18 Ocak 2018 - Perşembe

Şu anda buradasınız: / NAMAZDA KADINLARIN AYRILDIĞI YERLER

NAMAZDA KADINLARIN AYRILDIĞI YERLER

NAMAZDA KADINLARIN AYRILDIĞI YERLER

Seyfulislam Çapanoğlu

 

Konumuzla ilgili bilgiler kitaplarımız da dağınık bir halde bulunmaktadır. Esas itibariyle kadınlarla erkeklerin namaz da ayrıldığı yerler fazla değildir. Tesettür meselesini, namazın dışında bir şart olduğundan ayrı tutmak gereklidir. Bizim değinmek istediğimiz namazın içindeki rükünler ve sünnetler ile ilgili olanlardır.

Bu konuda esas kabul edilen hadis şudur:

“... Mâlik ibnu'I-Huveyris (r.a.) şöyle demiştir:

Bizler yaşça birbirine yakın gençler topluluğu olarak Peygamber (s.a.s.)'e geldik ve O'nun yanında yirmi gece kaldık. Peygamber bizim ailelerimizi özledi­ğimizi anladı da geride kimleri bıraktığımızı bize sordu, biz de kendi­sine haber verdik. Peygamber gayet ince yürekli, hassas ve çok mer­hametli idi. Bize:

— Haydin (kendi ailelerinizin yanına) dönünüz, onlara (dîni) öğretiniz, söyleyecek şeyleri onlara söyleyip emrediniz. ‘Beni nasıl na­maz kılar gördüyseniz, öylece namaz kılınız’ namaz vakti geldiğinde içinizden biri size ezan okusun, en büyüğünüz de size imâm olsun, buyurdu”1

 

Hadisteki hitab geneldir. Erkeği de kadını da kapsamaktadır. Yani Rasulullah (s.a.s.) zamanın da yaşayan erkek ve kadınlar Rasulullah (s.a.s.)’den gördükleri gibi namaz kılarlardı. Ayırıcı bir özelliğin olduğunu söylemek yine delille olur. Sünenlere müracaat ettiğimiz de, Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurduğunu görmekteyiz:

 

“…Yezid b. Ebi Habib’den: Rasulullah (s.a.s.) namaz kılan iki kadının yanından geçti. Onlara dedi ki:

 

Secde yaptığınız zaman etinizin bazı kısımları toprakla bir araya gelip toplansın. Şüphesiz kadın bu konuda erkek gibi değildir.”2

 

Hadis mursel olmakla beraber alimler bunu delil olarak kabul etmişlerdir. Bizim için önemli olan hadisteki, “Şüphesiz kadın bu konuda erkek gibi değildir” cümlesidir. Demek ki, namazda kadınla erkeğin ayrıldığı bir veya birkaç yer vardır.

İmam Şafii (rh.a.), “el-Umm”da konu ile ilgili olarak şunları söylemektedir:

“Allah (c.c.) ve Rasulullah (s.a.s.), kadınları örtüyle edeplendirmiştir. Kadının; secdede vücudunu birbirine yaklaştırması, karnını bacaklarına yapıştırması ve ne kadar kendini toplayabilirse o kadar toplaması müstehabtır. Bu durum kendisi için, rükûda, oturuşlarda ve namazın tamamında bu şekilde müstehabtır. Vücut hatları belli olmaması için cilbabını ayakta toplaması ve rükû ile secdede vücuduna yapıştırmaması müstehabtır.3

İmam Şafii  (rh.a.)’de belirttiği üzere, kadınların namaz da derli toplu durmaları müstehab  olan bir durumdur. Eğer bunlara uyulmadan kılınacak bir namaz olursa geçersizdir,  demek mümkün değildir. Yalnız istenilen örtünme ve toplanmanın olması şeriatın istediği bir şeydir. Çünkü Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurmaktadır:

“Şüphesiz kadın avrettir”4

Hadisin zahirinden hareketle kadınların örtünmesi gereken bir varlık olduğundan her hareketlerinde örtünmeye derli toplu durmaya delil vardır.

Şimdi konuları maddeler halinde inceleyelim:

 

1. İftitah tekbirinde elleri kaldırma şekli

Hanefi ulemamız, iftitah tekbirinde kadınla erkeğin el kaldırma şekillerinin farklı olduğunu söylemişlerdir.

Bu konuda şu hadisi delil getirmişlerdir:

“ Vail b. Hurc’dan dedi ki: Rasulullah (s.a.s.) bana dedi ki:

Ya Vail b. Hicr namaz kıldığın vakit ellerin kulaklarının hizasına gelsin.Kadınlarda ellerini göğüslerinin hizasına(kaldırsın).”5

İmam Ahmed el-Osmani et-Tahanevi (rh.a.) bu hadisi zikrettikten sonra şunları kaydetmiştir:

“Bu konu da yukarıda nakledilen hadisten başka kadınların nasıl el kaldıracaklarına dair herhangi bir rivayet olmadığını bilmek gerekir. Eli (açık) kıyasa göre el kaldırma konusunda kadın erkek gibi olmalıdır. Çünkü kadının elleri avret değildir, fakat hafi (gizli) kıyas, yukarıdaki hadise uygun düşmektedir. Çünkü Hadiste gösterilen şekil, kadın için tesettüre daha uygundur. Kadın  açısından olabildiğince tesettüre riayet etmek dinde daima taleb edilen bir husustur. Bu-Ayni’nin Şerhu’l-Hidaye’de (1,206) naklettiği üzere- Ummu’d-Derda, Ata, Zuhri, Hammad ve başkalarının görüşüdür. Bu hadisi delil olarak değil, hafi (gizli) kıyası desteklemek için zikrettik. Çünkü görüldüğü üzere delil olmaya elverişli değildir. el-Bahrur’-raik’de (1,322) şöyle denir: “Bilginler derler ki: Zahiru’r-rivaye’de kadının el kaldırmasının hükmü zikredilmemiştir. Muhammed b. El-Hasen’in İmam Ebu Hanife’den nakline göre bu konu da kadın erkek gibidir. Çünkü kadının elleri avret değildir. İbn Mukatil’în nakline göre ise kadın ellerini omuzları hizasına kadar kaldırır. Çünkü bu tesettüre daha uygundur. Merginani’de sahih olduğunu belirtmiştir. İbni Abidin’in “el-Kunye’den yaptığı talikte şöyle denir:  ‘Kadın tekbir esnasında ellerini göğüslerinin hizasında omuzlarına kadar kaldırır.’(el-Kunya’den özetle) el-Kunye’de ki açıklamayla, el-Hidaye müellifi Mergina’nin sahih dediği görüşü birbiriyle uzlaştırmak mümkündür. Ben daha sonra bu konuda Buhari’nin Cüz’uref’il-yedeyn isimli eserinde (s.12) ravileri sika olan bir isnadla şöyle bir rivayet gördüm: Hattab ibn Osman’ın İsmail İbn Ayyaş isnadıyla nakline göre, AbduRabbih b Selman b.Umeyr şöyle anlatır:  ‘Ummu’d-Derda’yı (kendisi büyük sahabi hanımlardan biridir) namaz kılarken ellerini omuzları hizasına kadar kaldırırken gördüm.”6

Ummu’d Derda (r.a.) hadisi İmam Buhari (rh.a.) (Kitabu’r-Ref’ul-Yedeynfis’Salat (Sf/66) Hdsno:50 1 bsm 1996/1416) Daru İbn Hazm tarafından, yayınlanan eserde geçmektedir.

Bu konuda diğer mezhepler erkek ile kadın arasında bir fark görmeden ellerin omuz hizasına kadar kaldırılacağını söylemişlerdir.

2. İftitah tekbirinde sesi yükseltmemek

Bu konuda söylenecek husus kadının tekbir alırken kendisinin sesini duyacak şekilde almasıdır. Bu konu da İmam Ahmed el-Osmani et-Tahanevi (rh.a.) şu hadisi delil getirmiştir:

“... Sehlibn Sa'd (r.a.) şöyle demiştir: Peygamber (s.a.s.): Subhânallah demek erkeklere; el çırpmak (yâhud da sağ elin içini, sol elin üstüne vurup ses çıkartmak) kadınlara mahsûstur" buyurdu”7

İmam Ahmed el-Osmani et-Tahanevi Şunları söylemiştir:

“…Kadınlar bu hükümden müstesnadır. Çünkü kadının sesini yükseltmesi caiz değildir. Bundan dolayı Hz. Peygamber (s.a.s.): kadınlar için el çırpma, erkekler için teşbih vardır.” buyurmuştur.8

Diğer mezheblerin de buna bir itirazı olmaz. Çünkü hadis sahih ve zahir manası açıktır.

3. Elleri bağlama şekli

Bu konuda temel kabul edilecek hadis şudur:

İbni Abbas’dan dedi ki: Nebi (s.a.s.) şöyle derken işittim:

“Biz Enbiya topluluğuna iftarlarımızda acele etmemiz, sahuru geciktirmemiz, namaz da sağlarımızı sollarımız üzerine koymamız emredildi.9

İmam Malik (rh.a.) ve ona tabi olanların haricinde ki ulema namaz da ellerin bağlanacağına kanidir. Yalnız ellerin bağlanma yerinde ihtilaf vardır. Hanefiler erkekler için göbeğin altından kadınlar için göbeğin altı ve üstü olmak üzere iki şekilde bağlanacağını söylemişlerdir. Tesettüre en uygun olanın tercih edilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Şafiiler göbeğin üstü ile göğsünaltında kalan kısmın da bağlanması gerektiğini ifade etmişlerdir. Hanbelîler bu konuda göbeğin altına da üstüne konulacağını söylemişlerdir.

Bu konuda şu hadisi zikredelim:

“… Vail b. Hucr dedi ki: “Rasulullah (s.a.s.) ile beraber namaz kıldım. Sağ elini sol eli üzerine (koyarak bunlarıda) göğsüne koydu.”10

Ahmed el-Osmani et-Tahanevi (rh.a.)  şunları kaydetmişlerdir:

“… İbn Nuceym ifadesinin devamında şöyle der: Mezhebi açıklama noktasında şöyle demek mümkündür: Sünnetten sabit olan sağ eli, sol üzerine koymaktır. Zikredilen Vail hadisinden başka ellerin bedende konulacağı yeri belirleyen başka bir hadis sabit değildir.

Bu, genelliği olmayan, özel bir duruma mahsus olmakla birlikte caizliği beyan etmek için olabilir. Dolayısıyla Fethu’l-Kadir’ de de ifade edildiği üzere kıyamda tazimde bulunmayı isteme durumunda eller nereye koyulursa o esas alınır. Müşahade edilen ve bilinen ise ellerin göbek altında bağlanmasıdır. Biz de bu durumda erkeklerin böyle el bağlamaları gerektiğini söyledik. Kadınların durumu böyle değildir. Çünkü kadın göğsü üzerinde elleri bağlar. Bu durum kadın için tesettüre daha uygundur. Kadın hakkında böyle yapmak daha evladır.  Ed-Durru’l-Muhtar(1,508) şöyle denir: ‘Kadın ve hunsa (cinsiyeti belli olmayan)  elini göğüslerinin altına koyar.’ Reddeu’l-Muhtar’da şöyle denir: ‘el-Münye’nin bazı nüshalarında böyle denirken, bazılarında göğüslerinin üzerine denilmektedir. El-Hidaye’de ise şöyle denir: En uygun olanı şöyle demektir: Büyük bir âlim gurubunun dediği gibi kadın ellerini göğüsleri üzerine değil, döşü üzerine koyar. Eğer ellerini döşüne koyarsa bu göğüsleri üzerine koymayı gerektirir. Bu durumda her iki kolun bir kısmı memesi üzerine gelir, fakat ifade edilmek istenen bu değildir.

Biz de şunu söyleyelim:  Bu mesele kadınların erkeklerden ayrıldıkları noktalardandır.11

4. Secde ederken kollarını yere döşeyip karnını baldırlarına iyice yapıştırıp tamamen kapanması:

Kadınların secde şekilleri erkeklerindekilerden farklıdır. Bu konuda şu hadisleri zikredelim:

“… Rasulullah (s.a.s.)’ın ashabı Ebu Said el-Hudri’den dedi ki:

Erkeklerin saflarının hayırlısı ilk saftır. Kadın saflarının hayırlısı son saftır. Erkeklere secdelerinde (Kollarını açıp karınlarını uyluklarından uzaklaştıracak şekilde) boşluk yapmalarını. Kadınlara secdelerinde (kapanmalarını yere iyice) yanaşmalarını emrederdi. Erkeklere teşehhüdde sol ayaklarını yayıp sağ ayaklarını dikmelerini, kadınlara yere (tamamen) oturmaları emredildi.”12 

“…Abdullah ibn ömer dedi ki: Rasulullah (s.a.s.) dedi ki:

Kadın namaz da oturduğu zaman baldırını diğer baldırının üzerine bırakır. Secde ettiği zaman da karnını uyluklarına yapıştırır sanki onda (o organlar) yokmuşçasına örter. Şüphesiz Allah Teâlâ ona bakarak şöyle der:

Ey Meleklerim sizi şahit tutuyorum muhakkak ben onu bağışladım.”13

“…Yezid b. Ebi Habib’den: Rasulullah (s.a.s.) namaz kılan iki kadının yanından geçti. Onlara dedi ki:

 

Secde yaptığınız zaman etinizin bazı kısımları toprakla bir araya gelip toplansın. Şüphesiz kadın bu konuda erkek gibi değildir.”14

 

5. Secdeden sonra teşehhüd için teverruk oturuşu yapmak

Bu konunun delilleri yukarıdaki hadislerdir. Kadınlar bacaklarını toplayıp sağ tarafta birleştirir ve kaba etlerinin üzerine otururlar. Yalnız bu hadislere ek olarak şu eseri zikredelim:

“…Nafi’den oda ibni Ömer’den: Ona (ibni Ömer’e) Rasulullah (s.a.s.) zamanında kadınların nasıl namaz kıldığı soruldu?

Dedi ki:

Onlar bir şeyi bekleyen bir gözetleyicinin (atağa kalkacak bir acelecinin) oturuşu üzere oturuyorlardı.  Sonra (bir ) muhafız (yerinde durduğu gibi) oturmaları onlara emredildi.”15

İmam Kurtubi (rh.a.) tefsirinde, Bakara suresi 43.ayetin tefsirinde 31 bab başlığında, “kadının namaz da oturuş şekli”  başlığı altında şunları kaydetmiştir:

 

“Kadının namazda ne şekilde oturacağı hususunda da farklı görüşler vardır: Mâlik der ki: Kadın erkek gibi oturur ve iftitah tekbirinden sonra giyim ve açıktan okuma dışında erkekten farklı bir durumu yoktur. es-Sevrî der ki: Kadın cilbabını tek bir tarafından örtünüp aşağıya doğru sarkıtır. Bunu İbrahim en-Nehaî'den rivayet etmiştir. Ebû Hanife ve ashabı ise şöyle demiştir: Kadın en kolayına gelen şekil ne ise o şekilde oturur. Bu, eş-Şa'bî'nin de görüşüdür. O: Kolayına gelen şekilde oturur, demiştir. Şafii de: Tesettürüne en uygun şekil ne ise öyle oturur, demektedir.”16

 

İmam Şafii (rh.a.), “el-Umm”da şunları söylemektedir:

“Şimdiye kadar izah ettiklerim, kendisi için ihtiyari/mustehab olan şeylerdir. Bunları ruku ve secdede nasıl uygularsa uygulasın vücudundan bir şeyler açılmadıktan sonra namazı geçerli olur.17

İbn Kudame (rh.a.)’de, bu konuda şunları söylemektedir:

“Kadının namazı: Aslolan kadınların namazdaki durumlarının, erkekler ile aynı olduğudur. Çünkü söz konusu olan hitablar, her ikisini de kapsamaktadır. Sadece kadınlar erkeklerle(namaz safında)  aynı hizada duramazlar; çünkü kadınlar, avret sayılmaktadır. Dolayısıyla daha etkili tesettür sebebiyle (geride kalıp) kendilerini bu yönde kısıtlamaları ve toplu durmaları müstehab sayılmıştır. Çünkü erkeklerle yan yana kalmaları durumunda, onlardan ortaya çıkması muhtemel bir görüntüden emin değillerdir. Bundan dolayı ruku ve secde ederken onlar da biraz topludururlar.

Aynı şekilde secde ederken onlar  -yan yana kalma konusunda zikri geçtiği üzere- ayaklarını sağ tarafına sokar ve onu yaymazlar. İmam Ahmed: ‘Bana göre ayağını sokup yaymaması daha iyidir’ demiştir.”18

 

Dipnot

1- Buhari (13/6003) K. Edeb bab: 27 hds no:38 & Darimi (3/74-5) K. Salat Bab:42 hds no:1256

 

2- Zevaidi Sunenu’l-KubraLilBeyhaki (1/270) K. Salat bab: 25 hds no:1121 Kitabın tahkikçisi hadis için Bu hadis “munkatıdır” demektedir. &Beyhhaki Sunenu’l-Kubra (3/74)K Salat Bab:- Hdsno:3285=İmam Hadisle ilgili olarak: kendinden önceki iki mevsul hadisten daha g üzeldir demektedir.

 

3- İmam Şafii el-Umm (2/343) çev: Musa Özdemir&Vahdettin İnce Buruc y

4- İbn Huzeyme Sahih (3/93) K. İmametufi’s-Salat Bab:175 bab:1685

5- Heysemi Mecmeuz-Zevaid (2/272) K. Salat Bab:175 hds no:2594 İmam Heysemi Hadisle ilgili olarak: Sahihde ve onun dışında elleri kaldırma ile ilgili başka hadislerde vardır. Taberani Vail b. Hucr’un Menakıbını MeymunebintiHucrtariyle oda teyzesi Ummu Binti Abdulcabbar tariyle uzunce bir hadiste rivayet etmiştir. Onu tanımıyorum Geriye kalan ricali sikattır.”

6- İmam Ahmed el-Osmanî et-Tahanevi Hadislerle Hanifi Fıkhı (2/204) çev: İbrahim Tüfekçi Misvak y

7- Buhari (3/1143) Ebvabu’l-Amel fi’s-Salat Bab:5 Hdsno:8

8- İmam Ahmed el-Osmani et-Tahanevi Hadislerle Hanifi Fıkhı(2/208)çev: İbrahim Tüfekçi Misvak y

9- Heysemi Mecmeuz’zevaid (2/275) K.Salat Bab:178 Hdsno:2609 =Taberani Kebirde rivayet etmiştir. Ricali Sahihin ricalidir.

10- İbni Huzeyme  Sahih (1/243)K.Salat Bab:87 Hdsno:479 Kitabın tahkikini yapan Mustafa Azami Hadisin zayıf olduğunu söylemiştir.

11- İmam Ahmed el-Osmani et-Tahanevi Hadislerle Hanifi Fıkhı(2/222-3)çev: İbrahim Tüfekçi Misvak y

12- Beyhaki Sunenu’l-Kubra (3/74) K. Salat Bab: Hdsno:3272 nolu hadisin ardına numarasız olarak zikredilmiştir. Zevaidi Sunenu’l Kubralil Beyhaki (1/270) K. salat bab:25 hdsno:1119)

13- Beyhaki Sunenu’l-Kubra (3/74) K. Salat Bab: Hdsno: 3273nolu hadisin ardına numarasız olarak zikredilmiştir. &Zevaidi Sunenu’l Kubralil Beyhaki (1/270) K.salat bab:25 hdsno:1120

14- Zevaidi Sunenu’l-KubraLil Beyhaki (1/270) K. Salat bab: 25 hdsno: 1121 Kitabın tahkikçisi hadis için Bu hadis “munkatıdır” demektedir. & Beyhhaki Sunenu’l-Kubra (3/74)K Salat Bab:- Hdsno:3285=İmam Hadisle ilgili olarak: kendinden önceki iki mevsul hadisten daha güzeldir” demektedir.

 

15- Ebu Nuaym İsfahani Musnedi Ebi Hanife (sf/40) Hds no:79

16- İmam Kurtubi Camiuli Ahkamil Kur’an (2/48) çev: M Beşir Erayarsoy/ Buruc y.

17- İmam Şafii el-Umm (2/343) çev: Musa Özdemir &Vahdettin ince Buruc y

18- İbni Kudame el-Muğni Muhtasarı (1/288-9) Çev: A.Alparslan Tuncer Polen y.          

 

 

 

 

 

 

 

Yazar:
Seyfulislam ÇAPANOĞLU
logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

0(216) 611 04 64

vuslat@vuslatdergisi.com

Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad.
Adalet Sok. No:11 P.K 34772
Ümraniye / İstanbul