20 Ocak 2018 - Cumartesi

Şu anda buradasınız: / AHLÂKIN EN GÜZELİ

AHLÂKIN EN GÜZELİ

                         

                                            


Aziz İslâm Milleti’nin muvahhid mü’minleri arasında “ahlâk” denilince “güzel ahlâk” anlaşılır… Her muvahhid mü’min güzel ahlâklıdır… Kadın olsun, erkek olsun her mü’min Müslüman şahsiyetin hedefi, “ahlâkın en güzeli”ne sahip olmaktır… Bu da, “pek büyük bir ahlâk üzere olan”1 ve “âlemlere rahmet olarak gönderilen”2gibi olmak ile gerçekleşir… O da, “güzel ahlâkı tamamlamak için gönderilen”3ve tamamlayan en son Nebî ve en son Rasul Rasulullah Muhammed’dir!..

Ebu Hüreyre’nin (r.a.) rivayetiyle şöyle buyurur Rasulullah (s.a.s.):

“Ben, ancak ahlâkın güzelliklerini tamamlamak için gönderildim.”4

Ahlâkın en güzeli, insanlığın zirve şahsiyeti, en güzel insan, en hayırlı insan, en mükemmel insan Rasulullah Muhammed’in (s.a.s.) ahlâkıdır… O da, “Kur’ân ahlâkı”dır…

Mü’minlerin annesi Âişe (r.anha):

—Nebiyullah’ın (s.a.s.) ahlâkı Kur'ân idi! diyor.5

Rasulullah’ın (s.a.s.)  “Kur’ân”ın hayatlaşan hâli olan ahlâkını şöyle anlatıyor mü’minlerin annesi Âişe (r.anha):

—Rasulullah (s.a.s.), -dünya işlerinden- iki şey arasında muhayyer kalındığında muhakkak onlardan –günah olmadığı müddetçe- en kolayını alırdı. Eğer günah gerektirecek olursa, o kolay şeyden insanların en uzak bulunanı Rasulullah olurdu.

Rasulullah, kendisi için kin tutup öç almamıştır. Ancak Allah’ın hürmetine saygısızlık edilmesi hâli müstesnâdır. İşte bu hâlde yapılan hürmetsizlik sebebiyle Allah için öfkelenir, intikam alırdı!6

Mü’minlerin annesi Âişe (r.anha) gibi, Rasulullah’ın (s.a.s.) yanında en çok bulunanlardan ve O’na hizmet edenlerden birisi de Enes b. Mâlik’dir. Ve Rasulullah’ı (s.a.s.) en iyi tanıyanlardandır Enes b. Mâlik…

Enes (r.a.):

—Rasulullah (s.a.s.) insanların en güzel ahlâklısı idi! demiştir.7

Âlemlerin Rabbi Allah Azze ve Celle, Rasulullah Muhammed’i (s.a.s.) vasat, şahid, merhamet olunmuş son ümmet için hayat örneği ve önderi kıldı!..

Şöyle buyurdu Allah Teâlâ:

“Andolsun, sizin için, Allah’ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için Allah’ın Rasulünde güzel bir örnek vardır.”8

Zurâra (rh.a.) anlatıyor:

Sa’d İbn Hişam b. Âmir, Allah yolunda gazâya niyet ederek Medine’ye gelmiş ve Medine’de kendine aid bulunan bir akâr’ı satarak, bedeli ile silah ve at satın almak, böylece ölünceye kadar Bizanslılara karşı cihadda bulunmak istemiş.

Medine’ye gelince, Medinelilerden bazı kimselere rastlamış. Onlar, kendisini bu işten nehyetmişler ve O’na, Nebiyyullah’ın (s.a.s.) hayatında altı kişilik bir cemaatin bunu yapmak istediğini, fakat Nebiyyullah’ın (s.a.s.) onları bundan nehyettiğini ve kendilerine:

“Benim şahsımda sizin için güzel bir örnek yok mudur?” buyurduğunu haber vermişler.

Onlar, bunu söyleyince Sa’d, evvelce boşadığı hanımına ric’at etmiş (geri dönmüş) ve ric’at ettiğine şahid de getirmiş.9

Rasulullah’ın (s.a.s.) şahsında her müvahhid mü’min için güzel örnek vardır!.. Çünkü O, en güzel ve tamamlanmış ahlak sahibidir…

Kadın olsun, erkek olsun her muvahhid mü’min, Rasulullah’ı (s.a.s.) hayat örneği ve önderi yapmak ile mükelleftir… O’nu örnek edinecek, O’na uyacak ve O’nun buyruklarına itaat edecektir… Allah Teâlâ böyle emretmekte ve her iman ehli için ânın vâcibi olduğundan herhangi bir şübhe yoktur…

“De ki: ‘eğer siz Allah’ı seviyorsanız bana uyun. Allah’da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah, bağışlayandır, esirgeyendir”10 buyuran Allah Teâlâ:

“Kim Rasule itaat ederse, gerçekte Allah’a itaat etmiş olur”11 beyanıyla bu konuda nasıl amel edileceğini apaçık anlatmaktadır…

Rasulullah’a (s.a.s.) itaat edip, O’na uyan katıksız iman sahibi muvahhidler, yegâne Rabb ve İlâhları Allah’a itaat etmiş olurlar… Rasulullah’a (s.a.s.) itaat edip uymak, O’nun, kalî, fiilî ve takrirî Sünneti’ne tabi olmak, hayatını ona göre düzenlemek demektir…

İman ve amel bakımından en kâmil mü'min olmak isteyen, ahlakın en güzelinin sahibi olmak isteyen, ahlâkın en güzelinin sahibi Rasulullah’a (s.a.s.) uyacak, O’nun Sünnetini yaşamaya gayret edecektir… İnsan-ı kâmil olanların imamı ve mürşidine itaat edenler, hem iman, hem de amel konusunda olgunlaşır ve Allah’ın sevdiği kullarından olurlar… En yakın çevreden başlayarak dalga dalga genişleyen eş-dost ve diğer insanlarla munâsebetler, muameleler nasıl olmalı, yegâne örnek olan Rasulullah’dan (s.a.s.) öğrenilmeli!..

“En güzel bir biçimde yaratılan insan”12 bu güzelliğini ve bu hayırlı oluşunu ömür boyu devam ettirmek istiyorsa, Rasulullah (s.a.s.) gibi iman edip O’nu örnek edinerek salih amel işlemeli, O’nun ahlâkıyla ahlâklanmalıdır… İnsan-ı kâmil olmamın olmazsa olmaz şartı budur! Yol budur… Bu yol, dosdoğru olandır… Diğer yolların hepsi bâtıl ve dalâlet yollarıdır… O yollara sapanlar “aşağıların aşağısına çevrilirler…”13

“Sünnet üzere yaşamak” en büyük çabaları olan muvahhid mü’minler, Allah’ın hükümlerine tamamen teslim olmuş, Allah’a ve Rasulü’ne (s.a.s.) itaatkâr bir hâl içindedirler… En yüce olan İslâm’a inanıp, imanın gereği salih ameller işleyince yücelmiş bir şahsiyettir muvahhid mü’min şahsiyet…

“Aralarında hükmetmesi için, Allah’a ve Rasulüne çağrıldıkları zaman mü’min olanların sözü: ‘işittik ve itaat ettik’ demeleridir. İşte felâha kavuşanlar bunlardır.

Kim Allah’a ve Rasulüne itaat ederse ve Allah’dan korkup ondan sakınırsa, işte kurtuluşa ve mutluluğa erenler bunlardır.”14

Böyledir muvahhid şahsiyetler ve yegâne Rabbleri Allah’ın hududlarına karşı çok saygılı, çok hassas, çok dikkatlidirler:

“Bunlar, Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’a ve Rasulüne itaat ederse, onu altından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur.”15

Âlemlerin Rabbi Allah katında yegâne din, yani eşsiz hayat nizamı İslâm’ın edebiyle edeplenen, Rasulullah’ın (s.a.s.) kâmil ahlâkıyla ahlâklanan, böylece kâmilleşen her muvahhid mü’min, Rabbi Allah’ı seven ve Allah tarafından sevilen, dünyada izzet elde edip, ahirette kendisine cennet bahşedilen huzurlu, mutlu kişidir…16

Güzel ahlâklı mü’min Müslümanlar, Rasulullah’ı (s.a.s.) hayatın her konusunda örnek önder edindikleri gibi, “Âdâb-ı Muâşeret” konusunda da O’na uyar ve itaat etmede kusûr işlememeye gayret ederler… Rasulullah (s.a.s.) kemâlatta zirve şahsiyettir!.. O’na uyan, itaat edip sünneti üzere yaşamaya çalışan her iman ehli şahsiyet, o zirveye yaklaşmış, seviyesi yükselmiş, ahlâkı takvası ve zühdüyle Allah katında dereceler elde etmiştir…

Güzel ahlâkı tamamlayan ve en büyük ahlâk sahibi Rasulullah’ın (s.a.s.) güzel ahlak konusundaki hikmetli beyanlarından derlediğimiz bir demetini sunuyoruz!..

1-     Usâme b. Şerik (r.a.) anlatıyor:   

Bedevîler, Rasulullah’a (s.a.s.):

— Ya Rasulallah, kula verilen, (hasletler)in en hayırlısı nedir? diye sordular.

Rasulullah (s.a.s.):

“Güzel ahlâktır!” buyurdu.17

2-     Usâme b. Şerik (r.a.) anlatıyor:

Rasulullah’ın (s.a.s.) yanında oturuyorduk. Sanki başımızın üstünde kuş varmış gibi sessiz ve hareketsiz duruyorduk. O sırada bir grup insan gelerek Rasulullah’a:

— Allah’a, kullarından en sevgili olanı hangisidir? diye sordular.

Rasulullah (s.a.s.):

“Ahlâkı en güzel olanıdır!” buyurdu.18

3-     Ebu Zerr (r.a.) anlatıyor:

Ben:

—Ya Rasulallah, iman bakımından mü’minlerin en kâmili kimdir? diye sordum.

Rasulullah (s.a.s.):

“Ahlak bakımından onların en güzeli olanıdır!” buyurdu.19

4-     Ebu Hüreyre’den (r.a.)

Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:

“Mü’minlerin iman bakımından en olgun olanları, ahlâk bakımından en güzel olanlarıdır.”20

5-     Abdullah b. Amr’dan (r.a.)

Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:

“Sizin en hayırlı olanlarınız, ahlâkı en güzel olanınızdır.”21

6-     Ebu Said el-Hudrî’den (r.a.)

Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurur:

“Mü’minlerin iman bakımından en kâmil olanları, ahlâkı en güzel ve mülâyim olandır.

Onlar, insanlara ısınırlar, insanlarda onlara ısınırlar. Başkalarına ısınmayan ve kendilerine ısınılmayan kimsede hayır yoktur!”22

7-     Abdullah İbn Ömer (r.anhuma) anlatıyor:

Bir adam, Rasulullah’a (s.a.s.) gelerek:

—Mü’minlerin hangisi daha faziletlidir? diye sordu.

Rasulullah (s.a.s.):

“Ahlâkı en iyi olanlardır!” buyurdu.

Adam:

—Mü’minlerin hangisi daha akıllıdır? diye sordu.

Rasulullah (s.a.s.):

“Ölümü en çok hatırlayanları, ölüme en iyi hazırlık yapanlarıdır. İşte akıllılar bunlardır.” buyurdu.23

8-     Muaz b. Cebel (r.a.) anlatıyor:

(Yemen’e valî olarak giderken) ayağımı üzengiye koyduğum zaman, Rasulullah’ın (s.a.s.) bana son tavsiyesi şu oldu:

“Ya Muaz b. Cebel, insanlar için ahlâkını güzelleştir!”24

9-     Abdullah b. Amr b. el-Âs (r.a.) anlatıyor:

Muaz b. Cebel, bir sefere çıkmak istedi. Bunun için de:

—“Ya Rasulallah, bana tavsiyede bulun” dedi.

Rasulullah (s.a.s.):

“(Yalnızca) Allah’a ibadet et ve O’na hiçbir şeyi ortak koşma!” buyurdu.

Muaz:

—“Ya Rasulallah, bana (tavsiyeni) arttır” dedi.

Rasulullah (s.a.s.) :

“Kötülük yaptığın zaman, ardından bir iyilik yap!” buyurdu.

Muaz:

—“Ya Rasulallah, bana (tavsiyeni) arttır” dedi.

Rasulullah (s.a.s.) :

“Doğru ol ve ahlâkın güzel olsun!” buyurdu.25

10-  Cabir b. Semure (r.a.) anlatıyor:

İçinde, Rasulullah (s.a.s.), Semure ve Ebu Umâme’nin bulunduğu bir mecliste idim.

Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:

“Ahlâksızlık ve çirkinlik, hiçbir zaman İslâm’dan değildir. Muhakkak ki, insanlar arasında Müslümanlığı en güzel olan, ahlâkı en güzel olandır.”26

11-  Ebu Hüreyre’den (r.a.)

Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:

“Şübhesiz ki, sizin bütün insanlara mal vermeye gücünüz yetmez. Lâkin güler yüzünüz ve güzel ahlakınız ile onları kuşatabilirsiniz.”27

12-  Eb’d- Derdâ’dan (r.a.)

Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:

“Teraziye koyulan hiçbir şey, güzel ahlâktan daha ağır değildir.

Güzel ahlâk sahibi, bu sayede (nâfile) oruç tutanın ve namaz kılanın derecesine ulaşır.”28

13-  Amr b. Şuayb babasından, O dedesinden (Abdullah ibn Amr’dan) rivayet etmiştir.

Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:

“ Bana en sevgili olanınız ve kıyamet günü oturma bakımından bana en yakın olanınızı size haber vereyim mi?”

(Hazır bulunan) topluluk sükût etti.

Rasulullah (s.a.s.), iki veya üç defa bu sözü tekrarladı.

Topluluk:

“Evet, (haber ver), ya Rasulallah!” dediler.

Rasulullah (s.a.s.):

“Ahlâk bakımından en güzelinizdir” buyurdular.29

14-  Ebu Hüreyre (r.a.) anlatıyor.

Rasulullah’a (s.a.s.)

—(Mü’mini) cennete dahil eden (yani, cennete girmesine sebeb olan) amellerin en çoğu hangisidir? diye soruldu.

 O:

“Takva ve ahlâk güzelliğidir” buyurdu.30

15-  Nevvas b. Sem’an el-Ensarî’den (r.a.)

Rasulullah’a (s.a.s.) iyilik ve günahı sordum da şöyle buyurdu:

“İyilik, ahlâk güzelliğidir. Günah ise, kalbine gıcık yapan ve başkalarının muttali olmasından hoşlanmadığın şeydir.”31

16-  İbn Abbas’dan (r.anhuma)

Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:

“Güneşin buzu erittiği gibi, güzel ahlâk da günahları eritir (yok eder).

Kötü ahlâk da, sirkenin balı bozduğu gibi (güzel) amelleri bozar.”32

17-  Ebu Hüreyre’den (r.a.)

Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:

“Kişinin üstünlüğü dini, mürüvveti, aklı, asâleti de ahlakı(yla)dır.”33

18-  Abdullah ibn Amr (r.a.) anlatıyor:

Rasulullah (s.a.s.) şu duâyı çok ederdi:

“Allah’ım senden, sıhhat, iffet, emanet, güzel ahlâk ve kadere rıza isterim.”34

19-  Emiru’l –mü’minin İmam Ali b. Ebi Talib (r.a.) anlatıyor:

Rasulullah (s.a.s.) şöyle duâ ederdi:

“Allah’ım, Melik ancak sensin! Senden başka hiçbir İlâh yoktur. Sen, benim Rabbimsin. Ben de senin kulun! Nefsime zulmettim. Günahımı da itiraf eyledim. Bundan dolayı bütün günahlarıma bana bağışla! Çünkü günahları senden başka affedecek yoktur.

Beni, ahlâkın en güzeline hidayet buyur! Onun en güzeline senden başka hidayet eyleyecek yoktur. Kötü ahlâkı, benden def eyle! Onu, senden başka benden def edecek yoktur. Senin emrine tekrar tekrar icabet eder, dinine tekrar tekrar tabi olurum.”35

20-  Ebu Hüreyre (r.a.) anlatıyor:

Rasulullah (s.a.s.) şöyle duâ ederdi:

“Allah’ım, ihtilaf ve düşmanlıktan, nifâktan ve kötü ahlâktan sana sığınırım.” 36

Bu hikmetli, hayırlı ve güzel beyanlardan sonra “Âdâb-ı Muâşeret”i anlatmaya başlayalım!..      

Dipnot

1. Kalem, 68/4

2. Enbiya, 20/107.

3. İmam Mâlik, Muvatta', Kitabu Hüsnü'l-Hulk, Hds. 8.

4. İmam Buhârî, Edebü'l-Müfred, B. 135, Hds. 273.

Ebu Bekr Muhammed b. Ca'fer Sehl el-Hâraiti, Mekârimu'l-Ahlâk-Ahlâk Hadisleri, çev. Kasım Yürekli, İst. 2012, Sh. 21 Hds. 1.

Nûreddin el-Heysemî, Mecmau' Zevâid, çev. Hüseyin Kaya, İst. 2011, c. 13, Sh. 170, Hds. 12682. Taberânî ve Bezzâr'dan.

Ayrıca bkz. Ahmed b. Hanbel, Müsned, C. 2, Sh. 381.

Hakim, Müstedrek, C. 2, sh. 613, 670.

5. Sahih-Müslim Kitabu Salâti'l- Müsafirin, B. 18, Hds. 139.

     Sünen-i Nesâî, Kitabu Kıyamu’l-Leyl, B. 2, Hbr. 1601.

6. Sahih-i Buhârî, Kitabu'l- Menâkıb, B. 23, Hbr. 67.

                         Kitabu'l-Edeb, B. 80, Hbr. 151.

 Sahih-Müslim Kitabu'l-Fedâil, B. 20, Hbr. 77.

 Sünen-i Ebu Davud, Kitabu'l-Edeb, B. 4, Hbr. 4785.

İmam Tirmizî, Şemâil-i Şerif - Hadislerle Peygamberimizin Özel Hayatı ve Güzel Ahlâkı, çev. Muhammed Raif Efendi, Sadeleştiren: Abdullah Parlayan, İst. T.Y. Sh. 181, Hbr. 304/8.

İmam Buhârî, Edebü'l-Müfred, B. 135, Hbr. 274.

İmam Mâlik, Muvatta', Kitabu Hüsnü'l-Hulk, Hbr. 2.

7. Sahih-i Buhârî, Kitabu'l-Edeb, B. 112, Hds. 226.

Sahih-i Müslim, Kitabu'l-Mesâcid, B. 48, Hbr. 267.

 Sünen-i Ebu Davud, Kitabu'l-Edeb, B. 1, Hbr. 4773.

Sünen-i Tirmizî, Kitabu'l-Birri ve's-Sılâ, B. 68, Hds. 2084.

8. Ahzab, 33/21.

9. Sahih-Müslim Kitabu Salâti'l-Müsafirin, B. 18, Hds. 139.

10. Âl-i İmrân, 3/31.

11. Nisa, 4/80.

12. Tin, 95/4.

13. Tin, 95/5.

14. Nûr, 24/51-52.

15. Nisa, 4/13.

16. Bkz. Mâide, 5/54-56.

17. Sünen-i İbn Mâce, Kitabu't-Tıbb, B. 1, Hds. 34-36.

       İmam Buhârî, Edebü'l-Müfred, B. 138, Hds. 291.

      İmam A'zam Ebu Hanife, Müsaned, çev. Muhammed Selim Köse, İst. T.Y. Sh. 266. Hds. 452/6

Teberânî, Mu'cemu's-Sağir Tercüme ve Şerhi, çev. İsmail Mutlu, İst. 1997, C. 2, Sh. 54, Hds. 394.

el-Hâraitî, A.g.e. Sh. 24, Hds. 9.

Ayrıca bkz. Ahmed b. Hanbel, Müsned, C. 4, Sh. 278.

18. İmam Hafız el-Munzırî, Hadislerle İslâm-Terğib ve Terhib, çev. A. Muhtar Büyükçınar, Vdğ. İst. T.Y. C. 5, Sh. 264. Hds. 25. Teberânî ve İbn Hibban Sahihi’nde rivayet etmişlerdir. Taberânî'nin ravîleri, sahih hadis konusunda hüccet kabul edilirler.

Nûreddin el-Heysemî, A.g.e. C. 13, Sh. 174, Hds. 12691.

İmam Suyûtî, Câmiu's-Sağir Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, çev. İsmail Mutlu, Vdğ. İst. 1996, C. 1, Sh. 86, Hds. 134 (218). Taberânî, el-Mu'cemu'l-Kebîr'den.

19. el-Hâraitî, A.g.e. Sh. 24, Hds. 10.

20. Sünen-i Ebu Davud, Kitabu's-Sünnet, B. 15, Hds. 4682.

Sünen-i Tirmizî, Kitabu'r-Rada, B. 11, Hds. 1171.

Sünen-i Dârimî, Kitabu'r-Rikak, B. 74, Hds. 2795.

 el-Hâraitî, A.g.e. Sh. 24, Hds. 11.

İmam Hafız el-Munzırî, A.g.e., C. 5, Sh. 255, Hds. 5. Hakim'den.

21. Sahih-i Buhârî, Kitabu'l-Edeb, B. 39, Hds. 64.

Sahih-Müslim Kitabu'l-Fedâil, B. 16, Hds. 68.

Sünen-i Tirmizî, Kitabu'l-Birri ve's-Sılâ, B. 47, Hds. 2041.

İmam Buhârî, Edebu'l-Müfred, B. 135, Hds. 271.

22. Teberânî, Mu'cemu's-Sağir Tercüme ve Şerhi, çev. İsmail Mutlu, İst. 1997, C. 2, Sh. 95, Hds. 424.

Nûreddin el-Heysemî, A.g.e. C. 13, Sh. 164, Hds. 12669. Teberânî, el-Mu'cemu'l-Evsat'tan.

Not: Taberânî'nin bu rivayetinde:

"İnsanlara ısınmayan ve kendisine ısınılmayan kimse bizden değildir" şeklindedir.

23. Beyhâkî, Kitabü'z-Zühd, çev. Enbiya Yıldırm, İst. 2000, Sh. 240, Hds. 857.

Sünen-i İbn Mâce, Kitabü'z-Zühd, B. 31, Hds. 4259.

Nûreddin el-Heysemî, A.g.e. C. 13, Sh. 173, Hds. 12688.

Taberânî, el- Mu'cemu'l-Evsat'tan ve el-Mu'cemu'l-Kebîr'den.

24. İmam Mâlik, Muvatta', Kitabu Hüsnü'l-Hulk, Hds. 1.

25. el-Hâraitî, A.g.e. Sh. 22, Hds. 4.

İmam Hafız el-Munzırî, A.g.e., C. 5, Sh. 266, Hds. 28.

İbn Hıbban Sahih'inde ve Hakim, Müstedrek (C. 4, Sh. 244, ve C. 6, Sh. 154) de rivayet etmiştir. Hakim, hadisin isnadının sahih olduğunu söylemiştir.

Nûreddin el-Heysemî, A.g.e. C. 13, Sh. 171, Hds. 12684. Taberânî, Mu'cemu'l-Evsat'tan.

26.  Nûreddin el-Heysemî, A.g.e. C. 13, Sh. 175, Hds. 12693.

Taberânî, el-Mu'cemu'l-Kebîr'de Ahmed b. Hanbel, Müsned, C. 5, Sh. 89'da ve Ebu Ya'lâ Müsned'dinde rivayet etmişlerdir.

İmam Hafız el-Munzırî, A.g.e. C. 5, Sh. 265, Hds. 27.

27. İbn Hâcer el-Askalânî, Buluğu'l-Meram - Ahkâm Hadisler, çev. Mehmet Alioğlu - Betül Bazali, İst. 2005, Sh. 586, Hds. 1535. Ebu Ya'lâ, ve Hakim rivayet etmişlerdir. Hakim, hadisin sahih olduğunu söylemiştir.

Nûreddin el-Heysemî, A.g.e. C. 13, Sh. 167, Hds. 12675. Ebu Ya'lâ ve Bezzâr'dan.

28. Sünen-i Tirmizî, Kitabu'l-Birri ve's-Sılâ, B. 61, Hds. 2078.

Sünen-i Ebu Davud, Kitabu'l-Edeb, B. 8, Hds. 4798.

İmam Buhârî, Edebu'l-Müfred, B. 135, Hds. 270, 284.

İmam Mâlik, Muvatta, Kitabu Husnü'l-Hulk, Hds. 6.

Taberânî, Mu'cemu's-Sağir, C. 2, Sh. 44, Hds. 386.

el-Hâraitî, A.g.e. Sh. 29, Hds. 25.

Kuzâî, Şihâbü'l-Ahbâr Tercümesi, çev. Prof. Dr. Ali Yardım, İst. 1999, Sh. 196, Hds. 655.

29. İmam Buhârî, Edebu'l-Müfred, B. 135, Hds. 272.

  el-Hâraitî, A.g.e. Sh. 25, Hds. 12-14.

Nûreddin el-Heysemî, A.g.e. C. 13, Sh. 163, Hds. 12666.

Ahmed b. Hanbel, Müsned, (C. 4, Sh. 193-194)'den.

İmam Hafız el-Munzırî, A.g.e. C. 5, Sh. 262, Hds. 21. İmam Ahmed ve İbn Hibban, Sahihi’nde rivayet ettiler.

30. Sünen-i İbn Mâce, , Kitabü'z-Zühd, B. 29, Hds. 4246.

Sünen-i Tirmizî, Kitabu'l-Birri ve's-Sılâ, B. 61, Hds. 2072.

İmam Buhârî, Edebu'l-Müfred, B. 138, Hds. 289.

Ahmed b. Hanbel, Kitabü'z-Zühd, çev. Mehmed Emin İhsanoğlu, İst. 1993, C. 2, Sh. 549. Hds. 2361.

31. Sahih-i Müslim, , Kitabu'l-Birri ve's-Sılâ, B. 6, Hds. 14-15.

Sünen-i Tirmizî, , Kitabü'z-Zühd, B. 40, Hds. 2494.

Sünen-i Dârimî, Kitabu'r-Rikak, B. 73, Hds. 2792.

32. İmam Hafız el-Munzırî, A.g.e. C. 5, Sh. 268, Hds. 35.

Taberânî, Mu'cemu'l-Kebîr ve Mu'cemu'l-Evsat'ta ve Beyhâkî rivayet etmiştir.

  el-Hâraitî, A.g.e. Sh. 27, Hds. 21.

Nûreddin el- Heysemî , A.g.e. C. 13, Sh. 174, Hds. 12690.

İmam Suyutî, Câmiu's-Sağir Muhtasarı, C. 2, Sh. 468, Hds. 2362 (4722). Hakim'in Kunnî'sinden. C. 2, Sh. 305, Hds. 1966 (3719). İbn Adiyy, el-Kâmil'den.

33. el-Hâraitî, A.g.e. Sh. 23, Hds. 8.

  İmam Hafız el-Munzırî, A.g.e. C. 5, Sh. 258, Hds. 11.

İbn Hibban, Sahih'inde, Hakim ve Beyhakî rivayet etmişlerdir.

34. İmam Buhârî, Edebu'l-Müfred, B. 144, Hds. 307.

 el-Hâraitî, A.g.e. Sh. 23, Hds. 7.

İmam Suyutî, Câmiu's-Sağir Muhtasarı, C. 1, Sh. 414, Hds. 891 (1519). Taberânî, Mu'cemu'l-Kebîr'den.

Yazar:
Vuslat
logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

0(216) 611 04 64

vuslat@vuslatdergisi.com

Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad.
Adalet Sok. No:11 P.K 34772
Ümraniye / İstanbul