14 Aralık 2017 - Perşembe

Şu anda buradasınız: / Gazze´deki Savaşa Yahudi Seslenişleri

Gazze´deki Savaşa Yahudi Seslenişleri

Röportaj tercüme : Mutlu YALÇIN

Yahudi Dernekler Birliği eski Başkanı  Rolf Verleger: Uluslararası Politika İsrail'e sınır koymalı!

İsrail´in 27 Aralık 2008`de Gazze'ye yönelik saldırılar Almanya'daki Yahudilerin de tepkisini topladı. Bu konuda Almanya'nın önde gelen iki savaş karşıtı, Lübeck Üniversitesi Neuropsikoloji Profesörü ve Schleswig-Holstein eyaleti Yahudi Dernekler Birliği eski Başkanı Rolf Vorleger´le Tobias Armbrüsterin röpörtajını siz okurlarımız için tercüme etmeyi uygun bulduk.
Röportajın Bir Avrupa birliği üyesi olan Almanya'da yapıldığı ve meseleye yaklaşımın tabii ki ideal olarak tanımladığımız çizgide olamayacağı düşünülerek okunması gerekir. Almanya gibi Yahudilik konusunda sindirilmiş bir ülkede israil'in eleştirilmesinin çok
önemli bir aşama olduğu gözlerden kaçmamalıdır.

Yahudi Dernekler Birliği eski Başkanı Profesör Rolf Verleger Başbakan Angela Merkel´in Gazze sorununa karşı tutumunu eleştiriyor. "Gazze'deki yaşanan kaosun sorumluluğunu sadece Hamas'ın üzerine yüklemek tarihi açıdan basit bir cevap olmuş olur" diyerek soruyor : 

1- Büyük anne-babamın Nazi-Almanya döneminde kurtulamaması hakikati, İsrail ordusunun ve çetesinin 1947/48'de yüz binlerce Arabı İsrail´den sürme hakkını verir mi?
2- Hitlerin, büyük anne-babamın Berlin´deki evlerini ve topraklarını işgal etmesi, İsrail devletinin 1950´nin başlarında Arapları evinden ve yurdundan etme hakkını verir mi?
3- Akrabalarımın SS-Askerleri tarafından katledilmesi İsrail devletine 40 yıldan beri sürdürmekte oldukları diktatör ve işgalci tutumlarına hak verir mi?
4- Üyük annem Hannah´ın, kuaföre sarı Yahudi yıldızını takmadan gitmesi sebebinden kurşuna dizilmesi, İsrail devletine Gazze halkını açlığa mahkûm veya bomba yağmuruna tutma hakkını verir mi?
Biz Avrupalı Yahudilerin büyük bir haksızlığın kurbanı olduğumuz gerçeği, Yahudi devletinin şimdi başkalarına haksızlık etme hakkını verir mi? Asıl soru budur!
Bayan Merkel, cevap olarak "İsrail her zaman haklıdır" derse biraz kolaya kaçmış olmaz mı?

Tobias Armbrüster: İsrail tarafı diyor ki: Bizim bu savaştan hiç bir beklentimiz, menfaatimiz yok. Biz isteriz ki komşularımızla huzur içinde yaşayalım, tabiî ki Filistinlilerle de. Ama Hamas bunu istemiyor. Onlar hala İsrail'i devlet olarak kabul etmiyor. Buradan baktığımızda İsraillilerin Hamas´a karşı yaptığı askeri saldırıları kendince haklı kabul edemez miyiz?
Verleger: Uzakdoğu Barış antlaşması planları uzun zamandır masada. İki ülke arasındaki sorunun çözümü 1967lilerin sınırında yatıyor. Uzlaşmaya giderek Filistinli mültecilerin sorununu çözümlemek ve Kudüs hakkında ortak karara varmak gerekiyor. Her şey açık ortada. Arap ülkeleri zaten bunu 2002 yılında İsrail devletine önerdiler ve ciddiyetini vurguladılar. İsrail buna yanaşmadı kabul etmedi. Çünkü İsrail tarafı işgal ettikleri batı Ürdün topraklarını geri vermekte kararsız. Çünkü orada toprak işgali sürmekte. İsrail, "evet biz barışı istiyoruz" demediği müddetçe, işgalci tutumlarına son vermedikçe, Gazze işgal altında olduğu müddetçe barış olmayacaktır.
Nasıl her şeye o kadar basitmiş gibi bakılıyor. Bu Gazze işgali 1990'da Saraybosna'ya Yugoslav askerleri tarafından yapılan işgalin aynısı. Orada'da kimseye geçit yoktu, kimse içeriye alınmıyordu. Bu durum Gazze´de iki senedir devam etmektedir. Saraybosna'da bunları yapan o zamanki söz sahibi liderler simdi Den Haag´de savaş suçlusu olarak yargılanıyor.
Armbrüster: Siz şu an İsrail yönetimini açık eleştiriyorsunuz ama Yahudi konseyi masasından farklı sesler yükseliyor, sizinle aynı düşünceyi paylaşmıyorlar. Oradan sürekli Hamas'ın saldırıları öne sürülüyor. Siz bu konuda ne dersiniz? Konseydeki dostlarınız sizce yanlış rotayı mı takip ediyorlar?
Verleger: Konseydeki dostlarım Almanya'da yaşayan Yahudi çoğunluğunun düşüncelerini yansıtıyorlar. Çünkü konsey onların temsilcileri. Bu bakış dar bir bakış ve yanlıştır. Orada olanlar Yahudilik adına bu zamanda ve gelecekte büyük sorunlar açacaktır. Yahudilik denilince akla gelen şuydu : "kardeşlik ve hayırseverler dini" Evet, bugün bunu söylediğinizde hiç bir insan inanmaz. Bugün Yahudilik dini artık Araplara zulüm eden ve işgalci bir dindir. Bu kabul edilemez. Almanya Yahudi Konseyi bunu bir sorun olarak görmeli ve tepkisini göstermeli.

Armbrüster: Yahudilerin çoğunluğu İsrail devletine, bir felakete maruz kalma durumunda bir kaçış ülkesi, sığınma ülkesi olarak bakmaktalar. Onların açısından baktığımızda, "biz İsrail'in  yanlış tutumlarına  rağmen bu ülkeye destek veriyoruz", demeleri anlayışla karşılanamaz mı?
Verleger: Evet, bir yere kadar ama bu olay devam ediyor, öyle değil mi? Biz 60 yıl önce ki İsrail´deki mağdurlar değiliz. Bence sizin dinleyicilerinizin´de çoğunluğu Yahudi değil. Öyleyse birazda Yahudi olmayan Almanların düşünceleri hakkında sohbet edelim.
Alman bir siyasetçinin toplumda sesli bir şekilde İsrail'e hayır dememesini anlayabiliyorum. Bu hakkı biz Almanlar kaybettik. Ama o zaman hiç olmazsa susmayı bilelim. Peki şuna inanıyor muyuz, İsrail'in sergilediği tutarsız davranışlar, aklına estiğini yapması İsrail'i gelecekte bir adım ileri götürür mü?
Bence uluslararası siyasetin İsrail'e tutumu şu olmalı: "Bırakın artık şu işgalci tutumunuzu. İsrail devletinin sınırları tanımlanmadığı müddetçe, bu şartlarda Avrupa ya gelemezsiniz." Ama öyle sanıyorum ki bazı Alman siyasetçilerinin bu durum işlerine geliyor. "Bakın Yahudiler´de bizden farklı değillermiş" diye ima ediyorlar sanki. Yahudilerin yanlış işgalci tutumu, kendilerince Almanya'yı aklıyor. Ama sorumluluk sahibi bir şahsiyet bu beklentiler içine girmemeli. Mesuliyet sahibi bir insan İsrail'e şöyle bir çağrıda bulunmalı: "uluslararası davranışlarınız böyle olmalı ve kurallar hepimiz için geçerlidir ." (1)
Dipnot:

  Kaynak: Deutschlandfunk, 29 Aralık 2008 
http://www.uni-kassel.de/fb5/frieden /regionen/İsrail/krieg3html

 
Yazar:
Vuslat Araştırma Ekibi
logo
Bugünün ihyasından yarının inşaasına
Bize Ulaşın

0(216) 612 78 22

0(216) 611 04 64

vuslat@vuslatdergisi.com

Ihlamurkuyu Mah. Alemdağ Cad.
Adalet Sok. No:11 P.K 34772
Ümraniye / İstanbul