20 Ocak 2018 - Cumartesi

Şu anda buradasınız: / AMAN DİKKAT KIŞ KAPIMIZDA…

AMAN DİKKAT KIŞ KAPIMIZDA…

                  

 

                                                              

 

                                                                                                                                                    

         

Sağlığımız ile hava durumu arasında direkt bir ilişki vardır. Ani değişen iklim şartlarına uyum sağlamakta zorlandığımız için sağlığımız bozulabilir. Havadaki ani değişimler ve soğuk hava en çok hanımları yaşlıları ve çocukları etkiliyor. Hele yüksek tansiyon, migren, romatizma ve ağrılı hastalıklar, yorgunluk ve tedirginlikten şikâyetçiyseniz,  mevsimlerin değişim dönemlerinde ve kış aylarında daha dikkatli olmak zorundasınız demektir.

         

Özellikle romatizmal yakınmaları olan insanların nemli ve yağışlı günlerde taşıdıkları hassasiyetten dolayı şikâyetlerinde artma halk arasında sık gündeme gelen ve bilinen bir konu.

        

Aniden kuvvetlice esen bir rüzgâr çıktığında; Kalbiniz dışarı çıkacakmış gibi hızlı çarpar ve küt küt atar ve üzerinizde nedenini bilmediğiniz bir asabilik olur. Her şeye çabuk sinirlenir ve tepkilerimizi kontrol edemeyebiliriz.

 

Yâda havaların soğuyacağı şeklinde yapılan bir anons birçoğumuzda sebebini pek bilemediğimiz bir tedirginlik yaratır. İnsanoğlu yaşadığı evrende kendi iradesi dışındaki olaylara karşı hep ürkek olmuştur. 

                  

Kuru rüzgâr, (saç kurutma makinesinde olduğu gibi) insanı elektriğe kapılmış gibi sarsan, elektrostatik bir enerji birikimine yol açıyor ve cildimizdeki sinirsel alıcıları uyararak fiziksel ve beyinsel gerilimlere neden oluyor.

          

Bazı insanların duş sonrası baş ağrılarının azmasında ıslak ve nemli bırakılan saç yanında saç kurutma makinelerinin olumsuz katkısı büyüktür. Bu hassasiyeti bilmek dahi bu tür ağrılardan korunmada önemli bir rol oynayabilir.

        

Bora gibi çok kuvvetli esen rüzgârlı havalarda ise atmosfer basıncındaki şiddetli değişimler, pek çok insanı etkileyerek baş dönmesi, dengesizlik, yorgunluk, uykusuzluk, huzursuzluk, asabilik, nedensiz baş, kas veya eklem ağrılarına yol açabiliyor.

        

Eğer kolit mide hassasiyeti veya gastrit gibi mide bağırsak sistemini ilgilendiren bir şikâyetiniz varsa şiddetli rüzgârlar yâda soğuk hava sizi rahatsız edebilir.

       

Zamansız gelen bir lodosu daha gelmeden hissederek şiddetli bir migren krizine yakalanan bir kişiyi düşünelim. Soğuk havadan kaynaklanan olumsuz sağlık problemleri ile ilgili örnekleri daha çoğaltmak mümkün

        

Bulanık, sisli ve nemli havalar, sinir sistemini alt üst edebilir. Sisli havada nem damlacıkları güneş ışığına geçit vermez. Güneş ışığı insan organizması için elzem bir hayat enerjisi kaynağıdır. Bu durum da sağlığımızı olumsuz etkileyerek vücudumuzun, mutluluk hormonu denilen serotonin üretimini düşürüyor. Serotonin sağlık ve zindelik için olmazsa olmaz önemli bir hormonumuzdur. Özellikle günümüzün stresli yoğun yorgun ve gergin insanına bu hormonun salgılanmasındaki kısmi bir azalmanın olumsuz etkilerini düşünmek dahi istemeyiz.    
         

Sonuç olarak depresyon melankoli sıkıntı –anksiyete ve huzursuzluk gibi ruhsal ve psikolojik yakınmalar kaçınılmaz olabilir.

        

Sisli ve nemli ve soğuk havalarda ayrıca adale ve eklem ağrıları ciddi oranda azarak insanı hayatından bezdirecek acı ve ızdırapları beraberinde getirir… Adeta hayatı çekilmez kılar. Ağrı algılamasının soğuk havalarda daha fazla olduğunu biliyoruz. Ağrı eşiğimiz hava değişiminde ve soğuk havalarda düşerek bizi bir noktada soğuğa karşı tedbirli olmamızı sağlayarak koruma meydana getirir.

          

Bu açıdan baktığımızda soğukla birilikte gelen ürperti üşüme titreme kabuğumuza çekilme ve bunlara karşı aldığımız tedbirler bir yönü ile bizleri koruma refleksleri olarak kabul edilebilir.

        

İçinde mikrop gibi maddeleri barındıran nem damlacıkları solunum yoluyla vücudumuza girerek enfeksiyon hastalıklarına davetiye çıkarıyor. Bu durum grip, sinüzit, rinit, otit ve farenjit gibi üst solunum yollarının hastalıklarına daha sık yakalanmamamıza yol açabiliyor.

         

Rüzgârla gelen fiziksel ruhsal yâda beyinsel gerilimlerden korunmak için doğal çarelere başvurabiliriz. Kekik, nane veya papatya ıhlamur ada çayı hazırlayarak korunabiliriz.

       

Bir fincan kaynar suda 1 tatlı kaşığı karışık şifalı otları 10 dakika demlendirin. Süzüp ılık olarak içebilir ve kısmende olsa soğuğa karşı koruma elde edebiliriz.  Aşırı rüzgârlı havalardan etkilenmemek için sofranızda B grubu vitaminleri içeren meyve ve sebzelere daha fazla yer verebiliriz.

 

Nemli havada kan dolaşımını hızlandıran besinleri sofranızdan eksik etmeyin. Bu arada melekotu gibi bitkilerle şifalı çaylar hazırlayıp için. Bol balık, beyaz et, tahıl ve sebze yiyin

      

 Soğukla gelen olumsuzluklara karşı bilinçli yaptığımız basit korunmalar bizleri hem dirençli kılacak hem de hastalıklara yakalanmadan bu zor günlerden geçmemizi kolaylaştıracaktır.

       

Soğuktan Nasıl Korunabiliriz?

 

Soğuktan korunmak için dengeli beslenmeli ve iyi giyinmeliyiz. Isı kaybını önlemek için bir kat giyinmek yüzde 10, iki kat giyinmek yüzde 40’a varan korunma sağlıyor. Giysilerin arasında hava boşluğu olması gerekiyor. Bir tane çok kalın giysi yerine, daha ince ama üst üste giyinmek tercih edilmeli. Kan dolaşımının engellenmemesi için, vücudu sıkacak dar giysilerden kaçınmak gerekir. Yünlü ve pamuklu giysiler tercih ederek cildimizle dış ortam arasını doğal dengelemiş oluruz…

         

Dışarı çıkılırken mutlaka sağlam bir ayakkabı, çorap, eldiven, atkı ve bere ile korunma sağlanmalı. Sokakta beklerken hareketsiz kalmak yerine, küçük hareketler yapmakta sayısız ve umulmadık yararlar vardır.

 

Dengeli beslenmenin yanı sıra vücut direncini artırmak için vitamin desteği özellikle B ve C vitaminleri doğal yollardan alınmalı, sıcak yiyecek ve içecekler tercih edilmeli. Bol sebze ve meyve ile her türlü olumsuzluğa karşı direncimizi artırabilmeliyiz.

      

        

Yaşlı kişilerin vücut dirençlerinin daha düşük olduğu için yaşlıların beslenmelerine daha çok dikkat etmeleri, mutlaka vitamin almaları gerekebilir.

     

Soğuk ve karlı havalarda yaşlıların mümkünse dışarı çıkmaması, çıktıklarında da buzlu ve karlı yerlerde yürümemesi uygun olur. Yaşlılarda kemik yapıları zayıf olduğu için, düşme sonucunda kemik ve kalça kırıkları oluşuyor. Bunların tedavileri oldukça zor olduğu için soğuklarla birlikte korunma daha büyük önem arz eder.     

 

Karlı ve buzlu yerlerde yürümek zorunda kalanlara elleri cepte yürümemeleri, lastik veya kauçuk altlı ayakkabıları tercih etmeleri gerekir.

       

Ev ortamı ısısının yeterli olmadığı durumunda ise iyi giyinmenin yanı sıra, evin içinde hareket etme eksersiz ve masaj yapma gibi aktiviteler yararlıdır.        

    

Sonbahar ve kış aylarında yaşanan değişim, günlerin kısalmasıyla günlük aktivitelerin azalması ve pasif yaşam şartlarının artması yaşlı insanlarda daha belirgin ruhsal çöküntülere yol açar. Yaşlılar, bu mevsimlerde daha çok işe yaramadıklarını, dışlandıklarını ve çevresinin ölümünü beklediğini düşünebilirler.

     

Bu olumsuz düşünceler depresyon ve ruhsal çöküntü gibi duyguları artırarak olumsuzluklara karşı direnci azaltabilir.

     

Ruhsal çöküntü ile birlikte ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bu depresyonun etkilerinin en aza indirilebilmesi için, öncelikle yaşlı insanlara bir işe yaradıkları duygusunun aşılanması gerekir. Onlara evde yapabilecekleri ufak tefek işler verilmeli ve yapılan işlerde onun da ekipten biri olduğu duygusu yaratılmalıdır. Kendilerini daha güçlü hissetmeleri için gençlik yıllarını anlattırmak da bu anlamda faydalı olabilir.

    

Eğitim ve sosyal destek hizmetleri ile aşılabilecek olan mevsimsel değişikliklere bağlı depresyonun tedavi edilmediği zaman yaşam kalitesini bozabileceği gibi, bazı fiziki rahatsızlıkların da artmasına neden olabileceğini, bu nedenle ağır vakalarda olay ciddiye alınıp tedavi alternatifleri ihmal edilmeden zamanında yapılmalıdır.

        

Hava tahmini uzmanları bu sene kış mevsiminin zorlu geçebileceği uyarısı yapmaktadır. Bugünden sağlık bilincimizi kış aylarına göre yeniden gözden geçirelim. Yukarda özetlemeye çalıştığım bilgileri kulaklarımıza küpe yapalım diyorum… 

 

 

Yazar:
Dr. Ali Akben
logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

0(216) 611 04 64

vuslat@vuslatdergisi.com

Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad.
Adalet Sok. No:11 P.K 34772
Ümraniye / İstanbul