veya iyi kolesterolü yükselten ilaçlarla önlenemeyeceğini de tedavi edilemeyeceğini de artık ilaç üreten firmalar bile kabûl etmeye başladı.

Kolesterol Teorisi Yumruk Üstüne Yumruk Yiyor

Dünyanın altıncı büyük ilaç üreticisi olan Roche firması iyi kolesterolü yükselten “dalcetrabip” isimli ilaçla yaptığı altı çalışmayı da durdurduğunu açıkladı.

Firma, sebep olarak da kısa adı DSMB (Data and Safety Monitoring Board) olan Veri ve Güvenlik Gözetim Kurulu’ nun bu ilaçla yapılan çalışmaların “klinik olarak etkili olmadıklarının” anlaşıldığını bildirmesini gösterdi.

Dalcetrabip, CETP (kolesteril-ester-transfer-protein) inhibitörü olarak denenmekte olan dört ilaçtan biri.

CETP, normalde HDL-kolesteroldeki kolesterolü düşük dansiteli (LDL) veya çok düşük dansiteli (VLDL)transfer ediyor. Bu olay CETP-inhibitörleriyle engellendiğinde HDL artıyor ve LDL de düşüyor.

Bu olay tam da bizim “kolesterol teorisine tapanların” istediği bir olay. Adeta, bundan iyisi Şam’ da kayısı!

Ama gelin görün ki kalp damar hastalıkları, kalp krizleri ve felçler rakamları tedavi etmekle önlenemiyor.

İlacın Emniyet Sorunu Yokmuş

Roche tarafından yapılan açıklamada ilaçla ilgili herhangi bir emniyet sorununun olmadığının bildirilmiş olmasına doğrusu pek de inanamadım.

Çünkü başka bir CETP-inhibitörü olan “torcetrabip” ile yapılan ILLUMINATE çalışması 2006 senesinde durdurulmuştu. Bu ilacın iyi kolesterolü yükseltip kötü kolesterolü de düşürdüğüne şüphe yoktu ama gelin görün ki bu ilacı kullananlarda kalp-damar hastalıkları ve bunlara bağlı ölümlerin de arttığı belirlenmişti.

Torcetrabip kullananlarda CRP seviyelerinin çok yükseldiği ortaya çıkmıştı. CRP, vücutta bir enflamasyon yani mikropsuz iltihap olduğunun da iyi bir göstergesidir.

Bana sorarsanız, aynı durumun aynı proteini engelleyen dalcetrabip ile de ortaya çıkması çok muhtemel ama DSMB yetkilileri “Nasıl olsa çalışmalar durduruldu. İlacın bir de güvenlik sorunu vardı diyerek Roche’ un moralini büsbütün bozmayalım” diye düşünmüş olabilirler.

Firma adına konuşan küresel ürün geliştirme bölümü başkanı Hal Barron şunları söylüyor:

“Dalcetrabip çalışmalarının yüksek riskli olduğunun farkındaydık ama kalp ve damar hastalıklarıyla ilgili risklerin yoğun statin tedavisiyle elde edilenin ötesinde azaltılması da heyecan verici bir hedefti. İlacın çalışmamıza katılan deneklerde bir fayda sağlamamış olması doğrusu hepimizde hayâl kırklığı yarattı. Şirketimiz kalp-damar hastalığı olanlar için yeni ilaç geliştirmeye devam edecektir”.

Üreticiler Sağlığı Değil Parayı Düşünüyor    

İlaç üreticileri yüzlerce, binlerce kimyasal madde üzerinde bunları “ilaç yapmak” için çalışıyorlar. Bu çalışmalara elbette saygı duyuyorum. Başka türlü nasıl yeni ilaçlar, yeni tedaviler bulunabilir ki?

Ama Amerika’ nın ünlü gazetesi The Wall Street Journal’ de olayın haberini okurken bu ilaç için kullanılan “multi-milyar dolarlık kalp hastalıkları pazarında blockbuster olması ümit edilen” ifadesi de hepimizin özellikle de ilaç meftunlarının kulağına küpe olmalı.

Blockbuster sözü “satış rekoru kıran” manasına geliyor ve genellikle de satış rakamları senede 1 milyar doları geçen ilaçlar için kullanılıyor.

İlacın günümüzde hangi gözle görüldüğünü bundan daha veciz anlatacak bir ifade zor bulunur.

Tıp Bilimi Tüm Masumiyetini Yitirdi

Ey ilaç düşkünü, sözde bilim adamları, sözüm size:

İlaçları, firmaların propagandistleri gibi savunmayı bırakın.

Üreticilerinin ilaca hangi gözle baktıklarını görün. Görün de uyanın.

İlaç firmalarının hedefleri insanların sağlığı değil cüzdanı olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

İlaç artık sağlık için değil para kazanmak için üretilen bir metadır.

Gelelim Neticeye

Tek hedefi, daha çok kazanmak olan ilaç endüstrisinin hegemonyası altındaki modern tıp hastaların değil, laboratuvar bulgularının tedavi edilmesini emrediyor. Kanda kolesterolü yüksek olan herkese statin sınıfı bir ilaç yazılması da HDL kolesterolü artıran ama işe yaramayan tedaviler de modern tıbbın dayatmalarından.

Ben de kolesterol ilaçlarının kolesterolü yüksek olan her hastaya rastgele yazılmasını doğru bulmuyorum. Çünkü tek başına kolesterol yüksekliği tedavi edilmesi gereken bir hastalık değil.

Asıl önemli olan damar sertliğine (ateroskleroz) yol açan diyabet, obezite, hipertansiyon, sigara, hareketsizlik, kötü beslenme, stres gibi faktörlerin ortadan kaldırılmasıdır. Gerisi laf-ı güzaftır.

 


 

Yazar:
.
logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

0(216) 611 04 64

vuslat@vuslatdergisi.com

Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad.
Adalet Sok. No:11 P.K 34772
Ümraniye / İstanbul