19 Ocak 2018 - Cuma

Şu anda buradasınız: / Mücahedede Kadın

Mücahedede Kadın

İslam öncesi hemen hemen tüm toplumlarda aşağı bir insan türü olarak değer gören, İslamiyet'le beraber gerçek değerine kavuşan; Kadını anlatmak zor. Güzeller güzeline sevdirilen, Saliha olunca en hayırlı kabul edilen, Ana olunca da Cennet ayaklarının altına Serilen kadın...
Kadını anlatmak zor olduğu gibi; Savaşta, bombaların altında, çaresizliğin girdabında çırpınan bir kadını, bir anayı anlatmak dahada zor...
Çilenin şairinden sesleniş,  tarihte ve bugünde: "Madeni Som Istırap; Kadın..."
Filistin de, Afganistan da, Afrika toprakların da, Kapitalist bir sitemin tuzağında kadın olmanın, ana olmanın mücadelesini verebilmek.
Kadın olmak; Gazze'de Tel örgülerle çevrili bir Ambargonun kuşatılmışlığı içinde...
Küçük taşların tanklara fırlatıldığı adaletsiz bir savaşta, evlatlarının şahadetini yudumlayan gözü yaşlı bir ana olmak Filistin'de. Anaların ağıtlarına kulak tıkayan, görmüyorum, duymuyorum, bilmiyorum dercesine Maymunlaşan küfür düzen ve kuruluşlarının insafında insanlığın ayaklar altına serilişi...
Aç bırakılan susuz bırakılan ve elektriksiz bırakılarak hastanelerde ölüme terk edilen bir toplum. Merhametsizlerin merhamete gelmesini mi? Ya da "Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler; Sizinde başınıza gelmeden Cennete gireceğinizi mi sandınız."ayetinin tecellisini mi bekliyoruz.
Filistin'de bir ana çaresizliğin pençesinde en az sekiz, on çocuk büyüteceğini onları bir bir davaya adayacağını ilan ederken...
Refah içinde ki Müslüman kadınlar nasıl daha konforlu yaşarımın peşinde koşmaktalar. Çocuğu bir yük gören bulandırılmış zihinlerde estetik ve güzellik salonlarında annelik küçültülürken; Televizyon ve bilgisayar başında bir nesil başıboş bırakılmakta. Başıboşluk bir sarhoşluk hali; telafisi mümkün olmayan kayıplar vermeye götürebilecek bir sarhoşluk...
 Gaflet uykusuna dalmadan uyanmalı, etrafımız sarılmadan, esir olmadan; iman ve sabır kılıcını ile kuşanmalıyız. Yollara düşmeli korkmadan, kurban olmalı İsmailce; Hakka ve davaya adanacak, fetihler omuzlayacak Selahattinleri büyütmeliyiz göğsümüzde, dirilmiş yüreklerle. Çok geç olmadan!..
Kadın olmak; bombaların sağanak bir yağmur misali bırakıldığı Çeçenistan da ve Afganistan da...
Gözler gökyüzüne yönelmiş, bırakılacak bir bombanın nereye düşeceğinin düşüncesinde, uçağın çıkardığı uğultuya kulak kesilmek...
Önce bitmeyecekmiş gibi inen bir ıslık sesi, sonra yürekleri ürperten bir bekleyişe iten bir, iki, üç, dört belki beş saniye sessizlik sonrası müthiş bir gök gürültüsü... Ama öyle bir gürültü ki: yerlerle beraber Çocukların, kadınların ve anaların yüreklerini de sarsan bir gürültü... Korkudan gözleri fal taşı gibi açılmış, evlatların üzerine kapanan anne bedenleriyle, işte savaşlarda yaşanan günlük prova...
 İnsanlığa! " Şehitler ölmez" diye bir şehadet türküsü tutturur; topraklarından sürülen savaşın kadın ve çocukları hicret yollarında...
Kadın olmak; Irak'ta Ebu Gureyb de, zindanlar da, demir parmaklıklar ardında...
Esaretin bedeli kazınırken zihinlere, mektup mektup çığlık atan acı bir nida... "Kurtarın bizi!.."Boyunlarına ipler geçirilen, her türlü zulüm , işkence ve tecavüze maruz bırakılmış , ölümü arzu ettikleri feryat mektupları unutulmayacak mazlum Müslüman kadınlar... Birleşmiş Mihraklar (Duyup ta duymaz, görüp te görmezler birliği), İnsan Hakları-nın (Haksızlığa Uğratıldığı)Mahkemesinin, vb. tüm küfür yandaş ve kuruluşlarının kendi değer yargılarını kendi elleriyle astıklarının, kendi ayakları altında çiğnediklerinin resmidir bu kara tablo...
Kadın olmak; Afrika da sömürülmüş toprakların susuz çöllerinde...
Siyah coğrafyanın mazlum insanları, kadınları kanıksadıysa da çaresizliği; Bir ana nasıl dayanır evladının açlıktan ve susuzluktan gözlerinin önünde gün gün eriyip yok olmasına. Karnı şişkin, kolları ve bacakları çırpı çırpı kara çocukların, çatlak dudaklarına konan sinekler gibi; Siyah coğrafyanın madenini, kanını, insanlığını emen batının aç gözlü emperyalist vampirleri...
Bizlere İnsanlık nutukları atarken Siz daha en başında insanlık sınavında kaybedenlerdiniz. Kaynakları tüketilmiş çorak Afrika; İşte medeniyet eseriniz...
Kadın olmak; Afgan-Rus Hak cihadın verildiği şehadet diyarında...
Burkaların altında sindirilmiş hicabın çıkmazında... Dolarlarla kiralanan evlerin, ikinci el amerikan pazarlarının, kime hizmet ettiği bilinmeyen gurupların ve kardeş kavgalarının bitip tükenmek bilmediği yokluk beldesinde yaşamak. Saçları diken diken kız çocukları, altında kıyafeti olmadan gezinen erkek çocukları, bir kuru ekmeğe, aşa muhtaç suya hasret topraklarda yaşayan fakir analar... Mayınlardan dolayı kolları ve bacakları kopan insan sayısının bilinemediği bir garip coğrafya...
Kadın olmak; Kapitalist sistemin tuzağında, Rahattan şımarmış azgınların reklâm setlerinde...
Bu savaşın en sinsi ve kötü olanı tarihte... Öyle bir savaş ki, düşmanı gizli. Bomba yok, kan yok. İçten, fark ettirmeden işgal ediyor toplumu doğuran kadının ahlak kalelerini. Savaşta yenemediği bir toplumu kadınını ifsad ederek, bozarak çökertiyor. Aklı hür, Vicdanı hür, İmanı gür bir neslin gelmesine engel olmak, o nesli yetiştirecek kadının ahlak kalesinin yıkılması için her türlü yazılı ve görsel medyayı kullanıyor. Ve yine her türlü kurum ve localarla kadına yönelik faaliyetlerden geri durmayarak feministlik adı altında kadın hakları savunuculuğuna soyunuyor. Öyle bir uyutma ki bu; çalışan kadın, özgür kadın, ayaklarının üzerinde duran kadın, hatta eşe dahi ihtiyaç duymayan kadın dayatmalarıyla ve toplum baskısıyla, kadına en büyük değeri veren anneliği ve eş olma vasıfları unutturulmaya çalışılıyor.
Uyanık olalım vesselam!..
Bunca olumsuz gerçekliklerden sonra; Müslüman, Mümin, Mücahide de Kadın..
İnsanlık tarihi Firavunlaşmanın karşısında Asiyeleri, Yahudileşmenin sonucunda Meryem adanmışlığını, Emre boyun eymede Hacer teslimiyetini, İman uğrunda Sümeyye şehadetini, birçok sahabe hanımın tevhit mücadelelerini, Allahın elçisine tüm varlığını bağışlamada Hatice sadakatini ve Aişe muhabbeti'nin fedailerini birer yıldız gibi tarihe nakşetmiştir. Ve günümüz tarihide bu yıldızların peşine takılmış örnek şahsiyetlerle süslüdür. Nene Hatunlar, Zeynep Gazililer ve daha niceleri Mücadelede ön safları tutmuş ve Allah'ın izniyle de  tutmaya devam edecektir....
Allah'ım "Muhabbeti Muhammed'den Muttakilerden, İmanı ateşler söndüren İbrahim'lerden, Teslimiyeti İsmailce Mücahidelerden Kıl Bizi Ya Rab..." Amin...
Yazar:
Elif Ekener
logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

0(216) 611 04 64

vuslat@vuslatdergisi.com

Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad.
Adalet Sok. No:11 P.K 34772
Ümraniye / İstanbul