24 Kasım 2017 - Cuma

Şu anda buradasınız: / KUR’AN-I KERİM’DE TIP İLMİ

KUR’AN-I KERİM’DE TIP İLMİ



 

Kur’an ve Tıp

 

“Tıp İlmi” Kur’an-ı Kerim’de yeri olan ulvi (yüksek) bir ilimdir. Çünkü kaynağı ilahi vahiydir.  Tıp kelimesi iştikaklarıyla1 Kur’an-ı Kerim’de (Bakara, 2/57) ve (Saf, 61/12) sureleri arasında 50 ayette geçmiştir. Hâkim (hekim) 81, hikmet 20 ayette zikredilmiş olup hekimlik hakkında ise pek çok ayette geniş bilgiler verilmiştir. Kur’an’da şifa ayetlerine yer verildiği de görülmektedir.  Yine Kur’an-ı Kerim’de “yemin” (Tıp Yeminine) işaret eden ayetlerde bulunuyor.

 

Bunlara ilaveten Kur’an-ı Kerim, insanın nevş-ü neması, zürriyet, anatomi, (vücut yapısı ilmi), fizyoloji, (canlıların organlarını ve bunların işlerini inceleyen bilim), patoloji (hastalıklar bilgisi), vücut, ruh hastalıkları, tedavi fenni ve ölüm hakkında da bilgiler vermektedir.

 

Kur’an-ı kerim önemle üzerinde durduğu ve hakkında ehemmiyetli bilgiler verdiği konularında başında İlahi ( dini) ilimden sonra tıp ve koruyucu hekimlik gelmektedir. Bu sebeple Kur’an-ı Kerim, insan ve insan sağlığını hedef almış ve onları korumayı amaçlamıştır.

 

Kur’an- Kerim, gebelik ve kısırlık,3 hayız halinde kadınlara yaklaşılmamasından,4çocukların emzirilmesinden,5 tıbbı mahzurları yönüyle sütkardeş ve sütanne ile evlenilmemesinden,6 ihtiyarlıkta gebe kalınamayacağından,7anatomiden,8 fizyolojiden,9 bahsetmekte, hastalıkların nasıl teşekkül ettiğine ve sebeplerine dair bilgiler vermektedir.

 

Hastalık sebepleri olarak, Kur’an-ı Kerim, ruhi etkilere büyük ölçüde yer vermekte; üzüntü ve ruhi bunalımı hastalıkların baş sebebi saymaktadır.10

 

Ayrıca hastalık sebebi olarak sihir, büyü, cinlerin ve şeytanın musallat oluşu gibi etkilerin varlığını da kabul etmektedir.11

 

Kur’an-ı Kerim’de zikredilen hastalık sebepleri sadece bu kadar değildir. Anılan bu sebeplere ilaveten o, bazı bilinen hastalık sebepleri üzerinde de durmaktadır.  Örneğin:  Yaralanmada etki ile sebep arasındaki münasebetten bahsetmekte ve bu konuda geniş bilgiler vermektedir.12

 

Maddi hastalık türlerinden körlük ve abras (alaca) hastalığını zikretmesine mukabil Kur’an-ı Kerim genellikle hastalıkların kaynağını ruhi etkenlerde gördüğü için, ruh hekimliği alanına önem vermiştir.

 

Örneğin bu konuda:

 

Heyecan ve fizyolojik işaretlerinden,13 ihtiyarlık alametlerinden,14 içkinin insan üzerinde ki etkisinin ruh hekimliği yönünden ve öneminden,15 sevincin insan üzerindeki etkisinden,16 ve tedavisinden özellikle bahsetmektedir.17

 

Hemen itiraf edelim ki Kur’an-ı Kerim’de geçtiğine işaret eylediğim tıp konusundaki ayet-i celilelerin meal ve açıklamaları müstakil bir “tıp kitabı” yazdırmayı gerektirecek genişlikte bir geniş alanı kapsar. Biz makalemizde bu derin konuya girmeksizin birkaç ayet mealini vermekle yetineceğiz:

 

“Hastalıkların şifası Yüce Allah’ın kudretli elindedir; Kur’an’da mu’minler için bir şifa ve rahmet vardır…” (İsra, 17/82)

 

“Hastalandığım zaman bana şifa veren O Allah’tır.” (Şuara, 26/80)

 

“Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdeki (hastalığa) bir şifa, mü’minler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir.” (Yunus, 10 / 57)

 

“…Balda insanlar için şifa vardır…” (Nahl, 41/44)

 

“Allah mü’minler toplumunu kalplerini şifalandırsın.” (Tevbe, 9 /14)

 

“(Rasulüm!) de ki: O (Kur’an) iman edenler için doğru yolu gösteren bir kılavuzudur ve şifadır…”(Fussilet, 41/44)

 

“(Dünyada) iman edip güzel amel edenler için, (ahrette) cennet vardır.(Ra’d, 13/29)

 

Bu ayet-i celilede, tıp kuralarına dikkat edecek olanların dünya ve ahiretlerinin cennet olacağına işaret etmektedir.

 

“Ey insanlar! Yeryüzünde bulunan gıdaların güzel ve temiz olanlardan yeyin, şeytanın peşine düşmeyin”(Bakara, 2/168 ve Maide, 5/88)

 

Ayet, istisnasız tıbbın bütün beşeriyete gönderildiğine ve yeryüzünde ki tüm insanlığı ilgilendirdiğine açıkça delalet etmektedir.

 

“Elde etiğiniz ganimet malları helal ve temizdir.” (Enfal, 8/69)

 

Ganimet: Harbde düşmandan alınan mal demektir; ayet tıbbın harp ile olan ilgisine işaret eylediği gibi savaş zamanında belki de ona ihtiyacın daha ziyade olabileceğine de dikkatlerimizi çekmektedir.

 

“Temiz kadınlar, temiz erkeklere; temiz erkekler de temiz kadınlara yaraşır.” (Nur, 24/26)

 

“Gerçekten yalnız Allah’a ibadet ediyorsanız, O’nun nimetlerine şükredin” (Nahl, 16/ 114)

Ayette Allah’ın nimetlerine şükür emredilmektedir. Yiyecekler ve içecekler şükrün sebebi olduğu gibi, sağlık da şükrün sebebidir.

 

“Zekeriyya Aleyhisselam: ‘Rabbim bana zürriyet-i Tayyibe (hayırlı bir nesil)  bağışla. İnanıyorum ki, Sen,  duayı hakkıyla işitensin’ dedi” (Al-i İmran, 3/38)

 

 Ayette: Nebi- Nesil- Dua- Rab ve Tıp arasında ki ilgiye işaret ediliyor.

 

“Hz İsa Aleyhisselam: ‘Allah’ın izniyle anadan doğma körü, abraş (alacalıyı) iyileştirir. Ölüleri diriltirim’ buyurdu” (Al-i İmran, 3/49)

 

Ayette sayılanlar ve benzerleri tıp bakımından Hz. İsa hakkında birer mucizedirler.

 

“Allah, ‘kelime-i tayyibe’yi (güzel bir sözü)’ kökü yerde sabit, dalları gökte olan ‘şecere-i tayyibe’ye (güzel bir ağaca)’ benzetti” (İbrahim, 14/24)

 

Bu ayette kanaatime göre “kelime-i tayyibe”  ile “Tıp” ve “Dil” in önemine, “şecere-i Tayyibe” ile de yine “Tıp” ile “çevrenin bakımı, temizliği ile ağaçlandırılması ve yeşillendirilmesine” dikkatlerimiz çekiliyor.

 

Allah Teâlâ, bütün Enbiya Aleyhisselam’a hitap ederek buyuruyor ki:

 

“Ey Rasuller! Temiz ve helal olan şeylerden yeyin ve salih amel yapın. Çünkü Ben sizin yaptıklarınızı bilirim” (Mü’minun, 23/51)

 

Bu, ayet-i celilede: Bütün Peygamberlerin tıp ilmine katılmalarına işaret edildiği gibi, ayrıca tıp ilmine de:

 

a- Hz. Âdem’den Hz. Muhammed (s.a.s.)’ e kadar bütün Rasuller.

 

b- Helal yiyecek ve içecekler.

 

c- Salih ameller ve iyi davranışlar yani güzel ahlak.

 

d- Yüce Allah’ın “Alim” olan adından başlayarak ilim namına- dini ilimler ve müspet ilimler ne varsa bütün bunlarla olan alaka ve irtibatını

 

e- “Ben sizin yaptıklarınızı bilirim” hitabıyla da hekim sorumluluğunu göstermektedir.  Başka ayetlerde de buna dikkatler çekiliyor…

 

Bazıları, “İslamiyet’te, Kur’an-ı Kerim ve hatta Hadisler’de sağlık konularına sık sık değinilmişse de hekim sorumluluğu söz konusu edilmiştir!..” diyenlere Enbiya’nın şahsında ne güzel cevap verilmektedir.

 

Bu misallerle yetinirken Kur’an-ı Kerim’de zikredilen tıbbı ayetlerin bugünün tıbbi bilgilerine uygunluğunu da belirtmeliyiz.

 

Tıbb-ı Nebevi

 

Kur’an, canlı kalplere, temiz ruhlara şifa olduğu gibi Tıbbı- Nebevi de temiz bedenlere şifadır. Hz. Peygamber (s.a.s.) her konuda olduğu gibi tıp konusunda da bizim için en güzel rehber ve örnek olmuştur. Hz. Peygamber (s.a.s.)’in bizzat tıp ve sağlık ile yakından ilgilendiği kendisinden bizzat intikal eden hadis-i şeriflerden anlaşılmaktadır. Bu hadislerde tedavi usulleri bulunduğu gibi, ilaç olarak tavsiye ettiği bir takım nebatların isimleri geçmekte ve bunlar için tedbirleri ileri sürülmektedir.

 

Tıbb-ı Nebevi, diğer tıp gibi değildir: Kamil akıl, Nübüvvet nuru ve vahyin mahsulüdür.  Diğer tıpların ekserisi, tahmin, zan ve tecrübeye dayanır.  Hz. Muhammed (s.a.s.) tedavi olmuş ve tedavi usullerini de göstermiştir. Ashab da tıbbi konularda Hz. Peygamber (s.a.s.)’in emir ve nehiylerine titizlikle uymuşlardır.  Ayrıca modern tıbbın, tıbbi hadiselerle uygunluğu da tıbbi hadislerin değerini göstermektedir.

 

Rasulullah (s.a.s.) Kur’an- Kerim’in ilk ve baş müfessiriydi: “Kur’an ona iniyor,  onun tev’il ve tefsirini de O biliyordu”18

 

Cebrail Aleyhisselam, Hz. Muhammed (s.a.s.)’e Kur’an için indiği gibi Sünnet içinde inerdi19

 

Rasulullah (s.a.s.) müslümanlara, yalnız Kitabullah (Kur’an)’ı değil, onun bir tefsiri mahiyetinde bulunan Sünnet (Tıbb-ı Nebevi’yi) de, onunla birlikte bırakmış olduğu ve ikisine birden sarılmanın gerektiğini açıkladığı görülür: “Ben size öyle iki şey bırakıyorum ki, ona sımsıkı sarılırsanız, hiçbir zaman dalalete düşmez, sapmazsınız. O, Allah’ın Kitabı Kur’an ve Rasulullah’ın Sünneti’dir”20

 

Sünnet (Tıbb-ı Nebevi), Kur’an’daki (Tıbbi) ayetleri açıklar, anlaşılır, tatbik edilir hale getirir.  Kur’an ve Sünnet bir birinin tamamlayıcıdır.

 

Kitap ve Sünnet’e sarılan kurtulur; muhalefet yapan, cezasını çeker.

 

Tıbb-ı Nebevi’nin en bariz hususiyetlerinden biri tedavide Kur’an-ı Kerim’e müstesna bir yer vermiş olmasıdır. Kur’an, hem maddi ve hem de her nevi hastalıkların en faydalı ilacıdır.

 

Bizzat Hz. Muhammed (s.a.s.) Kur’an ile rukyede bulunmuş, maddi hastalıkların tedavisinde Kur’an’dan istifade etmeleri için Ashab-ı Güzin’i teşvik etmiştir.  Hatta bazı hadislerinde Kur’an’da şifa aramamayı eksiklik olarak ilan etmiştir:

 

“Kim Kur’an’da şifa talep etmezse Allah ona şifa vermez”

 

“Kur’an’la şifa talep etmeyene, Allah şifa vermesin”

 

Hz. Peygamber (s.a.s.) “Fatiha Suresi ile rukye yapan” Hz. Ebu Said’in buna karşılık otuz koyun aldığı kendisine sorulunca: “Verdikleri koyunları paylaşın, bana da bir hisse ayırın!” buyurdular21

 

İnsanların Tıbb-ı Nebevi’den yüz çevirmeleri, Kur’an’dan şifa istemekten yüz çevirmeleri gibidir:  Çünkü Hadisler,  alelade bir beşer, bir müslüman sözü değildir. Bunlar kendisine itaatle emrolunduğumuz son Rasul Hz. Muhammed (s.a.s.)’in ifadeleridir, kavli, fi’li ve takriri Sünneti’dir; Sünnet ise Kur’an-ı Kerim’den sonra İslam’ın ikinci temel kaynağıdır.

 

Hz. Peygamber (s.a.s.)’in Sünneti’nin müslümanlar açısından bağlayıcı bir kaynak olduğu Kur’an’daki dayanakları arasında zikredilir:

 

“Rasülüm size her neyi getirdi ise onu alın, her ne de yasakladı ise onu terk edin” (Haşr, 59/7)

 

“Rasulullah, hevasından konuşmaz, O’nun konuşması vahiy ile olurdu” (Necm, 53/3-4)

 

Tıbb-I Nebevi’ye Dair Hadis-İ Şerifler’den Örnekler:

 

1- Allah Teâlâ, hastalığı da, ilacı da indirmiştir.  Ve her hastalığı bir ilaç verilmiştir.  Tedavi ediniz fakat haram kılınan şeylerle tedavi etmeyiniz22

 

2- Her hastalık için ilaç vardır. Eğer hastalık gelirse, Allah’ın ismiyle o marazdan şifa ile kurtuluş vardır.23

 

3- İnsanların çoğunun aldandığı (kıymetini bilmediği) iki nimet vardır: Vücut sıhhati, boş vakit.24

 

4-  Allah’a göre kuvvetli mu’min, zayıf mü’minden daha hayırlı daha sevimlidir.25

 

5- Taun (veba), bir ricz yahut bir azaptır. Beni İsrail’e yahut sizden öncekilere gönderilmiştir. bir yerde onun zuhur ettiğini işittiniz mi oraya girmeyin! Bulunduğumuz yerde taun çıkmışsa oradan ayrılmayınız.26

 

6- (Ey mü’min) Cüzzamlıdan arslandan kaçar gibi kaç!27

 

7-  Cüzzamlı ile görüşürken aranızda bir veya iki süngü boyu mesafe bulunsun28

 

(Zikredilen üç hadiste insanlara karantina emredilmektedir…)

 

8- Tedavinin cevazı: Allah Teâlâ verdiği her hangi bir derdin şifasını da verir.29

 

9-  kim her sabah aç ve  (Medine hurması)’dan yedi tane yerse  ona o gün zehir ve sihir zarar vermez.30

 

10- Balda, hacamat olmakta (kan aldırmakta)  şifa vardır.31

 

11- Hz. Aişe (r.anha): “Rasulullah (s.a.s.) göz değmesine (nazara) okunmasını bana emretti” demiştir.32 

 

12- Nebiyy-i Ekrem (s.a.s.) şifa duaları:

 

“Bu hastalığı gider, ey insanların Rabbi! Şifa ver, çünkü şifa verici Sen’sin. Sen’in vereceğin şifadan başak şifa yoktur. Öyle şifa ver ki hiçbir hastalık bırakmasın.”33

 

13- Allah’ım! Bedenime, gözlerime ve kulaklarıma sıhhat bahşet…34

 

Hadis-i Şerifler, Hz. Peygamber (s.a.s.)’in sıhhatli olmayı istediğini ve bunu ümmetine de tavsiye ettiğini göstermektedir.

 

Sonuç

 

İslam, bütün insanlığa gönderilmiş olan son İlâhi din’dir. Onun beşeriyet için getirdikleri her asırda ve her yerde geçerlidir. Kur’an- Kerim’in, kâinat ve içindekiler (Cihan tarihi hakkında verdiği malumata göre ilk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem ile başlayan tabet ilmi, bütün diğer Enbiya Aleyhisselam zamanlarında gelişerek devam etmiş olup Son Rasul Hz. Muhammed (s.a.s.)  ile zirvesine yükselmiştir.  O muhteşem Saadet Asrı’ndan bizim günümüze kadar da devam ede gelmiştir.  Ve kıyamet gününe kadarda devam edeceğinden asla şüphe yoktur.  Sağlığı korumak Enbiya’nın Sünneti, Tıp İlmi ile amel etmek ise İlahi bir kanundur.  Hekim derdin ilacını, Allah’da şifasını verir. Hem bitkilere şifa verme hassasını veren ve onları da yaratan Yüce Rabbimiz değimlidir? Bilmeliyiz ki, insan mukaddes bir varlıktır.  Onun canlılığı kan ile olmayıp Allah’ın verdiği can (ruh) iledir. Bu sebeple bütün tıp yazması kitaplara şifa verici Allah’a şükürle başlanılmış ve bitirmişlerdir. Allah Teâlâ’ya hamd Mürselin’e selam olsun!

 

Dipnot

 

1- Kur’an’da 50 ayette geçen TIP teriminin teriminin 11 iştikakı-aynı kök (t-y-b) aynı aileden gelen kardeş kelimeleri: Ta’be (1), tıb’tüm (1) tıb’ne (1), tuba (1), tayyibem (7), tayyiben (6), tayyibune (1), tayibine (2), tayyiben (9), tayyibat (20)  ve tayyibatiküm (1) dur. (Mu’cemül Müfehres, s. 432- 433, Çağ Yayınları İstanbul-Hicri 1364, Miladi: 1945

 

2- Kur’an-ı Kerim’de yemin olarak kullanılan: ahd (13), yemin (82), half (13) ve kasem (33) terimleri toplam olarak 141 ayette geçmişlerdir.

 

3- Meryem: 19/ 8-9, Nur: 24/31,60 Hud:11/53

 

4- Bakara: 2/222

 

5- Bakara: 2/233, Taha: 20/41

 

6- Nisa: 4/23

 

7- Zariyat: 51/29

 

8- A’raf: 7/69, Fatır: 35/1

 

9- Nahl: 16/66

 

10- Yusuf: 12/48, Fatır: 35/9

 

11- Felak: 11/ 1-5, Nas:114/ 1-6, Sad:38/41, Şuara: 26/27, Sebe: 34/ 8,46

 

12- Yusuf: 12/32, Enfal: 8/12, Yasin: 36/66, Hac: 22/ 10-21, Müddessir: 74 /28-29

 

13-  Zariyat: 51/29, Zümer:39/23, Ahzab: 33/10, Nahl: 16/58

 

14- Hac: 22/5

 

15- Saffat: 37/47, Vakıa: 56/19, Tur: 52/23

 

16- Yusuf: 12/96

 

17- Dr. M. Denizkuşları: Kur’an-ı Kerim ve hadislerde Tıp, s. 50-52 Marifet Yayınları, İstanbul- 1990

 

18- Ahmed  b. Hanbel- Müsned:  3/320, Müslim: 2/887, Ebu Davud- Sünen. 2/ 183, İbn Mace- Sünen: 1/375, Beyhaki Sünen: 5/7

 

19- Darimi- Sünen: 1/77, Hatibü’l- Bağdadi, Kifaye: s.12

 

20- İbn İshak: 4/251, Malik: 2 /899, Taberi: 3/169, Zeynebi: s. 589

 

21- Buhari, Tıb, 33,39 Müslim, Selam, 66, Ebu Davud, Tıb, 19, Tirmizi, Tıb 20

 

22- Ebu Davud, Tıb 11 Hadis no: 3874

 

23- Buhari, Tıb, B.1

 

24- Buhari, Rikak B.1

 

25- Müslim, Kader, had. 34, İbn-i Mace, Zühd, B.14

 

26- Buhari: Tıb 30, Enbiya 50,  Hiyel 13; Müslim, Selam 92(2218)

 

27- Buhari, Tecrid-i Sarih, Had. 1927, Müsned-i Ahmed. 2/443

 

28- Buhari, Tecrid-i Sarih: 12/84, not;1

 

29- Buhari, Tecrid-i Sarih: 12/75 Had. 1920

 

30- Buhari, Et’ime, B. 48, Tıb 52,56

 

31-Buhari, Tıb, B.3, Had. 4002

 

32- Buhari, Tıb 1932

 

33- Buhari, Merda, 20; Müslim, Selam, 46; Ebu Davud Tıb, 18,19

 

 

34- Ebu Dabud, Edeb, B.101

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

   

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

   

 

Yazar:
.
logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

0(216) 611 04 64

vuslat@vuslatdergisi.com

Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad.
Adalet Sok. No:11 P.K 34772
Ümraniye / İstanbul