18 Ocak 2018 - Perşembe

Şu anda buradasınız: / ŞEYTAN HAKKINDA İKİ SORUYA CEVAP

ŞEYTAN HAKKINDA İKİ SORUYA CEVAP

Soru 160: Şeytanın karısı var mıdır ve yumurtlayarak mı çoğalır?

Cevap 160: Bu sorunun cevabı Kehf suresin de ki şu ayetlerde gizlidir. Ayet meali şöyledir:

“Hani biz meleklere: Âdem’e secde edin demiştik de, İblis’den başkası hemen secde etmişlerdi. O ise cinlerden olduğu için Rabbinin emrinden dışarı çıkmıştı. O halde onlar sizin düşmanınızken siz Beni bırakıpta onu ve onun soyunu veliler mi ediniyorsunuz? Zalimlerin ne kötü değiş tokuşudur bu!”(Kehf, 18/50)

Bu ayette bize delil olacak nokta ayette ki; “onu ve onun soyunu veliler mi ediniyorsunuz?” bölümüdür. Bu ayetle ilgili olarak İmam Kurtubi (rh.a.)’nin tefsirine baş vurduğumuz da konuya dair imamın şunları kaydettiğini görüyoruz:

“İblisin, kendi sulbünden zürriyeti olup olmadığı hususunda görüş ayrılığı vardır. eş-Şa’bi dedi ki: Bir adam bana, İblis’in karısı var mıdır diye sordu ben: Bu, benim hazır bulunmadığım bir düğündür, dedim. Daha sonra yüce Allah’ın: “Onun ve Onun soyunu veliler mi ediniyorsunuz” buyruğunu hatırladım, burada karısı olmaksızın onun zürriyetinin olmayacağını anladım, bunun üzerine ona. Evet dedim.

(......................)

El-Kuşeyri Ebu Nasr da der ki: Özetle, yüce Allah, İblisin bir zürriyetinin ve ona tabi olan kimselerin bulunduğunu haber vermiştir. Bunlar Âdemoğullarına vesveselerde bulunurlar ve onların düşmanlarıdırlar. Bizim için onların doğum keyfiyetleri ile İblis’ten zürriyetin meydana gelmesine dair sabit herhangi bir rivayet yoktur.  O bakımdan bu konuda söz söylemek sahih nakle bağlıdır.

Derim ki: Bu konuda sahih olarak sabit olan el-Humeydî’nin “el-Cem’beyne’s-Sahiheyn” adlı eserinde İmam Ebu Bekr el- Berkanî’den naklettiği rivayettir. O,  kendi kitabında müsned olarak Ebu Muhammed Abdulğani b. Said  el-Hafız’dan, Âsım’dan,o Ebu Osman’dan,o, Selman’dan şöyle dediğini rivayet etmektedir: Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu: ‘Pazara ilk giren kişi de sen olma,son çıkan kişi de sen olma.Çünkü Şeytan orada yumurtlamış ve orada yavrulamıştır.’

İşte bu, şeytanın kendi sulbünden zürriyeti bulunduğunun delilidir. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.1   

İmam Şa’bi (rh.a.)’nin de dediği gibi Şeytanın veya daha genel anlamda şeytanların karıları vardır. Çünkü soyu olan bir varlığın soyunu devam için bir eşe ihtiyacı vardır. Yalnız şunu da belirtelim ki Şeytan yani İblis’in kendi mühlet verilenlerdendir. Ama kendisine eş olanlara böyle bir özellik tanınmamıştır. Her dönem içinde kaç hanımının olduğu meselesi de bize kapalı olan bir meseledir. Çünkü hakkında herhangi bir delil olmadığı için konuşmak doğru olmayacaktır.  

Şeytanların  üreme şekline gelince İmam Humeydi (rh.a.) (v.488) Buhari  ve  Muslim Üzerine  yaptığı”el-Cem’u beyne Sahiheyn”adlı eserinde (3/361)’de 2840 nolu Muslim’den rivayet ettiği hadisin  ardına İmam Ebu Bekr el-Burkani(rh.a.)  “Musned” adlı kitabından Muslim’in hadisine açıklama olacak şu hadisi zikretmektedir:

“Pazara ilk giren kimse olma ve son çıkan kimse de olma. Şeytan onda yumurtlar ve yumurtaları orada (olgunlaşıp)çıkar.”

Bu hadisin kaydedildiği diğer hadis kaynaklarını da zikredelim.

Kenzu’l-Ummal (4/14) K. Buyu’ Bab:- Hdsno:9330(= El-Hatib Selman’dan)

Deylemi el-Firdevs (5/719 ) Hdsno:7490

Heysemi Mecmeu’z-Zevaid (4/135-6) K. Buyu’ Bab:11 Hdsno:6328 Taberani Kebirde rivayet etmiştir.  Birinci rivayetteki el-Kasım b. Yezid, el-Curmi ‘dir sikadir. Geri kalan ricali Sahihin ricalidir...)

Riyazu’s-Salihin (7/510) Hdsno:1846 Bu  Hadis imam Muslim’in Selman (r.a)’dan rivayet etmiş olduğu hadistir. İmam Nevevi (rh.a.) hemen akabinde bu hadisle ilgili olarak şunları kaydetmiştir: “Berkani Sahih’inde bu handisi  şöyle   rivayet etmiştir...”deyip yukarıdaki hadisin aynını  zikretmektedir.

Buraya kadar alıntıladığımız hadis kaynaklarından çıkan sonuç hadisin sahih olduğudur. Yalnız burada sorulması gereken şey şudur; Şeytanın yumurtlaması meselesi mecazi midir yoksa hakikat midir? Bu sorunun cevabını imam Kurtubi (rh.a.) hakikat olarak vermiştir. Çünkü bu hadisi Şeytanın zürriyetinin olduğunu isbat noktasında getirmiştir. Yani onun anlayışına göre Şeytanlar yumurtlayarak çıkmaktadır. Bu tevil hadisin zahirine uygundur.

Riyazu’s-Salih’inin üzerine yapılan iki şerhte bu hadisteki  “şeytanın yumurtlaması ifadesi” şu şekilde izah edilmiştir:

            “...şeytan orada kuluçkaya yatmış ve yavru çıkarmıştır. Bu, pazarların fısk ve aldatma gibi günah mahalli olmasından kinayedir...”2      

Diğer bir şerhte:

“...peygamber aleyhisselam çarşı-pazarı kinayeli ifadelerle şeytanın savaş alanı, bayrağını diktiği yer,yumurtladığı ve  yavru  çıkardığı mahal olarak göstermekle işte onun  bu iğvasına,baştan çıkarmasına,diğer bir ifadeyle başarısına işarettir..”(Riyazu’s-Salihin terceme  ve Şerhi (7/511) Şarih: M.Yaşar Kandemir  vdğ. Erkam y.)

Bu iki şerhte hadise kinaye ve mecaz olarak yaklaşmışlardır. Yalnız şunu belirtelim ki İmam Kurtubi(rh.a.) açıklamasını öne almak en isabetli görüş olur. Çünkü İmam Kurtubi (rh.a.) Malik’i  mezhebinde muctehid bir şahsiyettir. Diğer şarihler ise bu dereceye ulaşmış kişiler değillerdir. Tabii bu sözlerimizle onları rencide etmek istemiyoruz. Yalnızca bir hakikatin beyanını vurguluyoruz. Yoksa ilmi sahada hepsi değerli şahsiyetlerdir...

Bu noktada hadisi Rivayet eden Ebu Bekr  Burkani (rh.a.) hakkında da  kısa bir  bilgi verelim. Kettani’nin “er-Risalet’ul-Mustatrafe”adlı eseri ki türkçeye “Hadis  Literatürü” diye Yusuf Özbek tarafından tercüme  edilen kitab da Buhari ve  Muslim üzerine yazılan  mustahrecler bölümünde  Burkani (rh.a.) hakkında şunları kaydetmiştir:

“9.el-Berkani’nin Mustahrecleri: Hafız Ebu Bekr Ahmed b.Muh.b.Ahmed b. Ğalib el-Hvârizmi el-Berkani-ki bu,Hvârzem dolaylarında bir köy olan Berkâne’ye nisbettir.-eş-Şafii,öl.Bağdat 425.H.”3

Kahraman Yayınlarının Türkçeye terceme ettiği “Riyazu’s-Salih’in Şerhi’nde (2/620)’de şu bilgiler verilmektedir:

“Berkâni; Ebu Bekr Ahmed bin Muhammed bin Ahmed bin Ğalib el-Harezmî eş-Şafii. Bağdat şeyhidir. Hatib şöyle demiştir: Berkâni güvenilir, takva sahibi sağlam biridir. Bir Musned hazırladı içine Buhari ve Muslim’in bütün hadislerini aldı. Hicretin 425 senesinde vefat etmiştir.”  

Sonuç olarak Şeytanların yumurtlayarak çoğaldıklarını söyleyebiliriz. Bu rivayet onların üremeleri hakkında sahih ve doğru bir rivayettir. Bu rivayetten hareketle cin ve insanların birleşmesinden bir çocuğun olup olmayacağına dair tartışmalarda kesin bir kanıt olarak bu işin olmayacağı söylenebilir. En iyisini bilen Allah (c.c)’dır.

Soru 161: Şeytanın soyundan gelen Zelenbur, Seber, el-Aver, Tasim, Dasim, el-Ebyad, Sahr, Velhan, el-Akyes, Murre, el-Hufaf, el-Gaylân, Lekus, el-Muktedi ve Beydavi isimli şeytanlar var mıdır?

Cevap 161:Şeytanın soyunun olduğunu bir önceki sorunun cevabında izah etmeye çalışmış ve Şeytanın bir zürriyetinin olduğunu görmüştük. Rasulullah (s.a.s.)’dan gelen iki isim bilinmektedir onlardan biri Hinzeb diğeri el-Velehân adındaki şeytanlardır ki bununla ilgili hadis zayıf  sayılmaktadır. Öncelikle bunlarla ilgili hadisleri zikredelim sonra diğerlerinin mahiyetini açıklayalım:

“...Osman b. Ebi’l-As Nebi (s.a.s.)’ye gelerek:

“Ya Rasulallah! Muhakkakki Şeytan benimle namazımın ve kıraatimin arasına girdi. Onu bana karıştırıyor, dedi.

Rasulullah (s.a.s) de:

“Bu Hinzeb denilen bir şeytandır. Onu hissettiğin vakit ondan Allah’a sığın ve sol tarafına üç defa tükür.” buyurdu.

Osman:

Ben bunu yaptım; Allah’da onu benden giderdi, demiş”4   

Bu hadis sahihdir. Dolayısıyla Hinzeb isminde bir şeytanın olduğunu biliyoruz.

Diğer bir hadis de zikredelim:

“...Ubey b.Kab’dan rivayet edilmiştir. 

Rasulullah (s.a.s) buyurdu ki:

Abdestin bir şeytanı vardır ki, ona Velahan denilir. Suyun vesvas (şeytan) nından (evhama kapılıp suyu israf etmekten) sakının.”5  

Bu hadisi kendisinin kitabından kaydettiğimiz Tirmizi (rh.a.) hadisin açıklamasında şunları söylemiştir:

“Bu bab da Abdullah b. Amr ve Abdullah b. Muğaffel’den de hadis rivayet edilmiştir. Ubey b.Kab’ın hadisi garibtir ve bu hadisin isnadı muhadisler katında sağlam ve sahih değildir. Çünkü Harice’den başka bu hadisi isnad eden (merfu olarak rivayet eden) kimse bilmiyoruz.

Bu hadis Hasan’dan muteaddid vecihlerden rivayet edildi. Ne var ki bu babda Rasulullah (s.a.s.)’den sahih bir hadis rivayet edilmemiştir. Harice arkadaşlarımızım nezdinde sağlam ravi değildir. İbnu’l-Mubarek,Haricenin zayıf olduğunu kaydetmiştir.6        

Şeytanların diğer isimleri ile ilgili olarak İmam Kurtubi (rh.a.) tefsirinde şunları kaydetmiştir:

“Taberî ve başkalarının da naklettiğine göre Mücahid şöyle demektedir: İblis'in soyu şeytanlardır. O bunları şöyle sayardı: Zelenbûr, pazarlarla görev­lidir. O, sema ile arz arasındaki bütün pazarlara sancağını diker. Bu sanca­ğı ilk atılan dükkân ile son kapanan dükkân üzerine koyar. Seber ise, mu­sibetlerle görevlidir. Bu kimse (musibetler vukuunda) yüzlere vurmayı, ya­kaları yırtmayı, vaveyla ile dua etmeyi ve savaşa çağırmayı emreder. el-A'ver ise, zina yapılan kapılar üzerinde görevlidir. Mesûd, haberler ile görevlidir. O, haberleri alır insanların ağzına bırakır. İnsanlar ise (tetkik edecek olurlar­sa) bu haberlerin aslı olmadığını görürler. Tasim bir kimse evine girip de se­lam vermeyip, Allah'ın adını da anmayacak olursa, ev eşyasından kaldırılma­yan şeyleri ve güzelce yerine yerleştirilmeyen şeyleri ona gösterir. Yemek yiyip de Allah'ın adını anmayacak olursa, onunla beraber yer.

el-A'meş der ki: Bazen eve girdiğimde Allah'ın adını anmıyor ve selam ver­meyebiliyorum. Bir abdest leğenini görür: Bunu kaldırın derim ve evdekilerle tartışmaya koyulurum. Sonra durumu hatırlar: Dâsim, Dâsim (bunlar onun işidir, ondan Allah'a sığınırım) derim.

es-Sa'lebî ve başkaları Mücahid'den ayrıca şunu da naklederler: el-Ebyad ise, Peygamberlere vesvese verendir. Sahr,Süleyman (a.s.)'ın yüzüğünü ça­landır. Velhân, taharet ile görevlidir ve bu hususta o, vesvese telkin eder. el-Akyes, namazla görevlidir, namazda vesvese verir. Murre, çalgılar ile görev­lidir. Künyesi de budur. (Ebu'l-Mezâmîr) el-Hufâf, çöllerde bulunur, insan­ların yönlerini kaybetmelerini ve nereye gideceklerini bilmemelerini sağlar, el-Gaylânda onlardan birisidir.

Ebu Mutî’ Meçhul b. el-Fadl el-Nesefî, "Kitabu'l-Lulüiyyat"da, Müca­hid'den şöyle dediğini nakletmektedir: el-Hufâf, içki ile görevlidir. Lekus ise, insanları birbirine karşı kışkırtmakla görevlidir, el-A'ver, sultanın kapıların­da görevlidir. (Devamla) dedi ki: ed-Darânî de şöyle demektedir: îblis'in "el-Mütekadî" diye bilinen bir şeytanı da vardır. Bu kimse Âdemoğlunun yirmi sene öncesinden gizlice işlemiş olduğu (hayırlı) bir ameli çıkartır ve Âdemoğlu da bundan açık olarak söz eder (ihlâsla yaptığı ameline riya bulaştırır).

İbn Atiyye der ki: Bu ve buna benzer rivayetler sahih bir senet ile gelme­miş rivayetlerdendir. en-Nekkâş, bu anlamda uzun uzun rivayetler nakletmiş ve sahihlikten alabildiğine uzak hikâyeler toplamıştır. Ben, bu hususta Müs­lim'in kitabında yer alan şu hadisten başka sahih bir hadisle karşılaşmadım: Namaz ile görevli Hinzibadında bir şeytan vardır. Tirmizî de, el Velehân diye adlandırılan abdest ile görevli bir şeytan bulunduğunu zikretmektedir.”

(......................)

“Ben, Hocam, İmam Ebu Muhammed Abdu'l-Mu'ti'yi İskenderiye serhaddinde şöyle derken dinledim: el-Beydâvîdiye adlandırılan bir şeytan vardır. Bu şeytan, aralıksız iftar etmeksizin oruçlarını sürdüren fakirlere görünür. Aç­lık onlarda sağlam bir yer edinip beyinlerine zarar verecek hale gelince, on­lara öyle bir ışık ve öyle bir nur gösterir ki, etraflarındaki bütün evler bu ay­dınlıkla dolar taşar. Onlar, artık maksatlarına ulaştıklarını ve bunun Allah'dan olduğunu zannederler, oysa durum hiç de zannettikleri gibi değildir.”7

İmam Kurtubi(rh.a.)’nin tefsirinden alıntıladığımız bu metinde imamın  şu sözlerine tekrar vurgu yapalım: 

“İbn Atiyye der ki: Bu ve buna benzer rivayetler sahih bir senet ile gelme­miş rivayetlerdendir. en-Nekkâş, bu anlamda uzun uzun rivayetler nakletmiş ve sahihlikten alabildiğine uzak hikâyeler toplamıştır. Ben, bu hususta Müs­lim'in kitabında yer alan şu hadisten başka sahih bir hadisle karşılaşmadım: Namaz ile görevli Hinzib adında bir şeytan vardır. Tirmizî de, el Velehân diye adlandırılan abdest ile görevli bir şeytan bulunduğunu zikretmektedir.”

İbn Atiyye (rh.a.)’nin de belirttiği gibi  Hinzib isminin haricinde şeytanların isimlerine  ve dair sahih bir hadis yoktur. Onun için yukarıda isimleri ile göreveleri zikredilen şeytanlar hakkında sahih bir şey olmadığından bu isimler ve yaptıkları budur. Diyemiyoruz. En iyisini Allah(c.c) bilir.

İbni Atiyye(rh.a.)’nın hakkında sahih bir hadis yoktur  dediği bilgileri ayrıca İmam Şibli’nin “Cinlerin Esrarı”adıyla  Türkçeye çevrilmiş eserin de “İblis,çocuklarının her birine bir vazife verir”bab başlığında zikretmiştir.

Ayrıca İbni Ebu’d-Dünya’nın “Şeytanın Tuzakları” adıyla Türkçeye çevrilen eserinde haber no: 33 olarak İmam Mucahid’den nakledilmektedir. Eser Ocak yayınlarından çıkmıştır.

Konumuzla ilgisi olmasa da  Şeytanın isimlerinin olduğuna delil olsun diye  Ebu Davud (rh.a.) kaydettiği şu hadisi zikredelim:

“...Mesruk’tan demiştir ki:

“Ömer İbn el-Hattab ile karşılaştım. (bana):

“Sen kimsin?” diye sordu.

Ben de:

“Mesrûk ibn el-Ecdâ(yım)dedim.

Bunun Üzerine Hz. Ömer:

“Ben Rasulullah (s.a.s)’ı: Ecdâ şeytandır derken işittim”8  

Dipnot

 

1- el-Camiu Li Ahkami’l-Kur’an(11/40) çev: M. Beşir Eryarsoy Buruc. Y &Vehbe Zuhayli Tefsiru’l-Munir(8/241)çev: Hamdi Arslan vdğ. Risale y. 2. Bsk.

2- Riyazu’s-salihin Şerhi Nuzhetu’l-Muttakin(1/620) Hdsno:1844 Hazırlayanlar: Mustafa el-Hin vdğ. Çev: Abdulvahhab Öztürk Kahraman y.

3- Hadis literatürü (sh/22) çev: Yusuf Özbek İz. Y

4- Muslim(9/631)K. Selam Bab:25 Hdsno:68  & Ahmed Bin Hanbel Musned(29/429)Hdsno:17897 Şuayb el-Arnavuti demiştir ki: İsnadı Muslim’in Şartı üzere sahihtir...&İbn Sunni Amelu’l-Yevme ve’l-Leyleh(2/649-50)hdsno:578

5- Tirmizi(1/60)K. Taharet Bab: 43 hdsno: 57&Ahmed  b. Hanbel Musned(35/160)Hdsno:21238 İsnadı cidden zayıf&İbni Huzeyme Sahih(1/64)K. Vudu’ bab:94 Hdsno.1226& Ebu Davud Tayalisi Musned(1/442) Hdsno:549=Et-Turki Hadise  Munker demiştir.

6- Tirmizi Tercemesi(1/60) çev: Zeki Mollamehmetoğlu Yunus Emre y.

7- el-Camiu li Ahkamil Kur’an (11/41&43) çev. M. Beşir Eryarsoy Buruc  y.

8- Ebu Davud(16/191)k.Edeb   bab.62 hdsno:4957& İbn Mace (9/524-5) K.Edeb bab:31 hdsno: 3731

 

 

 

 

 

 

 

 

Yazar:
Seyfulislam ÇAPANOĞLU
logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

0(216) 611 04 64

vuslat@vuslatdergisi.com

Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad.
Adalet Sok. No:11 P.K 34772
Ümraniye / İstanbul