22 Ocak 2018 - Pazartesi

Şu anda buradasınız: / Oruç Tutmanın Maddî ve Manevî Faydaları

Oruç Tutmanın Maddî ve Manevî Faydaları

Süleyman Gülek


İslam''ın beş şartından biri de Ramazan ayında oruç tutmaktır. Ramazan ayı ibadet, rahmet ve mağfiret ayıdır. Bereketi bol, hayrı çok olan bir aydır. Bu ay, yardım, bağış, rahmet ve ihsan ayıdır. Ramazan ayı, bir yıllık maddî ve manevî kirlerden temizleneceğimiz, insanî duyguların coştuğu, tevbe edip hakka yönelme şuurunun geliştiği maddî ve mânevî bir terbiye ayıdır.
İnsanlığı, fikrî ve ahlâkî yanlışlıklardan kurtarıp, ilme, medeniyete ve dolayısıyla dünya ve ahiret saadetine ulaştıran Kur'' an-ı Kerim, bu ayda nazil olmuştur. Bu ayın faziletini Yüce Allah, şöyle beyan etmiştir: "Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak kendisinde Kur''an''ın indirildiği aydır. Sizden her kim bu ayda bulunursa oruç tutsun." (Bakara, 2/183.) . Bu ayda Kur''an''ı daha çok okuyup anlamaya ve hayatımızda tatbik etmeye çalışmalıyız.
Oruç, Ahlâkımızı Güzelleştirir
Oruç, belirli bir süre sadece aç kalma olayı değildir. Oruç, köklü bir irade terbiyesi insanı kötü Alışkanlıklardan koruyan, iyi huylar kazandıran bir ahlak eğitimidir.
Oruç, İnsana Sabırlı Olmayı Öğretir 
Zor işler sabırla başarılır ve her engel onunla aşılır. Bunun için Kur''an-ı Kerim''de sabredenler müjdelenmiş ve sonsuz ecirle ödüllendirilecekleri vaat edilmiştir. (Bakara, 2/155)
Yani insan, nefsinin aşırı isteklerine karşı koyabilmeli, öfkesini yenebilmeli ve eline, ayağına, diline, gözüne, kulağına, kalbine, düşüncesine sahip çakabilmelidir. Bu da ancak sabırla olur. Orucun farziyeti ile ilgili ayette Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Ey iman edenler! Kötülüklerden sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı" (Bakara, 2/185) buyurmak suretiyle, orucun farz kılınmasındaki hikmetlerden bazılarını açık lamıştır. Bunlar; kötülüklerden uzak durmak, nefsi terbiye etmek, ahlâkı güzelleştirmek, merhamet duygularını geliştirmek, sıkıntılara katlanmayı ve sabretmeyi belletmek, nimetlere şükretmeyi öğretmek, kısaca maddî ve manevî bakımdan huzura kavuşturmaktır. 
Oruç İnsanda Başkalarına Yardım Etme Duygularını Geliştirir 
İnsan, elinde olan nimetlerin kıymetini ancak bunlar elinden çıktıktan sonra anlar. Fakat iş işten geçtiği için bunun bir faydası olmaz Oruç tutmakla bir süre nimetlerden uzak kalan insanın gözünde bu nimetlerin değeri daha iyi anlaşılır Bu anlayış insana, Allah''ın verdiği nimetlere şükretmesine ve sıkıntıda olan fakir kişilerede yardım etmesine sebep olur. İşte oruç, insana yoksulların çektikleri sıkıntıyı yaşatır da onlara yardım elini uzatma alışkanlığı kazandırır. 
Ramazanın sonunda bir malî ibadetimiz daha vardır ki, o da fıtır sadakasıdır. Zekât ibadeti de genelde bu ayda yerine getirilmektedir. Bu da, toplumun huzur ve mutluluğuna katkı sağlar.
Oruç Sağlığı Korur
Oruç, aynı zamanda insanın beden ve ruh sağlığına, toplum hayatına sayısız faydalar sağlayan önemli bir ibâdettir Oruç tutmanın maddî manevî pek çok faydaları vardır. Orucun sağlık ve tedavi yönünden de önemi büyüktür. Peygamberimiz: "Oruç tutunuz ki, sıhhat bulasınız" buyurur. (Aclûnî, Keşfu''l-Hafa, c. 2, s. 33) 
Orucun Mükâfatı
Ramazan ayının fazileti hakkında, Peygamber Efendimiz (s.a.s.), bir hutbesinde şöyle buyurmuşlardır: "Ey insanlar! Büyük ve mübârek bir ayın gölgesi üzerinize düştü. Bu ay Ramazan sabır ve yardımlaşma ayıdır, sabrın ve yardımlaşmanın mükafatı ise cennettir. Ramazan bereket ayıdır, mü''minin rızkının çoğaldığı bir aydır. Kim bu ayda bir oruçluya iftar ettirirse, onun bu davranışı günahlarının bağışlanmasına, cehennemden kurtuluşuna ve iftar ettirdiği kimsenin tuttuğu orucun sevabından pay almasına vesile olur. Oruç tutan kimsenin sevabından da bir şey eksilmez." (Mişkatü''l-Mesabih H. No: 1965.) "Müslüman erkek ve müslüman kadınlar... Oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar... Allah, bunlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır." (Ahzâb, 33/ 55)
Peygamberimiz de bir hadislerinde: Ramazana mahsus ibadetlerden biri de teravih namazıdır. Ayrıca Peygamberimiz bu namazı tavsiye etmiş ve şöyle buyurmuştur: "Faziletine inanarak ve mükafatını umarak Allah rızası için Ramazan gecelerini ibadetle geçiren (teravih namazını kılan) kimsenin geçmiş günahları bağışlanır." (Buhari, İmam, 27) Tabi ki, farz olan beş vakit namazı da aksatmamaya çalışmalıyız
"Oruçlunun iki sevinci vardır. Birisi iftar zamanındaki sevincidir. Diğeri de tuttuğu oruçla Allah''a kavuştuğu ve orucunun mükâfatına erdiği zaman ki sevinçtir." (Müslim, Sıyam 30) 
Peygamberimiz (s.a.a) şöyle buyurur: "Kim Ramazan orucunun farz olduğuna inanarak ve karşılığını da yalnız Allah''tan umarak oruç tutarsa, onun bütün geçmiş günahları bağışlanır" (Buhari, Savm 7) buyurarak orucun günahlardan bağışlanma vesilesi olan önemli bir ibadet olduğuna işaret etmişlerdir.
Sahura kalkıp yemek müstehaptır. Peygamberimiz: "Sahurda yemek yiyiniz. Çünkü sahur yemeğinde bereket vardır" (Buhari, Savm, 20) buyurmuşlardır. Sahur yemeği oruca dayanma gücünü artırır. Ayrıca duaların kabul edildiği vakitlerden biri de sahur zamanıdır.
"Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz." (Tirmizî, Savm 82)
Allah(c.c.) şöyle buyurur:. "Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır" (Kadr, 1-5) Kadir gecesi bu ay içerisinde yer almaktadır Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır: "Ramazan girdiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır, şeytanlar da zincire vurulur." (Müslim, Sıyam, 1)
Ramazan ayı rahmet ve bereketi bol olan bir aydır. Bu ayın feyzinden ve bereketinden yararlanmak için elimizden geldiğince ibadetlerimizi eksiksiz yapmaya çalışmalı; orucun, kötülüklere karşı koruyucu bir kalkan olduğunu dikkate alarak kötü söz ve davranışlardan sakınmalıyız. Kimseyi incitmemeye ve Kur''an okuyup anlamı üzerinde düşünerek değerlendirmeli, zamanın boşa geçmemesine çaba harcamalıyız. Anne-baba ve büyüklerimizin hayır dualarını almaya, akraba ve komşularımızla olan ilişkilerimizi güçlendirmeye çalışmalıyız. Dinî bilgilerimizi artırmak için kitap okumalı, dinin esaslarına ters düşen bid''at ve hurafelerden sakınmalıyız. Çocuklarımıza da zaman ayırmalı, duygu ve düşüncelerinin olumlu yönde gelişmesine katkılarımızı artırmalıyız. Malınızın zekâtını da vererek bu malî ibadetimizi de yerine getirmeli, yoksulları sevindirmeli, toplum fertlerinin birbirleriyle kaynaşmalarına vesile olmalıyız. 
Bütün bunlar, bir taraftan günahlardan arınarak yüce Allah''ın rızasını kazanmamıza vesile olacak, diğer taraftan, ahlâkımızın güzelleşmesini sağlayacaktır. Mü''ninler Yüce Allah''ın emirlerine itaat eder, yasaklarından kaçınırlar. Birbirlerine karşı iyi ilişkiler içinde bulunur, görevlerini en iyi şekilde yerine getirmeye, iyi bir insan olmaya çalışırlar. 
Değerli kardeşlerim, bu duygularla hepimizin Ramazan-ı Şerifini kutluyor, bu ayın hepimize, millet ve memleketimize ve İslâm alemine hayırlar getirmesini ve daha nice Ramazanlara sağlıkla bizi eriştirmesini yüce Allah''tan niyaz ediyorum.

Yazar:
.
logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

0(216) 611 04 64

vuslat@vuslatdergisi.com

Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad.
Adalet Sok. No:11 P.K 34772
Ümraniye / İstanbul