24 Kasım 2017 - Cuma

Şu anda buradasınız: / HAYVAN KESİMİ ÜZERİNE BİR İNCELEME

HAYVAN KESİMİ ÜZERİNE BİR İNCELEME

HAYVAN KESİMİ ÜZERİNE BİR İNCELEME

Bu çalışma İmam Şevkani (rh.a.)’nin şu sözü üzerine yapılacak bir araştırmadır. O şöyle diyor:

“Kesen kişi eğer hayvanı keserken put üzerine değil de Allah’ın ismini anıp İslami usullere göre keserse bu kestiği yenir. Yenilmez diyenlerin elinde hiçbir delil yoktur. İddia edilen icma ise putlar üzerine kesilenler hakkındadır.”1 

 

İmam Şevkani (rh.a.)’nin bu görüşü günümüzde Müslüman olduğunu söyleyip şirke ve küfre girmiş kişilerin kestiklerinin yenileceğini söyleyen Müslümanların tutunduğu bir dal olmuştur. İmam Şevkani (rh.a.)’nin söylediklerinin yanlış olduğunu düşündüğümüzden bu risaleyi kaleme almaya ihtiyaç hissettik. Şimdi İmam’ın sözlerini kısa bir tahlil yaptıktan sonra konuya giriş yapalım İnşaallah.

 

İmam Şevkani (rh.a.): “Yenilmez diyenlerin elinde hiçbir delil yoktur demektedir”

 

Peki, İmam Şevkani (rh.a.) ayetten yaptığı içtihadı çıkarım hariç bize Mekkeli müşriklerin veya diğer müşriklerin ki Ehli Kitab olan müşrikler hariç, Allah’ın adını anarak yaptıkları kesimlerin Rasulullah (s.a.s.) ve ashabı tarafından yenildiğine dair kendi elinde bir delil var mıdır? Bunu dememizin sebebi şudur:

Allah (c.c.) En’am suresinde şöyle buyuruyor:

“Üzerine Allah’ın adı anılanlardan yememenize sebep ne? Sizin üzerinize haram olanları ayrı ayrı açıklamıştır.” (En’am, 6/119)

Ayetteki: “Sizin üzerinize haram olanları ayrı ayrı açıklamıştır.” Cümlesi eğer esbabı nüzul göz önüne alınmadan mutlak olarak değerlendirilirse bu ayrı ayrı açıklanan şeyin içerisinde herkesin anlayacağı manada müşriklerin besmele çekerek yaptıkları kesimin helal olduğuda izah edilmeli idi. Çünkü Sebebin hususi olması hükmün umumi olmasına engel teşkil etmez. Bundan dolayı mutlak Rasulullah (s.a.s.)’ın fiiliyle, sözüyle veya bir sahabenin müşriklerin besmele ile kestiğini yediğine dair sukutuyla izah etmesi gerekirdi. Ama İslam tarihinde böyle bir vakaa yoktur. Hele özellikle sahabenin müşriklerden cariye ve köle alıp onlara besmele ile kesin dediği ve akabinde bu müşrikin kestiğini yedikleri vaki değildir.

Allah (c.c.) şirk ehli içinde kestiklerini yememize müsaade ettikleri Yahudi ve Hiristiyanlardır. Maide suresi 5. Ayete onların yemeklerinin bize bizim yemeklerimizinde onlara helal olduğu vurgulanmıştır. Burada şu sorulmalı peki Allah (c.c.) bunların kestiğini bize neden helal etti? Eğer cevap onların besmele ile kesmeleri ise o zaman Rasulullah (s.a.s.)’ın bunu istisna etmeden diğer müşriklerede bildirmesi gerekirdi. Halbuki  durum böyle değildir. Burada söz konusu edilen şey onların müşrik olmakla birlikte Allah’ın onlara özel bir sıtatü vermesidir.

Biz Ehli Kitab’ın bu konuda ayrıldığını diğer müşriklerle bir tutulmadığını Rasulullah (s.a.s.)’ın şu sözünden çıkarıyoruz.

“Bize Eşcai ve Abdurrahman b. Mehdi Sufyan’dan bildirdi, oda, Kaysb. Muslim’den oda Hasan b.Muhammed’den dedi ki:

“Rasulullah (s.a.s.) Hacer Mecusilerine yazarak onları İslam’a davet etti (ve dedi ki) :

“Kim İslam’ı kabul ederse ondan kabul olunur ve o kimse üzerine cizye vurulmaz. (İslam’ı kabul etmeyenin) kestiği yenmez ve kadınlarıyla evlenilmez.”2

 

İmam Ebu Yusuf (rh.a.)’şunu söylemektedir:

“Putperest, ateşperest ve Mecusiler, kestiklerinin yenilmesi ve kadınlarıyla evlenilmesi bakımından ehli Kitab gibi değildirler. Çünkü bu konuda gelen sahih hadisler, onların kestiklerini yemeyi, kadınlarıyla evlenmeyi yasaklamış, İslam Âlimleri de bu konuda ittifak etmişler, tatbikat da bu istikamette gelişmiştir. Bu mesele de herhangi bir ihtilaf yoktur.3

 

Bu konuda tek farklı düşünen  Ebu Sevr (rh.a.)’dir. Onun bu konudaki içtihadının hatalı olduğu belirtilmiştir. O bu konuda zikredilen şu hadise dayanmıştır:

“… Ömer b. Hattab Mecusileri zikrederek dedi ki:

“Onların işlerinde nasıl yapacağımı bilmiyorum.”Bunun üzerine Abdurrahman b. Avf ona dedi ki:

“Şehadet ederim ki Rasulullah (s.a.s.)’ı şöyle derken işittim:

“Onların (Mecusilerin) Sunneti (uygulanacak usul) ehli Kitaba (uygulanan) sünnettir.”4

Ebu Sevr (rh.a.) buradaki Mecusilerin Ehl-i Kitaba benzetilmesini bütün yönleriyle algılamıştır ama bu algı yanlıştır. Çünkü bundan önce zikrettiğimiz hadis cizye noktasında Ehl-i Kitab gibi davranılacağını ama kestiklerinin yenilmeyeceği ve kadınlarıyla evlenilmeyeceğini ifade etmektedir. Allah rahmet etsin, Ebu Sevr, burada yanlış bir içtihatta bulunmuştur. Bununla ilgili açıklamalar ileride de gelecek inşallah.

İbni Abbas (r.a.)’dan rivayet edilen şu hadiste Mecusilerin ehli Kitab gibi olduğunu ispatlar.Hadis şöyledir:

“…İbn Abbas’dan (şöyle) rivayet olunmuştur: Fars Halkı(kitap ehli idi) Nebileri vefat edince iblis onlara din olarak mecusiliği kabul ettirdi.”5

Bu eser zayıf olmakla birlikte şundan dolayı zikrettik, İbn Abbas (r.a.) Mecusileri kitab ehli olarakgörse bile, birazdan zikredeceğimiz hadisiyle onların kestiklerini helal görmemektedir.

Dolayısıyla Ebu Sevr (rh.a.) yanlışlığı ortaya çıkmış olur. Eser şudur:

“… İkrime İbni Abbas’dan dedi ki: Şüphesiz ki Müslim ismi Allah’ın isimlerinin içindedir. Eğer (hayvanı ) keserken Allah’ın ismini unutursa ondan ye. Eğer Mecusi keserken Allah’ın ismini zikretse de onu yeme!”6

İmam Ahmed el-Osmani et-Tahanevi (rh.a.)’nin bu hadis ve konuyla ilgili açıklamalarını aktaralım:

            “… Bu eseri Abdurrezzak tahriç etmiştir. Onun ricali (ravileri) de sika ve sebt (güvenilir ve sağlam) kimselerdir. Bu daha evvel de geçti.

Ben derimki; bu babın hadisleri Mecusi hakkında nastırlar. Putperest de ona kıyas edilmiştir. Bu konu, üzerinde icma bulunan bir konudur. Bu sebeple, onunla ilgili olarak sözü uzatmaya gerek yoktur.

Zayıf kul der ki; İbni Kudame Muğni’de şunu söylemiştir: “İlim ehli, mecusinin kestiğiyle avladığının haram olduğu görüşünde icma etmişlerdir. Ancak kesimi olmayan balık ve çekirge gibileri bundan müstesnadır. Çünkü aynı ilim ehli bunların mubah olduğunda icma etmişlerdir. İmam-ı Malik ve Leys, “Mecusi çekirge avlasa, biz onun yenileceğini görmüyoruz.”demişler, fakat mecusinin tuttuğu balık için ruhsat vermişlerdir. Ebu Sevr ise, Mecusi’nin avladığını da kestiğini de mubah görmüştür. Çünkü demiş, Allah Rasulu (s.a.s.) “Mecusilere ehl-i kitaba davrandığınız gibi davranın.” buyurmuştur. Ve çünkü onlarda Ehl-i Kitab gibi cizye verirler. Onun için, onlarında bunlar gibiavladıklarıyla kestikleri mubahtır. Kendisi, Said İbnu’l-Museyyeb’ten yaptığı bir rivayetle de ihticaç etmiştir. Ancak bu görüş icma muhaliftir ve bu sebeple itibarsızdır. İbrahim el-Hazeli, “Ebu Sevr icma’yı bozmuş.” demiştir. İmam Ahmed de Ebu Sevr’e tarizde bulunarak şunu söylemiştir. “Şurada bazı kimseler Mecusilerin kestiklerinde bir beis görmüyorlar. Ne garip şeydir bu!”Mecusilerin kestiklerini mubah görmeyenlerden bazılarını sayarsak, İbn Mes’ud, İbni Abbas, Ali, Cabir, Ebu Burde, Said İbnnu’l-Museyyeb, İkrime, Hasan İbn Muhammed, Ata, Mucahid, Abdurrahman İbn Ebu Leyla, Said b Cubeyr, Murre el-Hemadani, Zuhri, Malik, Sevri, İmam Şafii,Rey sahibleri bunlardandır.

Ahmed b. Hanbel şunu söylemiştir:

“Ben bid’a sahibi olmayan hiçbir kimsenin bunun aksini söylediğini bilmiyorum. Çünkü Allah Teala, “Kendilerine kitab verilenlerin taamı size helal kılındı.”(Maide s. 5)  demiştir. Bu sözün mefhumu ehl-i kitab dışındaki kâfirlerin taamlarının haram olmasıdır.”7

Bu konuda gelen diğer eserleride zikredelim:

“10227… Musa bin Ebi Aişe dedi ki:  Said b. Cubeyr ve Murre b. Şurahil’e Kesim yaptığı zaman Allah’ın ismini zikreden Mecusiden sordum? (dediler ki):  “Ondan yeme.”

“10228… İbni Tavus babasından dedi ki: “ Eğer Mecusi kesim yaptığında Allah’ın ismini (kesilen hayvanın)üzerinde zikretse bile onu yeme!”

“10220… Amr b. Dinar İkrime’den dedi ki:

“Allah’ın ismini zikretse dahi mecusinin kestiğini yeme!”

“10230… Hasan b. Muhammed Ali den:

“Rasulullah (s.a.s.) dedi ki: Mecusi’nin kestiğini yeme!”8

           

İmam Kurtubi (rh.a.)’de bu konuda şunları demektedir:

Mecusîlerin Kestikleri:

 

Mecusîlerin kestiklerine gelince, ilim adamları -istisnalar hariç- onların kes­tiklerinin yenilmeyeceğini ve onların kadınları ile evlenilemeyeceğini icma ile kabul etmişlerdir. Çünkü ilim adamlarınca meşhur kabul edilen görüşe gö­re mecusîler kitap ehli olan kimseler değildir. Bununla birlikte kestiklerin­den olmadığı ve şeri kesime gerek bırakmadığı sürece, müşrikler ve puta tapıcılar gibi kitabı olmayanların yiyeceklerini yemekte mahzur yoktur. Bun­dan tek istisna ise, ölmüş hayvanın (oğlakların) bağırsaklarından alınan maya ile yapılan peynirdir.

 

Çocuğun babası mecusı, annesi kitap ehli ise, Mâlike göre çocuk babası­nın hükmünü alır. Mâlik'ten başkalarının görüşüne göre ise, eğer ebeveynin­den sadece birisinin kestiği yenmeyen kimselerden ise, kestiği yenilmez.”9

 

Mecusilerle ilgili hüküm budur. Ve onlarla müşrik oldukları için kestikleri yenmez kadınlarıyla evlenilmez.  Cizye alma, kestiklerinin yenilmemesive kadınlarıyla evlenilmemesi konusunda Mecusiler için geçerli olan hüküm diğerleri içinde geçerlidir. Bu konuda İmam Evzaî (rh.a.) şu sözünü nakledelim:

 

“Evzai Şöyle demiştir: İslam dini geldikten sonra, Yahudilik ve Hiristiyanlığın dışındaki her din Mecusiliktir; yani onların Hükümleri Mecusilerin ahkâmı gibidir.”10

 

İmam Ali (r.a.)’de Arablardan Tağlib oğulları denilen kişilerin kendilerini ehli kitaba nisbet etmelerini kabul etmemiştir. Bu konuda “Hz. Ali İlmihali” adlı eserde şunlar kaydedilmiştir:

 

“Ali (kerremallahuveche) Tağleb oğulları Hiristiyanlarına bakar ve onların Hiristiyanlık öğretilerinden hiç birine bağlı kalmadıklarını görürdü. Ayrıca onların Hiristiyanlığın içki içmeyi mubah sayışını suiistimal ederek içki tüketimine aşırı düşkünlük gösterdiklerini görürsün. Bu ise bir din mensubunun ahlakı değildir. Bu yüzden Ali (kerremallahuveche) onların kestiklerini helal saymazdı. Ubeyde es-Selmani’den şöyle nakledilmiştir: Hz. Ali’ye, Tağleb oğulları Hiristiyanlarının kestiklerinin hükmünü sordum.

 

“Yemeyiniz; zira onlar, dinlerinin içki içme serbestîsi dışındaki hiçbir emrine uymamışlardır.”dedi11

 

Bu aktardıklarımızın delil olma yönü Tağlib oğullarının Hristiyan kabul edilmediğinden yani Müşrik olduklarından dolayı kestiklerinin yenilmeyeceği meselesidir. Yoksa Tağlib oğullarının Ehl-i Kitabtan sayılıp sayılmayacağı ihtilaflı bir meseledir.

 

Bu konuda diğer bir delilde mürted olan kişilerin kestiklerinin icma en yenilmeyeceğidir. Buna delil getirilme yönü ise eğer hayvanı Müslüman veya ehli kitabın haricindekilerin kesimde Allah’ın ismini zikri yeterli gelseydi mürtedlerin bu konudaki kesimlerinin de caiz ve helal olması gerekirdi. Çünkü irtidat edenler İslam’ın hepsini değil ancak bir emrini red ettiklerinden o duruma düşmüş olabilir! Hayvan keserkende Allah’ın ismini anabilir. Bu durumda bile kestikleri yenmez. Bu konuda Âlimler arasında bir ihtilaf yoktur. İhtilaf İslam’dan dönen kişinin Ehl-i Kitab guruplardan birinin dinine tabi olup onların aldığı hükmü almaları meselesidir.

 

Dr. Numan Abdurrezzak es-Semarai “Mürtede aid Hükümler”adlı eserinde, Mürtedin kestiği yenir mi, yenmez mi?” başlığı altında şunları kaydetmiştir:

 

“Mürtedin kestiği hayvanın yenmeyeceği hususunda fukaha arasında ihtilaf yoktur. Çünkü onun ne bir dini vardır, ne de geçtiği dinde bırakılır. Bu hususta, Hanbelîlerden İbn-i Kudame der ki: “Ehli kitabın dinlerine de girse, mürtedin kestiği hayvanın eti haramdır. Bu Malik, İmam Şafii ve Hanifilerin görüşüdür. İshak da der ki: Ehli Kitabın dinine girse, kestiği hayvanın eti helaldır. Evzai’den de böyle rivayet edilir. Çünkü Hz. Ali kim bir kavimle dost olursa, o onlardandır, buyurur. Bize göre, mürted kafirdir. Girdiği dinde bırakılmaz putrest gibi kestiğide yenmez. Çünkü, Ehl-i Kitabın dinine girdiği zaman onların tabi olduğu muameleye  tabi değildir. Şöyle ki, cizye alınmaz. Hz. Ali ‘O,onlardandır’ demekle bütün hükümlerde söylediğimiz delillere göre, onlar gibi olacağını kastetmiyor. Çünkü Hz. Ali, beni Tağlib Hiristiyanlarının ne kestiklerini ne de kadınlarının evlenmesini helal sayıyordu. Halbuki onlar, Hiristiyanlarla dost olmuşlar, onların dinlerine girmişler, anlaşmalarını kabul etmişlerdi. Bunun mürtedler hakkında uygulanması haliyle doğru olmaz.

 

Hanbelilerden İbn-u Neccar,Merdavi, Hanifilerden İmam Muhammed Zahiriyeden İbn-i Hazm İmam Şafii İmamilerden  Mirza Hüseyin bu görüştedirler.12

 

Bu konuda söz uzatıla bilinir. Ama bu kadarının kafi olduğunu düşünüyoruz. Ama kısaca şunlara da değinelim. Bu konu nikâhla da alakalıdır. Çünkü yemekleri yani kestikleri bize helal olanların kadınlarıyla evlenilmesi de caizdir. Kitab ehli kadınlar da olduğu gibi. Eğer mutlak müşrik ise onların kadınlarıyla evlenilmez. Ashab Mecusilerin kestikleri hayvanların içyağlarını yemezken onların yapmış olduğu tereyağı ve peynir ve ekmeklerini yemişlerdir.

Netice olarak, İmam Şevkani (rh.a.)’nin burada ki içtihadının isabetli olmadığını söyleyebiliriz. Ondan daha isabetsiz olan ise bu topraklarda yaşayanların küfür ve şirk işlediklerini söyledikten sonra İmam’ın fetvasıyla amel ederek Allah’ın isminin kesim sırasında anıldığını söyleyerek kesilenlerin yenilmesidir. Burada şu durum vardır. Kendini İslam’a nisbet eden halk eğer küfür ve şirk amelleri işleyerek İslam’dan çıkıyorlarsa bu bir irtidattır. Mürtedin Kestiğinin yenilmeyeceği icmaen sabittir. Sonra bunlar irtidatlarıyla Kitab ehlinin dinine de geçmiyorlar ki kestiklerinin helal olduğunu söyleyebilelim. O zaman bu topraklarda yaşayanlarla ilgili hüküm şu olmalıdır. Kendini İslam’a nisbet edip zarureti diniyeyi bilen ama günün küfrü ve şirki olan demokrasiyi bilmeyip onların şirk amellerine bulaşıp, şirki amel işleyenleri hüccet ulaşmadan tekfir etmez isek, kestiklerinde bir sorun yoktur. Ama çevremizdeki bu insanlara İslam’ın hücceti kapalı olan bu konuda herhangi bir Müslüman tarafından ulaştırılmış o da reddetmiş veya yüz çevirmiş ise işledikleri şirk veya küfür amelinin faili olarak müşrik veya kafir olurlar o zaman böylelerinin besmele ile kesseler dahi kestikleri yenmez.

Bizim ulaşa bildiğimiz bilgiler bundan ibarettir. Kanaat getirdiğimiz odur ki müşrikler besmele de çekse kestikleri yenilmez. İmam Şevkani (rh.a.) bu içtihadının hatalı olmasıyla beraber onun bir sevap alacağı malumken bu görüşüyle amel edilmeyeceği de bizce de malumdur. Yine de en iyi bilen Allah (c.c.)’dır.

Dipnot

1- Seylu-l Cerrar Shf: 64

2- (a) Ebi Ubeydullah Kasım b. Selam Kitabu’l-Emval (1/78) Mecusilerden cizye alma babı hdsno:79 Kitabın tahkikçisi hadisle ilgili olarak: İsanadı murseldir isnaddaki adamların hepsi güvenilirdir. b) Abdurrezzak Musannef (6/56) K. Ehli Kitab Bab: 10062 Şu lafızlarla= Rasulullah (s.a.s.) hacer Mecusilerine yazıp onları İslam’a davet edip: “Kim İslam’ı kabul ederse Hak(gerçek)olarak kabul edilir. Kimde yüzçevirir(İslamı kabul etemeyip büyüklenirse) onun üzerine cizye yazılmıştır. Onların (islam’ı Kabul etmeyenlerin)kestikleri yenmez ve onların kadınlarıyla evlenilmez.”c) Beyhaki Sunenu’l-Kubra (14/23) K.CizyeBab:- Hdsno: 19175 Hadiste yeduhum kelimesi yerine Aradealeyhum geçmektedir. İmam beyhaki Hadisin ardına şunları söylemektedir: Bu murseldir.Muslümanlarınekserisininicması üzere kesinleşmiştir. Huzeyfeden Mecusinin nikahlanacağına dair gelen rivayet sahih değildir…..” d) BeyhakiMarifetu’s-Sunenve’l-Asar (7/118) K.Cizye Bab:1175 Hdsno:5519 nolu hadisin devamında numarasız olarak. E) Ahmed el-Osmani et-TahaneviİlausSunen(17/106) Hdsno: 5498 Hadisi Abdurrezzaktan biraz farkla rivayet etmiş ve: el-Hafız(İbni Hacer Askalani): Mursel İsnadı ceyyid “dedi.  F) İmam Ebu Yusuf Kitabu’l-Haraç(sf/210) bab:26 Hdsno: 3 mana aynı farkılı lafızlarla”

3- İmam Ebi Yusuf Kitab’ul haraç (sf/210) çev: Ali Özek 1973 İst. Hisar Y.

4-    (a)            Musnedi İmam Şafii (4/50)K.Kada… bab:3 hdsno:1773 Tahkikde isnadın zayıf olduğu. Muhammed b. Ali ile Ömer arasında inkita olduğu ve Muhammed b. Ali’nin Ömer’e yetişmediği belirtilmiştir. B) Rıfat Fevzi AbdulmuttalibMerviyetiİmam Şafii(2/403)K.Cihad ve Cizye Bab:19 Hdsno: 1925 Hadis için: Hasen demiş ve İbni Hacer dedi ki: Bu munkatı olmakla birlikte ricali güvenilirdir. c) BeyhakiSunenulKubra(14/17-8)K.CizyeBab:-Hdsno:19167 d)BeyhakiMarifetu’s-Sunenve’l-Asar (7/114) K.Cizye  bab:1175 Hdsno: 5512 e) Abdurrezzak Musannef (6/ 55) K.EhliKitab bab: 39 hdsno:10059 f)  Muvatta (1/353) K.Zekat Bab:24 hdsno: 42 h) İmam Ebu Yusuf Kitabu’l Haraç (sf/211) hdsno: 8)

5- Ebu Davud (11/359) K. Haracve’l-İmareve’l-Fey Bab:31 hdsno:3042  &Ebu Davud(4/649-50 K. Haracve’lfeyve’lşİmare bab:31 hdsno: 3042 Şuayb Arnavuti Hadis için: “İsnadı zayıftır. İmran: İbni Davud el-Kattan’dır. İbni Main ve Nesei ve Ebu Davud onu zayıf görmüştür. Darekutni dedi ki: Muhalefeti ve vehmi çok idi.)

6- (a) Abdurrezzak Musannef (4/368) K. Menasik bab:43 Hdsno:8579

7- Ahmed el-Osmani et-Tahanevi İlaus Sunen (18/160-1) çev: Abdulhalik Duman Misvak y.

8- Abdurrezzak Musannef (6/96) K. Ehl-i Kitab bab:63 Hdsno: 10227-30

9- İmam Kurtubi, Camiul-iAhkami-l Kur’an (6/79) Çev: M.Beşir Eryarsoy Buruc y.

 

10- Suneni Evzai (sf/28) K.İman bab:- Hdsno: 85 Armağan Kitaplar. & Kasım b.Selam Kitabu’l-Emval (Sf/517) Hdsno:1716 Düşünce y. Çev: Cemaleddin Saylık 1981 İst.

11- Hz.Ali İlmihali (sf/455) çev: Yusuf Özbek Ocak Yay.

12- Dr. Numan Abdurrezzak es-Semarai İslam Fıkhında Mürtede Aid Hükümler (sf/361-2) çev: Osman Zeki Soyyiğit & Ahmet Tekin Sönmez neş. 1970 İst

 

 

Yazar:
Seyfulislam ÇAPANOĞLU
logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

0(216) 611 04 64

vuslat@vuslatdergisi.com

Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad.
Adalet Sok. No:11 P.K 34772
Ümraniye / İstanbul