24 Kasım 2017 - Cuma

Şu anda buradasınız: / KİTAPLAR VE SUHUFLARIN AMACI HAKKINDA

KİTAPLAR VE SUHUFLARIN AMACI HAKKINDA


Soru 162: Allah (c.c.) kitap göndermedeki isteği nedir?

Cevap 162: Allah (c.c.) kendi Kitabın da Kitap göndermede ki, maksadının ne olduğunu şöyle açıklıyor:

“ İnsanlar tek bir ümmetti. Allah’da peygamberleri müjdeleyici ve korkutucular olmak üzere gönderdi. Beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler hakkında aralarında hükmetmek içinde hak ile Kitabı indirdi. Hâlbuki kendilerine o Kitabın verildiği kimseler, ancak apaçık deliller onlara geldikten sonra(ve yalnızca) aralarındaki kıskançlıktan dolayı ona(o hakka)dair anlaşmazlığa düştüler. İşte Allah böylece izniyle iman edenleri, hakkında anlaşmazlığa düştükleri hakka ulaştırdı. Allah dilediğini dosdoğru yola iletir.”(Bakara, 2/213)

 Bu ayetin tefsirinde Said Havva (rh.a.) şunları söylemektedir:

“Nesefi diyor ki: Her bir peygamber ile birlikte hakkı açıklayan kitabını da indirdi. Bu kitap ile, insanlar arasında daha önce ittifak halinde iken sonradan ihtilafa düştükleri hususlarda İslam dini üzere hükmetsin, İslam’a tekrar geri dönsünler ve İslam üzere kalsınlar diye, Onu indirdi.”1

Ayetin zahirinden ve müfessir ulemamızın açıkladığından anlaşılan odur ki, Kitaplar Nebilerin zamanın da ve ondan sonraki insanlar zamanında ihtilafı yok etmek için hükmüne başvurdukları sarsılmaz bir başvuru kaynağıdır.

Soru 163: Allah (c.c.) Kitapların haricinde  “Suhuf” dediğimiz sayfalar göndermiş midir?

Cevap 163: Allah (c.c.) Nebilerine suhuf göndermiştir. Hatta Musa (a.s.) Tevrat’tan önce suhuf göndermiştir. Allah (c.c.) bu konu da şöyle buyurmaktadır:

“Şüphe yok ki bu(nlar) önceki sahifelerdedir. İbrahim ile Musa’nın sahifelerinde vardır.”  ( A’la 87/18-19)

Başka bir ayette de şöyle geçmektedir:

“Yoksa Musa’nın sahifelerinde olan kendisine haber verilmedi mi? Ve Vefa eden İbrahim’in(sahifelerinde) olan...” (Necm, 53/36-7)

Yine başka bir ayette şöyle geçmektedir:

“Rabbinden bize bir mucize getirmeli değil miydi? Dediler. Daha önceki sahifelerde bulunan apaçık deliller onlara gelmedi mi ki?” (Taha, 20/133)

Bu ayetler, Rasullere büyük kitapların haricinde sahifelerin indirildiğine delildir. Kur’an’da suhuf meselesi böyle vurgulanmıştır. Şimdi de ikinci kaynağımız olan sünnete müracaat ederek meseleyi açıklığa kavuşturalım.

İbrahim (a.s.)’in sahifeleri ile ilgili olarak şu hadis varid olmuştur:

“... Vâsile b. Eska’dan, Rasulullah (s.a.s.) dedi ki:

“İbrahim aleyhi’s-selamın sahifeleri Ramazanın ilk gecesinde. Tevrat Ramazandan altı gün geçince… İncil Ramazan’dan on üç gün geçince… Furkan’da Ramazandan yirmi dört (gün) geçince indirilmiştir.”2

Hadisin geçtiği yerlerde muhaddislerimizin hadis hakkında farklı hükümler verdiğini görüyoruz. Zayıftan tutun da, hasen ve sahihe varan anlayışa kadar hükümler belirtilmiştir. En iyi yaklaşımla hadise hasen yönüyle yaklaşabiliriz. Allah en iyisini bilir.

Bu hadiste İbrahim (a.s.)’e sahifelerinin Ramazan ayının ilk gecesi indiği ifade edilmiştir. Ama kaç sahife indiği ifade edilmemiştir. Şimdi bu konu ile ilgili bazılarınca sahih, bazılarınca zayıf ama bir o kadar da meşhur olan bir hadisin konumuz ile ilgili olan yerini zikredelim.

“...Ebu Zer’den dedi ki: “Mescide girdim Rasulullah (s.a.s.) tek başına oturuyordu.

Dedi ki:

“Ya Eba Zer! Muhakkak ki mescidin bir tahiyyesi (selamlaması) vardır. Şüphesiz tahiyye iki rekâttır. Kalk ikisini kıl”

Dedi ki:

Kalktım ikisini kıldım sonra geri dönüp Onun yanına oturdum” (“................................................”)

Dedim ki:

“ Ya Rasulallah! Enbiyalar kaç tanedir?

Dedi ki:

“120 bindir.”

Dedim ki:

“Bunlardan kaçı Rasuldur?

Dedi ki:

“313(kişilik) büyük bir kalabalıktırlar.

Dedim ki:

“Ya Rasulallah! Onların ilki kim idi?

Dedi ki:

Âdem (a.s.)’dir.”

Dedim ki:

“Ya Rasulallah! Yani (o) mürsel (midir?)

Dedi ki:

“Evet. Onu Allah eliyle yaratmış ve ona ruhundan üflemiş ve ilk olarak onunla konuşmuştur.

Sonra dedi ki:

“Ya Eba Zer dördü Süryanidir: “Âdem, Şit, Uhnuh (ki) O İdris’tir. O Kalemle ilk kez yazı yazandır… Ve dördü Arap’tır: Hud, Şuayb, Salih ve Senin Nebin Muhammed.”

Dedim ki:

“Ya Rasulallah! Allah kaç Kitap indirmiştir?

Dedi ki:

“Yüz kitap ve dörtte (büyük) Kitap… Şis’e elli sahife indirilmiştir. Uhnuh’a otuz sayfa indirilmiştir. İbrahim’e on sahife indirilmiştir. Musa’ya Tevrat’tan önce on sahife indirilmiştir.Ve  Tevrat, İncil,  Zebur ve Furkan indirilmiştir.”(...........................)3

Bu hadisi Sahih’inde zikreden İbn Hibban  (rh.a.) Hadisi Sahih gördüğünden rivayet

Etmiştir. Bu konuya dair şeyleri biraz ileride açıklayacağız inşallah.

Bu hadisin tefsir kitapların da şöyle zikredildiğini görüyoruz:

Vehbe Zuhayli, “et-Tefsiru’l-Munir”adlı eserinde A’la suresi 19.ayetin tefsirinde şunları kaydetmiştir:

“Abd b. Humeyd,İbn Merduveyh ve İbn Asakir,Ebu Zer (r.a.)’den rivayet ettiler:

Rasulullah (s.a.s.) şöyle sordu:

‘Allah ne kadar kitab indirdi?’

Buyurdu ki:

‘Yüz dört kitap… Âdem’e on sahife, Şit’e elli sahife, İdris’e otuz sahife, İbrahim’e on sahife, Musa’ya Tevrat’tan evvel on sahife. Bir de Tevrat, İncil, Zebur ve Furkanı İndirdi”4

Zemahşeri (rh.a.) “Tefsiru’l-Keşşaf” adlı eserinde konu ile ilgili olarak A’la suresinin 19.ayetinin tefsirinde şunları kaydetmektedir:

“...Ebu Zer (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre;

Rasulullah (s.a.s.)’a:

‘Allah kaç Kitap indirdi? (diye sordu)

Bunun üzerine (Rasulullah-s.a.s-) dedi ki:

‘Yüz dört Kitap ondan on sahife Adem’e Elli sahife Şit’e,Uhnuh’a ki o İdris’tir, otuz sahife, İbrahim’e on sahife Tevrat, İncil, Zebur ve Furkanı (indirdi)”5

Tefsirlerinden alıntı yaptığımız âlimlerin Âdem (a.s)’e on suhuf verdiği ifade edilmiştir. Abd Humeyd (rh.a.) musnedi değil de  tefsirinde bu haberi zikrettiğini zannediyoruz. Çünkü musnedin de bu hadise rastlayamadık. Diğer iki kaynağa da ulaşmak şimdilik mümkün olmadı. Ama şunu söyleye biliriz: İbn  Hibban (rh.a.)’ın rivayet ettiği hadiste Adem (a.s.) mürsellerden yani Rasullerden olup olmadığı sorusuna Rasulullah (s.a.s.) evet  diyerek cevap vermesi Âdem  (a.s.)’de sahifeler verildiğine delildir. Çünkü Nebi ile Rasul arasındaki fark Rasul’e Kitap verilmesidir. Âdem (a.s.)’de Rasul olduğuna göre ona sahifeler verildiğini söylememiz yanlış olmaz.  Tabii yinede en iyisini Allah bilir.

İbn  Kesir (rh.a.) tefsirinde bu konu ile ilgili olarak şunları kaydetmektedir:

“Peygamber ve Rasûllerin sayısında ihtilâf edilmiştir. Bu konuda Ebu Zerr hadîsi meşhur olup bunu İbn Merdûyeh tefsirinde rivayet etmiştir. Şöyle ki: Bize İbrahim İbn Muhammed'in... Ebu Zerr'den rivayetine göre; o, şöyle demiştir: Ey Allah'ın Rasûlü, peygamberler kaçtır? diye sordum. Yüz yirmi dört bindir, buyurdular. Ey Allah'ın Rasûlü, onlardan kaçı Rasûl'dür? diye sordum. Üç yüz on üç olarak büyük bir kalabalıktır, buyurdular. Ben: Ey Allah'ın Rasûlü, ilkleri kim idi, diye sordum. Âdem'dir, buyurdular. Ey Allah'ın Rasûlü, o peygamber ve Rasûl mü­dür? diye sordum. Evet, Allah onu bizzat yaratmış, ona kendi ruhun­dan üfürmüş, sonra ilk olarak onu mükemmel-kılmıştır, buyurup şöyle devam ettiler: Ey Ebu Zerr, dört tanesi süryânıdir: Âdem, Şît, Nûh, Hanûh. Bu (Hanûh), İdrîs olup kalemle yazanların ilkidir. Dördü Arap’tandır: Hûd, Salih, Şuayb ve ey Ebu Zerr, senin peygamberin. İsrâiloğulları peygamberlerinden ilki Mûsâ, sonuncuları ise İsa'dır. Peygam­berlerin ilki Âdem, sonuncuları ise, senin peygamberindir.”

Bu hadîsi uzun şekliyle İbn Ebu Hatim İbn Hibbân el-Büsti “el-. Enva' ve et-Tekâsîm” isimli kitabında rivayet etmiş ve sahîh olarak ni­telemiştir. Ancak Ebu'l-Ferec İbn el-Cevzî bu konuda ona muhalefetle hadîsi “el-Mevzûât” adlı eserinde zikrederek, İbrahim İbn Hişâm tara­fından uydurulduğunu ileri sürmüştür. Şüphe yok ki, bu hadîs yüzün­den Cerh ve ta'dîl imamlarından birçoğu onun hakkında konuşmuşlar­dır. En doğrusunu Allah bilir.

Bu hadîs başka bir kanaldan ve başka bir sahâbîden de rivayet edilmiştir. Şöyle ki; İbn Ebu Hatim der ki: Bize Muhammed İbn Avfın... Ebu Ümâ'me'den rivayetine göre; o, ey Allah'ın Peygamberi, peygamberler kaçtır? diye sormuş ve Allah Rasûlü de şöyle buyurmuşlar: Yüz yirmi dört bin olan bu büyük kitleden 315 i (meşhur) dur.(....................................................)

               

Muhammed İbn Hüseyn el-Acürrî der ki: Bize Ebu Bekr Ca'fer îbn Muhammed İbn Firyâbî'nin... Ebu Zerr'den rivayetine göre; o, şöyle demiştir: Mescide girmiştim, baktım ki Allah Rasûlü (s.a.s.) yalnız başı­na oturuyor. Yanına oturdum ve: Ey Allah'ın Rasûlü, sen bana namazı emrettin, dedim, az veya çok olsun namaz, mevzuların en hayırlısıdır, buyurdular. Ben: Ey Allah'ın Rasûlü, amellerin en üstünü hangisidir? diye sordum; Allah'a îmân ve onun yolunda cihâddır, buyurdular. Ben: Ey Allah'ın Rasûlü, mü'minlerin hangisi en üstündür? diye sordum. Huyca en güzel olanı, buyurdular. Ben: Ey Allah'ın Rasûlü, müslümanların hangisi en iyi müslümandır? diye sordum; insanların dilinden ve elinden emîn olduğu kişi buyurdular. Ben: Ey Allah'ın Rasûlü, hic­retin hangisi en üstündür? diye sordum. Kötülüklerden ayrılan (hicret eden) kişinin hicretidir, buyurdular. Ben: Ey Allah'ın Rasûlü, namaz­ların hangisi en üstündür? diye sordum. Kunût'u uzun olandır, buyur­dular. Ben: Ey Allah'ın Rasûlü oruçların hangisi en üstündür? diye sordum. Farz olanı yeterlidir ve Allah katında karşılığı kat kat fazla­dır, buyurdular. Ben: Ey Allah'ın Rasûlü, cihâdın hangisi en üstün­dür? diye sordum. Atı yaralanan ve kanı akıtılan kişinin cihâdıdır, bu­yurdular. Ben: Ey Allah'ın Rasûlü, kölelerin en üstünü hangisidir? diye sordum. Fiyatı en yüksek ve ehli katında en güzel olanıdır, buyurdular. Ben: Ey Allah'ın Rasûlü, sadakaların hangisi en üstündür? diye sor­dum. Fakirin güç yetirebileceği kadarı ve fakire gizlice verilenidir, bu­yurdular. Ben: Ey Allah'ın Rasûlü, sana indirilen âyetlerin hangisi en büyüktür? diye sordum; Kürsî âyetidir, buyurduktan sonra şöyle de­vam ettiler: Ey Ebu Zerr, Kürsî ile birlikte yedi gök, çöle atılmış bir halka gibidir. Arş’ın kürsîye olan üstünlüğü; çölün, o halkaya olan üs­tünlüğü gibidir. Ben: Ey Allah'ın Rasûlü, peygamberler kaçtır? diye sordum. Yüz yirmi dört bindir, buyurdular. Ey Allah'ın Rasûlü, bunlar­dan kaçı Rasûldür? Soruma üç yüz on üç kalabalık ve temiz bir topluluk, cevâbını verdiler. Ben: İlkleri kim idi? diye sordum. Âdem, buyurdu­lar. O, hem nebî hem de Rasûl müdür? diye sordum. Evet, Allah onu biz­zat yaratmış, ona kendi ruhundan üfürmüş ve ilk önce onu mükemmel kılmıştır, buyurduktan sonra şöyle devam ettiler: Ey Ebu Zerr, dördü Süryânîdir: Âdem, Şît, Hanûh -ki bu, İdrîs olup kalem ile yazanların ilkidir- ve Nûh. Dördü araptandır: Hûd, Şuayb, Salih ve ey Ebu Zerr senin peygamberin. îsrâiloğullarından peygamberlerin ilki Mûsâ, so­nuncuları îsâ'dır. Rasûllerin ilki Âdem, sonuncuları ise Muhammed'dir. Ben: Ey Allah'ın Rasûlü, Allah kaç Kitap indirmiştir? diye sordum. Yüz dört kitâb: Allah, Şît'e elli sayfa, Hanûh'a otuz sayfa, İbrahim'e on sayfa. Tevrat'tan önce Musa'ya on sayfa indirmiştir. İncil, Zebur ve Furkân.(........................................................)6

İbn Kesir(rh.a.)  bu hadis  hakkında kendi  kanaatini belirtmemiştir. Hâlbuki onun âdeti bu değildir. Ama yine de hadis hakkında:

Bu hadîsi uzun şekliyle İbn Ebu Hatim İbn Hibbân el-Büsti “el-. Enva' ve et-Tekâsîm”isimli kitabında rivayet etmiş ve sahîh olarak ni­telemiştir. Ancak Ebu'l-Ferec İbn el-Cevzî bu konuda ona muhalefetle hadîsi “el-Mevzûât” adlı eserinde zikrederek, İbrahim İbn Hişâm tara­fından uydurulduğunu ileri sürmüştür. Şüphe yok ki, bu hadîs yüzün­den Cerh ve ta'dîl imamlarından birçoğu onun hakkında konuşmuşlar­dır. En doğrusunu Allah bilir.

Netice de İbn Kesir (rh.a.) bu hadis hakkında iki yerde susmuştur. Biri tarihin de bu hadisi zikretmiş susmuş, diğeri de yukarıda görüldüğü gibi tefsirinde zikretmiş ve bilgilendirmekten başka bir şey söylememiştir.

Hadis İbni Hibban (rh.a.), Hakim en-Nisaburi(rh.a. ) ve Elbani (rh.a.) göre sahih. İmam Zehebi (rh.a) ve Şuayb el-Arnavutiye göre zayıf İbn Cevzi (rh.a.) göre uydurmadır. En vasat bir yaklaşımla hadise zayıf diyenlerden hareket ederek şunu söyleye biliriz:

50 sahife Şit (a.s)’e,30 sahife Uhnuh (İdris) (a.s.)’e 10 suhuf İbrahim (a.s.) ve 10 suhuf ta Tevrat’tan önce Musa (a.s.)’ya verildiğini söyleye biliriz. Yine de en iyisini Allah(c.c.) bilir.

İbn Kesir (rh.a.) Rasulullah (s.a.s.)’ın şemailine dair yazdığı eserde yukarıda zikredilen  suhufların dışın da Şa’ya (a.s)’ın suhufundan İlyas (a.s.)’ın suhufundan, Hızkil (a.s.)’in suhufundan ve Ermiya (veya İrmiya) (a.s.)’ın suhufundan bahsetmektedir.

A’la suresinde ifade edildiği gibi “önceki sayfalardan” kastın Allah’ın diğer Rasullere göndermiş olduğu sahifelerdir. Bunların ne olduğu zayıf hadislerden veya tarihi kaynaklardan biliyoruz. Sabit olan Kur’an’ın haber verdiği Rasullerin sahifeleridir. Açıkça ifade edildiği üzere İbrahim (a.s.) ile Musa (a.s.)’e aid suhufların olduğudur. Sahifelerin sayısı ise bize ulaşan hadisler de ifade edildiği gibidir.

Sonuç olarak Rasulere suhuflar indirilmiştir.

Dipnot

1- Said Havva El-Esas Fi’t-Tefsir (2/18) Çev: M. Beşir Eryarsoy Şamil y.

2- (Ahmed b. Hanbel Musned(4/107) Hdsno:17109 & Ahmed b.Hanbel Musned Tahkik Şuayb el-Arnavuti(28/191)Hdsno:16984 Hadis için zayıf demiştir.&Heysemi Mecmeu’z-Zevaid (1/465) K.İlm Bab: 106 Hdsno:950=Ahmed ve Taberani Kebir ve Evsat’ta rivayet etmişlerdir. Onda İmran b. Daver el-Kattan vardır. Yahya onu zayıf, İbni Hibban Sika saymıştır. Ahmed (onun hakkında)dediki:” Umarım ki hadisi Salih dir. Geri kalan ricali sikattır.” &Taberani Mucemu’l-Evsat(4/445) Hdsno:3752&Beyhaki K.Esma ve’s-Sıfat (sh/233-4)& Beyhaki Şuabu’l-İman (2/414) Bab: 19 Hdsno:2248& Beyhaki Şuabu’l-İman(3/521)Hdsno:2053 Tahkikin de: Ricali Mevsuktur.”denmiştir. Mektebetu’r-Ruşd baskısı.&Elbani Silsiletu’l-Ahadisu’s-Sahiha (4/104) Hdsno:1575=Benderim ki. Bu İsnad Hasendir Ricali Sikattır. El-Kattan hakkında az konuşulmuştur....”&  Elbani Sahihu’l-Camiu’s-Sağir ve Ziyadetuhu (1/313)Hdsno:1497=Hasen&Ebu Ya’la el-Mavsili Musned(2/331) Hdsno:2187= “... Cabir b Abdillah’dan dedi ki: “- Allah,İbrahim’e Suhufları Ramazan’daki ilk gece de. Tevratı Musa’ya Ramazan’dan altı(gün) geçince. Zebur’u Davud üzerine Ramazan’dan onbir gece geçince. Furkanı’da Muhammed(s.a.s) üzerine Ramazan’dan yirmidört(gece) geçince indirdi.”& Heysemi el-Maksadu’l-Aliye Fi Zevaidi Ebi Ya’la el-Mavsili (1/70)K. İlm Bab:51 Hdsno: 93&İbni Hacer el Askalani Metalibu’l-Aliye(3/86)K.Fedailu’l-Kur’an bab:- Hdsno:3493= Bu rivayette  Davud (a.s) Zebur’un 12. Gece indiği söylenmektedir. İbni Hacer Hadis Hakkında: “ Bu Maklubtur. Ancak onu Vesile’den(bilmekteyiz) Çok iyi araştırılmalıdır.”& Heysemi Mecmeu’z-Zevaid(1/465) K.İlm Bab:106 Hdsno: 960 Ebu Ya’la rivayet etmiştir. Onda. Sufyan b. Veki vardır. O Zayıftır. Bu Kitabın tahkikçisi de şöyle demiştir: “ Sufyan b. Veki’(hakkında)Heysemi(9/412)’de: Cidden Zayıftırve Ona Saduk denilmiştir.”&Munavi Feydu’l-Kadir(3/74)Hdsno:2734 hasen)

3- (Sahihi İbni Hibban Musnedu’s-Sahih  ala et-Takasim ve’l-Enva’(1/533-4)Hdsno:807& el-İhsan Bi Tertibu Sahihi İbni Hibban(1/286-9) Hdsno: 361&İbni Hibban Tahkik Şuayb el-Arnavuti(2/76-81) Hdsno:361  Muessetu’r-Risale 2.bsm 1993/1414 Beyrut Şuayb el-Arnavuti  hadis hakkında=Cidden zayıf “demiştir.”& Sahihu Mevaridu’z-Zaman ila Zevaidi İbni Hibban(1/126) K.İlm Bab:13 Hdsno:81 Elbani(rh.a) bu hadisin parçalarını parça parça incelemiş: “Ya Rasulallah! Kaç Enbiya vardır”dedim: Dedi ki: 120 bin”bölümüne cidden zayıf demiş geri kalan kısımlar hasen li gayrihi den aşağı inmemektedir. Yalnız İbrahim (a.s)’e şukadar sayfa  diğer nebilere şu kadar sayfa..bölümleri yoktur.”&Elbani Sahihu Mevaridu’z-Zaman ila Zevaidi İbni Hibban(2/297) K. Alametu’n-Nubuvvet Bab:1 Hdsno:1745 Sahih li gayrihidir. Ancak Et-Tahiyyet cümlesi dışında  Bundan önceki (4/Salat 23 bab)da ayrıntısı ile beyan edilği üzre Hasen li gayrihidir.&Suneni İsfahani (1/136)K.İlm Bab:- Hdsno:336=Bu hadiste  lafız değişiklikleri vardır. Mesele 120bin nebi yerine 124 bin diye geçmektedir.&Hâkim Mustedrek(sh/825)K. Tevarihi’l-Mutekaddimeyn Min Enbiyai ve’l-Murselin Bab:1619 Hdsno: 4222= Burada da Nebilerin sayısı 124 bin olarak ifade edilmiştir.&Elbani Silsiletu’l-Ahadisu’s-Sahiha(6/358-69) Hdsno:2668 (Bu hadis şöyledir: Adem (kendisi ile)konuşulan bir Nebi idi. Onunla Nuh’un arasında on Karn(on asır) vardı. Rasullerde 315 (kişi)idi. Bu hadisin açıklamasında bu hadisi desteklemek için İbni Hibban’ın(rh.a) hadisini de delil diye getirmiştir.Hatta sh/363 ‘de: Ebu Zerin hadisi üç tarikten gelmiştir. Sahih ligayrihidir.”demiştir.& İbni Kesir el-Bidaye ve’n-Nihaye(Büyük İslam Tarihi)(1/130)Çev : Mehmer  Keskin Çağrı y. İbni Kesir(rh.a) Hadis hakkında burada bir şey zikretmemiştir.&İbn Kesir Camiu’l-Mesanid ve’s-Sunen (13/756-7)Hdsno:11404-5 = “Kaçı Murseldir? Dedi ki: 310 kusur(Bidatun lafzı 3ile 9 arasındaki sayıları ifade etmek için kullanılır) kalabalık bir cemaat” İkinci rivayette 315 sayı verilmiştir. Diğer Nebilerin suhuflarına dair bölüm yoktur. İbni Kesir Age(13/764)Hdsno: 11417 Rasullerin sayısı 315 olarak verilmiştir. Hadisin geri kalanı yoktur.& Ebu Davud Tayalisi Musned(1/384-5)Hdsnno:480 et-Turki hadis hakkında İsnadı zayıf demiştir. Rasullerin sayısının 315 olarak kaydedilmiştir. Hadisin geri kalan bölümleri yoktur.&Bezzar Keşfu’l-Estar(1/93)K.İlm Bab:- Hdsno:160 =Rasullerin sayısı 315 olarak belirtilmiştir. Hadisin geri kalanı yoktur. )

4- Vehbe Zuhayli et-Tefsiru’l-Munir(15/473).çev: Hamdi Arslan vdğ. Risale y.

5- Zemahşeri Tefsiru’l-Keşşaf(sh/1196) ‘2. Bsm. 2005/1426 Daru’l-Marife Beyrut, Lubnan

6- İbn Kesir. Hadislerle Kur’an-ı Kerim Tefsiri(5/2038-40) Çev:Bedreddin Çetiner &Bekir Karlığa  Çağrı y. İst.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yazar:
Seyfulislam ÇAPANOĞLU
logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

0(216) 611 04 64

vuslat@vuslatdergisi.com

Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad.
Adalet Sok. No:11 P.K 34772
Ümraniye / İstanbul